Gelişmiş Arama
Ziyaret
12216
Güncellenme Tarihi: 2009/07/12
Soru Özeti
Eğer kıbleyi gösteren bir pusulaya güvenle bir süre belli bir yöne namaz kılınır sonra kıblenin yönünün yanlış belirlendiği anlaşılırsa ne yapılmalıdır?
Soru
Bir süre bir ambarda pusulayla kıbleyi tesbit edip o yöne namaz kıldım. Sonra pusulanın önünde bulunan demir bir direk yüzünden yönü yanlış gösterdiğini anladım. Böyle kıldığım namazları kaza etmeliyim mi?
Kısa Cevap

Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.

Ayrıntılı Cevap

 Taklid mercilerinin fetvalarına göre bozuk olmayan normal pusulalar kibeyi bilmek için kullanılan iyi araçlardan sayılır ve bu yolla elde edilen zan diğer yollardan daha düşük sayılmaz. Hatta bu daha dakik bir yol sayılır.[1]

Ayetullah Hameni pusula yoluyla kıbleyi teşhis etmek konusunda şöyle demiştir: Pusula veya şahsa güvenmek eğer mükellef için güven doğuracak şekilde ise sahihtir. Bu yönteme uymak gerekir.[2]

Pusulaya güvenmek doğru olduğuna göre insan pusulaya güvenerek bir tarafa namaz kılar ve sonra hatalı olduğunu anlarsa burada iki durum söz konusu olur:

1- Kıble yönünden sapma sağ ve sol arasındaki bir sapma kadarınca olur bu durumda kıldığı namazlar doğrudur. Namaz vakti kalmış bile olsa namazını yenilemesi gerekmez. Hatta namazın ortasında bile böyle bir hatayı işlediğinin farkına varsa namazın geri kalan kısmını kıbleye yönelir ve namazını devam eder namazını yenilemesi gerekmez.

2- Eğer kıbleden sapması sağ ve sol arasındaki miktardan daha fazla olur bu durumda namazın vakti kalıyorsa namazını yeniden kılmalıdır. Ama namazın vakti geçmişse namazlarını tamamen arkası kıbleye gelecek şekilde bile kılmış olsa kaza etmesi gerekmez. Elbette namazlarını yenilemesi ihtiyaten mustahaptır.[3]

Buna göre pusulaya güvenerek kıbleyi teşhis edip namaz kılan kişi güvendiği pusulanın kıbleyi göstermediğini sonradan anlarsa namazlarını kaza etmesi gerekmez.

 



[1] Tevzihu’l-Mesail (muhaşşa) İmam Humeyni, c. 1 s. 433 M. 782

[2] Ecvibetu’l-İstiftaat s. 74

[3] Vesiletu’n-Necat (İmam Humeyni’nin dipnotlarıyla) s. 129

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kadınlar Ev, arazi ve toprak gibi taşınmaz şeylerden irs götüremiyorlar. Hal böyle iken Hz. Fatma (s.a.) Fedek arazisinin kendisine ait ve onun hakkı olduğunu iddia edebiliyor mu?
    6365 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/23
    Yapılan iki işkâlın her birisinin iki farklı cevabı vardır. Birinci işkâla karşı şöyle denilmeli: 1.   Kadının topraktan (taşınmaz mülk) irs götüremesini nefiy eden rivayetler kadının kendi kocasının malından irs götüremesiyle alakalıdır. Kızın kendi babasının veya başkasının ...
  • Kuran’ı Kerim karı kocanın birbirlerine duydukları sevgi hakkında ne buyurmaktadır?
    3204 Tefsir 2020/01/20
  • Çocuklukta hırsızlığın hükmü nedir?
    8187 Maddi Haklar 2019/02/20
    Hırsızlık, insanın boynuna hem kul hakkı hemde hakkullah getiren büyük günahlardan biridir. Cezası olduğu gibi hukuki işlemde onun için tayin edilmiştir. Eğer hırsız ceza için ön görülen bütün şartları taşıyorsa sağ elinin dört parmağı kesilmelidir.[1] Eğer baliğ olmamış bir insan hırsızlık yaparsa tayin ...
  • Gençte depresyonun göstergeleri ve tedavi yolu nedir?
    11793 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Depresyon, bireylerdeki bir tür davranış veya duygusal bozukluğa denir. Çocuk ve gençliğe yeni adım atmış kimseler, çevrelerindeki birisinin (özellikle anne veya baba) ölmesinden kaynaklanan ruhsal baskı, ailenin anormal ve tabii olmayan tutumu, şiddet, baba veya annenin uyuşturucu bağımlısı olması sebebiyle ailenin güven ve sebattan yoksun olması veya ailevî uyuşmazlıklar ...
  • İbrahim makamı nedir? Ondan kastedilen nedir?
    46986 Eski Kelam İlmi 2012/02/18
    Mekke’deki belirgin işaretlerden birisi, İbrahim makamıdır; zira orası İbrahim’in (a.s) durduğu bir makamdır. İbrahim makamının tefsir ve manası hakkında bazıları tüm haccın İbrahim makamı olduğu görüşündedir. Bir grup İbrahim makamının “Arafe”, Meş’aru’l-Haram” ve “üçlü cemerat” olduğuna inanmaktadır. Bazıları da tüm Mekke hareminin İbrahim makamı sayıldığı görüşünü taşımaktadır. Ama mevcut ...
  • Namahremden suni saç ve suni tırnağı gizletmek vacip midir?
    8064 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    İmam Humeyni hazretleri (kuddise sırıhu) ve diğer değerli merciler şöyle buyurmuşlardır: Kadınlar suni saçları ve gizli (kalması gereken) ziynetleri (bilezik ve gerdanlıklar gibi) de namaz dışında kapatmaları gerekir.[1] Namaz esnasında ise suni olan saçları, ...
  • Dünyadaki insanlara baktığımızda insanların çoğunluğunun kötülüğe ve ...
    8364 Eski Kelam İlmi 2007/09/18
    İnsan fıtratı gereği Allah’ı ve hakkı aramakta, dine ve ahlaka eğilim göstermektedir. İnsanların çoğunluğu da bu yaratılışlarında bulunan bu çağrıya olumlu cevap vermektedirler. İnsanlar hakkın peşindedirler. Ama bazen o eğilimlerini somutlaştırırken hata ediyorlar. Gerçek şu ki iç ve dış bazı faktörler, onların hakkı tanımalarına ve ona yönelmelerine ...
  • Şiaya göre büyük günahın konumu nedir?
    24962 Eski Kelam İlmi 2011/12/10
    Büyük günah konusunda Müslüman fırkalar arasında çoğu siyasi olan ifrat ve tefritler vardır.Bunun en belirgin örneği Mürcie ve Hariciler’dir. Mürcie, zalim yöneticileri temize çıkarmak için zahiri imanı veya Müslümanlık iddiasını ve görüntüyü korumayı yeterli görmekte, büyük küçük hiç bir günahın hatta Ehl-i Beyt’in ...
  • İmam Hasan (a.s) daha büyük olmasına rağmen neden imamet İmam Hüseyin’in (a.s) evlatlarına intikal etmiştir?
    12002 Eski Kelam İlmi 2010/09/22
    Yanıta ulaşmak için bir takım noktalara dikkat etmek gerekmektedir: 1. İmamet makamına ulaşan bir şahıs masumiyet, ilim, cesaret, cömertlik vb. şart ve özellikler taşımalıdır. Bu şartların kimin karakterinde tahakkuk ettiğinin teşhisi insan için mümkün olmadığından, imamet makamı Allah tarafından atanılan bir ...
  • Kadın zarif bir varlık mıdır yoksa zayıf bir insan mı?
    12014 Eski Kelam İlmi 2010/12/05
    Kur’an’a göre kadının makamı çok yüksektir. Kur’an yaratılış yönünden kadın ve erkeği aynı cinsten olduğunu söylemekte ve insanlıkta bir bilmektedir. Bu semavi kitap özel ilahi lütufa nail olan, vahiyin rububi makamınaçıkan ve meleklerin konuştuğu kadınlardan bahsetmiş, iman ve Allah yolunda mukavemetin örnekleri olan ...

En Çok Okunanlar