Gelişmiş Arama
Ziyaret
5708
Güncellenme Tarihi: 2012/05/19
Soru Özeti
Ben bir hanım ile bir müddet ilişki kurduktan sonra aileler yoluyla nişanlandım. Ama anlaşmama gibi nedenlerle ayrılma niyetindeyim. Burada insan hakları açısından sorumlu olur muyum?
Soru
Ben yaklaşık üç yıldır evlilik niyetiyle benim ile inançsal açıdan nispeten uyuşan bir hanım ile meşru bir ilişki içindeyim. Şimdi resmi olarak ve aileler aracılığıyla nişanlıyız ve arada güçlü bir bağlılık var. Ama görünüş, aile ve tahsil farklılığı gibi nedenlerden ötürü evlilikten vazgeçmeyi istiyorum. Onun ruhsal açıdan şiddetli bir darbe alması muhtemeldir, ama söylem olarak kendisi ayrılığa razı bulunmaktadır. Hiçbir resmi sözleşme bulunmaması ve sadece ahlaki bir sözleşme bulunmasına binaen, böyle bir durumda şer’i olarak ben bir harama bulaşmış ve Allah katında insan hakları açısından sorumlu olacak mıyım?
Kısa Cevap

Eğer hayat ortağınızı seçme yolunun başında olsaydınız, kesinlikle bizim ortak yaşamın sürekliliği bağlamında bir takım önemli konuları göz önünde bulundurmanıza dair tavsiyelerimiz olacaktı. Ama siz üç yıldır bu hanım ile ilişki içindesiniz ve kendisini iyice tanımaktasınız. Kendi deyiminizle inançsal olarak birbirinizle uyuşuyor ve nişanlanmış bulunuyorsunuz. Belirttiğiniz hususlar nedeniyle onu terk etmeniz ve nişanı bozmanız, belki delikanlılıktan uzak bir davranış olacaktır. Bazı muhterem taklit mercilerin fetvalarında da belirtildiği üzere her ne kadar siz bir günah işlemiş olmayacaksınız, ama nişanlınız iman açısından salih bir şahıs olması nedeniyle onunla evlenmek için girişimde bulunmanız daha iyidir.

Büyük taklit mercilerin bürosundan soru hakkında alınan cevaplar şunlardır:

Hz Ayetullah uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:

Sizin için herhangi bir sorumluluk yoktur.

Hz Ayetullah uzma Mekarim Şirazi’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:

Eğer imanlı ve salih bir kız ise evlilik girişiminde bulunun ve onu terk etmeyin.

Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin (ömrü uzun olsun) yanıtı şudur:

1. Eğer daimi evlilik nikâhı kıyılmışsa, ayrılmak için boşanmak gerekir. Eğer geçici evlilik nikâhı kıyılmışsa, nikâh vaktinin sona ermesi veya kalan zamanın erkek tarafından bağışlanmasıyla, nikâh son bulur ve boşanmaya gerek kalmaz. Eğer bir nikâh kıyılmamışsa, ilişkinin bitmesi dışında herhangi bir sona erme de düşünülemez.

2. Eğer erkek boşanırsa veya geçici nikâhın kalan vaktini bağışlarsa, bir günaha bulaşmış olmaz. Elbette “boşanmak” en nefret edilen ilahi helaldir.

3. Her ne kadar şer’i olarak farz olmasa da ahlaki düzeyde başkalarının haklarına riayet etmek, bireysel hayatta müspet eserler meydana getirebilir. Hayatın tüm devrelerinde size başarılar diliyorum.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s.) Peygamber (s.a.a.) hakkında söylemiş olduğu şu sözün; “Tabib’un devvarun bı tıbihi” anlamı nedir?
    9067 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    İmam Ali (a.s.) İslam peygamberini (s.a.a.) doktor ve tabiplere benzetmiştir. Ki Peygamber (s.a.a.) doktorluk ve tıbbıyla şiddetli bir şekilde ruhi hastalıklara müptela olup tedaviye muhtaç olan kimseleri tedavi etmek arayışı içindedir. Allah tarafından Peygamberin (s.a.a.) kendisine yüklenmiş olan risaleti insanların ruhunu tedavi eder şeklinde beyan eder ve şöyle buyuruyor: “Tabib’un ...
  • Vaktin başında namaz kılmak mı iyidir yoksa iki doğuş arasında yatmamak mı?
    5063 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Her şeyden önce bir noktaya dikkat etmeniz lazımdır:Kerahete neden olan uyku ister sabah namazından sonra olsun, ister ondan önce olsun iki doğuş arasındaki uykudur. Bu yüzden sorunuza göre siz iki doğuş arasında uyuduğunuzdan dolayı her iki durumda da kerahete mürtekip olmuş bulunmaktasınız. ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    16488 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Namazın mana ve faydaları nelerdir?
    11449 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/04/28
    Salat lügatte dua, ateşi körüklemek vs. manalara gelmiştir. Istılahta ise tekbirle başlayıp selamla biten ameller bütünüdür. Namazın bazı kısımlarında dua olmasından dolayı veya insanı alevli ilahi ateşten kurtarmaya neden olduğu için ona ‘salat’ denmiş olabilir.Namaz, günahların karşısında bir siper olup, kötülüklerden sakındıran, günahlardan temizleyen, kibiri ...
  • Zatı âlinizin Kur’an’ın tahrif edildiği hadisler konusundaki görüşünüz nedir?
    5498 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin bu bağlamdaki görüşü şöyledir: Kur’an’ın tahrif edildiğini söyleyen hadisler ya senet bakımından zayıftırlar ya da sadır olma cihetinden hüccet değildirler veya delaletleri kabul edilebilinir durumda değildir. Kur’an-ı Kerim hiçbir zaman tahrif olmamış ve olmayacaktır. Kur’anın tahrif ...
  • Neden İslam’da uyuşturucu maddeler hakkında açık bir hüküm belirtilmemiştir?
    10817 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Eğer bir konu kanun koyucu zamanında var ise veya bu konu hakkında soru sorulmuş ise, özel bir şekilde onun hükmü beyan edilmiştir. Bir konunun dile getirilmediği yerlerde ise onun hükmü genel olarak belirtilmiştir. Örneğin alkollü içecekler arasında o zamanda bulunan üzüm şarabı veya hurma şarabının hükmüne özel ...
  • bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
    6977 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir: 1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?
  • Amr b. As nasıl bir çehreye sahipti?
    7220 تاريخ بزرگان 2010/06/12
    Asıl adı Amr b. As b. Vail Sehmi’dir. Fırsat düşkünü ve hilekardı. Nabiğa adlı bir kadından dünyaya geldi ve babasının As b. Vail’dir (ona oğlu olduğu söyleniyor). As b. Vail Sehmi, Peygamberimizin (s.a.a) oğlu Hz. Kasım vefat edince Ona (s.a.a) ebter (sonu kesik) diyen ve ...
  • Zifaf gecesinin adabı nasıldır?
    22779 Pratik Ahlak 2011/07/18
    Zifaf gecesi gelinle güveyin (damat) şer’i yolla karı koca olama akdini yaptıktan sonra birlikte kalacakları ilk gecedir. Bu gece her fert için kendi hayatında çok önemli ve çok mübarek bir gecedir. Bu nedenle İslami kaynaklarda bu gece için birçok adap zikredilmiştir. Mübarek oluşuna kaynaklık yapan evlilik hakkında ...
  • Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının felsefesi nedir? Oysa ikiside aynı cinstendir?
    15971 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/01/17
    Bütün hükümler fayda ve zarar esası üzerinedir ve her hükmün bir felsefe ve nedeni vardır; ama bu nedenlerin ayrıntılarını bilmek çok zordur. En fazla hükümler için genel kaideler söylenebilir. Ancak buradaki genellik istisnaları olan çoğunluk manasına gelmektedir. Karidesin yenmesinin caiz olması konusunda bazı rivayetlerde onun balık cinsinden (pullu) ...

En Çok Okunanlar