Gelişmiş Arama
Ziyaret
7951
Güncellenme Tarihi: 2010/08/12
Soru Özeti
Mehdiliği tehdit eden şeyler nelerdir?
Soru
Zuhur çağı olan günümüz ve gelecekte Mehdiliği tehdit eden şeyler nelerdir? Lütfen soruya kaynak bildirerek cevap verin.
Kısa Cevap

Mehdiliği tehdit eden hususlar çoktur. Biz burada sadece üç önemli şeye işaret edeceğiz:

1. Eğer en üstün kanunlar ehil olmayan uygulayıcıları eline düşerse veya eğer en pahalı şeyler ehil olmayan insanların elinde bulunursa, ne kanundan ve ne de belirtilen değerli şeyden bir sonuç alınamaz. Mehdilik de bu kaide ve kuraldan müstesna değildir. Yalancı iddia sahipleri, değerli mehdilik cevherine dayanarak kendi alçak iddialarıyla onu zedeleyen, tehdit eden, aynı şekilde Şia’nın düşmanları ve Vahabilik için bahane karar kılan bozguncu ve sahtekâr bireylerdir.

2. Cahillik: Her zaman hakikati tehdit eden unsurlardan biri cahillik ve dostların zarara vesile olan bilinçsizliğidir. Bugün intizar adı altında mehdilik düşüncesine zarar veren bilgisiz ve cahil dostların tehlikesini açıkça gözlemlemekteyiz. Bu kimseler intizar sloganıyla zulüm ve sitem karşısında susmuş ve düşmanın işini kolaylaştırmışlardır. Aynı şekilde bu şahıslar belirli periyotlarla görünüşte zuhurun göstergesi olan birkaç alameti görmeyle zuhuru bekleyenlere tarih tayin etmekte ve zuhurun çok yakın olduğunu müjdelemekteler. Bu gibi vakit belirlemeler hadislerimizde yadsınmakla birlikte, Hz. Mehdi’nin (a.c.f) gerçek bekleyicilerinin soğumasına ve ümitsizliğine neden olmaktadır.

3. Dünyaya tapmak: Kuşkusuz gerçekten de âşık olan kimse sevgilisine yabancı kalmaz, artı kendini sevgilisine uyarlar ve onun rengine bürünür. Bu yüzden ıslah ediciyi bekleyen kimse salih olmalıdır denmiştir.

“İntizar” genellikle mevcut durumdan rahatsız olan ve daha iyi bir durum yaratmak için çabalayan kimsenin haline denir. Örneğin iyileşmeyi bekleyen bir hasta veya evladının yolculuktan dönmesini bekleyen bir baba hastalık ve evlat ayrılığından rahatsız olur ve daha iyi bir durum için çabalar.

Ayrıntılı Cevap

Kapsamlı bir cevaba ulaşmak için mehdilik hakkında bir tanımlama yapmamız lazımdır. Ardından potansiyel olarak mehdiliği tehdit eden olumsuzluklar ve afetleri inceleyeceğiz. Mehdilik, on ikinci imam sıfatıyla maslahat ve ilahi emir uyarınca şimdilik gayb perdesi arkasında yer alan ve bir gün dünya zulüm ve sitem ile dolduktan sonra ortaya çıkacak ve dünyaya adaleti hâkim kılacak Hz. Mehdi’nin (a.c.f) varlığına inanmaktır. Hz. Mehdi’nin (a.c.f) taraftarları böyle bir günü beklemektedirler. Ravi, İmam Rıza’dan (a.s) fereci bekleme hakkında sordum diye belirtir. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: Ferec açılımlardan biridir ve sabretmek ve fereci beklemek ne güzeldir.[1]  Evrendeki her fenomeni bozacak bir afet mevcuttur.[2] O halde her fenomeni afetten ve netice itibari ile yara almak ve yok olmaktan korumak için ilkönce ilgili afetlerin tanınması ve ardından da onların giderilip yok edilmesi doğrultusunda çalışılması gerekir. Mehdiliği tehdit eden hususlar olarak sayılan şeyler, her fenomenin yaralanmasına neden olabilecek afetlerdir. Bu hususlar çoktur ve biz sadece özet olarak bunlardan üç önemli hususa işaret ediyoruz:

1. Bir rivayette İmam Ali (a.s) şöyle buyurur: Her şeyin bir afeti vardır ve iyiliğin afeti kötülük ile birlikte olmaktır.[3] Eğer en üstün kanunları liyakatli olmayan uygulayıcıların eline bırakırlarsa veya en pahalı eşyalar ehil olmayan insanların elinde bulunursa ne ilgili kanunlar ve ne de değerli eşyalardan bir netice alınamaz. Mehdilik de bu kaide ve kuraldan müstesna değildir. Yalancı iddia sahipleri, değerli mehdilik cevherine dayanarak onu kendi alçak iddialarıyla yaralayan, tehdit eden, Şiilerin düşmanları ve Vahabilik için bir bahane haline getiren bozguncu ve düzenbaz bireylerdir. Elbette bu iddiaların kendisi bu inancın gerçek oluşuna delil teşkil eder; çünkü sahte üretim her zaman gerçeği taklit eder. Örneğin hiçbir zaman yedi bin tümenlik bir banknot basılmamıştır. Mehdilik de gerçekte olmasaydı iddiası yapılmazdı.

2. Cahillik: Hakikatleri her zaman tehdit eden unsurlardan biri cahillik ve dostların zarara yol açan bilgisizliğidir. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: “İki grup benim belimi kılmıştır. Bunlar kuralsız âlimler ve bilgisiz ibadet edenlerdir; birinci grup edepsizlik ederek ve gizemleri açıklayarak halkın inançlarına darbe vuranlar ve ikinci grup ise ahmakça ibadetleri ile halkı kandıranlardır.”[4] Bugün intizar adıyla mehdilik düşüncesine zarar veren bilinçsiz ve cahil dostların tehlikesini açıkça gözlemlemekteyiz. Bunlar intizar adıyla zulüm ve sitem karşısında susmakta ve düşmanın işini kolaylaştırmaktalar yahut belirli periyotlarla zahirde zuhurun göstergesi olan birkaç alameti görmeyle tarih vererek Hz. Mehdi’nin (a.c.f) yakın zamanda zuhur edeceğini müjdelemekteler. Bu gibi vakit belirlemeler hadislerimizde yerilmiştir, artı bu Hz. Mehdi’nin (a.c.f) gerçek bekleyenlerinin soğumasına ve ümitsizliğine yol açmaktadır. Fuzeyl b. Yesar İmam Bakır’a (a.s) bu işin (İmam Mehdi’nin (a.c.f) zuhuru) bir vakti var mıdır diye sorduğunu belirtir. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurur: “Bunun vaktini belirleyenler yalan atmaktalar, tekrar ediyorum bunun vaktini belirleyenler yalan atmaktalar. Musa (a.s) rabbinin çağrısıyla dışarıya çıktığında kendi kavmine otuz gün vakit verdi ve Allah bu otuz güne on gün eklemesi nedeniyle kavmi, Musa (a.s) bize verdiği sözü tutmadı ve böylece onlar bilinen şeyleri yaptı.”[5]

3. Dünya Tapmak: Kuşkusuz gerçek anlamda âşık olan kimse sevgilisine yabancı kalmaz ve kendisini sevgilisine uyarlar ve onun rengine bürünür.[6] Bu yüzden ıslah ediciyi bekleyenin salih olması gerekir diye söylemişlerdir. 

“İntizar” genellikle mevcut durumdan rahatsız olan ve daha iyi bir durum için çabalayan kimsenin haline denir. Örneğin iyileşmeyi bekleyen bir hasta veya evladının yolculuktan dönmesini bekleyen bir baba hastalık ve evlat ayrılığından rahatsız olur ve daha iyi bir durum yaratmak için çabalar. Aynı şekilde piyasanın bozuk ortamından rahatsız olan ve ekonomik krizin dinmesini bekleyen bir iş adamı iki halden birini taşır: ya mevcut duruma yabancı kalır veya daha iyi bir vaziyet yaratmak için çabalar. Bundan dolayı Hz. Mehdi’nin (a.c.f) hak ve adalet hâkimiyetini bekleme ve evrensel ıslah edicinin kıyam etmesi meselesi, gerçekte iki unsurdan oluşur: Reddetme unsuru ve ispat unsuru. Reddetme unsuru mevcut duruma yabancılaşmayı ve ispat unsuru ise daha iyi bir durum istemeyi temsil eder. Eğer bu iki husus insan ruhunda köklü bir şekilde yer edinirse iki türlü etkili amele kaynaklık teşkil eder. Bu iki türlü amel şunlardan ibarettir: Zulüm ve bozgunculuk etkenleri ile her türlü işbirliği ve koordinasyonu terk etmek ve buna ek olarak onlar ile mücadele etmek. İkincisi, belirtilen evrensel ve halka dayalı üniter devletin şekillenmesi için cismi ve ruhi olarak ve aynı şekilde maddi ve manevi bakımdan insanın kendisini yetiştirmesi ve kendisini hazırlaması gerekir. Bu iki hususun da yapıcı ve hareketlendirici, bilinçlendirici ve uyandırıcı birer etken olduğuna dikkat etmemiz iyi olacaktır.[7]Bu hususta daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki başlıklara müracaat ediniz:

Zuhurun Alametleri, 1392 (Site: 1414).

İmam Zaman’ın (a.c.f) zuhur alametleri, 219 (Site: 2032).    

İmam Zaman’ın (a.c.f) zuhur zamanını belirlemek, 8529 (Site: 8908). 

 


[1] Burucerdi, Seyyid Muhammed İbrahim, Tefsiri Cami, c. 3, s. 293-294, İntişaratıSadr, Tahran, çapı şeşum, 1366 h.ş.

[2] Payende, Ebu’l Kasım, Nehcu’lFesahe Mecmuayı kelimatıgısarı Hz Resul (s.a.a), s. 632, hadis 2255, Naşir Dünyayidaniş, Tahran, çapı çaharum, 1382 h.ş.

[3] Temimi Amedi, Abdu’lVahid bin Muhammed, Gureru’l Hikem ve Dureru’l Kelim, s. 431, 9843, İntişaratı defteri tebliğat, Kum, 1366 h.ş.

[4] Keraceki, Ebu’lFeth, Madenu’l Cevahir, s. 26, Kitaphane-i murtazaviyye, Tahran, 1394 h.k.

[5] Fahri Zencani, Seyyid Ahmet, GaybetiNumani, Fahri, s. 346 ve 347, Naşir Daru’lKutubu’l İslamiye, Tahran, çapı çaharum, 1362 h.ş.

[6] İmam Sadık’a (a.s) isnat edilen bir şiirde şöyle okuruz: لو کان حبّک صادقاً لأطعته    لأنّ المحبّ لمن یحبّ مطیع.

[7] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsiri Numune, c. 7, s. 381 ve 382, Naşir Daru’lKutubu’l İslamiye, Tahran, çapı evvel, 1374 h.ş.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar