Gelişmiş Arama
Ziyaret
6145
Güncellenme Tarihi: 2010/01/16
Soru Özeti
Acaba Mütalaada başarılı olmak ve daha iyi öğrenmek için Kur’an-ı Kerimden bir ayet veya bir dua var mıdır?
Soru
Ben bir üniversite öğrencisiyim. Çok çalışmama rağmen derslerdeki bazı konuları anlayamıyorum. Acaba Allah’ın izniyle derslerimde başarılı olmam için bana önerebileceğiniz Türkçe tercümesiyle birlikte Kur’an-ı Kerimden bir ayet veya bir dua var mıdır?
Kısa Cevap

Mütalaa etmek, bir şey üzerinde onu anlamak ve öğrenmek için yoğunlaşmak ve düşünmektir. Bu yüzden bu özelliği taşımayan her okuma mütalaa değildir. Bir Mütalaanın faydalı ve verimli olması için diğer işler gibi özel şartların hazırlanmasına ihtiyacı vardır.

İstenilen verimli bir mütalaa için gerekli şartlar şunlardır:

1) Hedef, istek ve irade

2) Sevinç, sabır ve tahammül

3) Düzen, programlı olmak ve mütalaa hakkında doğru ve ilmi yöntemleri bilmek

4)Dinlenme, eğlence ve spor

5) Anlama ve kavramayla uyumlu kitap seçimi

6) Sessiz, normal hava ve yeterli ışığın olduğu bir yer

7) Mütalaa etmek için sade, münasip ve standart araçların kullanılması ve bu konudaki tıbbi ve ilmi tavsiyelere uymak

8) Özet çıkartmak ve not alma

9) Ezberlemek, hatırlamak ve okunan konuların kullanılması

10) Doğru beslenme

11) Bâtıni ve manevi temizlik, özellikle sürekli abdestli olmak

12) Daha iyi anlamak için dua etmek

Yaratılmışların en bilgini olan yüce peygamberimiz (s.a.a.) Allah-u Teâlâ’dan şöyle istemektedir: “Benim ilmimi artır.” Size, okumanız önerilen duanın tercümesi şöyledir: “Allah’ım! Beni karanlıklardan çıkar ve beni kavrama nuruyla aydınlat. Allah’ım! Rahmet kapılarını yüzüme aç ve bana ilim hazinelerini ver. Rahmetin hakkına ey! Merhametlilerin en merhametlisi”.

İnşallah yukarıdaki şartlara dikkat ederek bu duayı veya anlama ve kavrama isteğinde bulunulan herhangi bir duayı her hangi bir dilde okumak mütalaa etme ve anlamanın kalitesini artırır.

Ayrıntılı Cevap

Mütalaa etmek, bir şey üzerinde onu anlamak ve öğrenmek için yoğunlaşmak ve düşünmektir. Bu yüzden dikkat etme, anlama ve üzerinde durmayla birlikte olmalıdır ve bu özelliği taşımayan her okuma mütalaa değildir.[1] Cehaletten kaçmak ve ilim ve bilim okyanusuna  dalmak, bazı şartları oluşturmaya bağlıdır ve bu şartları oluşturmadan istenilen ve verimli mütalaaya ulaşmak mümkün değildir.

Şimdi bu mübarek hedef yani başarılı bir mütalaaya ulaşmak için gerekli olan şartların en önemlilerini açıklayacağız.

Birinci şart: Mütalaa eden kimse yoğun bir istek ve iradeyle mütalaa etmelidir. Çünkü insanı asıl harekete geçiren şey, her işe ve amele olan istek ve ilgidir.

İkinci şart: Mütalaa ederken neşeli ve sabırlı olmalıdır. Çünkü halsiz ve isteksiz durumlarda ruhun mütalaa etme ve öğrenme tahammülü ve gücü yoktur.

Üçüncü şart: Uygun ve münasip bir vaktin seçilmesi; örneğin öğrenme ve ezberlemenin çok güçlü olduğu sabahın ilk vakitleri en uygun zamandır.[2]

Eğer profesyonel bir şekilde mütalaa ediyorsak, her zaman ve her saatte mütalaa edebilir ve zamanların verimi bakımından bir fark yoktur; bütün zamanlar bizim için güzel olabilir. Çünkü mütalaa etmek için uygun ve verimli saatlerin belirlenmesi için yapılan çeşitli deneylere göre, belli bir saati diğer saatlere tercih etmenin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Ama akşam uykusundan hemen sonra yapılan mütalaaların başarılı ve istenilen verimi sağlamasının mümkün olmadığı ispatlanmıştır. Ama uyandıktan 20–30 dakika sonra mütalaa etmenin bir sakıncası yoktur ve onun verimi istenilen ölçüde olmaktadır.

Ama profesyonel bir şekilde mütalaa etmediğimiz için, istek ve meylimizin olduğu saatlerde mütalaa etmeliyiz ve meyilsiz olduğumuz anlarda ise mütalaa etmeyi bırakmalıyız.

Dördüncü şart: Mütalaaların hedefli olması, kitap ve konuların seçiminin ilmi yöntemleri kullanmayla uyumlu olması gerekmektedir. Özellikle hızlı okumaya önem verilmelidir; çünkü bilimsel açıdan doğru olmayan bütün kelimelerin üzerinde durarak kelime kelime okumak, vakti boşa harcamaya ve beyinin büyük bir kısmını kullanılmaz kılmaya sebep olmaktadır. Bunlara ilave olarak mütalaa etmek isteyen kimse, bütün saatlerini programlı hale getirmeli ve belirlediği zamanlarda mütalaa etmelidir. Bu programın bir hafta, bir ay ve bir yıl boyunca ona uyulacak şekilde ve her türlü düzensizlikten uzak olması gerekmektedir.

Beşinci şart: Mütalaa eden bir kimse, mütalaa esnasındaki ciddiyet ve azmini korumalı ve hiçbir neden onu mütalaa ve araştırmadan alıkoymamalıdır. Böylece kendi gayret ve çabasıyla ilmin zirvelerine ulaşmalıdır.

Altıncı şart: Araştırmacı ve mütalaa programına sahip bir kimse, günün birkaç saatini kendi istirahat ve dinlenmesine ayırmalıdır. Her 30–40 dakika mütalaadan sonra sağlık ve sıhhatinin korunmasının yanı sıra, ruhen ve cismen tekrar mütalaa ve araştırmaya hazır olmak için 5–10 dakika mola vermelidir.

Yedinci şart: Mütalaa edilen mekânın; sakin ve sessiz, her türlü rengârenklikten, zahiri ve göze hitap eden süslemelerden uzak olması gerekmektedir. Aynı şekilde, dikkatin dağılmasına sebep olan her şey o mekândan uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca mütalaa  edilen mekân uygun sıcaklık, ışık ve temiz havaya sahip olmalıdır.

Sekizinci şart: Masa ve sandalye gibi mütalaa eşya ve aletleri sade ve standarda uygun olmalıdır ve mütalaa eden kimsenin de bu araçlardan doğru ve yeteri kadar faydalanacak şekilde bunları tanımalıdır. İleriki zamanlarda çeşitli rahatsızlıklara yakalanmamak için sandalyeye nasıl oturulup kalkılması gerektiği, uzun süre oturduktan sonra yürüyüş ve spor yapılması ve gözlerle okuma metinleri arasındaki mesafenin (en az 30 cm.) korunması gibi tıbbi ve bilimsel tavsiyelere dikkat edilmelidir.

Dokuzuncu şart: Kitaptaki önemli kilit başlıklar ve konuları özetlemek ve not almak ve konuları sınıflandırmak ve belirginleştirmek yoluyla konuların derinliklerine daha fazla inilebilir.

Onuncu şart: Tevekkül, tevessül ve batınî ve manevî temizlik, özellikle sürekli abdestli olmanın öğrenmede çok önemli rolü vardır.

On birinci şart:  Beden ve özellikle beyin için gerekli doğru beslenme, düşüncenin bir doğrultuda olmasını sağlar. Beslenme programı, beyinin çalışması için gerekli olan gıdayı sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Süt ürünleri, protein, tahıl ürünleri, yeşillik ve taze ve kuru meyveler; özellikle badem, ceviz, fındık yenmesi önerilmektedir.[3]

On ikinci şart: Kalbin zikir ve Allah’ı anmayla süslenmesi ve Arapça veya kendi dilinde daha iyi anlamak ve öğrenmek için dua etmek.

Yaratılmışların en bilgini olan yüce peygamberimiz (s.a.a.) Allah-u Teâlâ’dan şöyle istemektedir: “Benim ilmimi artır.”[4]

Mutalaada başarı için aşağıdaki duanın okunması tavsiye edilmektedir:

1)

اللّهمّ أخرجنی من ظلمات الوهم و أکرمنی بنور الفهم اللّهمّ افتح علینا أبواب رحمتک و انشر علینا خزائن علومک برحمتک یا أرحم الراحمین"

“Allah’ım! Beni tevehhümün karanlıklarından çıkar ve kavrama nuruyla aydınlat. Allah’ım! Rahmet kapılarını yüzüme aç ve bana ilim hazinelerini ver. Rahmetin hakkına ey! Merhametlilerin en merhametlisi”.[5]

2)

اللّهم إنّی أعوذ بک أن أضل أو أزل أو أزل أو أظلم أو أظلم أو أجهل أو" یجهل علیّ اللّهم أنفعنی بما علّمتنی و علّمنی ما ینفعنی و زدنی علماً و الحمد لله علی کل حال اللّهم إنّی أعوذ بک من علم لا ینفع و من قلب لا یخشع و من نفس لا تشبع دعاء لا یسمع"       [6]

 

“Allah’ım! Sapıtmaktan veya saptırmaktan, ayağımın kaymasından veya başkalarının ayağını kaydırmaktan, zulmetmekten veya zulüm görmekten, başkalarının cehline sebep olmaktan veya cahil kalmaktan sana sığınmaktayım. Allah’ım! Öğretmiş olduğun ilmi bana faydalı kıl ve bana faydası olacak ilmin peşinden gitmemi nasip et. Allah’ım! İlim ve bilincimi artır. Bütün hallerde gerçek hamd Allah’a mahsustur. Allah’ım! Faydası olmayan ilimden, (senden) korkmayan kalpten, doymak bilmeyen nefisten ve kabul olmayan duadan sana sığınırım.”[7]

Yukarıdaki şartlara dikkat ederek bu duayı veya anlama ve kavrama isteğinde bulunulan herhangi bir duayı her hangi bir dilde okumak zihni öğrenmeye ve araştırmaya hazırlar. Ama mütalaanın diğer şartlarına dikkat etmeden sadece bu duayı okumakla yetinirse bu  istenilen neticeyi vermez.[8]



[1] Mugehi, Abdurrahim, Reviş Mutalaa, s: 23, ilk satırdan dördüncü satıra kadar.

[2] Şeceri, f, Yadgiri Faal, s: 125, 15. Satırla 25. Satır arası, yayınevi: Encumen-i Kalem İran, baskı: 1377 (h.ş.).

[3] Aynı kaynak, s: 119.

[4] Taha, 114; bkz. Tefsir-i Hidayet, c: 14, s: 327.

[5] Kummi, Şeyh Abbas, Mefatih-ul Cinan, s: 1201, mutalaa duası.

[6] Şehit Sani, Münyet-ul Murid, s: 211.

[7] Münyet-ul Murid, tercüme, Hücceti, Seyit Muhammed Bakır, Adab-i Telim ve Tellum der İslam, s: 267.

[8] Daha fazla bilgi edinmek için: Ebzar ve Reviş tehkik, Deşti, Muhammed, baskı: Mihr-Kum, 1366 (h.ş.); Reviş-i Mütalaa, Amuziş-i Zmn-i Hizmet kurumu, 2. Baskı, 1360; Şeceri, f, Yadgiri Faal, yayınevi: İran encümenler kalemi, baskı: 1377 (h.ş.); Mugehi, Abdurrahim, Reviş Mutalaa ve Telhis.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Fahişe bir bayanla geçici nikâh yapılabiliniyor mu?
    2738 بیشتر بدانیم
    Fahişe bayanlarla geçici veya daimi evlilik haram değildir. Ama farklı delillerden ötürü böyleli bir evlilikten sakınmanız hem dininiz için ve hem de dünyanız için daha hayırlıdır. ...
  • Tevatürün iddia edildiği veya sahih senetlerle nakledilen hadislerin metnininin gulat ve müfevvizeler tarafından uydurulma ihtimali var mıdır?
    4527 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi)
    1. Gulat ve müfevvizeler çeşitli dönemlerde alimlerin bazı rivayetlerinde değişiklik yapıp hadis uydurmuş olsalarda, hadis kitaplarında yapılan eleme sonucunda bugün rivayetler mecmuası olarak elimize ulaşanlar takriben temiz mecmualardır. Kaldı ki guluvun ölçüsü elimizde olduğu için, guluvcu hadisleri (sahihde olsalar) diğerlerinden ayırmak zor bir iş değildir. 2. İlk ...
  • Bir insanın mürtet olmasının hükmü şeriat hâkiminin hükmüne gerek duyar mı?
    5275 Kâfir
    Sorunuz büyük taklit mercilerinin bürolarından soruldu ve alınan cevapları aşağıda aktarıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamaney (ömrü uzun olsun): Mürtetlik şeriat hâkiminin hükmüne gerek duymaz. Eğer dinin gereklerinden birini inkâr etmek peygamberliği veya aziz İslam Peygamberini inkâr etmeyle veyahut şeriata bir noksanlıkta bulunmayla sonuçlanırsa, ...
  • Acaba bütün peygamberlerin ismini zikrede bilir misiniz?
    451 تاريخ بزرگان
  • Müstekbir dünyanın kadına ve kadının özgürlüğüne bakış açısı nasıldır?
    6195 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Günümüzde kadınların özgürlüğü konusu batıda, en önemli toplumsal meselelerden biri konumundadır. Kadın tarih boyunca erkek egemenliği altında olmuştur. Kadın her zaman, sosyal ve bireysel haklarının çiğnendiği bir toplumda yaşamıştır. Hatta bazı toplumlarda ona, aşağılık bir yaratık olarak bakarlardı. Ancak aydınlanma döneminde batılı kadınlar, batıdaki sosyal değişimlerle paralel ...
  • Nisa suresinin 78 ve 79. ayetleri esasınca, kötülükler Allah’a mı yoksa insana mı isnat edilmektedir?
    10367 Tefsir
    Bu ayetler birkaç surette açıklanabilir:1. Allah her şeyi yaratmıştır, ama yaratılışın varlıksal kemalini engelleyen şeyler anlamındaki gerçek kötülük ve şer yokluktan başka bir şey değildir ve bundan dolayı yaratılacak bir kabiliyet de taşımamaktadır. Ama Allah’ın mahlûklarının birbirleriyle takışması nedeniyle bu kötülük meydana geldiği için kötülükler de Allah’a isnat ...
  • İmamlardan bazılarının imam oluşunda şüphe etmenin bir sakıncası var mı?
    3343 Eski Kelam İlmi
    İslami inanç birbiriyle uyumlu ve birbirine bağlı bir zincirden ibarettir. Eğer bu zincirin bir halkası yok olursa zincir kopar ve yararsız duruma gelir. Ehl-i Beyt imamlarına inanç da bu türdendir. Bu imamların imam makamına gelmeleri Allah tarafında olduğuna göre bunlardan birinin inkar etmek bile hepsini inkar sayılır. ...
  • Fena (yok olma), irfanda ne anlama gelmektedir?
    6738 Teorik İrfan
    Arapça olan fena kelimesi, sözlükte yokluk ve yok olma ve irfani terimlerde ise, kulun beşeri yönünün, hakkın ilahlığında mahvolacağı şekilde hakta kaybolması anlamına gelmektedir. Allah’a giden yolun peşinde olan ve giden salikler, Allah’a ulaşma yolunu merhalelere ayırmışlar ve fena merhalesini Allah’a olan yolculuğun en son noktası olarak kabul etmişlerdir.Örneğin ...
  • Bilal-i Habeşî Ve Hilafet Meselesi
    5777 تاريخ بزرگان
    Tarihten anlaşıldığı kadarıyla Bilal-i Habeşî halifeler biat etmemiş, bazı yerlerde onlara itiraz etmiş ve hilafet sistemi için ezan okumaktan uzak durmuştur. Bu yüzden Şam’a sürgüne gönderilmiş ve orada vefat etmiştir. ...
  • Acaba İslam’da kozmopolitiz ıstılahının ifade ettiği anlama benze bir anlayış var mıdır?
    3844 حکومت دینی در نظام بین الملل
    Kozmopolitizim (Cihan Vatan) mektebi evrendeki tüm insanlar, kendilerini bir diğerinin memleketlisi ve aynı vatanın insanı bilmeleri gerektiğine inanan bir anlayıştır. Bu anlayışın hedefi milliyetçiliği ve ırksal farlılıkları kenara iterek global bir edebiyata ve kültüre ulaşmaktır. İslam’da böyle bir düşüncenin olup olmadığı bağlamında kısaca şunu söylemek gerekir. İslam ...

En Çok Okunanlar