Ziyaret
7159
Güncellenme Tarihi: 2011/04/11
Soru Özeti
Vesveseyi tedavi etme yolu nedir?
Soru
Merhaba. Ben genetik olarak vesvese hastalığına müptelayım. Ruh doktorları ve psikologlar beni iyileştirmediler. Ama ben Allah ve Peygambere inanmayı ve hiçbir günaha bulaşmamayı çok istiyordum ve henüz istemekteyim. Kaç yıldır Allah’ı tanımak ve bu hastalığı (sadece buna müptela olan anlayabilir) kendimden uzaklaştırmak için çabalıyorum, ama yapamadım. Bu yüzden hastalık nedeniyle bir takım şüphelere müptela oldum ve bir imam-ı zamanın veya sizin deyiminiz ile böyle durumlarda yardım etmesi gereken bulut arkasındaki bir güneşin somut bir varlığının olmadığını anladım. Kaç yıldır gitmediğim kötü arkadaşlarımın yanına gitmeyi ve arkadaşlarım gibi rahatça halkın namusuna bakmayı istiyorum; çünkü artık hiçbir gerçek ve hakikatin olmadığına inandım. Eğer olsaydı kendisine ulaşılmış olurdu.
Kısa Cevap

Sözlerinizde belirttiğiniz gibi vesveseye müptelasınız. Belirttiğiniz ruhsal ve psikolojik sorunlarınızın çoğu kesinlikle bu hastalıktan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlardan kurtulmak için ilk etapta hastalığınızı tedavi etmeye yönelin. Vesvesenin şeytanın desise ve tuzaklarından olduğunu bilmeli ve ona itina etmemelisiniz. Ondan kurtulmak ve bu tür hallerin bertaraf edilmesi için, kendinizi yetiştirmek ve nefsinizi tezkiye etmekle özünüzü terbiye etmeye koyulmanızı tavsiye ediyoruz. Farzları yerine getirmeye, Kur’an okumaya, vaktinde namaz kılmaya, haramlardan sakınmaya, kötü arkadaşlardan uzak kalmaya ve günah ortamlarından fasıla almaya özen göstererek günahın zeminini ve nefsinizdeki sinsi şeytanın vesveselerini bertaraf edin.[1] Hastalıktan kurtulabileceğinizi ve bu hastalıktan şifa elde etmenin de kendi ellerinizde olduğunu ve başkasının elinde olmadığını bilmelisiniz. Ümitsiz olmamalı ve çelik gibi bir iradeyle şeytan ile mücadeleye girişmelisiniz. Mücadele yolu da vesveseden kaynaklanan istek ve arzulara itina etmemektir. Artı; hastalık, fakirlik ve birçok dünyevî sorun ve belanın bir tür ilahi bir imtihan olduğunu bilmeniz gerekmektedir. Gerçekte dünya sınanma diyarıdır. Zorluk ve sorunlarda şeytanın ümitsizlik yaratarak ve sabırsızlığı takviye ederek imanınızı zedeleyebileceğine dikkat etmelisiniz. Hatırlatılmalıdır ki eğer bir kimse belirli bir hastalığa yakalanacak olursa ve duayla iyileşmezse veya sorunları duayla giderilmezse, bu Allah’ın olmadığına veya Peygamber, temiz ve pak Ehli Beyt (a.s) ve gaybte olan son ilahi azık Hz. Mehdi’yi (a.s) inkâr etmeye delil teşkil etmez. Ağır hastalıklar ve tahammül edilemeyen sorunları ilahi bir imtihan olarak gören ve onları yakınlaşmak ve dereceyi yükseltmek için bir fırsat sayan birçok insan mevcuttur. Elbette özel ve tedavisi imkânsız hastalıkları olan birçokları da dua ve tevessül ile şifa bulmuştur. Duanın kabul edilmesinin bir takım şartlarının olduğunu bilmelisiniz. Bunun için 197. Soruda yer alan Duanın Kabul Edilme Şartları’na müracaat edebilirsiniz. Ayrıca zihninizde bulunan sorulara yönelik daha fazla bilgi elde etmek için aşağıdaki başlıklara müracaat etmenizi tavsiye ediyoruz:

1. Fıtrat Ve Allah’ı Tanımak, Soru: 1105 (Site:)

2. Doğru Yoldan Sapma Nedenleri, Soru: 1194 (Site:)

3. Kendini Yetiştirme Ve Nefis Tezkiyesi, Soru: 400 (Site:)

4. Günah Ve Eserleri, Soru: 1073 (Site:)

5. Gıybet Zamanında İmam-ı Zamanın (a.c) Varlığının Faydaları, Soru: 705 (Site:)    


[1] 866. sorudan alıntıdır.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    294287 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    185963 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112699 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    108064 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    102156 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99485 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    88942 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82463 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    82071 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73676 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...