Ziyaret
4974
Güncellenme Tarihi: 2011/01/20
Soru Özeti
Aşura günü İmam Hüseyin’in (a.s) kuyu kazarak suya ulaşma imkânı yok muydu?
Soru
Aşura günü İmam Hüseyin’in (a.s) ve konaklama yerinin Fırat nehrine uzaklığı fazla değildi ve bir çukur kazmayla suya ulaşılabilirdi. Böyle bir şey yapılmış mıdır?
Kısa Cevap

Yezidilerin İmam Hüseyin (a.s) karşısındaki en kirli ve alçakça taktiği İmamın karargâhını hayatın zorunlu unsurundan yani sudan mahrum bırakmalarıydı. Hz. Hüseyin (a.s) bu sorunu halletmek için çok etkili olan birçok girişimde bulundu. Bu girişimlerden biri de kuyu kazmaktı. İmam Hüseyin (a.s) ve yarenleri bu yöntemi kullandılar. Ama düşman bunu duyar duymaz şiddetlice buna engel oldu!

Ayrıntılı Cevap

Açık olduğu üzere İmam Hüseyin’in (a.s) hareketi, gücün Emevilerin elinde olduğu şartlarda oluşmuştu. Onlar gerçekleri tahrif etmeyle meşhur ve tanınmaktaydılar. Bu nedenle Kerbela hareketi benzeri az görülür bir komploya duçar oldu. Abbasiler dönemi de bu şekilde cereyan etti. Zira onlar da Emevilerin siyasetini izliyordular. Hatta bazı hususlarda onlar Alevilere daha sert ve acımasızca davranıyorlardı. Bu yüzden İmam Hüseyin’in (a.s) hareketinin birçok gerçekleri ve özellikle de detayları bize saklı kalmıştır. Açık olduğu üzere İmam Hüseyin’in (a.s) hareketi Aşura gününden uzun bir süre önce başlamıştı. Kervanın nurlu Medine’den hareket edip değişik duraklardan geçerek Mekke’ye ulaşmasına ve oradan Irak’a doğru yola çıkmasına ve de bir takım menzilleri kat ettikten sonra Kerbela’da konaklamasına dek bir zaman diliminde gerçekleşmişti. Ama tarihe müracaat ettiğimizde ise hareket yolundaki hadise ve olaylar hakkında elle tutulur bir bilgi bulmamaktayız. Hatta Aşura gününde gerçekleşen birçok hadise dahi gizli kalmıştır. Bu hadiselerden biri de İmam Hüseyin (a.s) ve yarenlerinin susuzluğudur. Evet, değişik hadis kaynakları ve de dua ve tarih kitaplarında sahih ve güvenilir senetler ile İmam Hüseyin’in (a.s) susuzluğu meselesi ve onun susuz bir şekilde şehit olduğu nakledilmiştir. Bu nakillerden bazılarına işaret ediyoruz:

1- Allame Nuri ve Allame Meclis şöyle nakletmektedirler: Hüseyin b. Ali (a.s), ailesi ve yarenleri mazlum bir şekilde, beden ve canları zulüm ve siteme uğramış olarak ve susuz bırakılmış bir şekilde katledildiler.[1]

2- Müstedrekü’l-Vesail yazarı İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) şöyle nakletmektedir: “Kerbela sahibi Hz. Hüseyin (a.s) mazlum, hüzünlü, susuz ve dertli bir haldeyken şehit oldu.”[2]  

3- Allame Meclisi, Cebrail’in İmam Hüseyin’in (a.s) başına gelecek olanları Hz. Adem’e şu şekilde anlattığını nakletmektedir: “Senin bu evladın diğer musibetlerin karşısında küçük kalacağı bir belayla karşılaşacaktır. Hz. Adem (a.s) bu bela nedir diye sorar. Cebrail de şöyle der: Hüseyin susuz, garip, yalnız, yaversiz ve yardımcısız bir halde şehit olacaktır.”[3] Belirtilen rivayetlere ek olarak İmam Hüseyin’in (a.s) susuzluğunu bize kesin ispat eden başka rivayetler de mevcuttur.[4] Ama bunun detayı bize meçhul kalmıştır. Su bulmak için kuyu kazma girişiminde bulunup bulunmadıkları hakkında da işaret edeceğimiz bir takım rivayetler mevcuttur:

1- Bazı rivayetlere göre “… İmam eline kazma alıp kadınların kaldığı çadırların arkasından güneye doğru dokuz adımlık fasılası olan bir yeri kazdı ve oradan serin bir su çıktı. İmam ve yanındakilerin hepsi o sudan içti ve kırbalarını doldurdular… .”[5] Kerbela’nın Fırat nehrine yakın ve su seviyesinin yukarı olmasından dolayı bazı sahabelerin bu yöntemden istifade etmiş olmaları mümkündür. Ama bu husus düşmanın bundan haberdar olmasına ve şiddetlice bunu engellemesine neden oldu!

2- Tarihte şöyle yer almaktadır: “Bu haber Übeydullah’a ulaşınca Ömer Saad’e bir mektup yazarak ondan İmam Hüseyin’in ailesinin suya ulaşmasına engel olmasını istemiş ve mektubunda şöyle yazmıştır: Bana Hüseyin ve yarenlerinin bir kuyu kazıp su aldıkları bildirildi. Bu nedenle onların hiçbir şekilde yenilmesi mümkün değildir. Mektup sana ulaşır ulaşmaz Hüseyin b. Ali ve yarenlerini kuyu kazmaktan alıkoymalı ve su peşinde koşmalarını engellemelisin.[6]

3- Menakib’den nakledildiği üzere İmam Hüseyin’in ailesi ve yarenleri üç gece ve gündüz sudan mahrum kalmıştır. Bazen içme suyu dışında kullanmak üzere kuyu kazıyorlardı ama düşmanlar onu dolduruyordu (çok az derinliği olan böyle kuyuların suyunu içmenin münasip olmama ihtimali mevcuttur). Bazen Hz. Ebu’l-Fazl (a.s) cesurca Fırat nehri ablukasını yarmakta ve su getirmekteydi. Aşura gecesi Hz. Ali Ekber (a.s) elli kişiyle nehre gitti ve su getirdi. Ama Aşura sabahından sonra İmam Hüseyin’in (a.s) haremine suyun ulaşması mümkün olmadı.[7] Düşmanın hedefi de Ehli Beyt’in (a.s) susuzluğun etkisiyle direnişten düşmesiydi. Çünkü onların cesaretini ve susuzluk kendilerine etki etmezse Ehli Beyt’e karşı asla galip olamayacaklarını biliyorlardı. Nihayet bu gayri insani taktik ile İmam Hüseyin’in ordusunun bedensel gücünü kırıp onları şehit ettiler.[8]

İlgili başlık: İmam Hüseyin (a.s) ve Aşura’da Suyun Geçişi, 580. Soru (Site: 633).


[1] Müstedrekü’l-Vesail, c. 10, s. 238; Biharu’l-Envar, c. 98, s. 37.

[2] Müstedrekü’l-Vesail, c. 10, s. 240.

[3] Biharu’l-Envar, c. 44, s. 246.

[4] Biharu’l-Envar, c. 44, s. 246. Biharu’l-Envar, c. 98, s. 46. Kamilü’z-Ziyarat, el-Babu’s-Samin ve’l-Erbaaun, keyfe Yuhibbu en yekune zairu’l-Hüseyin b. Ali, s. 131.Savabu’l-A’mal, s. 89, Biharu’l-Envar, c. 44, s. 304, el-Kafi, c. 6, s. 392, Kamilu’z-Ziyarat, s. 107, Divanu Da’bali’l-Hazai, el-Kasıdeti’l-Taiye.

[5] Medinetü’l-Maaciz, el-Babu’s-Salis Fi Maacizi’l-İmam Ebi Abdullah el-Hüseyin (a.s), 245.

[6] El-Futuh, Ebu Muhammed Ahmed b. Ali A’sam Kufi, Şirket-i İntişarat-i İlmi ve Ferhengi, çap-ı evvel, 1373, bahş-i dovvom, fasl-ı şeşom İmam Hüseyin (a.s), Yezid, Kıyam, s. 893.

[7] Muntaha’l-Amal, Şeyh Abbas Kumi (r.a) İntişarat-i Behzad, çap-ı dovvom, 1381, bab-ı pencom, maksad-ı sevvom, fasl-ı evvel, s. 372, haşiye.

[8] Bkn: Zendegani İmam Hüseyin (a.s), Seyid Haşim Resuli Mehallati, çap-ı pencom, Nakd-i Neşr-i Ferheng-i İslami, 1378, s. 387.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    294242 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    185902 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112681 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    108048 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    102131 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99481 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    88904 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82451 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    82034 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...