Gelişmiş Arama
Ziyaret
181
Güncellenme Tarihi: 2014/01/21
Soru Özeti
Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
Soru
Selam, Allah’ın vacib’ul-vucut olduğu bahsinde şöyle denilmektedir: Eğer Allah mahdut olursa bu Allah’ın sahip olmadığı şeyler olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla sahip olmadığı şeylere ihtiyacı vardır demek olur; oysaki Allah için ihtiyaç söz konusu olamaz. Benim sormak istediğim şey şudur: Allah’ın sahip olmadığı şeylere ihtiyacı olmadığını ve onları istemediğini varsayarsak mahdut olmasının yanlış olan tarafı nedir? İhtiyaç konusu bizim bir isteğimiz olduğu ve ona sahip olmadığımız zaman söz konusudur. Örneğin benim gücüm olmasın ve güce ihtiyacımda olmasın böyle bir durumda bu güce sahip olmak için bir başkasına ihtiyaç duymam. Allah mahdut olsun ve bazı şeylere de sahip olmasın ve bu şeylere ihtiyacı da olmasın bunun sakıncalı tarafı nedir? Ona sahip olmak için ihtiyacı vardır denmektedir. Eğer onu istemez ise bunun ne sakıncası var?
Kısa Cevap
Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; yani insan bir şeyi istemez ise ona ihtiyacı da yoktur farzı zahiren doğru bir faraziye değildir.
Zira öncelikle bu faraziye ye göre vacib’ul-vucut biz insanlar ve diğer zayıf mümkün’ul-vucut gibi farz edilmiştir. Yani bu varsayıma göre hakikatin ve kemallerin ediniminde ölçü zayıflık ve imkandır. Bu durumda Allah’ta bu ölçüyle değerlendirilmektedir.
İkinci olarak: fazilet ve kemal konusunda dikkat edilmesi gereken en temel konu vacib’ul-vucud hakkında söyleyemeyeceğimiz şey bir kemale sahip olmadığı halde onu istemeyeceğidir. Zira bir varlığın bir kemali istememesi birkaç şekilde açıklanabilir. Bu varlık ya o kemal hakkında bilgi sahibi değildir. Yani ya o kemalin varlığından haberi yoktur ya da o kemalin kemal olduğuna bilmemektedir. Yada bu varlık kendisinde bu kemale sahip olmak için gerekli kabiliyeti ve kapasiteyi görmemektedir. Dolayısıyla bu kemale sahip olmayı istememektedir. Bütün bu faraziyeler vacib’ul-vucud kavramını anlamsız kılar ve vacib’ul-vucudun sahip olduğu diğer kemalleri de aslında anlamsız kılar.
Üçüncü olarak ise: Bu faraziye düalist bir anlayış doğurur ve vacip olan vücudun kesretine inancı doğurur. İfade ettiğimiz üzere konumuzun ekseni vücudun bir kemali ve fazileti içermemesidir.  vacib’ul-vucud var olan bir kemali istemiyorsa bu şu demek oluyor: bir kemal söz konusudur ve muhakkak olmuştur ama vacib’ul-vucud bu kemale sahip değildir. Zira vacib’ul-vucutta ve mümkün’ul-vucutta var olmayan kemal gerçekte var olmayan bir kemaldir. Var olmayan bir şey kemal olamaz. Buna göre vacib’ul-vucudun sahip olmadığı bir kemali farz etmemiz ikinci bir vacib’ul-vucud’a kail olmamız gereğini doğurur. [1]
 
 

[1] Bu konuda daha fazla bilgi için sitemizden 12174 (mutlak kemal) ve 2944 Allah’ın sınırsız olduğunun delilleri numaralı soruya başvurabilirsiniz:
 
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Berzahta veya kıyamette ezan okunacak mı?
    3906 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/04/03
    1- Berzah aleminde ezan okunması konusunda hadis kaynaklarında herhangi bir şey yoktur. 2- Bir rivayette İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Resul-i Ekrem (s.a.a) miraca gittiğinde geçmiş bütün Peygamberler Onun yanına geldiler. Cebrail, Allah’ın emriyle ezan okudu ve kamet getirdi.[1] 3- ...
  • Kur’an’ın bakışında iblis ile şeytanın farkı nedir?
    35872 Tefsir 2010/08/08
    Kur’an-ı Kerim ayetleri esasınca, İblis çok ibadet etme neticesinde melekler arasına giren cinlerden biridir. Ama Âdem’in yaratılışından sonra Yüce Allah’ın emrine karşı gelmesi ve Âdem’e secde etmemesi nedeniyle ilahî dergâhtan kovulmuştur. Ama şeytan ise insanlardan yahut cinlerden veyahut hayvanlardan olan her isyancı ve aksi varlığa denir. İblis’i şeytan olarak ...
  • Kravat takmanın hükmü nedir ve neden sadece İran’da kullanılmamaktadır?
    8980 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/21
    Bugünkü dünyada simge ve sembollerin kendine has bir dili vardır. Hatta bazen bir sembol bir mesajın mefhum ve manasını öylesine güzel ve hızlı bir şekilde aktarabilmektedir ki bir konuşma veya kitap telifi bunu yapmaktan aciz kalabilmektedir. Bugün dolandırıcılar da dâhil her grubun bir takım sembolleri bulunmaktadır ve ...
  • Ehl-i Sünnetin Bilal hakkındaki görüşü nedir?
    2990 تاريخ بزرگان 2008/05/13
    O müşriklerin işkencelerine karşı direniş göstermiş, Peygamber’in müezzini ve savaşlarda Peygamber’le birlikte savaşmış Resulullah’tan sonra Medine’yi terketmiştir, Şam’a yerleşmiş ve orada da vefat etmiştir. Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre o Ebubekir tarafından azat edilmiştir. ...
  • İmam Cafer Sadık (a.s), evladı İsmail’i apaçık bir hükümle kendi halifesi olarak seçmiş miydi?
    6491 تاريخ بزرگان 2011/09/21
    İmam Sadık (a.s), İsmail ve Abdullah adındaki iki evladının imametine dair açık bir hüküm vermemiştir. Ama zamanın şartları, İmam Sadık’a herkesin gözü önünde İmam Kazım’ı (a.s) kendi halifesi olarak tanıtmasına izin verir türden değildi. Çünkü ilk merhalelerde kendisinin her an zamanın egemenleri tarafından şehid edilmesi muhtemeldi. Bu konu bazı ...
  • İmam Ca'fer Sadık'a göre Kur'an karisinin özellikleri
    6687 Kur’anî İlimler 2011/07/19
    İmam Cafer Sadık (a.s) Kur'an karisi için bir takım özellikler ve vasıflar zikretmiştir. Bu cümleden şu vasıfları zikredilebilir: Ehl-i Beyt'in velayetini bilmesi, Kur'an'ı doğru okuması, Kur'an'ı okurken ondan etkilenmesi, abdestli olması, doğru bir kimse olması ve yağcılıktan uzak durması, Kur'an'a karşı tevazu ve huşu göstermesi, ilim öğrenmek yolunda çaba göstermesi, ...
  • Ben on yıldır bir şahıs ile nişanlanmış bulunuyorum. Kanunî evlilik öncesi şerî akit yapabilir miyiz?
    2547 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Taklit mercilerinin bu husustaki yanıtı şudur: 1. Hz. Ayetullah Uzma Hamaney (ömrü uzun olsun): Onun şerî şartlarına riayet etmeyle zatı itibariyle bir engel yoktur. 2. Hz. Ayetullah Uzma Sistani (ömrü uzun olsun): Kızın akdi, kızın babasının izniyle olmalıdır. 3. Hz. Ayetullah ...
  • Herhangi bir müçtehitten taklit etmeyen kimsenin humus konusundaki görevi nedir?
    2237 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/13
    Sorunuza taklit mercilerinin bürolarından verilen cevaplar şunlardır:Hz. Ayetullah el-Uzma Hamanaei: Mallarınızın humsunun durumunu bilmek için Ayetullah Hamanei’inin burosuna veya onun bu konudaki yetkili vekillerinden birine başvurunuz. Hz. Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi: Amellerinizi ve görevlerinizibütün şartlara haiz bir müçtehidin görüşüne göre yapınız.
  • Acaba "Bütün imamlar İslam peygamberiyle aynı derecededirler" hadisi (Kafi, c. 1 s. 270) doğru mu?
    4236 Eski Kelam İlmi 2010/09/20
    Ondört masum manevi, melekuti ve insani kemaller yönünde en doruk noktada yer almalarına rağmen Son Peygamber (s.a.a) bunların en kamili ve nuru en üstün olanıdır. Resul-i Ekrem Hz. Muhammed hiçbir imam'ın taşımadığı üstünlük ve özelliklere sahiptir. Nitekim ayni hadiste şöyle deniyor: İmamlar Peygamber'in makamındadırlar ancak peygamberlik makamı hariç ve ...
  • Rabbin Yusuf’u günahtan korumak için gösterdiği burhan neydi ve nasıl vuku buldu?
    7023 Kur’anî İlimler 2011/06/20
    Burhan kesin delil ve yakin anlamındadır. Her ne kadar Kur’an’da bu burhanın niteliğine işaret edilmemişse de Yusuf’a (a.s) gösterilen şeyin maddi ilimler cinsinden bir şey olmadığı bellidir. Bu burhan hakkında aşağıdaki ihtimaller dile getirilebilir: 1. Bu bir çeşit keşif ilimidir ve insan onu görmeyle artık hiçbir surette günaha ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    290658 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    177638 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    110505 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    104172 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    98985 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    98871 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    83133 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    80373 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    78887 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73135 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler