Gelişmiş Arama
Ziyaret
31058
Güncellenme Tarihi: 2011/08/21
Soru Özeti
Hangi bilimsel kanıtlar ile ayın yarılması ispat edilmiştir?
Soru
Son olarak hangi bilimsel kanıtlar ile ayın yarılması ispat edilmiştir? Bu önermenin ispatı doğrultusunda uzay araştırmacıları ayda ne gibi keşiflerde bulunmuş ve hangi haberleri yayınlamışlardır? Bilimsel sitelerdeki bu keşifler ile ilgili sayfaların adreslerini lütfen verir misiniz?
Kısa Cevap

Uzay araştırmacılarının araştırmaları ve keşifleri göz önünde bulundurulduğunda bu sorunun cevabı fazla zor değildir; zira keşifler şöyle demektedir: Böyle bir şey muhal olmamakla birlikte defalarca örnekleri gözlemlenmiştir. Uzay araştırmaları merkezi “Nasa” ayın ikiye ayrıldığını ve ardından bu iki yarığın birbiriyle birleştiğini rapor etmiştir. Amerika baskılı Arapça yayınlanan “el-Vatan” gazetesinin internet sayfası, Ürdünlü bir uzay araştırmacısından şöyle nakletme ve yazmaktadır: Yıllarca ay küresinin yörüngesinde araştırma yapan Amerika’ya ait “Kelemnetayn” adlı uzay gemisi ay küresinin yüzlerce yıl önce iki eşit parçaya ayrıldığı ve sonra birbiriyle birleştiği neticesine ulaşmıştır. Bu Ürdünlü araştırmacı Nasa’ya bir rapor yollayarak Müslümanların bu vakıanın bin dört yüz öncesi gerçekleştiğine inandıklarını ve bunu “ayın yarılması” adıyla Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) bir mucizesi olarak telaki ettiklerini kendilerine bildirmiştir. Nasa kendi keşfi için hiçbir yorum ve açıklama bulamamıştır; zira bu nadir vakıa şimdiye dek hiçbir gök cismi hakkında vuku bulmamıştır.

Ayrıntılı Cevap

Tam bir cevaba ulaşmak için birkaç noktaya işaret etmek gerekmektedir:

1. Ayın yarılması İslam Peygamberinin (s.a.a) büyük mucizesidir. Yüce Allah İnşikak suresinde bu meseleye şöyle işaret etmektedir: [1]"اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَ انْشَقَّ الْقَمَرُ" Ayet-i şerifede iki önemli hadiseden söz edilmektedir: Birincisi, varlık âleminde en büyük dönüşümü beraberinde getirecek olan kıyametin yakınlaşmasıdır. İkinci hadise ise hem Yüce Allah’ın her şeye kadir olduğunun ve hem de O’nun değerli elçisinin davetinin doğruluğunun kanıtı olan büyük ay yarılma mucizesidir.[2] Ayette bir mucizenin gerçekleştiğini vurgulayan karineler bulunmaktadır. Bu cümleden olmak üzere konunun mazi fiiliyle anlatılması “ayın yarılmasının” gerçekleştiğini göstermektedir. Aynı şekilde kıyametin yaklaşması da son peygamberin gelmesiyle tahakkuk etmiştir. Bunlara ek olarak bu mucizenin gerçekleşmesi hakkında İslamî kitaplarda birçok rivayet nakledilmiştir. Bunlar çok meşhur ve tevatür derecesindedir. Bu yüzden inkâr edilmeleri mümkün değildir. Ayın yarılmasının İslam Peygamberinin (s.a.a) büyük mucizesi olduğu hakkında bazı rivayetlerde şu ilginç noktayı okumaktayız: Kureyş inkârcılarının Peygambere (s.a.a) ayı yarmayı önermelerinin nedeni, onların sihir yeryüzünde etki eder ve biz Muhammed’in mucizelerinin sihir olmadığından emin olmak istiyoruz demeleriydi.[3]

Günümüz Bilimi Açısından Ayın Yarılması

Burada baştan hatırlatmalıyız ki bilginlerin bilimsel keşifleri açısından gök cisimlerinde bölünme ve yarılmanın olması muhal olmamakla birlikte, defalarca örnekleri gözlemlenmiştir. Elbette her birinde özel amiller etkili olmuştur. Başka bir tabirle, defalarca güneş manzumesi sistemi ve diğer gök kürelerinde yarılmalar ve patlamalar olmuştur. Örneğin, güneş manzumesindeki tüm küreler başta güneşin bir parçasıydı ve sonra ondan ayrılmış ve her biri kendi yörüngesinde dönmeye başlamıştır. Bu teori tüm bilginler tarafından kabul edilmiştir.[4] Dolayısıyla gök kürelerinde patlama ve yarılma meselesi tekrarı olmayan bir olay değildir. Bu yüzden asla bilim açısından muhal değildir ve mucize muhal bir husus hakkında gerçekleşmiş diye bir şey de söylenemez. Ama ay küresinde gerçekleşen bölünme ve yarılma ve de ardından yaşanan tekrar birleşme hakkında şöyle söylemeliyiz: Parçalar arasında bulunan çekim gücü etkisiyle yarılmanın normal hale gelmesi tamamıyla mümkündür. Elbette “Betlemyus” ve dokuz felek teorisi mihverinde şekillenen eski heyette söz konusu kristal feleklerin bölünmesi ve sonra da birleşmesi bir grup açısından muhal idi. Bu yüzden bu teoriye inananlar hem cismanî miracı ve hem de ayın yarılmasını inkâr etmekteydi. Çünkü bu feleklerin bölünmesi ve sonra da birleşmesini gerektiriyordu. Ama bugün Betlemyus heyeti teorisi hayalî efsane ve mitolojiler düzeyine indirgendiğinden ve dokuz felekten bir eser kalmadığından, bu sözler için bir altyapı mevcut değildir.[5] Bilakis uzay araştırmaları merkezi “Nasa” tarafından hazırlanan rapora göre, ay küresi bir zaman ikiye ayrılmış ve sonra da birleşmiştir. Amerika baskılı Arapça yayınlanan “el-Vatan” gazetesinin internet sayfası, Ürdünlü bir uzay araştırmacısından şöyle nakletme ve yazmaktadır: Yıllarca ay küresinin yörüngesinde araştırma yapan Amerika’ya ait “Kelemnetayn” adlı uzay gemisi ay küresinin yüzlerce yıl önce iki eşit parçaya ayrıldığı ve sonra birbiriyle birleştiği neticesine ulaşmıştır. Bu Ürdünlü araştırmacı Nasa’ya bir rapor yollayarak Müslümanların bu vakıanın bin dört yüz öncesi gerçekleştiğine inandıklarını ve bunu “ayın yarılması” adıyla Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) bir mucizesi olarak telaki ettiklerini kendilerine bildirmiştir. Nasa kendi keşfi için hiçbir yorum ve açıklama bulamamıştır; zira bu nadir vakıa şimdiye dek hiçbir gök cismi hakkında vuku bulmamıştır.[6] Son olarak iki noktayı hatırlatmak gerekir:

1. Bir tür tabiat ötesi olan İslam dininin hakikatlerini tabii bilimler vasıtasıyla ispat etmenin kolay olmadığına dikkat edilmelidir. Bu bilimlerin İslam dininin hakikatlerinden uzak olan ülkelerde gelişmesi, başlı başına bir etkendir.    

 2. Aklî olarak mümkün olan, muhal oluşuna dair bir delil bulunmayan ve naklî deliller açısından katî sayılan bir hususun bilimsel ispatına ihtiyaç yoktur. Elbette böyle bir şeyin bilimsel olarak ispatlanması itminan ve imanın takviye edilmesi için faydalıdır.

İnternetteki ilgili sayfalara ulaşmak için sadece ay sözcüğünü taramanız yeterli olacaktır. Örnek olarak sizin için aşağıdaki adresleri veriyoruz:

1. “Ayın Yarılması”, Nasa Araştırmaları Esasınca Peygamberin Mucizesinin İspatı

2. Peygamberin Ayı Yarması Bilimsel Olarak Onaylandı!!!



[1] Kamer, 1: Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.

[2] Tefsir-i Numune, c. 23, s. 7 ve 8.

[3] Biharu’l-Envar, c. 17, s. 355 (hadis. 10).

[4] Elbette bu ayrılık hakkında Laplas ile ondan sonra gelen bilginler arasında “bu ayrılığın amili güneşin egemenlik manzumesindeki merkezden uzaklaşma gücü müdür yoksa yakınında büyük bir yıldızın geçmesi nedeniyle güneş yüzeyinde kuvvetli met ve cezirlerin gerçekleşmesi midir” diye bir takım tartışmalar vardır.      

[5] Tefsir-i Numune, c. 23, s. 12-19’dan iktibas edilmiştir.

[6] Ruzname-i Cumhur-i İslamî, şımare-i 7608, tarih: 23 Mehr 1374, s. 5.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    287977 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    173740 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    109804 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    102993 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    98496 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    97677 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    81358 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    79733 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    78106 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    72726 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler