Ziyaret
3866
Güncellenme Tarihi: 2010/11/08
Soru Özeti
evlenmek ve aile yuvasını kurumak, tarihin ilk başlarından beri insan yaşamının en önemli meselelerinden ve Beşiri toplumların en köklü erkânlarından olmuştur. Böyleli önemli konuların dirayet ve akli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesinin gerekliliği açıktır. Zira bir ailenin geleceği ve yazgısı evlenmek olgusuyla başlıyor. Bu olgu kendi akıbetinde binlerce konuyu; neslin türenmesi, eğitim, öğretim, terbiye vb. gibi meseleleri getirmektedir. Dolayısıyla bu olgu bütün yönüyle araştırılmalı ve dakik bilgilere dayandırılmalı, İstihare ve yazgı gibi şeyler bırakılmamalıdır.
Soru
evlenmek hakkında istihare yapılabilinir mi? Noktasında bilgi sahibi olmak istedim. Kaç yıldır bir kız bayanla evlenmek istiyorum. Ancak ailesi farklı bahanelerle muhalefet ediyor. En son getirdiği bahane; Ayetullah Behcet’in defterine telefon açtık ve konuyla ilgili istihare yaptırdık ancak istiharenin neticesi iyi çıkmadı diyor.
Hal böyle olunca evlenmek hakkında istihare yapılabiliniyor mu? noktasında beni aydınlatırsanız memnun olurum.
Kısa Cevap

evlenmek ve aile yuvasını kurumak, tarihin ilk başlarından beri insan yaşamının en önemli meselelerinden ve Beşiri toplumların en köklü erkânlarından olmuştur. Böyleli önemli konuların dirayet ve akli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesinin gerekliliği açıktır. Zira bir ailenin geleceği ve yazgısı evlenmek olgusuyla başlıyor. Bu olgu kendi akıbetinde binlerce konuyu; neslin türenmesi, eğitim, öğretim, terbiye vb. gibi meseleleri getirmektedir. Dolayısıyla bu olgu bütün yönüyle araştırılmalı ve dakik bilgilere dayandırılmalı, İstihare ve yazgı gibi şeyler bırakılmamalıdır.

Ama eğer insan evlenmek konusunda, diğer konularda olduğu gibi etraflıca düşünmüş, yapılması gereken tüm araştırmaları yapmış, başkalarıyla istişare yapıp tecrübelerinden yararlandığı halde bir neticeye varamamış ve yine de şüphe, tereddüt ve ikilem içindeyse, Allah u Teâlâ’dan yardım alabilir anlamında olan istihareye başvurabilir. Bu anlamda olan istihareye başvurmakta şer'i olarak hiçbir mahzuru yoktur. İstihare tereddüt, şüphe ve ikilem içinde kalmış kimseleri, içine düşmüş oldukları tereddüt, şüphe ve ikilemden kurtarmaktan başka bir şey sağlayamayacağı noktasına da dikkat edilmelidir.

Elbette mutlak istiharede -ki kast edilen istihare de budur-, güdülen asıl hedef insanın, kendiişlerinde, düşüncelerinde bencil ve zalim olmasını engellemektir. Kendi düşüncelerine dayanacağı yerde, Allahın kendisine yönelip ondan hayrı ve yardımı talep etmesidir. Tüm işlerinde Ona tevekkül edilmesi istenilmektedir. İşlerinin başlangıcını ve sonunu, âlim ve hâkim olan Allaha havale edilmesi ve Ona bırakılması güdülmektedir. Açıklanmış olan konuları ve evlilikte karşıdaki ailenin aynı derecede (hemküfv) olması ve evlilikte riayet edilmesi gereken tüm durumları dikkate alarak siz soru soran kardeşimize, bu konuyu Allaha havale etmeniz  tavsiye ediliyor.

Ayrıntılı Cevap

1-     Evlilik meselesinin tarihçesi insanın yaşam tarihiyle aynidir. Âdem ve Hava’nın (a.s) başlangıcından şimdiye kadar insanın en önemli meselelerinden ve beşeri toplumu temel erkânlarından sayılmaktadır. Karı ve koca arasında gerçekleşen bağ, insanın yaşantısında bir dönüm noktasıdır. Güncel ve sürekli insanın karşılaştığı meselelerdendir. İlahi dinlerin her birisi bu konu hakkında görüş belirtmiş ve bu konuyla alakalı kararlar ve kanunlar bağlamında insanları bilinçlendirmiştir. İslam dini de ilahi dinlerin en son dini olma itibarıyla insana ve insanın ihtiyaçlarına daha derin ve daha realist bir bakışla bakmış ve konuyla ilgili özel görüşler ortaya koymuştur. Bir bütün olarak İslam dininin öğretilerinden şöyle anlaşılmaktadır: İslam nezdinde evlilik ve aile yuvasını kurmak, Allah katında en sevimli şeylerden sayılmaktadır.[1]

2-     İslam mektebinde eş seçmekte, din ve güzel ahlak temel ölçü ve mikyaslardan sayılmaktadır. Peygamber efendimiz (s.a.a) konuyla alakalı şöyle buyurmaktadır: "eş almak için ahlakı güzel bir kimse size müracaat ettiğinde ona kadın verin. Aksi takdirde yeryüzünde büyük fitne ve fesat çıkacaktır".[2]

3-     Akıl büyük bir nimettir. Allah u Teâlâ insanlara bağışlamış. İnsan aklın meşalesiyle yaşamın karanlık yollarını kolaylıkla açıp zor ve tehlikeli güzergâhlarını selametle geçebilir. Kuranı kerimde akıldan yararlanma konusu çok tavsiye edilmiştir. Kuran-i kerim açısından eylemlerini akli kurallar çerçevesinde gerçekleştirmeyenler en kötü varlıklardır.[3] Daha da önemlisi peygamberlerin gönderilişlerini gerektiren temel nedenlerden birisi de insanların akıllarını filizlendirmektir.[4] Akla dayanmak ve aydınlığı saçan bu meşaleden yararlanmak o kadar önem arz ediyor ki şer'i mukaddes, onu şer'i hükümleri çıkarma (istinbat etme) noktasında müracaat edilen kaynaklardan bir kaynak saymaktadır.[5]   

4-     Hakeza dini öğretilerde, akıllıca karar alma ve olayları aydınlatma noktasında akla yardımcı olabilen ve üzerinde durulan etkenlerden birisi de meşverettir. Toplumun görüşü anlamında olan meşveret, bireysel aklın çözemediği kör düğümleri kolaylıkla çözebilir. Meşveret ile bireysel aklın noksanlığı bir noktaya kadar giderilir. Meşveret başkalarının senelerce yaşam sürelerinde kesp ettikleri bir yığın değerli bilgiler ve tecrübelerdir. Meşveret ile bu bilgi ve tecrübeler kolaylıkla önümüze serilir.

5-     Düşündükten ve meşveret yaptıktan sonra yine insanın tereddüt, şek ve şüphe içinde kaldığı çok gerçekleşmiş bir olaydır. Bu durumda şer'in ve aklın tavsiyesi, başka birisiyle meşveret yapmaktır. Sonsuz akla, varlık âleminin meseleleri hakkında mutlak ilme sahip, insanların iyiliklerini ve kötülüklerini bilen, onların hayır ve maslahatlarını isteyen kimseyle (yani Allah ile) meşveret etmektir. İslam kültüründe "istihare" olarak adlandırılan şey, bu türden olan meşverettir. İstihare; yani iki şeyden daha iyisini istemektir, en iyi istektir, iyiliği istemektir.[6] Bu nedenle istihare edenin ruhani ve batini boyotu saf ve temiz olduğu oranda, istihareye olan itimat, itminan ve güven derecesi de yükselir.

İstiharenin iki anlamı var; birincisi Allahtan hayır dilemektir. İstiharenin gerçek anlamı da budur. Bu istihare rivayetlerimizde çok konu edilmiştir. Bu istihare gerçek anlamda, dua şubelerinden bir şube ve dallarından bir daldır. Bu istihare mutlak anlamdaki istiharedir. Şek ve tereddüde has değildir. Bu gerçekte Allahtan yardım dilemek ve tüm işlerini, yaşamdaki tüm faaliyetlerini ona havale etmek anlamındadır. Bundan dolayıdır ki imam Cafer sadık (a), Allah şöyle buyurdu diyor: "kulumun bedbahtlıklarındandır ki, faaliyet yapıyor ama benimle istihare yapmıyor". Buna binaen bu rivayetler gereğince bu türden olan istihare şaşkınlığı ve çıkmazlıklar için değil, bilakis her yerde ve her zaman iyi, benimsenmiş ve bir çözüm yoludur. İkincisi: şaşkınlık ve çıkmazdan kurtulmak için Allahtan yardım ve hayır talep etmektir. Bu istihare şaşkınlık ve çıkmazlara has bir istiharedir. Her halükarda eğer istihare namaz ve duadan sonra ve huzur-i kalp ile yapılırsa kesinlik daha iyidir. Zira imamlardan istiharenin adapları konusunda bu şekilde nakil edilmiştir.[7]

6-     İstiharenin konumu hakkında, dini kültürümüzde esas itibariyle üç görüş mevcuttur:

a)     Birincisi: konu hakkında düşünmeyi, taşınmayı ve araştırmayı kökten bırakıp yalnız ve yalnız işlerinin neticesini istihareye bırakıp ona sığınan görüş.

b)    Bir diğer grup rasyonel ve akılcıdır. Dolayısıyla istihareyi kökten reddediyor.

c)     Üçüncü görüş ise istihareyi, aklın ve meşveretin konumuyla eşleştirerek açıklıyor ki, bu anlamdaki istihare akılcılığın kendisi, tefekkür ve ta'akklün aynısıdır. Bu anlamda ve anlayışla yapılan istiharenin dini anlayışta hiçbir mahzuru yoktur. Zira bu anlamda yapılan istihare anlayışı, iki şeyden birisinin tayininden başka bir şey anlamına gelmiyor. Haram olanı helal, vacip olmayanı vacip ediyor, Allahın hükümlerinden her hangi bir hükmü değiştirip yeni hüküm koyuyor anlamında değildir. Sadece şunu belirtmektedir ki; istihare yapan kişi için çıkmaza girdiği iki şeyden hangisinin kendisi için hayırlı ve hangisinin hayırsız olduğunu belirtiyor. Bu vesileyle onu kararsızlıktan kurtarıyor. Ama yapılmasının veya terk edilmesinin gelecekteki ne gibi bir etkisi olacağını açıklamak ise istiharenin alanına girmiyor ve istihare bunun uhdesinden zaten de gelemiyor.

7-     "hayır, işlerinde istihareye ne gerek vardır" şeklindeki Şirazlı Hace'nin sözü çok doğru ve yerindedir. Asıl itibariyle hayır ve tekit edilmiş müstahaplardan olan evlenme konusu, hakkında istihare yapılacak konular literatürüne girecek konulardan değildir. Ama has durumlarda ve sizi kendileri için damat olarak seçme noktasında kızın ailesi, delili ne olursa olsun şüphe ve şek oluşmuş, dolayısıyla kendi kızının geleceğini düşünerek bu evliliğin gerçekleşmemesini istiyor olabilir. Onların bu evliliğe muhalefet yapmalarının asıl nedeni istihare değil, başka bir şey olabilir. Ancak bu evlilikten sizi vazgeçirmek için istihareyi bahane ediyor. İslam dininde evlenmek noktasında tavsiye edilmiş konulardan bir tanesi erkek ile kızın "hemkufv" oluşlarıdır. Yani evlenmek için bir kızı istemeye gitmek istendiğinde, kızın ailesinin fikirsel, kültürel ve iktisadi durumu dikkate alınması gerekir. Acaba ikisi aynı derecede midirler? Erkek ile bayanın aynı derecede olmaları benimsenmiş bir durumdur. Zira bu ilerde müşterek yaşamlarında Allah korusun herhangi bir sorunla yüzleşmemeler için dikkate alınmış bir durudur.  

8-     Siz onların bu evliliğe neden muhalif olduklarının asıl nedenini araştırmalısınız. Bu ihtimali vermelisin ki, siz onların ideal ve gönüllerine uygun damat değilsiniz. Eğer gerçekten göze aldığınız kız gelecekte ideal eşiniz olabilir düşüncesindeyseniz, ailesinin makul olan miyar ve ölçülerini mümkün derecede kazanmaya çalışınız ki, böylelikle Allahın izniyle kendi idealinize ulaşabilmiş olasınız. İnşallah.

9-     Böyleli çok önemli olan evlenmek konusu ve şimdiki dünya ve ailelere hâkim olan atmosfer hakkında daha fazla dikkat etmeniz, ileri safhadaki yaşamınız için dininizi ve ahlakınızı kendisi için önemseyen ve gelecekte yaşamın zorluklarıyla uyum sağlayabilen ve yanınızda yaşamayı bir aşk olduğunu kabul eden birisini kendiniz için eş olarak seçmeniz size tavsiye edilmektedir.

 

 



[1] İslam dininde Allah katında, evlilikten daha şerefli bir bina kurulmamıştır”. (Müstedreku’l-Vesail, c. 3, s. 531.).

[2] Dinini ve ahlakını beğendiğiniz bir kimse size geldiğinde onu evlendiriniz. Bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne gerçekleşir ve büyük fesat çıkacaktır. (vesailu'ş-Şia, c. 13, s. 51).

[3]  Enfal, 22.

[4] Nehcü'l-Balaga, 1. hutbe.

[5] "aklın hüküm ettiğini şer'i de hüküm eder, şer'in hüküm ettiğini akıl da hüküm eder". (Usulu'l fıkıhda bu bir kuraldır).   

[6] Ferheng-i Muin ve muntaha'l-Areb, vaje'i "istihare".

[7] Biharu'l-Envar, c. 91, s. 222; Vesailu'ş-Şia, bab-u istihara.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İffetli kadınlara iftira etmeyi yasaklayan ayet, Şiilerin Aişe hakkındaki görüşleriyle ne şekilde uyuşmaktadır?
    8064 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Münafıklar ve birinci halifenin taraftarları sayılan bazı kimseler, savaşların birinde Aişe’nin kervandan geri kalmasını fırsat bilerek onun gayr-i meşru ilişkide bulunduğu iftirasını yaydılar. Bu olay ‘İfk Olayı’ diye meşhur olmuştur. Allah Teala ayet nazil ederek bu iftirayı yalanlamıştır. Bu iftirada hiç bir şekilde rolleri olmayan Şiiler de ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Rukayye adında bir kızı var mıydı?
    15908 تاريخ بزرگان 2011/12/20
    Fedakarlık ve insani kemallerle dolu Kerbela gibi bir olayda yaşı küçük olan kimseler fazla dikkat çekmemiş olabilir. Hz. Rugayye’nin (s.a) yaşamı, babası, amcası, halası gibi yüce şahsiyetlerin nurlarının ışığı arkasında kaldığından tarih kitaplarında İmam Hüseyin’in (a.s) Rugayye adında küçük bir kızı olduğu konusuna değinilmemiştir. Bazı maktellerde İmam ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    5178 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • Allah, taklit üzere Müslüman olmayı kabul eder mi?
    4800 Eski Kelam İlmi 2009/08/25
    Ahirette inancımız hakkında sorulan soruya “Atalarımızı taklit edip onları körü körüne takip ettik” demekten başka bir cevabımız yoksa bu cevap geçerli olmaz. Çünkü böyle bir durum insanın fıtrat ve yaratışına da aykırıdır. İnanç, ilim ve yakin üzerine olmalıdır. Elbette bu ilim ve yakini insan bir bilenin ...
  • ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
    4078 Tefsir 2012/02/14
    ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır ...
  • Niçin Allah bütün insanları Müslüman yaratmadı?
    22597 Eski Kelam İlmi 2009/08/20
    Allah Teala insanları Allah’ı tanıyan, tapan, akıl ve düşünce gücüne sahip, irade ve ihtiyar sahibi bir yapıda yaratmıştır. İnsanların hidayeti için de peygamberler göndermiştir. Allah kimseyi kâfir, Hıristiyan, Yahudi… olarak yaratmamıştır. Aksine insan sahip olduğu ihtiyarı kötüye kullanmak ve yaşadığı alan ve koşullar dolayısıyla yanış yola sapmaktadır.
  • mudarebe nedir?
    10486 بیشتر بدانیم 2012/08/15
    İslam fıkhı ıstılahında mudarebe: taraflardan birinin sermeye diğerinin ise iş gücü koyarak ve her iki kesiminde karda ortak oldukları ticari akit ve sözleşmedir. Daha açık bir tabirle: mudarebe iki taraf arasında gerçekleştirilen taraflardan birinin diğerini sermaye vermesi ve sermaye verilen şahsında bu sermaye ile ticaret yapmasıdır. Elde edilen ...
  • Eğer ücretli ücretini hak ettiği zamandan bir yıl geçtikten sonra alırsa, onun humusunu aralıksız hemen ödemeli midir?
    2584 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/05
    Dikkatinizi taklit mercilerinin ofislerinden alınan yanıtlara çekiyoruz.Hz. Ayetullah Uzma Sistani (Allah ömrünü uzatsın):Evet, onun humusunu hemen vermelidir. Hz. Ayetullah Uzma Hameney (Allah ömrünü ...
  • Sebr ve taksim burhanı ne şekildedir ve nasıl uygulanır?
    6114 İslam Felsefesi 2012/03/11
    Sebr ve taksim burhanı, çeşitli ilimlerde olduğu gibi usul-u fıkh’ta da kullanılan ve birçok yerde hüccet olan bir burhandır. Ancak ona her zaman güvenilmez; zira mantık kitaplarında gelen dört şekil ispat metotlarından yoksundur. Bu konuda önce bu burhandaki sözcüklerin açıklamasını yapacağız: Sebr, denemek, taksim ise ...
  • Gadir Hutbesini açıklar mısınız?
    2940 Eski Kelam İlmi 2011/01/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293432 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    184628 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112265 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    107357 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    101377 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99386 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    87930 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82053 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    81337 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73580 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...