Gelişmiş Arama
Ziyaret
89377
Güncellenme Tarihi: 2011/12/19
Soru Özeti
Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
Soru
El, ayak veya baş gibi bedeninin bir kısmı kırılmış, bandaj içinde olan ve suyun kendisine zararlı olduğu bir insan nasıl abdest alabilir? Eğer gusül almaya mecbur kalırsa, ne yapmalıdır? Eğer teyemmüm için temiz toprağı olmazsa ne yapması gerekir? Çünkü ben ülke dışında yaşıyorum ve temiz toprak bulmak çok zor ve imkânsızdır. Suyun zararlı olduğu bölüm dışında bedenime gusül aldırabilir miyim, yoksa bandaj nedeniyle gusül alınamaz mı?
Kısa Cevap

Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun etrafını yıkamanız yeterlidir. Ama ıslak eli ona sürmeniz zararlı değilse, ıslak eli ona sürmeniz, sonra üzerine temiz bir parça koymanız ve ardından temiz parça üzerine de ıslak eli sürmeniz daha iyidir. Eğer bu miktar da zararlıysa veya yara necisse ve suyla yıkamak olanaksızsa, yaranın etrafını abdestte belirtildiği üzere yukarıdan aşağıya doğru yıkamak gerekir ve müstehap ihtiyat gereği yara üzerine temiz bir parça konulmalı ve üzerine ıslak el sürülmelidir. Eğer parça koymak mümkün değilse, yaranın etrafını yıkmak yeterlidir. Her halükarda teyemmüm lazım değildir.[1] Eğer yaranın yüzünü açmak mümkün değilse, ama yara ve onun üzerine konulan şey temiz ise, yara üzerine suyun ulaştırılması mümkünse ve bunun herhangi bir zarar, zahmet ve meşakkati de yoksa suyun yaranın üzerine ulaştırılası gerekir. Eğer yara veya onun üzerine konulan şey necis ise, ona suyla dokunulması ve yara yüzüne suyun ulaştırılması zahmet ve meşakkat olmadan mümkünse, yıkanmalı ve abdest esnasında su yaraya ulaştırılmalıdır. Su yara için zararlıysa veya yara üzerine suyun ulaştırılması mümkün değilse veyahut yara necis ise ve onu suyla yıkamak mümkün değilse, yaranın etrafı yıkanmalı, cebire temiz ise üzeri mesh edilmelidir. Eğer cebire necis veya üzerine ıslak el sürmek olanaksızsa, mesela ele yapışan bir ilaçsa, yara kısmı sayılan bir parça onun üzerine konulmalı ve üzerine ıslak el sürülmelidir. Eğer bu da mümkün değilse, farz ihtiyat gereği abdest ve teyemmüm alınmalıdır.[2] Lakin yara veya çıban veyahut kırık mesh yerindeyse (başın önü ve ayakların üzeri) ve onun üzeri açıksa ve mesh edilemiyorsa, onun üzerine temiz bir parça konulmalı ve elde kalan abdest ıslaklığıyla parça üzeri mesh edilmelidir (müstehap ihtiyat gereği teyemmüm de alınmalıdır). Eğer parça koymak mümkün değilse, abdest yerine teyemmüm alınmalıdır ve ek olarak mesh etmeksizin bir abdest de alınması daha iyidir.[3] Cebire guslü, cebire abdesti gibidir. Ama farz ihtiyat gereği, irtimasî değil, tertiple yapılmalıdır.[4] Vazifesi teyemmüm olan kimsenin eğer bazı teyemmüm yerlerinde yara veya çıban veyahut kırık bulunuyorsa, cebire abdesti buyruğuyla, cebire teyemmümü alması gerekir.[5] Son nokta şudur: Toprağa ek olarak kireç taşı, siyah mermer taşı ve diğer taş kısımlarıyla teyemmüm almak da doğrudur. Ama akik ve firuze taşları gibi mücevherlerin üzerinde teyemmüm almak geçersizdir.[6] Bundan dolayı, elinde toprak bulunmayan kimseler taşla teyemmüm edebilirler.



[1] Tevzihü’l-Mesail, (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 189, mesele. 325.

[2] a.g.e. s. 192, mesele. 329.

[3] a.g.e. s. 190, mesele. 326.

[4] a.g.e. s. 196, mesele. 339.

[5] a.g.e. s. 197, mesele. 340.

[6] a.g.e. s. 379, mesele. 685.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ehl-i Sünnetin abdest alma şekli dikkate alındığında abdest ayetindeki 'ila' kelimesi ne manaya gelmektedir?
    5488 Sire 2009/04/08
    Abdestayetinde ki 'ila' kelimesi için demek gerekir ki, ayet yıkamanın şekliyle ilgili değildir, yalnızca yıkamanın haddi ve miktarı beyan edilmektedir ve 'ila' ğayet (son sınır) manasını taşımaktadır. Ama bu ğayet (son sınır) magsul'ün (yıkanılan yerin) ğayet'ini belirtmektedir, guslün (yıkamanın) değil. Birine 'ellerini yıka' dendiğinde ...
  • Bazı Kuran ayetleri, ilahi peygamberlerin masumluğuyla çelişiyor mu?
    11050 Eski Kelam İlmi 2007/11/26
    Yukarıdaki soruya şöyle cevap verilebilir:1. “İsmet” masum olan bir şahısta ruhla özleşmiş ve onu günah, unutkanlık, kötü işler ve hata yapmaktan engelleyen ve koruyan bir sıfattır. Bununla beraber masum olan şahıs mecbur kılınarak iradesi elinden alınmamaktadır.2) Peygamberlerin masum olmalarının sırrı, Allah’a olan aşk, inanç, kâmil bir iman ve ...
  • İmamlar nezdinde Zürare’nin yeri ve şahsiyeti neydi?
    4109 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    Zürare imamların (a.s) sahabelerinden olup onların nezdinde büyük bir yer ve makama sahipti. Kendisi icma ashabından sayılmaktadır ve imamların sahabeleri nezdinde kendisinin güvenilirliği ve doğru sözlülüğü hakkında icma ve görüş birliği vardır. Her ne kadar kendisini yeren bir takım rivayetler nakledilmişse de rivayetlerin bir arada değerlendirilmesiyle son ...
  • Öldürmenin çeşitlerini ayrıntılarıyla anlatınız.
    3188 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/03
    Öldürme, çeşitli yönlerden kısımlara ayrılabilir. Aşağıda kısaca onlara değiniyoruz:1- Haklı ve haksız olarak öldürme.2- Öldürmenin ne zaman yapıldığı3- Öldürmenin idamla, silahla veya sopayla olması, yine taşlanmak ve diğer şekillerde cezaları yönünden gerçekleşmesi. 4- Öldürmenin kasıtlı, kasıtlıya ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    4096 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    20290 تاريخ کلام 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Şiiler, Ebubekir’in putlara hizmet etmek için ömrünü tükettiğine ve puta taptığına inanmakta mıdır?
    7022 Eski Kelam İlmi 2012/07/24
    Aydınlatıcı bir cevaba ulaşmak için sorunuzu birkaç bölüme ayıracak ve ardında da inceleyeceğiz: 1. Böyle bir hadisin nakledildiği varsayılsa bile bu hadis senet açısından itibar taşır mı? 2. Şiiler esasen bu meseleye inanmakta mıdır? 3. Esasen halifeler putperest miydi?
  • Gusül almanın mümkün olmadığı durumlarda ne yapmak gerekir?
    7396 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/08/20
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Geçici evlilikte erkek kadından taraf vekil olur ve nikah akdini okursa, ama mihrin miktarını ve süreyi kadına söylemezse bu akit doğru olur mu?
    4696 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/05
    Bazı taklit mercilerinin görüşleri şöyledir: Hz. Ayetullah Hamanei’nin Bürosu: Zaman ve mihirde de onu vekil etmişse sakıncası yoktur. Ancak farz ihtiyat gereği bütün şartların mevcut olması gerekir. Mesela bakirenin, babasından ya da babasının babasından izin alması gibi.
  • Eğer cennet için tabakalar varsa, cehennem için de tabakalar var mıdır?
    6533 Eski Kelam İlmi 2012/03/12
    Ayet ve rivayetlerden cehennem tabaka ve yüzeyleri hakkında alınan netice üzere, cehennem de cennet gibi[1] değişik tabakalara sahiptir ve günahkârlar suç ve günah dereceleri hasebince bu tabakaların birinde müstakar olacak ve azaplandırılacaktır. Bir rivayette İmam Bakır (a.s), «لَها سَبْعَةُ أَبْوابٍ لِكُلِّ بابٍ مِنْهُمْ ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    295007 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    186606 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112893 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    108839 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    102471 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99584 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    89377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82728 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    82399 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73733 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...