Gelişmiş Arama
Ziyaret
9866
Güncellenme Tarihi: 2012/04/03
Soru Özeti
Acaba, \'\'Her kim, boynunda biat olmaksızın ölürse cehalet üzere ölmüştür\'\' şeklindeki hadis, Peygamberin (s.a.a.) kendisini de kapsıyor mu?
Soru
Ehli Sünnet “Her kim boynunda biat olmaksızın ölürse cehalet üzere ölmüştür” şeklinde biat ile ilgili bir hadis nakletmiştir. Acaba bu hadis Peygamberin (s.a.a.) kendisine de şamil geliyor mu yoksa ona şamil gelmiyor mu? Benim sorum şudur; eğer bu hadis Peygamberin (a) kendisini de kapsıyor ise, neden ehlisünnet anlayışında bile kendi zamanında, yerine oturacak birisini (canişin) seçmedi?
Kısa Cevap

Biat iki taraftan meydana gelir; bir tarafında biat eden diğer tarafında ise biat edilen (peygamber veya imam) vardır. Dikkat edilmelidir ki Hz. Peygamber (s.a.a) önder ve imamdır. Bu esas gereğince peygamber biat eden taraf değil biat edilen taraftır. Dolayısıyla bu rivayetten anlaşılması gereken maksat, sadece sırf imamı tanımak değildir. Bilakis imam ve rehberi tanımakla birlikte onun yolunda yürümek ve onun çizgisinde hareket etmektir.

Sonuç itibariyle bu hadis Peygamberi (s.a.a.)  kapsamıyor. Zira O, biat eden değil biat edilendir. Ama kendisinden sonra bir şahsı kedi yerine ataması (canişin) meselesine gelince, kesin delillerle kanıtlanmıştır ki, Peygamber (s.a.a.) Ali'yi (a.s.) kendi yerine ve canişin olarak belirtmiştir. Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için detaylı cevapta okuyunuz.

Ayrıntılı Cevap

Meseleyi açıklığa kavuşturmak için bir kaç noktaya değinmekte fayda var: birincisi; biat kavramının anlamı, ikincisi; İslam peygamberinin (s.a.a.) İslam toplumundaki yeri ve konumu, üçüncüsü; ehlibeytten (a.s.) İmamın (a.s.) tanımasının zaruri olduğu bağlamında nakledilen rivayetler.

Bir: Biat kavramının anlamı:

Biatın manası hakkında bazıları şöyle demişlerdir; bu kelimenin etimolojik olarak "beye'a" kökünden ve mufa'ale babına girer. Bu nedenledir ki, halk peygambere veya İmama biat etmek istediğinde, bu işe tekit etmek amacıyla, bir alış veriş sırasında alıcıyla satıcının birbirinin ellerini sıktıkları gibi onlarda biat ettikleri tarafın ellerini tutup sıkarlardı. Ama bu kelimenin örfteki anlamı; bütün konularda emirlerine uyacak ve hiç bir şekilde onunla ihtilafa girmeyecek bir şekilde biat edecekleri Peygamber veya İmamla sözleşmek ve ahit vermektir.[1]

 

İki: İslam Peygamberinin (s.a.a.) İslam Toplumundaki Yeri Ve Konumu:

Biat iki taraflıdır; bir tarafında biat eden diğer tarafında biat edilen (peygamber veya imam) var olmaktadır. Peygamberin (a) önder ve imam olduğu dikkate alınarak bu bağlamda Allah Kur'ani Kerimde şöyle buyurmaktadır: "Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir".[2]  Bu noktadan hareketle Peygamber, biat eden değil biat edilendir. Kur'an bu tür biatla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: "Sana bîat edenler ancak Allah'a bîat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir"[3]

Yine Kur'an şöyle buyuruyor: "Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir".[4]

Üç: İmamın (a.s.) Tanımasının Zaruri Olduğu Hususunda Ehlibeytten (a.s.)  Nakledilen Rivayetler:

Bu sözümüzü Şia kaynaklarında nekledilen rivayetler teyit ediyor: "Kim kendi çağının İmam'ını tanımadan ölürse cahiliyet ölümü üzere ölmüştür.''[5]  Kuşkusuz, bu hadisin maksadı sadece İmam'ı tanımakla sınırlı olmayıp Peygamber ve İmam'ın yolunda yürümeyide içermektedir.

Sonuç olarak söz konusu olan hadisin kapsamına, Peygamberimiz (s.a.a.) dahil değildir. Zira o, biat eden değil biat edilendir.

Ama kendisinden sonra her hangi bir kimseyi kedi yerine tayin etme (canişin) meselesine gelince, kesin delillerle kanıtlanmıştır ki, Peygamber (s.a.a.) Ali'yi (a.s.) kendi yerine canişin olarak belirtmiştir. Konuyla ilgili benzer soruların cevaplarında yanıtlarını detaylı vermişizdir. Siz daha fazla bilgi etmek için aşağıdaki indekslere müracaat edip oradan okuyabilirsiniz.

Konuyla iligili indeksler:

"imamet Ali (a.s.) der hutbe-i gadri şomareyi 6822 (sayt: 6909).)

Nezer-i ulema'i ehlisünnet der mevridi gadir-i hum şumareyi 6889 (karber)".

Aye'i sivvum sure'i maide (el-yevm ekmeltu lekum dinekum) ve hadiseyi gadir şumare 7445(sayt:8258)".

İhticac imam Ali (a.s.) ber hakk-i hilafet-i hud şumareyi 3021(sayt: 3657)",

İşare-i bı imamet hazreti Ali (a.s.) der nehcül'belaga şumareyi 6437 (sayt: 6650)".

İmamet-i hazreti ali (a.s.) şumareyi 7277 (sayt: 7554)".

Bütün bunlar bu sitede mevcuttur müracaat edebilirsiniz.

 

[1]- Meclisi,Muhamed Bakır, "Mir'atul-Ukul Fi Şerhi Ahbari Aliresul'' İran/Tahran: Daru'l-Kutubi'l-İslamiyye, c. 20, s. 356   

[2] -Ahzap,40

[3] -Fetih,10

[4] -Fetih,18

[5] -Hurr Amuli,Muhammed bin el-Hasan, ''Vesa'ili Şşia'',İran/Kum: ,Muessesetu Alilbeyt,c.16.s.246

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar