Gelişmiş Arama
Ziyaret
12029
Güncellenme Tarihi: 2011/04/13
Soru Özeti
iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
Soru
zina türünden olan eylemi açıklar mısınız? İffete aykırı olan ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
Kısa Cevap

Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.[1] Bu kısacık ayette üç noktaya işaret edilmiştir:

a)   Utanç verici bu çirkin amele yaklaşmayınız. İfade edilen bu tabirin derinliğinde bu çirkin amele yönelik tekit içerikli bir anlam var olmakla birlikte nazikçe şu noktaya işaret ediyor: zina gibi çirkin bir eyleme bulaşmak bazı mukaddimelere sahiptir. Bu mukaddimeler insanı tedrici olarak şu çirkin amele yakınlaştırıyor. Haram bakışlar ve göz zinası, hicapsızlık ve çıplaklık, fasit kitapları ve neşriyatları mütalaa yapmak, “bulanık filmlere” bakmak, fasit olan merkez ve kurumlarla irtibatlı olmak, namahrem olan bir kimseyle tek başına kalma, (yani erke ile namahrem bir kadınla tek başın halvet olan bir yerde birlikte kalmak), gençlerin evliliğe sırt çevirerek evlenmemeleri, oğlan ve kızın tarafları bu konuda evlilik için her hangi bir gerekçe olmaksızın gösterdikleri zorluklar gibi bu amiller insanı zina gibi çirkin olan bir eyleme yakınlaştırıyor. Bunlardan her birisi bu çirkin eylemin gerçekleşmesi için birer mukaddimesi sayılmaktadır. Kuranı kerimde kısacık bir cümleyle bütün bunlar haram kılınmıştır. Elbette rivayetlerde her birisi tek başına konu edilmiş ve bu bağlamda incelemektedir.

b)   “innehu kane fahişeten” “gerçekten bu eylem çirkindir” cümlesi üç tekit içermektedir. İnne adatı, mazi fiilinden yararlanması ve fahişe kelimesini getirilmesi; bu üç kelimenin zikredilmesi üç tekit anlamındadır. Bu üç tekidin bir cümlede bir eyleme yönelik getirilmesi o eylemin ne kadar büyük bir günahın olduğunu aşikar etmektedir.

c)   Zinanın çirkin bir yol olduğu anlamını veren “Sa’e sebila” cümlesi, şu noktaya işaret etmektedir ki, bu çirkin iş yapılırsa camiada daha farklı fesatlara götürecektir.[2]  

Her halükarda nikâhı kıyılmamış gayri şer’i olan bir hanımla cinsel ilişkide bulunmak şeklindeki bir eyleme zina denilmektedir. Bu eylem kuranı kerim anlayışına göre haram ve günahtır. Hakeza bu eyleme vardıran yukarıdaki mukaddimeler konumunda olup tedrici olarak insanı zinaya yaklaştıran şeylerin hepsi haramdır. Zina ile zina haddine ulaşmayan diğer şeyler (mukaddimer) arasında var olan tek bir fark var olmaktadır. Oda şudur: zina gibi çirkin bir eylemde bulunana yargı sistemi ve şarii hâkim tarafından Allah u Teâlâ tarafından kuranı kerimde belirtilen ceza[3] uygulanılacaktır. Ama zina merhalesine ulaşmayan iffet ve ahlaka aykırı olan diğer eylemler namahrem erkek ve kadın tarafından gerçekleştirilirse her ne kadar günah olma bakımından zinadan farklı değildir ise de zina için belirtilmiş olan ceza uygulanılmıyor. Ancak yargı gücü ve şerii hâkim bu günahların şiddet ve zaafına göre tazir ve caydırıcı cazalar uygulayabilir.  



[1]  İsra, 32; Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”; zinanın haram oluşu bağlamında aşağıdaki ayetlere bakınız:, Furkan, 68 – 69; araf; 33; enam, 151; KULAEYNİ, Yakup, tercüme: MUSTEFEVİ, Seyit CEVAT, “usulu’l-kafi”, intişarati vefa, 1382, c. 3, s. 391; HUR AMULİ, “vesailu’ş - Şia”, c. 28, kitabulhudud; NECEFİ, Muhammed Hasan “cevahiru’l - kelam”, Lübnan: darul – ihyaut – turasul – Arabi, 1981, c. 41, s. 258 - 260.   

[2] Tefsiri numune”, c. 12, 103.

[3] Nur, 2, “Ezzaniyetu vez zani feclidu kulle vahidin minhuma miete celdeh, ve la te'huzkum bi hima ra'fetun fi dinillahi in kuntum tu'minune billahi vel yevmil ahir, velyeşhed azabehuma taifetum minel mu'minîn = “Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun”.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar