Gelişmiş Arama
Ziyaret
14013
Güncellenme Tarihi: 2019/07/08
Soru Özeti
Ulül Azm Peygamberler Hangi Dönemlerde Yaşamışlardır?
Soru
Ulül azm peygamber milattan önce hangi zamanlarda yaşamışlardır? Örneğin: İbrahim (a.s), Nuh (a.s), Musa(a.s); İsa (a.s)’ın miladından kaç yıl önce yaşamışlardır?
Kısa Cevap

 Tarihi kaynaklar Ulül azm Peygamberlerin ve diğer Peygamberlerin hangi zaman dilimlerinde yaşadıklarına değinmiştir:

  1. Adem (a.s) Ebu’l-beşer:

Hz. Adem (a.s)’ın ömrü hakkında Tevrat’ta geçen 930 yıl yaşadığı yönündedir.[1]  Ayrıca başka bir kaynakta Hz. Adem (a.s)’ın Cuma günü doğduğu saatte 930 yaşında vefat ettiğini nakletmektedir.[2]

  1. Nuh (a.s):

En çok ömür süren İlahi peygamberdir. Bu yüzden peygamberlerin şeyhi olarak bilinmektedir.  Kuran’ı Kerim’in tasrihi üzere sadece kavmi arasında ki risaleti  büyük tufan’a kadar 950 yıl sürmüşdür. Tarihi kayaklarda ömrü hakkında çeşitli nakiller söz konusudur bu nakillere aşağıda değineceğiz:

  1. Bazı tarihi nakillerde Nuh (a.s)’ın 2300 yıl yaşadığı nakledilmektedir. Bu nakle göre nübüvvet öncesi 850 yıl, nübüvvetin’den büyük tufan’a kadar 950 ve tufandan sonra 500 yıl yaşamıştır.[3]
  2. Başka bir tarihi nakilde ise 2500 yıl yaşadığı nakledilmiştir. Bu nakilde ise 850 yıl nübüvvet öncesi, 950 yıl halkın içinde Hakka davet, 200 yıl halkın hidayetinden ümitsiz olup büyük tufana kadar gemiyi yapması ve tufan sonrası 500 yıl.[4]

Elbetta bazı tarihi kaynaklarda ise bu süre farklı zaman dilimlerine ayrılmıştır:

850 yıl nübüvvet öncesi, 950 yıl nübüvvet ve Hakka davet, 700 yıl büyük tufan sonrası.[5]

  1. Diğer bir tarihi kaynakta ise Nuh (a.s)’ın ömrü 2450 yıl olarak geçmektedir.[6]
  2. Bazı kaynaklar ise Nuh (a.s)’ın ömrünü Kuran’ı Kerim’de geçen 950 yıl olarak kayda geçmişlerdir. Ayeti kerime’de geçen zaman diliminin sadece nübüvvet ve davet süresine değil bütün ömrüde dalalet ettiğine kanaat getirmişlerdir. Şöyle ki: Nuh (a.s.) nübüvvete eriştiğinde 480 yaşında idi ve 120 yıl boyunca insanları Hakka davet etti. Allah Teala ona gemi yapmasını emrettiğinde 600 yaşındaydı. Sonra büyük tufan yaşandı ve 350 yıl daha ömür sürdü.[7]
  3. Genel olarak tarihi kaynaklar Nuh (a.s)’ın ömrünü 1450 ile 2800 arasında zikretmişlerdir.[8]
  4. İbrahim (a.s):

İbrahim (a.s)  195 yaşında Salı günü vefat etmiştir.[9] İbni haldun şöyle yazmaktadır: ‘Tevratta ki ilginç olayladardan biride İbrahim (a.s)’ın yaşını Nuh (a.s) vefatında 53 olarak zikretmesidir. Oysa ki tevratta şöyle geçer büyük Tufandan iki yıl sonra  Sam[10]’ın oğlu Arfahaşaz doğdu ve otuz beş yaşında oğlu Shallah  doğdu. Otuz yıl sonra oğlu Aabar doğdu. Aabar, oğlu Falgam doğduğunda otuz dört yaşındaydı. Oda oğlu Rao doğduğunda otuz yaşındaydı. Onunda oğlu Saruch doğduğunda otuz iki yaşındaydı.  O ise oğlu Nahor doğduğunda otuz yaşındaydı. Oysa oğlu Tareh doğduğunda yirmi dokuz yaşındaydı ve oda oğlu İbrahim doğduğunda yetmiş beş yaşındaydı. Bu yıllar büyük tufandan İbrahim'in doğumuna kadar üç yüz elli yıl olmaktadır. Bu yüzden, İbrahim Nuh'un ölümü sırasında otuz beş yaşındaydı, Nuh'la ve ondan ilim öğrenmişdir.[11]

  1. Yakup (a.s):

Hz. Yakup (a.s) Kenan’dan Mısıra hicret ettikten sonra 17 yıl orada sükunet etti. 140 yaşında vefat etti. Oğlu Hz. Yusuf (a.s)’a kendisini Mısır’a defnetmemesini vasiyet etti.[12] Diğer bir kaynakta ise Hz. Yakup (a.s) 170 yaşında iken vefat ettiği nakledilmektedir.[13]

  1. Musa (a.s) ve Hz. Harun (a.s):

Hz. Harun (a.s) 123 yaşında vefat etmiştir. Hz. Musa (a.s) ise kardeşinin vefatından üç yıl sonra vefat etmiştir. [14]

  1. İsa (a.s):

Rivayetlerde 13 yaşındayken Hz. İsa (a.s)’a vahy nazil olduğu geçmektedir. 33 yaşında göğe yükselmiştir. 20 yıl boyunca peygamberlik yapmıştır. İsa (a.s) Allah Teala’nın israiloğullarından olan son peygamberdir.[15]

Son dönem yazılan Peygamberler tarihi konulu eserlerde Hz. İsa (a.s) sonraki dönemde zuhuru ile ilgili nakillerde söz konusudur.[16]

 

 

[1] Mukaddesi, Mutahhar bin. Tahir, El-bed’e ve et-Tarih, 3.c, 11.s, Bur seyid, mektebetu es-segafetu ed-diniyye.

[2] Yakubi, Ahmet bin. Ebi Yakup, Tarih el-Yakubi, 1.c, 7.s, beyrut, dar sadır.

[3] Kuleyni, Muhammed bin Yakup, Kafi, muhakkık ve musahhih: Gaffari, Ali ekber, Ahundi, Muhammed, 8.c, 284.s, tahran, dar’ul-kitab’ul-İslamiye, 4.bk, 1407.hicri.

[4] Şeyh Saduk, Emali, 512.s, beyrut, Eelemi, 5.bk, 1400.hicri.

[5] Şehy Saduk, Kemal’ud-din ve Temam’un-Nimet, Muhakkık ve musahhih: Gaffari, Ali ekber, 2.c, 523.s, tahran, dar’ul-kitab’ul-İslamiye, 2.bk, 1395.hicri.

[6] Aynısı.

[7] Tarih Taberi, tercüme farsi, 1.c, 117.s.

[8] Mesudi, Ali bin. Huseyn, İsbat’ul-Vesiyye, tercüme farsi: Necefi, Muhammed Cevat, 41.s, tahran, İslamiye, 2.bk, 1362.ş.

[9] Tarih el-Yakubi, 1.c, 28.s

[10] Sam Hz. Nuh’un oğludur.

[11] İbni Haldun, Abdurrahman bin Muhammet, divan’ul-mubtedi ve el-haber fi tarih’il-Arap ve el’barbar ve min asurahum min zevi’şan el-ekber (Tarih İbni Haldun), 2.c, 36-37.s, beyrut, dar’ul-fikr, 2.bk, 1408.hicri.

[12] Tarih el-Yakubi, 1.c, 30.s

[13] El-bed’e ve et-Tarih, 3.c, 66.s

[14] Tarih el-Yakubi, 1.c, 62.s

[15] El-bed’e ve et-Tarih, 3.c, 124.s.

[16] Cezairi, Nimetullah, En-Nur’ul-Mubin fi Kısas el-Enbiya ve el-Murselin, 419.s.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar