Gelişmiş Arama
Ziyaret
6274
Güncellenme Tarihi: 2014/01/21
Soru Özeti
Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
Soru
Selam, Allah’ın vacib’ul-vucut olduğu bahsinde şöyle denilmektedir: Eğer Allah mahdut olursa bu Allah’ın sahip olmadığı şeyler olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla sahip olmadığı şeylere ihtiyacı vardır demek olur; oysaki Allah için ihtiyaç söz konusu olamaz. Benim sormak istediğim şey şudur: Allah’ın sahip olmadığı şeylere ihtiyacı olmadığını ve onları istemediğini varsayarsak mahdut olmasının yanlış olan tarafı nedir? İhtiyaç konusu bizim bir isteğimiz olduğu ve ona sahip olmadığımız zaman söz konusudur. Örneğin benim gücüm olmasın ve güce ihtiyacımda olmasın böyle bir durumda bu güce sahip olmak için bir başkasına ihtiyaç duymam. Allah mahdut olsun ve bazı şeylere de sahip olmasın ve bu şeylere ihtiyacı da olmasın bunun sakıncalı tarafı nedir? Ona sahip olmak için ihtiyacı vardır denmektedir. Eğer onu istemez ise bunun ne sakıncası var?
Kısa Cevap
Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; yani insan bir şeyi istemez ise ona ihtiyacı da yoktur farzı zahiren doğru bir faraziye değildir.
Zira öncelikle bu faraziye ye göre vacib’ul-vucut biz insanlar ve diğer zayıf mümkün’ul-vucut gibi farz edilmiştir. Yani bu varsayıma göre hakikatin ve kemallerin ediniminde ölçü zayıflık ve imkandır. Bu durumda Allah’ta bu ölçüyle değerlendirilmektedir.
İkinci olarak: fazilet ve kemal konusunda dikkat edilmesi gereken en temel konu vacib’ul-vucud hakkında söyleyemeyeceğimiz şey bir kemale sahip olmadığı halde onu istemeyeceğidir. Zira bir varlığın bir kemali istememesi birkaç şekilde açıklanabilir. Bu varlık ya o kemal hakkında bilgi sahibi değildir. Yani ya o kemalin varlığından haberi yoktur ya da o kemalin kemal olduğuna bilmemektedir. Yada bu varlık kendisinde bu kemale sahip olmak için gerekli kabiliyeti ve kapasiteyi görmemektedir. Dolayısıyla bu kemale sahip olmayı istememektedir. Bütün bu faraziyeler vacib’ul-vucud kavramını anlamsız kılar ve vacib’ul-vucudun sahip olduğu diğer kemalleri de aslında anlamsız kılar.
Üçüncü olarak ise: Bu faraziye düalist bir anlayış doğurur ve vacip olan vücudun kesretine inancı doğurur. İfade ettiğimiz üzere konumuzun ekseni vücudun bir kemali ve fazileti içermemesidir.  vacib’ul-vucud var olan bir kemali istemiyorsa bu şu demek oluyor: bir kemal söz konusudur ve muhakkak olmuştur ama vacib’ul-vucud bu kemale sahip değildir. Zira vacib’ul-vucutta ve mümkün’ul-vucutta var olmayan kemal gerçekte var olmayan bir kemaldir. Var olmayan bir şey kemal olamaz. Buna göre vacib’ul-vucudun sahip olmadığı bir kemali farz etmemiz ikinci bir vacib’ul-vucud’a kail olmamız gereğini doğurur. [1]
 
 

[1] Bu konuda daha fazla bilgi için sitemizden 12174 (mutlak kemal) ve 2944 Allah’ın sınırsız olduğunun delilleri numaralı soruya başvurabilirsiniz:
 
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar