Gelişmiş Arama
Ziyaret
7746
Güncellenme Tarihi: 2010/11/09
Soru Özeti
Niçin insan (intihar ederek) hayatı kendinden selb edemiyor?
Soru
Niçin insan (intihar ederek) büyük bir nimet olan hayatı kendinden selb edemyor?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

Eğer sorudan, niçin hayat nimetini kendinden selb etmek insan için caiz değildir maksat ise, cevabında şöyle denilmeli:

1-   Her insanın aklı ve fıtratı, dünya nimetlerinden her hangi birisinin yok edilmesinin kötü ve kınanacak bir şey olduğunu anlıyor. Bu konuyu, farklı yaşlarda ve farklı mezheplere sahip olan insanların tüm fertleri derk ediyor derecede açık ve nettir. Bu cihetledir ki, dünyada Allah’ın vergisi olan nimetleri korumak için, “Yaşam çevresi", "Hayvanları Koruma Dernekleri" ve… Gibi farklı isim ve unvanlar altında birçok kurum ve kuruluşlar var olmaktadır. Bunun yanı sıra, yer küresinde ve… Hayat cilvelerinin bekası için, Uluslar Arası birçok kurum ve kuruluşlar tesis edilmiştir. Söz konusu kurum ve kuruluşlar Allahın vergisi olan doğal nimetleri koruyabilmek ve kontrol edebilmek için farklı kanunlar koyuyorlar. İnsanın aklı ve fıtratı, ilahi nimetlerden küçücük bir nimetin faydasız duruma getirilmesini ve yok edilmesini kötü olduğunu ve bu doğrultuda olan eylemlerin caiz olmadığını anladığı halde, en büyük bir nimet olan hayatı kendinden selb etmeyi insan için nasıl caiz görebilsin?

Bu mukaddime ile insan kendi hayatını kedinden selb edebilir düşüncesinin, gerçekte, insani akıl ve insani fıtrattan saptığı ve bu düşüncenin bir tür hastalığa yakalandığı açıklığa kavuşmuş oldu. Tedavi edilmesi gerekir. Günümüz dünyasında bu tür hastalıkları tedavi etmek için birçok merkez tesis edilmiştir. Doktorlar psikolojinin çeşitli yöntemleriyle bu tür hastaları tedavi etme peşindedirler.

2-   Akıl, fıtrat ve realite temeline dayalı olan İslam dininin bütün öğretileri de, intiharı, hayatı kendinden selb etmeyi yasaklamış ve gayri meşruu saymıştır.

3-   İslam-i dünya görüşü ve Kur’an-i öğretiler esasınca, Allah’u Teâlâ varlık âleminin sahibidir.[1] Bu anlayış gereğince Allah’u Taala bu nimetleri, kendi saadet ve kemaline ulaşmak gayesiyle kendisinden yararlanmak için insanın mahiyetine vermiş. Öyleyse bu nimetleri faydasız hale getirmek ve onları kökten yok etmek, sahibinin rızasına terstir. Aklımız, emanet olarak bize teslim edilmiş olan işlerde, iş sahibinin rızasını gözetlememizi ve görüşlerine ters olan her hangi bir eylemde bulunmamızı hüküm diyor.

4-   Daha önemli olan nokta şudur: İslam dininde intihar etmenin yasaklanmasının hikmeti, sadece intihar edecek kimsenin bireysel hayatını korumak değil, bilakis İslam dini, vermiş olduğu bu hükümle, bütün beşeriyet camiasının hayatını tehlike ve yok olmaktan korumak istemiştir. Şöyle ki; İntihar gibi bir eylemi haram ve yasaklanarak, şahsın kendi görüşünce kendi hayatına sahip olduğu halde, intihar ederek kendi varlığını yok etmesi onun için caiz değilse, ona ayıt olamayan diğer insanların hayatını kendilerinden alıp onları yok etmesi hay hay caiz değildir. İntihar etme gibi eylemlerin haram kılınışı, bu tür hastalıkların toplum ve bu gibi efratların arasında yayılmasına karşı bir engeldir.

Her halükarda intihar teşebbüsünde bulunan kimseler, ruhi ve akli bakımdan inhirafa sapmış ve hastalığa duçar olmuş kimselerdir. Zorunlu olarak bu denli hastalığa duçar olur kendine acımayıp hayatına son vermek isteyen kimselerden, başkaları için acıyıp günahsız insanlara karşı merhametli olup öldürmemeleri beklenemez. Her ne kadar bazen bazı istisnalar olabiliyor ise de. Ama eğer kanun ve şeriatın kendisi, intiharı caiz bıraksaydı ve bu tip fertlere, kedinizi öldürebilirsiniz deseydi, gerçekte, kanun ve şeriatın kendisi bizatihi beşeriyetin yok edilmesine teşebbüs etmiş oluyordu.

Bu nedenledir ki; İslam dininde “intihar gibi bir eylem” büyük günahlardan sayılmış ve bu eyleme teşebbüs eden kimseler için çok zor azaplar öngörülmüştür.[2]



[1] "Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır". (Ali İmran 189).

[2] İmam Sadık (a) şöyle buyuruyor: “isteyerek kendini öldüren bir kimse, cehennemin ateşinde ebedi kalır”. ("men la yahduru'l-Fakih", c 4, s 95).

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar