Gelişmiş Arama
Ziyaret
4498
Güncellenme Tarihi: 2014/10/02
Soru Özeti
Vaizlerin Sultanı Şirazi kimdir?
Soru
Vaizlerin Sultanı Ayetullah Şirazi kimdir?
Kısa Cevap
Yirminci yüzyılın tanınmış meşhur Alim şahsiyetlerinden biriside Vaizlerin Sultanı Merhum Seyit Muhammet Şirazi (1314/1391.k) dir. Minberde, vaiz vermede, hitabette vede münazarada üstad ve yetenekli bir şahsiyettir. ‘Peşaver geçeleri’ adlı eser kendisinin ehlisünnet ulemasından bazı alimlerle peşaver şehrinde yapmış olduğu münazaraların metinleştirilmiş şeklidir. O dönemden günümüze bu eser mütehassısların ilgisini üzerine çekmiştir.
Ayrıntılı Cevap
Yirminci yüzyılın tanınmış meşhur vaizlerinden ve alimlerinden biriside Vaizlerin Sultanı Merhum Seyit Muhammet Şirazi dir. Kendileri kelami konularda özelliklede İmametin Kuran, hadis ve rivayetlerden isbatı noktasında mütehassıs bir alimdi. Aynı şekilde hutbe okumada, vaiz vermede ve hitabette ünü herkesin dilinde olan hatta ‘Vaizlerin sultanı’ olarak meşhur olmuş bir şahsiyettir.
Kendileri hicri takvime göre 1314 senesinde zikade’nin 7’sinde tahran’da dünyaya gözlerini açmış yıllar sonra kutsal topraklara hicret ederek orada İslami ilimler eğitimi ve öğretimiyle meşgul olmuştur.[1]
Vaizlerin Sultanı Ayetullah Şirazi İran dışına birçok seferde bulunmuş; Mısır, Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin ve Hindistan’a sefer etmiştir. Bu yolçulukların en önemlisi onun tanınmasını sağlayan ve meşhur münazaraların gerçekleştiği ‘Peşaver’e yaptığı sefer olmuştur.
Kendileri bütün seferlerinde minbere çıkması, vaiz vermesi ve tebliğ çalışmalarının yanı sıra çeşitli mezhep ve fırkaların büyük alimleriyle görüş alışverişinde bulunmuş ve Şia’nın hak ve hakikat olan inançını tanıtmıştır. Bu bağlamda meşhur ‘Peşaver geceleri’ adlı eser ortaya çıkmış ve kendisine aittir.
‘Peşaver geceleri’nin eserleştirilişi
Vaizlerin Sultanı Merhum Seyit Muhammet Şirazi hicri 1345’in rebiyülevvel ayında henüz otuz yaşındayken kutsal topraklara seferinden ve Müminlerin Emiri Ali (a.s)’a tevessülünden sonra hindistan yoluna düşmüştür. Keraci, Bambey, Lahor, Pencap, Haydarabad ve Hindistanın birçok diğer noktasında Müslümanların ve Müslüman olmayan insanların saygı ve sevgisiyle karşı karşıya kalmıştır. Buralarda ilmi toplantılar ve münazaralar düzenlemiştir. Daha sonra kendisini ‘yeni delhi’ye davet etmişler ve Hindistan ulemasından bir grupla münazaralr gerçekleştirmesi sağlanmıştır. Delhi’de gerçekleşen bu toplantıların bazılarına Hindistan’ın büyük lideri Mahatma Gandi’de katılmıştır.[2]
Bu toplantılar sonrasında Vaizlerin Sultanı Merhum Seyit Muhammet Şirazi Hindistanda ki saygın ‘Kızılbaş’ hanedanının büyüklerinden olan Muhammet Sururhan’ın davetiyle konuşma ve hutbe vermek için Peşaver’e yolculuk etmiştir. Vaizlerin Sultanı bu toplantılarda hilafet, vilayet ve Ehlibeyt mektebinin inançlarını konu etmiştir.
Bu toplantıların birinde ‘Kabil’ ülemasından iki alim Vaizlerin Sultanı Merhum Seyit Muhammet Şirazi’nin yanına glerek konuşmaları hakkında onunla münazara etmek istemişlerdir.[3] Hafız Muhammed Reşid ve Şeyh Abdusselam adındaki bu iki alim o geceden başlayarak yatsı namazından sonra şehrin önde gelenlerinin, alimlerin ve halktan oluşan bir kalabalığın önünde Vaizlerin Sultanıyla ihtilaflı konular hakkında sohbetlere oturmuşlardır. Bu oturumlar hicri 1345’te recep ayının 23’de bir Cuma günü başlamış ve on gün sürmüştür. Bu oturumlara yatsı namazından sonra başlanılmış  6/7 saat sürmüş bazen ise sabah ezanına kadar devam etmiştir.
Bu münazaralarda bazı dergi ve gazete sahipleri yer aldığı için her akşam konuşulanları  yarının gazete ve dergilerinde baskıya hazırlamışlardır. Merhum Seyit Muhammet Şirazi daha sonraları bu dergi ve gazeteler üzerinden ‘Peşaver Geceleri’ni yayına hazırlamıştır. Kendisi bu eserin yayınlanma sebebini Kusrevi gibi aydın kılıklı bazı yazarların mesnetsiz itham dolu saldırlarına karşı yapıldığını açıklayarak şöyle diyor: “İki açıdan çok üzüntü içindeydim bir taraftan atılan iftiralar, yalanlar, oynana oyunlar ve yapılan kötülükler karşısında sessiz kalamaz ve izleyici olamazdım. Zira bu duruma sessiz kalırsam Allah Teala’nın lanetini kazanmaktan korkuyordum. "اذا ظهرت البِدَع فَلِلعالِم اَن یظهَر عِلمَه و اِذا کَتَم فعلیه لعنه الله" “Bir bidat ortaya çıktığında alime düşen ilmini açığa çıkarmasıdır. Eğer ilmini gizlerse Allah’ın laneti onun üzerine olur.”[4]
İkinci nokta taşıdığım Seyitlik makamıydı ‘haşimi gayreti’ ve Seyitlik şehameti beni içten içe yakmaktaydı. Elbette vazifem hasebince minberlerde ve toplantılarda ortaya atılan şüpheleri bertaraf etmekte, Ehibeyt mektebinin hakkaniyetini açıklamakta ve aydın kılıklıların sözlerinin batıllığını izhar etmekteydim. Ama şiddetle onların bu yalanlarının reddine mustakil bir eser yazmak arzusundaydım. Maalesef birçok sağlık sorunuyla karşı karşıyaydım. Yaklaşık bir yılı aşkın bir süreyi hastanede geçirmiş ve güçümüde kaybetmiştim. Doktorlar mutlak ıstırahat vermiş kesinlikle yazmaktan ve konuşma yapmaktan kaçınmamı vurgulamışlardı. Bir gün hasta yatağımda düşünceye dalmışken aklıma ortaya atılan şüphe ve yalanların cevabı  ‘Peşaver’ gecelerinde gerçekleştirdiğimiz münazaraları yayınlayan dergi ve gazetelerde özette olsa olabileceği geldi. Bu yayınların basılmasınının doğru olacağına karar verdim ve elinizde olan bu eser ortaya çıktı.”[5]
Peşaver geceleri oturumların tertibine göre sıralanmış ve yazar kendisini ‘Dai’ ünvanında tanımaktadır.
Vaizlerin Sultanı Ayetullah Şirazi bir ömür çaba ve tebliğ çalışmalarının ardından hicri 1391 yılında dünyadan gömüştür.[6]
 
 

[1] Huseyni Celali, Seyit Muhammet Huseyin, fihris et-teras, 2.c, 513.s, Kum, intişarat delil ma, 1422.k.
[2] Vaizlerin Sultanı Şirazi, Seyit Muhammet, Peşaver geceleri, 92.s, Tahran, dar’ul-kitab’ul-İslamiye, 1379.ş.
[3] Aynı adres: 93.s.
[4] Rivayetin asıl metni: «قالَ رَسولُ اللَّه(ص): إِذا ظَهَرَتِ الْبِدَعُ فِي أُمَّتي فَلْيُظْهِرِ الْعالِمُ عِلْمَهُ فَمَنْ لَمْ يَفْعَلْ فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّهِ» Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: “ümmetimin içinde bir bidat ortaya çıktığında alime düşen ilmini açığa çıkarmasıdır. Her kim bunu yapmazsa Allah’ın laneti onun üzerine olur. Kuleyni, Muhammet bin. Yakup, El-Kafi, 1.c, 135.s, Kum, dar’ul-hadis, 1.bk, 1429.
[5] Peşaver geceleri, 44.s.
[6] Fihris et-teras, 2.c, 513.s.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar