Gelişmiş Arama
Ziyaret
26286
Güncellenme Tarihi: 2010/01/23
Soru Özeti
Hz Yusuf’un (a.s) bedeni babasına saygısızlık etmesi nedeniyle mi çürümüştür?
Soru
Hz Yusuf’un bedeninin babasına saygısızlık etmesi nedeniyle çürüdüğü doğru mudur?
Kısa Cevap

Hz Yusuf’un (a.s) babası Hz Yakup’a (a.s) yönelik saygısı hakkında yer alan ayetlere bakıldığında onun attan geç inme nedeniyle babasına saygısızlık ettiği gözlemlenmemektedir. Bu hususta iki rivayet aktarılmıştır ve her ikisi de senet zayıflığından güvenilir sayılmamaktadır. Müfessirler de böyle bir şeyi kabul etmemişlerdir. Bu nedenle Hz Yusuf’un (a.s) bedeninin çürümesi (yok olması) hiçbir rivayette zikir edilmemiş ve kabul edilmemiştir. Böyle bir saygısızlığın gerçekleşmiş olduğunu farz etsek bile bu fiil günah sayılmaz, sadece terk-i evla sayılır; çünkü tüm peygamberler masumdurlar. Artı, insanların bedeninin çürümesi tabii bir olgudur ve bunun günahla bir ilişkisi yoktur. Elbette bedenin yok olmaması bir fazilettir ve Hz Yusuf (a.s) Allah’ın velilerinden olması nedeniyle onun bedeninin çürümediği ihtimalini veriyoruz.

Ayrıntılı Cevap

İlkönce esasen Hz Yusuf’un (a.s) babası karşısında attan inmediği konusunun doğru olup olmadığına bakmak gerekir. Ardından bu işin saygısızlık olduğu ispatlandıktan sonra yukarıdaki soruya cevap verilir. Yusuf suresindeki tüm ayetler, Hz Yusuf’un (a.s) ilim, bilgi, sabır, tahammül, temizlik ve masumiyetine tanıklık etmektedir. Kur’an onun serüvenini bir temizlik numunesi ve iffet ve masumiyet sembolü sıfatıyla aktarmaktadır. Ama bununla birlikte babası ve annesinin Mısır’a girdikten sonra Hz Yusuf’un (a.s) onlar karşısında attan inmediği ve bu nedenden ötürü nübüvvet nurunun onun neslinden ayrıldığını belirten iki rivayet aktarılmıştır.[1] Evvela bu iki rivayet senet açısından güvenilir değildir; zira bu rivayetler mürsel ve merfudur.[2] Diraye ve hadis ilminde bu tür özellikler taşıyan rivayetlerin bir destekleyici olmaması durumunda kendi başlarına kabul edilemeyeceği ve onlarla amel edilemeyeceği ispatlanmıştır. Burada da bir destekleyicinin olmamasına ek olarak, aksi doğrultuda hususlar bile mevcuttur. Bu nedenle müfessirler bu rivayetleri Hz Yusuf’un (a.s) ilahi buyruklara itaat ettiğini ve babasına yönelik tam bir saygı gösterdiğini ifade eden ayetlerle çelişik bilmektedirler. Nitekim Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır: (Mısır’a gidip) Yusuf’un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve “Allah’ın iradesi ile güven içinde Mısır’a girin” dedi.[3] Buna ek olarak, bu ayeti şerifedeki cümlelerden Hz Yusuf’un (a.s) şehrin dışına çıkarak babası ve yanındakileri karşıladığını, çadırda konaklayıp onların gelmesini beklediği ve babası ve yanındakiler geldiği esnada Hz Yusuf’un (a.s) onlara özel bir sevgi gösterdiği ve karşılama töreninin ardından babası ve yanındakilerden Mısıra girmeleri ve oraya yerleşmelerini istediği anlaşılmaktadır. Aksi takdirde burada giriş ve çıkış kavramlarının bir anlamı kalmayacak ve bunun gibi görüşme ve bunun gibi sözler daha uygun olacaktır.[4] Eğer söz konusu iki rivayetin doğru olduğunu kabul etsek bile baba karşısında attan geç inmek günah ve ismet karşıtı haram bir işe bulaşmak addedilmez. Böyle bir şey Hz Yusuf’un (a.s)  bedeninin çürümesine neden olamaz. Burada sadece terk-i evla yapılmış sayılır ve bu masumiyet ile bir çelişki arz etmez. Hz Yusuf’un (a.s) neslinde bir peygamberin bulunmayışı kesin ve ispatlanmış bir husus değildir. Eğer böyle olsa dahi bu Allah’ın bildiği bir hikmet ve maslahat üzeredir. Muhtemelen yapılmış bir terk-i evla için değildir. Bundan dolayı Hz Yusuf (a.s) tarafından babasına saygısızlık yapıldığı doğru değildir. Hz Yusuf’un (a.s) babası Hz Yakup’a yönelik saygısızlık yaptığına dair elde doğru bir senet bulunmaması ve Kur’an ayetlerinin de bunun aksine bilgiler vermesine binaen, Hz Yusuf’un (a.s) bedeninin çürümesi hakkında birkaç noktayı açıklamak gerekir:

A. İnsan bedeni deri, kan ve kemikten oluşur ve bunların tümü yok olacak türdendir. Bu nedenle esasen insanların bedeninin toprak altında çürümesi gerekir ve bu husus ilahi azabın bir göstergesi sayılamaz.

B. Ayet ve rivayetlerde babaya saygısızlık etmek ile bedenin çürümesi arasında bir ilişki görülmemiştir.

C. Bu hususta (babaya saygısızlık etmekten dolayı Hz Yusuf’un (a.s) bedeninin çürümesi) hadis kaynaklarında hiçbir muteber rivayet bulunmamaktadır.

D. Kuşkusuz insan bedeninin çürümemesi bir üstünlüktür ve bu bazı Allah velilerini kapsar. Hz Yusuf (a.s) Allah’ın velilerinden olması nedeniyle onun bedenin çürümeme ihtimali mevcuttur.

 


[1] Kuleyni, Kâfi, c. 2, s. 311, Naşir: İslamiye, Tahran, çapı dovvum, 1362 h.ş; Saduk, İlelu’ş Şerayi, c. 1, s. 55, Naşir: Daveri, Kum, çapı evvel.

[2] Merfu’, senet silsilesinin orta veya sonunda bir veya birden çok şahsın düşmüş olduğu ve sonda masuma isnat edilen hadise denir. Mürsel, nakledicisinin hadisi Hz. Peygamber veya imamdan duymadığı ve bir sahabeyi vasıta karar kılmaksızın naklettiği hadise denir. (Mudir Şaneçi, Kazım, İlmu’l Hadis,s. 179 ve 187, defteri intişaratı İslami, çapı şanzdehum, 1381 h.ş.)

[3] Yusuf Suresi, 99. ayet.

[4] Tabatabai, Muhammed Hüseyin, Tefsiri El- Mizan, Musevi Hamedani, Seyyid Muhammed Bakır, c. 11, s. 336, defteri intişaratı İslamiyi camiayı muderrisini howzei ilmiyeyi Kum, 1374 h.ş; Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsiri Numune, c. 10, s. 79, Daru’l Kutubu’l İslamiye, Tahran, çapı evvel, 1374 h.ş.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İmam Hüseyin (a.s) mateminde çıplak bir şekilde sine vurmanın hükmü nedir?
    4067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/17
    Taklit mercilerin İmam Hüseyin (a.s) matem merasimlerinde sine vurmak için çıplak olunması hakkında fetvalarında göze çarpan çoğunlukla namahremin gözü önünde olmaması ve fesat içermemesi halinde caiz olduğu yönündedir. Aynı şekilde hiçbir taklit merci hızlı şekilde sine vurulmasını haram bilmemektedirler. Bilakis bunun müstahak olduğunu ifade edip tekit etmişlerdir. ...
  • İslamî olmayan devletlerin bankalarından borç almanın hükmü nedir?
    5893 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/22
    “Borç almak devlet bankasından olsa dahi zatı itibariyle şerî otoritenin iznine bağlı değildir ve faizli olsa bile durum hükmü açısından doğrudur. Ancak faizli olması durumunda ister Müslüman’dan veya Müslüman olmayandan, ister İslam devletinden veya İslamî olmayan bir devletten alınmış olsun sorumluluk açısından haramdır. Harama bulaşmayı caiz ...
  • Şeytanın mı nüfuzu ve kudreti fazladır yoksa Allah’ın mı?
    6738 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Hiç şüphesiz Allah’ın kudreti her şeyin yaratıcısı olması yönüyle bütün işlerde şeytandan daha fazladır. Hz. Âdem’in Allah’ın buyruğuna uymayarak şeytan’ın sözünü dinlemesi şeytanın sözlerinin gücü ve nüfusu nedeniyle değildi, şeytanın vesvesesinin sonucuydu, çünkü insan muhtar(irade sahibi) bir varlıktır. Kendi seçimlerinde değişik unsurların etkisi altındadır.
  • İslam Peygamberinin berzah yaşamı, ilmi ve bu dünyayı görmesi hakkındaki görüşünüz nedir?
    8665 Eski Kelam İlmi 2011/11/21
    Şii inancına göre Peygamber Efendimizin (s.a.a), vefat ettikten sonra fiziki olarak maddi alemle irtibat kurmasının ve onu müşahede etmesinin imkanı yoktur, ama Allah’ın bu büyük elçisinin takipçileriyle manevi irtibat kurması mümkündür. Peygamberimizin şu anda dünyadan ve onda olup bitenlerden haberi vardır; Efendimiz selam ve ziyaretlerimizi kesinlikle duymakta ve bunlar birçok ...
  • Mübarek Tekvir suresindeki yıldızların ‘kuvviret’ ve ‘inkederet’ olmalarının manası.
    7813 Tefsir 2011/04/28
    Kuvviret, dürülmek, toplanmak, atılmak veya kararmak manalarına gelmektedir. Buradaki maksat Güneşin ışığının sönmesi, kararması ve onun hacminin küçülmesi demektir. Aynı şekilde ‘inkederet’ kelimesi ‘inkidar’ kökünden olup düşmek ve dağılmak demektir. Yine kararmak ve karanlık demek olan ‘küdüret’ten de gelmektedir. Dolayısıyla ayetin manası şöyle olur: Kıyamete yakın zamanda yıldızlar ...
  • ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
    6883 Tefsir 2012/02/14
    ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır ...
  • ilahi yakınlığın (kurb) anlamı nedir? Kısımları nelerdir? Nasıl elde ediliyor.
    16195 Pratik İrfan 2010/12/14
    kurb lügatte; bir şeyin başka bir şeye yakınlığı anlamındadır. Bu yakınlık bazen mekânsal, bazen de zamansaldır. Bu nedenle yakınlık, ya mekânsaldır veya zamansal. Geleneksel ve genel örfte yakınlılık (kurb) başka bir anlamda da kullanılıyor. Oda şudur ki; bir kimsenin başka birisinin yanında değerli olmak ve ...
  • Bir Hindu, Kur’an’ı araştırmak ve okumak isterse ona Kur’an hediye etmenin şer’î hükmü nedir?
    6021 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/19
    Büyük taklit mercilerinin görüşlerine geçmeden önce bazı noktaları dikkatlerinize sunuyoruz:1- Hindular kafirler sınıfındandır.2- Kafirin Kur’an’a saygısızlık veya necis edeceği bilinse (ihtimal demiyoruz) taklit mercilerinden hiç biri bunu caiz bilmemekteler.3- Kafir, okumak maksadıyla ...
  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8370 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Hz Peygamber’den (s.a.a) sonra kızı Hz Fatıma Zehra’nın (s.a) başına neler gelmiştir?
    12197 تاريخ بزرگان 2012/04/15
    Hz Peygamberin vefatından sonra kızı Fatıma’nın yaşadığı musibet ve sorunlar hakkında birçok söz ve rivayet vardır. Bu hususta Ehli Sünnetin en muteber kitabı olan Sahih-i Buhari’deki bir rivayete dikkatinizi çekiyoruz. ...

En Çok Okunanlar