Gelişmiş Arama
Ziyaret
47200
Güncellenme Tarihi: 2010/11/08
Soru Özeti
Lütfen Hz. Yusuf kıssasındaki önemli noktaları açıklar mısınız?
Soru
Lütfen Hz. Yusuf kıssasındaki önemli noktaları açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Kur’an’daki en güzel kıssa olarak nitelendirilen Hz. Yusuf (a.s) kıssası ders, ibret ve şahsi, ahlakî, içtimai ve ailevî erdemleri içermektedir. Bu erdemlerden bazıları şunlardır:

1. İnsanları Allah’a doğru çağırma yolunda Peygamberlerin ifa ettikleri rolü ve çektikleri sıkıntıyı tanımak

2. Hayattaki kötü zan ve kıskançlık tehlikesine dikkat çekmek

3. İnsanın geleceğindeki yeni, aceleci ve tepkisel tutumların tehlikesi

4. Aileyi dağılmaktan korumada ve çocuklara nasıl davranılması hususunda ailede babanın rolü

5. Günahkâr olmayan masum birine günah yükleme tehlikesine dikkat etmek

6. Olabildiğince cinayet işlemeyi azaltmak

7. Dost ve arkadaşların komplolarından uzak durmak

8. Allah’a ümit beslemek ve O’nun rahmetinden meyus olmamak

9. Özel meseleleri gizli bir şekilde halletmek

10. Yalan ağlamaya kanmamak

11. Büyük zorluk ve meşakkatlerle karşılaşmada sabretmek ve tahammül göstermek

12. İffet ve namus

13. Kâfir olsa da size iyilik yapan birinin haysiyetini korumak

14. Günaha düşme tehlikesi karşısında zindanı tercih etmek

15. Uygun olmayan yerde ve sorunların bulunmasına rağmen kulları Allah’a doğru yöneltmek

16. Asılsız töhmet karşısında kendi haysiyetini korumak

17. Günahsızlığı ispat etmek için çabalamak

18. Halka hizmet etmenin ve onların maslahatlarının gerektirdiği yerde ilmî salahiyet ve meslek uzmanlığını gösterip açıklamak

19. Güçlü ve galip olunduğunda bağışlamak

20. Başkalarının daha önce bulaştığı filleri temizlemek için çalışmak

21. Geçmiş günah ve hatayı hatırlatmamak ve eski kinleri anımsamamak

22. Hepsinden daha önemlisi güçlüyken ve zayıfken Allah’ın lütuf ve nimetini unutmamak

Ayrıntılı Cevap

Kur’an’daki en güzel kıssa olarak nitelendirilen Hz. Yusuf (a.s) kıssası[1] ders, ibret ve şahsi, ahlakî, içtimai ve ailevî erdemleri içermektedir. Tüm ders ve ibretleri detaylıca açıklamak uzun bir beyanı gerektirdiğinden ve bunun da bu yanıttaki hedefimiz ile bağdaşmadığından ötürü belirli noktalar çerçevesinde bazı hususlara işaret etmemiz gerekmektedir:

1. Peygamber ve Elçilerin Çektikleri Acı ve Zorluklar:

Yusuf suresi, peygamberlerin yaşamlarında tahammül ettikleri değişik acı ve zorluklara işaret etmektedir. Bu sure Hz. Yusuf’un peygamber şahsiyetini oluşturan zorluklardan detaylıca söz etmektedir.[2]

2. Yaşamda hatta bir aile kapsamındaki yanlış yorumlama ve asılsız kötü zan:

Bu mesele Yusuf ve Bünyamin’in babaları yanındaki başarılarına dair Yusuf’un kardeşlerinin söyledikleri sözlerden açıkça belli olmaktadır: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın yanında bizden daha sevimlidir. Oysaki güçlü bir grubuz."[3] Bu, Yusuf'un (a.s) kardeşlerinin birçok hata ve günaha düşmesine neden olan ve onları büyük bir zillet, ziyan ve ümitsizliğe yönelten husustu.

3. Tepkisel ve Ham Reflekslerin Tehlikesi:

Akıllı bir insanın amel ve davranışlarını ölçülmüş ve ussal bir tahlil esasınca yapması ve aklî olmayan tahliller esasınca bir harekete girişmemesi gerekir. Yusuf'un (a.s) kardeşleri hikmet ve akıl ile sorunu çözmek ve normal yollardan babalarına yaklaşmak yerine başka bir yola başvurdular. Sonunda ise bu yol onları rezalete, cismanî ve ruhî azaba ve de zillet ve alçaltıya yöneltti; zira kıskançlık ve kin ateşi meseleyi tüm yönleriyle düşünmelerine ve Yakub'un Yusuf ve Bünyamin'e yönelik gösterdiği ilginin nedenlerini anlamalarına engel oldu. Zira herkesin bireysel menfaatleri kendisi ve aklı arasında bir engeldir.[4]

4. Babanın Aile Müessesesini Korumadaki Rolü:

Bu mesele, çocuklarının yanlışından sonra Hz. Yakub'un gösterdiği tutum ile aydınlanmaktadır. O, çocuklarının yalan söylediklerini bilmesine rağmen aile müessesesini korumak ve de onun dağılmaması ve çözülmemesi için çabalamış şu sözleri söyleyerek yetinmiştir: "Nefsanî hevesleriniz bu işi size güzel göstermiştir ve ben söyledikleriniz karşısında güzel bir sabır (değerbilmezlikten yoksun bir sabır) gösterecek ve Allah'tan yardım dileyeceğim"![5] Bu, bütün babaların öğrenmesi ve uygulaması gereken büyük bir derstir. Aynı şekilde Hz. Yakup (a.s) kıssası, onun evlatlarının istek ve taleplerinden haberdar olduğunu göstermektedir. Aile bireylerinin istek ve arzularından haberdar olmaları yönünde babaların ibret alması gereken bir başka derstir bu. Böylece onların yaptığı davranışlar karşısında hikmet ve düşünce ile tam bir hazırlık içinde olmaları gerekir. Nitekim Yakup da böyle yapmıştır; zira nefsanî arzular her insanda mevcuttur ve şeytan bunu körüklemektedir.[6]

5. Çocuk ve Gençlere Ciddi Davranılmalıdır:

Yusuf (a.s) rüya öyküsünü babasına söylediğinde babası ona ciddi davrandı. Çocuk olması veya buna benzer gerekçeler ile rüyasını reddetmeksizin rüyasını tabir etti ve gelecekte Allah tarafından peygamberliğe seçileceksin ve bundan önce salihlere tamamladığı gibi düşmanlarına galip gelerek sana da Allah nimetini tamamlayacak ve kâmil kılacak[7], diye onu yorumladı. Bu davranış babalar için bir ders olabilir.

6. Günahsıza Günah Yüklememek:

Bu kıssanın ibretlerinden biri de günahsıza bir günah yüklemememizdir. Yusuf'un (a.s) kardeşleri kendisi hakkında müstahak olmadığı bir hataya mürtekip oldular. Bu, işlerde hikmetin kullanılmayışı ve yersiz taassup ve de güç mantığının akla galebe etmesinden kaynaklanmaktaydı. “Yusuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz”[8] diye söylediler. Burada önemli bir nokta vardır ve o da şudur: Hz. Yusuf'un kardeşlerinin sayısı çok ve yaşlarının büyük olmasına rağmen babalarını yeterli ve iyi bir şekilde tanımamaktaydılar. Onlar din ve dünya, hak ve batılı bir araya getirmek istediler. Sonuçta ise kıskançlık yaptılar ve taassupları onları günahsız kardeşlerini öldürmeye itti. Öte taraftan da gelecekte salih insanlara dönüşmeyi düşlediler.[9] Nitekim belirtilen ayetten istifade edildiği üzere kendilerini tövbe etmeyle ümitlendirmişlerdi. Burada Numune Tefsiri yazarı "günah işlemeden önce tövbeden söz etmek" başlığıyla şöyle demektedir: Suç işlemeden önce tövbeden söz etmek gerçekte vicdanı aldatmak ve günaha yol açmak içindir. Hiçbir şekilde de pişmanlık ve hayıflanmanın göstergesi değildir.[10] Bu mesele özü itibariyle bizim için hem ders ve hem de ibrettir.

7. Cinayeti Edebildiğince Azaltmak:

Bu kıssadan aldığımız bir başka ders de insanın kötülük ve günaha doğru çekildiği ve de radikallerin baskısı ve asi bir topluluğun komplosu altında kaldığı zaman olabildiğince günah ve suçu azaltması gereğidir. Bu mesele, bir ölçüye kadar Yusuf'u seven ve ona şefkat duyan kardeşinin “Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın eğer yapacaksanız böyle yapın,”[11] sözünden müşahede edilmektedir.

8. Evlatların Hepsine Sevgi Beslemek ve Sevgi Göstermede Aşırılığa Kaçmamak:

Baba ve anne bazı evlatlarına sevgi gösterirken diğer evlatlarını da gözetmelidir ve mevcut kıssadan bu dersi almak mümkündür. Her ne kadar Yakup bu hususta bir hata yapmamış olsa da ve Yusuf ve Bünyamin'e gösterdiği sevgi bir nedenden kaynaklanmışsa da bu macera insanın olağanüstü bir dikkat ve itina göstermesi gerektiğini yansıtmaktadır; zira bazen bir evlada yönelik gösterilen sevgi, bir başka evladın kalbinde kendisini her işe yöneltebilecek, şahsiyetini dağılmış gösterecek ve kardeşinin şahsiyetini yok etmek için hiçbir sınır ve had tanımayacak bir kin yaratabilmektedir.[12]

9. Dost ve Yakınların Komplolarından Uzak Durmak:

İnsanın karşılaşabileceği en tehlikeli komplolar, dost kılığındaki düşman komplolarıdır. Yeminli düşmanlardan bu nahiyeden yediğimiz ağır ve sert darbeler az değildir. Bazen ekonomik yardımlar adıyla, bazen kültürel ilişkiler sıfatıyla, bazen insan hakları ve bazen de savunma anlaşmaları ismiyle bu gerçekleşmiştir.[13]

10. Allah'a ve Rahmetine Ümit Beslemek:

Bu mesele açık bir şekilde Yakub'un (a.s) sözünden anlaşılmaktadır. Şöyle demiştir: "Ben söyledikleriniz karşısında güzel bir sabır (değerbilmezlikten yoksun bir sabır) gösterecek ve Allah'tan yardım dileyeceğim"![14] Aynı şekilde şöyle buyurmuştur: "Ey oğullarım! Gidin Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”[15]

11. Özel Meselelerin Gizlice Halledilmesi:

 Bu kıssadan aldığımız bir başka ders de özel ve hususi meseleleri başkalarının gözünden uzak ve gizli bir şekilde halletmemizdir. Kur'an Yusuf'un (as) kardeşleri hakkında şöyle buyurmaktadır: "Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler…"[16]

12. Yalan Ağlamaya Kanmamak:

Yalan ağlamaya kanmamak ve duyguların tesiri altında kalmamak da bu kıssanın derslerindendir ve bu Allah'ın sözünden anlaşılmaktadır: "(Yusuf'un kardeşleri) gece ağlayarak babalarının yanına geldiler."[17]

13. Güzel Sabır:

Zor hadiseler ve de bela ve musibetler karşısında güzel bir sabır göstermeliyiz. Nitekim Yakup şöyle buyurmuştur: "Ben söyledikleriniz karşısında güzel bir sabır (değerbilmezlikten yoksun bir sabır) gösterecek ve Allah'tan yardım dileyeceğim"[18]

14. İffet ve Namus:

Bu ders, Hz. Yusuf (a.s) kıssanın en açık derslerindendir; zira o Mısır hükümdarının eşi ve diğer kadınların tahrikleri karşısında durdu ve haram bir fiil işlemek ve de Mısır hükümdarının eşi ve diğer kadınların davetini kabul etme yerine zindan ve meşakkati tercih etti. Kur'an şöyle nakletmektedir: "Yusuf, “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi."[19] Bu yüzden ayet, kadınların Yusuf'un ayağını kaydırmak, ona diz çöktürmek ve onu nefsin tuzağına düşürmek için yaptıkları hile ve desiselerin düzeyini betimlemektedir. Aynı şekilde Yusuf'un (a.s) kendi sabit ve payidar yolu için gösterdiği direniş ve karşı duruş seviyesini de tasvir etmektedir.

15. Sana İyilik Eden Kimsenin Saygınlığını Korumak:

Yusuf (a.s) kıssasındaki ders ve ibretlerden biri de, “o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı, (ona ihanet etmem mümkün olabilir mi)”[20] ayet-i şerifesindeki “o” zamirini Mısır hükümdarına döndürerek öğrenilebilir ve doğru olanı da budur. (Nitekim Numune Tefsiri yazarı[21] ve diğer bazı müfessirler bu şıkkı tercih etmiştir). Bu önemli ders başkalarına vefa göstermek, onlara güzel davranmak ve kâfir dahi olsalar mal, haysiyet ve kendileri için mühim olan şeyler hususunda onlara ihanet etmememizdir. İhanet etmemizi isteyen kimse aile bireylerinden biri olsa da bunu yapmamamız gerekir. Nitekim Mısır hükümdarının eşi böyle bir teklifte bulunmuştu.

16. Zindanı Günaha Bulaşmaya Tercih Etmek:

Yusuf (a.s) zindan ve meşakkate katlanmayı maneviyatının zedelenmesine ve günah tuzağına düşüp alçalmaya tercih etti. “Yusuf, “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.”[22]

17. Allah Yolunda Kulları İrşat Etmek İçin Fırsatlardan Yararlanmak:

Her ne kadar Yusuf (a.s) birçok acı ve sorunla uğraşsa da asla zindanda bile tebliğden el çekmedi. O, zindan arkadaşlarına gerçek özgürlüğün tevhit ve bir olan Allah’a kul olma şemsiyesi altındaki özgürlük olduğunu öğretti. Yusuf (a.s) onları bir olan Allah’a yöneltti ve sahte ilahları reddetti. “[23]Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilâhlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?”

18. Töhmetler Karşısında İnsanın Kendisini Savunması:

Yusuf (a.s), insanın gerçek dışı bir töhmet ile karşılaştığında savunma hakkının olduğunu ve kendini savunması gerektiğini öğretmektedir. Nitekim Allah ondan şöyle nakletmektedir: ”Yusuf, o beni kendine çağırdı dedi.”[24]

19. Günahsız Olunduğunu İspat Etmek İçin Düşmandan İtiraf Almak Ve Çabalamak:

Yusuf (a.s) kıssasından aldığımız derslerden biri de şudur: O, zindanda kalmayı tercih etmekle ve Mısır hükümdarının affını reddetmekle kalmayıp serbest bırakılmadan önce hükümdarın eşi ve diğer kadınlardan kendisinin günahsız ve masum olduğuna dair itiraf almayı ısrar etti. Kur’an şöyle buyuruyor: “Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yusuf’a gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”[25] İsteğini ulaştıktan ve herkes masum ve günahsız oluşunu itiraf ettikten sonra Kur’an şöyle devam etmektedir: “Kral, kadınlara, “Yusuf’tan murat almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murat almak istedim. Şüphesiz Yusuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.”[26] O zaman zindandan çıktı; zira itham ve günah parmağı üzerindeyken zindandan çıkması iyi değildi. O, herkesin kendisinin hakkaniyet, haysiyet, temizlik, takva, günahsızlık ve de masumiyetini itiraf etmesinden sonra serbest bırakılmayı istedi.

20. İlmî Salahiyet ve Meslek Uzmanlığını Tanıtmak ve Açıklamak:

Yusuf (a.s) kıssasından aldığımız derslerden biri de insanın halka hizmet ve yarar vermek için kendisini övebileceği ve halka ilmî liyakat ve salahiyetini ve de meslek uzmanlığını tanıtabileceğidir. "Yusuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi."[27],[28]

21. Güçlü ve Galip Olunduğunda Bağışlamak:

Bu ders Yusuf'un (a.s) kardeşlerine karşı davranışından elde edilmektedir. Her şey açıklığa kavuştuğu, perde arkasında ve inkar etmek için bir şey kalmadığı zaman Yusuf (a.s) kardeşlerine hitap ederek şöyle dedi: “Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir."[29] Yani bugün hiçbir ceza, sitem ve intikam yoktur, ben sizin kusurunuza bakmıyorum ve pek yakında Allah sizi bağışlayacaktır.

22. İnsanları Suçsuz Kılmak, Geçmiş Günah ve Hatayı Hatırlatmamak ve Eski Kinleri Anımsamamak:

Yusuf (a.s) kıssasındaki mevcut büyük derslerden biri de onun karanlık geçmişi diriltmemesi ve de kardeşlerinin kötü davranışları ve onlar yüzünden çektiği acı ve meşakkatleri unutmaya çalışmasıdır. O, bunun tersine kardeşlerini görmekten mutlu olmakta, bu günahı şeytanın boynuna atmakta ve şeytanı kınamaktaydı: " Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir."[30] Bir başka yerde ise şöyle buyuruyordu: "Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”[31]

23. Güçlüyken ve Zayıfken Allah’ın Lütuf ve Nimetini Unutmamak:

Bu ders açık olarak Yusuf kıssasında mevcuttur. O, ister karanlık kuyuda ve ister Mısır hükümdarının sarayında veya devlet ve bakanlık makamında olsun hiçbir durumda Allah'ın lütuf ve nimetini unutmadı. Yüce Allah onun dilinden şöyle buyuruyor: " Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”[32] Bunlar, kısa olarak açıklayıp detaylarına girmediğimiz takdim edilen bazı güzel yönlerdir.



[1] Yusuf, 3.

[2] Müderrisi, Tefsir-i Min Huda el-Kur'an, c. 5, s. 155.

[3] Yusuf, 8.

[4] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 9, s. 322.

[5] Yusuf, 18.

[6] Müderrisi, Tefsir-i Min Huda el-Kur'an, c. 5, s. 155.

[7] A.g.e., s. 163, Yusuf, 6.

[8] Yusuf, 9.

[9] Müderrisi, Tefsir-i Min Huda el-Kur'an, c. 5, s. 1              66; Tefsir-i Numune, c. 9, s.

23.

[10] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 9, s. 323.

[11] Yusuf, 10.

[12] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 9, s. 328.

[13] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 9, s. 333.

[14] Yusuf, 18.

[15] Yusuf, 87.

[16] Yusuf, 80.

[17] Yusuf, 16.

[18] Yusuf, 18.

[19] Yusuf, 33.

[20] Yusuf, 23.

[21] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 9, s. 369 ve 380.

[22] Yusuf, 33.

[23] Yusuf, 39.

[24] Yusuf, 26.

[25] Yusuf, 50.

[26] Yusuf, 51.

[27] Yusuf, 55.

[28] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 10, s. 12.

[29] Yusuf, 92.

[30] a.g.e.

[31] Yusuf, 100.

[32] a.g.e.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar