Gelişmiş Arama

Cevaplar Arşivi (Konusal Sınıflandırma:سلیمان)

Rastgele Sorular

  • Teşehhütteki “eşhedü en la ilahe ilah” kelimesinde var olan “en” deki “n” harfini bir sonraki “l” harfine dağım etmek gerekiyor mu?
    9057 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Arapça kelimeler, Fatiha, diğer sureler ve başka kuransal zikirlerin doğru bir şekilde okunması vaciptir. Ama harflerin mahreçleri tecvit âlimlerinin görüşlerine uygun bir şekilde okunması vacip değildir. Ölçü Arapların örfüdür. Telaffuz edilen kelime Arapların örfünde doğru telaffuz edildiğine sıdk edilmesi gerekir. Dolayısıyla kendi kıraatini doğru görmeyen bir ...
  • “Vebtelül yetama hatta iza beleğun nikahe” şeklinde olan ayetin anlamı nedir?
    6580 تاريخ کلام
    Allah u Teâlâ bu ayeti kerimede yetimlerden sorumlu olan kimselere düstur veriyor ki yetimlerden sorumlu olan kimseler yetimlerin mallarına karşı dikkatli olsunlar. Onların sermayesini korusunlar, sorumlulukları döneminde buluğ ve rüşt çağına erinceye kadar onları denemeye tabi tutsunlar. Sorumlular, sorumluluklarının altında olan yetimlerin buluğ ve rüşt çağına erdiklerini ...
  • Neden Kuran ayetleri nüzul tertibi esasına göre toplanmadı?
    10722 Kur’anî İlimler
    Peygamber(s.a.a)’den Kuran’ın nüzul tertibi esasına göre toplanmasına dair bir destur bizlere ulaşmamıştır. Kuran’ın toplanması birkaç merhalede gerçekleşmiştir. İmam Ali (a.s) Kuran’ı, nüzul tertibi esasına göre topladı ama sonuçta halifelerin topladığı genellik kazanmış ve Ehlibeyt (a.s) da şimdiki Kuran’ı tam anlamıyla teyit etmişlerdir. ...
  • Alacaklı, hakkını zorla alabilir mi? Mesela beş dakikalığına bayıltarak veya birkaç kişinin yardımıyla zor kullanarak alabilir mi?
    10197 Teorik Ahlak
    Borçlu, borcunu inkar eder veya ödemede mazereti olmadan ihmalkar davranırsa, alacaklı, alacağı miktarı onun malından alabilir. Ancak:1- Bu konuda kanun varsa, kanunlara uymak gerekir.[1] 2- Borçludan alacağını almak fitne ve fesada yol açacaksa o zaman şer’i hakime ...
  • Habil ve Kabil kimle evlendiler?
    72687 Tefsir
    Tarih ve hadis kaynaklarına göre bugünkü insan soyu ne Habil nede Kabil’in soyundandır. Bu günkü insanlar Hz. Adem’in diğer oğlu olan Şeys veya Hibetu’llah’ın soyundandır.Ancak, Hz. Adem’in çocuklarının evlenmesine gelince Müslüman bilginler bu konuda farklı görüşlere sahiptirler ve genelde şu iki görüşten birini ...
  • Allah tabii kanunların kuşatıcılığı altında mıdır?
    4483 Eski Kelam İlmi
    Yüce Allah tüm tabiat kanunlarını koyandır ve zaten kendi iradesi dışında hiçbir öznenin kuşatıcılığı altında değildir. O’nun işleri yapmadaki iradesi sebepler kanalından geçer. Yanı sıra alt âlemlerdeki bir kaidenin daha üstün bir güç vasıtasıyla ihlal edilmesi özel bir ilahi kaidedir ve bu imkan dâhilinde olan ve mucize ...
  • Hz. İbrahim’in kitabı henüz mevcut mudur?
    9375 Eski Kelam İlmi
    Bugün Hz. İbrahim’in kitabı adıyla elde bir şey mevcut değildir. Elbette aşağıdaki kaynaklarda onun hakkında bir takım açıklamalar yapılmış ve onun bazı bölümleri zikredilmiştir:1. Kur’an’da İbrahim’in sayfaları sıfatıyla bu peygamberin kitabından bahsedilmiştir. A’la suresindeki vaazlarının bir bölümünün Hz. İbrahim’in sayfalarında da olduğu belirtilmiştir.
  • Ruhlar Âleminde Zamanın Olmayışı
    5277 Eski Kelam İlmi
    Zaman, aklî bir mefhum olup maddi varlıkların ontolojik tarzından elde edilir. Nitekim sebat mefhumu da soyut varlıkların ontolojik tarzından elde edilir. Ruh, soyut varlıklardandır ve soyut varlıklar âleminde zaman mevcut değildir; çünkü zaman tabiat âleminin özelliklerindendir. Elbette ruhlar (soyutlar) âleminde maddi varlıklar için kullanılan “zaman” kelimesinin yerine, soyut varlıklar ...
  • Niçin Hz. Mehdi (a.s) gaybet döneminde insanların hidayeti için bir kitap te'lif etmiyor?
    8622 Eski Kelam İlmi
    Şimdi gaybet döneminde yaşıyoruz; bu dönem genel naiplerin dönemidir. Bu dönemde Şia'nın hidayeti gerekli şartları haiz Şia'nın büyük fakih ve alimlerinin üzerinedir. Ama bu dönemde Hz. Mehdi'nin insanların yararlanmaları için niçin bir kitap telif etmediği konusuna gelince bunun çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin:
  • Dehşet namazında ayetü’l-kürsiyi “aliyyû’l-azim”’e kadar mı yoksa “hum fiha halidun”’a kadar mı okumak gerekir?
    7836 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Dehşet namazı yahut “defin gecesi” namazı müminin ilk defin gecesinde kendisi için kılınan namaza denmektedir. Dehşet namazı olarak adlandırılması dünyadan göçen şahsın henüz kabir âlemine aşina ve alışık olmaması ve de korku ve dehşet hissi taşıması nedeniyledir. Bu namaz Allah’ın izniyle kendisinden dehşeti uzaklaştıracaktır. O halde gerçekte ...

En Çok Okunanlar