Gelişmiş Arama
Ziyaret
9887
Güncellenme Tarihi: 2010/10/12
Soru Özeti
İranın dini medreselerinde tahsil sistemi nasıldır?
Soru
Bengla radyosunu dinleyenlerden biri İranın dini medreselerinde tahsil sisteminin nasıl olduğunu bilmek istiyor?
Kısa Cevap

Günümüzde İranın ilmi havzalarındaki tahsil sistemi şöyledir: Bir öğrenci ilköğretim veya ortaöğretimi (lise) bitirdikten sonra havzaya girer ve tahsil dönemi boyunca sırasıyla mukaddime dersleri (sarf ve nahiv, maani-beyan ve mantık), satıh/üst düzey eğitim (usul, fıkh ve felsefe), ek dersler (akaid, tefsir, iktisat, milel ve nihel, Kur’an ilimleri, ahlak, yabancı diller, bilgisayar kursu vs.), hariç dersleri (içtihadi ve fıkıh) ve uzmanlık dersleri (tefsir, kelam, tebliğ vs.) eğitimi alır.  

Ayrıntılı Cevap

İslam devriminin zafere ulaşması ve İslam cumhuriyetinin kurulmasından sonra, havzalarda ve dini medreselerde tahsil etmeye önemli ölçüde talep artmıştır. İranın ilmi havzalarında tahsil sistemi şu şekildedir: Bir öğrenci ilköğretimi veya ortaöğretimi (lise) bitirdikten sonra havzaya girer. İlim havzasına girdikten sonra, tahsil süresi boyunca sırasıyla mukaddime, satıh (üst düzey eğitim), hariç, uzmanlık dersleri ve ek dersleri okur. Aşağıda bu merhaleler hakkında kısaca bilgi veriyoruz:

 

1) Mukaddime Dersleri:

Bu merhalenin dersleri sarf ve nahiv, maani-beyan ve mantıktır. Bu derslerin okutulmasındaki hedef talebelerin ‘Kur’an Dili’ni kavramalarıdır. Bu merhale İslami maarifi anlamanın anahtarıdır. Çünkü, Resul-ü Ekrem’in (s.a.a) ve Ehl-i Beyt’in (a.s) hadis ve sünnetleri Arapçadır.[1] Bu dönem üç ila dört yıl sürmektedir.

2) Satıh (Üst Düzey) Dersleri:

Usul ve fıkıh ilimlerinin okutulduğu merhaledir. Usul’da genellikle Maalim, Usul-u Fıkh, Resail, Kifaye, fıkhta ise Lüm’a ve Mekasib adlı kitaplar okunur.

Bazı havzalarda başka kitaplarda okutulabilmektedir. Bu merhalenin genel hedefi talebenin fıkıh, usul ve bunlara ait konuları öğrenmesidir. Geçmiş alimlerin fıkıh ve usul kitapları okunarak öncelikle onların görüş ve yenilikçilikleri, fıkhi ve usuli istidlallerin yöntemi ve ekolleri öğrenilir, sonra hariç derslerinde ayet ve hadislerden istinbat edebilmek için hazırlık yapılır. Bu dönem beş ila yedi yıl sürebilmektedir.

3) Fıkıh ve Usul Derslerinin Harici:

Bu merhalede üstad ve talebe, bahislerin düzenli olması için Şerayi’, Tahrir-ul Vesile, Urvet-ul Vuska veya usul alanında Kifayet-ul Usul gibi bir kitabı seçer, ona göre konuları işler ve o ilimdeki uzmanların görüşleri incelenip eleştirilir. Üstad her konunun delillerini inceler ve sonunda kendi görüşünü söyler. Talebeler ise üstadın görüşünü kabul edip etmemek konusunda serbesttirler.

Bu merhaledeki hedef, talebelerin fıkıhta görüş sahibi olmalarının sağlanması, her yeni fıkhi meseleyi ahkamın dört kaynağı olan kitap, sünnet, akıl ve icma’ya dayanarak halledebilmeleri ve deyim yerindeyse fürûu usula uygulamak ve içtihat edebilmek için istinbat ve içtihat yeteneklerini geliştirmektir. Bu merhalede fıkıh ve usul dersleri yüksek derecede öğretilir. Üstad, ders verdiği zaman belli bir kitaba bağlı olmadığı, kendi görüşlerinide çeşitli kitap ve kaynaklarda yayılmış olan delillere dayanarak ispatladığı için Hariç Dersleri diye meşhur olmuştur. Talebe bu merhalede satıh ve yüksek dersleri tamamlamak için ve kendi düşünce tarzına göre felsefenin, irfanın ve diğer derslerin bazı kısımlarının haricini inceleyip araştırır ve bazende o konuda bir kitap yazar ve ders verir. Başarılı talebeler üstadlarının derslerini kaynaklara başvurarak yeterli araştırmayı yaptıktan sonra yazıya döker ve yazdıklarını üstadın onayına sunar. Hariç devresi talebenin yeteneğine ve üstadın derinliğine göre genellikle sekiz ila on yıl sürer. Ders saatleri ise bir ile iki saat arasındadır. Bazı talebeler değişik üstadların derslerine de katılmaktadırlar. İşte bu merhalede havzaların yetenekli ve fazıl talebeleri içtihad derecesine ulaşır ki bu, havza ilimlerinin tekamülünün son merhalesidir.

Din talebeleri genellikle birden çok hariç derslerine katılabilmekte ve kendi çaba ve zekalarına göre içtihat derecesine ulaşabilmekteler.

4) Uzmanlık Dersleri:

Bu derslerin -tefsir, kelam, tebliğ, tarih vs.- amacı havza ve toplumun ihtiyaç duyduğu dallarda uzman yetiştirmektedir. Bu değerli iş, kişinin fıkıh ve usulda içtihat etmesinin yanı sıra, havzada ve toplumda daha fazla faydalı olmak için islami ilimlerin dallarının birinde uzmanlaşmasına neden olmaktadır.

5) Ek Dersler:

Kum ilim havzasında ve bazı şehirlerde, mukaddime ve satıh dönemleriyle birlikte akaid, tefsir, iktisad, milel ve nihel, Kur’an ilimleri, ahlak, yabancı diller, bilgisayar vs. gibi derslerde verilmektedir. Bunlar talebenin kaynaklardan faydalanması ve bilgisinin artmasında etkili faktörlerdir. Bu dersler her ne kadar gerekli iselerde havza derslerinden ayrı sayılmamaktalar. Genelliklede diğer merhalelerdeki derslerle beraber okuturlar.[2]   


[1] - www.hawzah.net sitesi (Cumhuru-i İslami gazetesiden alınmıştır, 3645. Sayı, s.12 ve 3567. Sayı, s.12.

[2] - Şiveha-i Tahsil ve Tedris Der Havzaha-i İlmiyye, s.27 (az bir değişiklikle)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Rastgele Sorular

  • Cansız varlıklar ve bitkiler Allah’ı nasıl tespih ederler?
    10343 Eski Kelam İlmi 2012/07/24
    İnsanların âlemdeki varlıklara yönelik ilmi çok az ve naçizdir. Varlıkların yüce Allah’ı nasıl tespih ettikleri meselesi de henüz beşerin niteliğini kavramadığı konulardan biridir. Değişik ayet ve rivayetlerde varlığın tüm cüzlerinin yüce Allah’ı tespih ettiği beyan edilmiştir. Varlığın cüzlerinin tespih şekli hakkında müfessirler arasında iki görüş vardır:
  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    7783 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Müslüman olmayan kadınların örtüsüz fotoğraflarını görmenin hükmü nedir?
    6524 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/24
    Namahrem bir kadının fotoğrafına bakmak, namahrem kadının kendisine bakmanın hükmünü taşımaz. Bundan dolayı, eğer bakmak zevk için değilse, günaha düşme endişesi yoksa ve fotoğraf bakanın tanıdığı Müslüman bir kadına ait değilse, sakıncasızdır. Hatırlatılmalıdır ki her ne kadar fıkıh ve şeriat açısından belirtilen şartlar kaydıyla (zevk ...
  • Peygamberin (s.a.a) Kur’an’da ki mucizelerinden dördünü söyler misiniz?
    8921 Tefsir 2011/03/03
    Mucize, Peygamberlerin nübüveet iddialarını ispat etmek için yaptıkları ve başkalarının onu yapmaya kadir olmadıkları işe denir.Resul-i Ekrem’in (s.a.a) en büyük mucizesi Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an’da birçok ayet bu ilahi kitabın mucize olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca yine birçok ayet var ki, bazı yönlerden Resul-i Ekrem’in (s.a.a) mucizesi ...
  • Cennette uyumak mümkün müdür?
    28521 Eski Kelam İlmi 2012/01/18
    Uyku bedenin taşıdığı yorgunluklara verdiği tabii bir reaksiyondur ve bildiğimiz gibi cennete giren hayırsever insanlar Kur’an-ı Kerim’in açıkça belirttiği üzere orada hiçbir yorgunluğa duçar olmayacaktır. Bu nedenle, rivayetlerde açıklandığı üzere cennete giren insanlar ölüm, uyku, rahatsızlık ve fakirlik gibi maddî dünyayla irtibatlı hususlarla karşılaşmayacaktır. ...
  • Nisa suresinin 78 ve 79. ayetleri esasınca, kötülükler Allah’a mı yoksa insana mı isnat edilmektedir?
    13815 Tefsir 2011/05/21
    Bu ayetler birkaç surette açıklanabilir:1. Allah her şeyi yaratmıştır, ama yaratılışın varlıksal kemalini engelleyen şeyler anlamındaki gerçek kötülük ve şer yokluktan başka bir şey değildir ve bundan dolayı yaratılacak bir kabiliyet de taşımamaktadır. Ama Allah’ın mahlûklarının birbirleriyle takışması nedeniyle bu kötülük meydana geldiği için kötülükler de Allah’a isnat ...
  • Neden namaz, oruç ve hac gibi farzların eda edilmesinin somut eserleri bulunmamaktadır?
    6992 Pratik Ahlak 2011/10/30
    Namaz, oruç ve hac gibi tüm ibadetler birçok bireysel ve toplumsal esere sahiptir. Namazın en üstün eserlerinden biri, Allah’a yakınlaşmak ve kötülük ve haramlardan sakınmaktır. Oruç da birçok esere sahiptir. Bedensel sağlık, dertleşme hissinin icat edilmesi ve takvalı olmak bunlardandır. Hac da ruhanî ve manevî yolculuk sıfatıyla kendine has ...
  • Acaba düzgün örtünmeyen kadınların fotoğrafını dergilerde bu amelin kötü olduğuna işaret etmek için yayımlanması doğru mudur?
    4875 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/07
    Taklidi Mercii’lerin Defterlerinden alınan cevap şöyledir: Ayetül-Uzma Hameyei (yüze gölgesi devam etsin): Fesada veya şehvani duyguların tahrik edilmesine neden oluyorsa caiz değildir. Ayetul uzma Safi Gülpaygani (yüze gölgesi devam etsin):
  • ‘İlim eğer Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisinin senedi nasıldır?
    16563 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi) 2010/06/12
    Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Kurb-ul Esnad kitabı güvenilir hadis kaynaklarındandır. ...
  • Mekke’de putperestlik ne zaman ve kimin tarafından başlatıldı?
    30591 تاريخ بزرگان 2011/03/03
    Huzâa kabilesi Allah’ın evinin yöneticiliğini üstlendikten sonra onlardan Amr bin Luhey bu sorumluluğu alan ilk kişi oldu. Luhey’in adı Haris bin Amir’di. Amr, İbrahim (a.s)’ın dinini değiştirdi ve halkı putlara tapmaya tahrik etti. Bir rivayete göre o, Şam’a gittiğinde orada bir grubun putlara tapındığını gördü. Onlar Amr’a Kabe’ye ...

En Çok Okunanlar