Gelişmiş Arama
Ziyaret
7694
Güncellenme Tarihi: 2009/06/03
Soru Özeti
Eğer Şeytan ateştense nasıl ateşte yanacak?
Soru
Eğer Şeytan ateştense nasıl ateşte yanacak?
Kısa Cevap

Âlem daima bir değişim içerisindedir. Eşyanın (maddenin) özellikleri de etki tepkilerden dolayı değişkenlik göstermektedir. Hatta bilim adamları yanmayan bir maddeyi üzerinde değişiklikler yaratarak yeni bir unsur yani yanıcı bir madde elde edebilirler. İnsanın böyle bir yeteneğe ulaştığı şu halde acaba varlık âleminin Rabbi’nin Şeytan’ı oluşturan unsurlarda küçük değişiklikler yaparak Onu Cehennem ateşinde yakabileceği hususunda şüphe var mıdır?

Ayrıntılı Cevap

Cevap olarak öncelikle bu alanda her ne kadar senet açısından şüpheler olsa da anlatılan bir öykü vardır. Ama her halükarda orada verilen cevap mantıklı olup sizin sorunuzla da alakalıdır:

Behlül’ün de katıldığı bir toplantıda zamanın ilim ehlinden biri bu soruyu yöneltmişti. Bir müddet sonra Behlül, bir sıva parçasını şahsın alnına fırlattı ve başını yaralayarak kana buladı. Onun itirazının cevabında ise “Acaba bu sıva parçası toprak değil mi ve sen topraktan yaratılmadın mı? Ateş başka bir ateşi yakamazsa nasıl olur da bir toprak parçası başka bir toprağa zarar verebilir? ” dedi.[1]

Buna binaen, dikkat buyurun ki insan toprak olmasa da topraktan yaratılmıştır. Şeytan da ateş olmadığı gibi ateşten yaratılmıştır. Toprak nasıl insana zarar verebiliyorsa ateşin de Şeytan’a zarar vermesi muhal ve akıl almaz bir şey değildir. Öyle ki birçok örnek vardır ki aynı kaynaktan olmalarına rağmen bir diğerine olumsuz etki bırakan ve zarar veren maddeler mevcuttur ve ayrıca bazı maddelerin özellikleri onlarda küçük bir değişiklikle tamamen tersine dönmektedir. Lütfen aşağıda belirtilenlere dikkat ediniz:

  1. Buzun sudan oluştuğunu hepimiz biliriz ve kaynar su da suyun kendisidir. Onların moleküler bileşiminde en küçük bir farklılık bulunmamaktadır. Ama buzu kaynar suya yaklaştırdığımızda zarar görerek zamanla ortadan kaybolur.
  2. Bizden ateşin düşmanını sorsalar ve nasıl onunla mücadele edeceğimizi sorsalar, şüphesiz cevaben su diyeceğiz. Suyun alev alması, ateşin alev almasından daha şaşılacak bir durumdur! Şunu bilmekte fayda var ki eğer suyu katalizör eşliğinde elektrik akımına maruz bırakırsak, onu oluşturan moleküllere yani Oksijen ve Hidrojen’e ayırmış oluruz. Bu her iki unsuru da ayrı tutarak onlara ateşi yaklaştırırsak Oksijen’in alev aldığını ve Hidrojen’in ise patladığını görürüz. Bundan daha ilginç olanı ise Allah’ın, Kuran-ı Kerim’de bu iki olaya işaret etmiş olması ve kıyamet alametlerinin beyanında o günde denizlerin alev alacağını[2] ve başka bir yerde ise denizlerin patlayacağı haberini bildirmesidir.[3] Geçmişte suyu oluşturan unsurlardan haberdar olmayan bazı müfessirler, suyun alev almasının şaşılacak bir durum olduğuna ve takriben muhal olduğuna inanmışlardır. Bu bağlamda bu ayetler hakkında çeşitle tevcihlerde bulunmuşlardır.[4] Elbette İmam Ali (a.s)’dan nakledilen bir rivayette İmam (a.s), bir Yahudi’den sormaktadır ki: “Cehennem nerededir?” Yahudi ise İmam’a (a.s) “Denizde” diye yanıt verir. Ali (a.s) onun sözünü destekleyerek onun doğru söylediğini buyurmuştur.[5]
  3. Bütün bitkiler fotosentez ile yani güneş ışınlarının yardımıyla (ateşten oluşan) yetişmekteler. Hatta günümüzde seralarda sadece su ve ışıktan faydalanarak toprağa dahi ihtiyaç duymadan bitki yetiştirmekteler. Şu halde sorumuz şudur ki ateş ve sudan terkip olunan bu bitkileri ateşin oluşturduğu hararete tabi tutarsak acaba onlara zarar vermez mi?
  4. Gökyüzünde uydular vasıtasıyla dağılan çeşitli dalgalar mevcuttur. Radyo, televizyon, uydu bağlantılı telefon ve diğer iletişim araçlarının istasyonları gibi. Ortak bir formüle sahip olan bu araçların tek farkı frekans ve dalga boyutu düzeyindedir.

Bu sebepten ötürü, tüm bunlar birbirine etki edebileceği gibi birbirlerinin işlevlerini de bozabilirler. Daha önce duymuş olduğunuz elektronik savaş bu özellikler kullanılarak gerçekleşebilir. Acaba aklınıza dalgaların başka dalgalara nasıl zarar verebileceği sorusu gelmedi mi?

Günümüzde fizikte madde ve enerjinin asla yok olmadığı sadece bir durumdan başka bir duruma dönüştüğü yönünde bir kanun vardır. Bu delile dayanarak, bir madde veya enerji onda oluşan değişimlerle farklı özellikler kazanır. Bir gün ateşi söndürme özelliğine sahip olan su, bazı değişikliklere uğrayarak ateşleme yapma ve alev alma ve patlama gibi olumlu etkiler göstermektedir.

Tabiat âleminde bu tür hayret verici özellikler yaratan yüce Allah kolayca, ateşten yaratılan Şeytan’ı kendi irade ve Şeytan’ın özelliklerinde uygulayacağı küçük eylemlerle veya alevlenebilen bir maddeye dönüştürerek Cehennem ateşinde yakabilir.

"إن ذلک علی الله یسیر"؛  ve şüphesiz bu Allah’a kolaydır.[6]    

 


[1] Hüseyni Şah Abdul Azimi, Hüseyin, Tefsir-i İsna Aşeri, C. 4, S. 28, İntişarat-i Misak, Tahran, 1363 h.ş

[2] Tekvin suresi, 6 ، "و إذا البحار سجّرت"

[3] İnfitar Suresi, 3 "و إذا البحار فجّرت".

[4] Girtabi, Muhammed b. Ahmet, El-Cami’ul Ahkam’il Kuran, C. 20, S. 231, İntişarat-i Nasir Hüsrev, Tahran, 1364 h.ş

[5] Taberi, Muhammed b. Cureyr, Cemi’ul Beyan fi Tefsir’il Kuran, C. 30, S. 43, Dar’ul Marifet, Beyrut, 1412 h.k

[6] Hac suresi, 70

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Müziğin faydası hakkında bir hadis var mıdır?
    5366 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Sözlük yazarları müziğin tanımı hakkında şöyle demişlerdir: Müzik veya musiki Yunanca Moosika veya Latince Musica kelimesinden alınmıştır. Kökü ise Yunan mitlerindeki “dokuz tür rabbinden” birinin adını taşıyan ve güzel sanatlar hamisi olan Mosa veya Misse’dir. İhvan-ı Sefa risalelerinde müzik şarkı ve müzik yapan da şarkıcı olarak tanıtılmış ve müzik ...
  • İtikâf nedir?
    6843 İtikâf
    Lügatte itikâfın anlamı bir yerde durmak, ikamet etmek, orada kalmak ve bir şeye bağımlı kalmaktır. İslam şeri’atinde ise mukaddes bir yerde Allaha yaklaşmak niyetiyle durmak ve orada ikamet etmektir. İtikâf İslam dinine has bir şey değildir. Diğer ilahi dinlerde bu ibadet var idi. İslam dininde de bu ...
  • Hz. Zeynep (a.s.) hakkında Hz. Peygamber Efendimiz’den (s.a.a.) rivayet edilen bir hadis var mı?
    10328 تاريخ بزرگان
    Hz. Zeynep (s.a.), hicretin beşinci veya altıncı yılında, Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmiştir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.), Hz. Zeynep (s.a.) hakkında buyurduğu güvenilir bir rivayet elimizde bulunmasa da Hz. Fatıma (s.a.) hakkında buyurduğu birçok güvenilir rivayet vardır ve bu rivayetler Hz. Zeyneb’i (s.a.) de kapsamaktadır. Hz. Zeynep (s.a.), iman, takva, sabır, zulümle ...
  • Dünyadaki insanlara baktığımızda insanların çoğunluğunun kötülüğe ve ...
    4209 Yeni Kelam İlmi
    İnsan fıtratı gereği Allah’ı ve hakkı aramakta, dine ve ahlaka eğilim göstermektedir. İnsanların çoğunluğu da bu yaratılışlarında bulunan bu çağrıya olumlu cevap vermektedirler. İnsanlar hakkın peşindedirler. Ama bazen o eğilimlerini somutlaştırırken hata ediyorlar. Gerçek şu ki iç ve dış bazı faktörler, onların hakkı tanımalarına ve ona yönelmelerine ...
  • Dinsel bilgi, dinsel ameller, dinsel duygular, dinsel inançlar ve dinsel etkilerin tanımı nedir?
    6889 Eski Kelam İlmi
    1. Bir grup dinsel bilginin (veya dinsel ilim) şeriat sahibi tarafından yasak kılınmayan ve öte taraftan İslam toplumu için faydalı olan bilgiye dendiğine inanmaktadır.[1] Üstat Mutahhari bu hususta şöyle söylemektedir: “İslam’ın kapsamlılığı ve son din oluşu, İslam toplumu için ...
  • Allah’ın varlığını ispat eder misiniz ve ondan sonra da O’nun arı, münezzeh ve en büyük olmak gibi sıfatlara nasıl sahip olduğunu açıklar mısınız?
    5490 Eski Kelam İlmi
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Zina zade hakkında rivayet edilen hadisler hangileridir?
    5043 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü)
    Zina sonucu doğan çocuğun (zina zade) İslam nazarında Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve masum İmamlarımızın (a.s.) rivayetlerinde beyan edilmiş, özel hükümleri vardır. O, hadislerden bazılarının adresleri şunlardır:1-   Zina zadenin mirası: “Vesailuş-Şia”, c.26, ...
  • Utanmanın kökü nedir?
    9268 Teorik Ahlak
    Utanmak “çekingenlik” anlamındadır. Çekingenlik ise olağanüstü “kendine bakma” ve başkalarıyla karşılaşmaktan korkmaktır. Çekingenlik hayâ ile eşdeğer değildir. Hayâ kendini kontrol etme gücü olup iradî ve değerli bir fiildir. Ayet ve rivayetlerde ondan olumlu bir şekilde söz edilmiştir. Çekingenlik ise tamamıyla gayri tabii, hoş olmayan ve insanın ...
  • Niçin Hz. Mehdi (a.s) gaybet döneminde insanların hidayeti için bir kitap te'lif etmiyor?
    7251 Eski Kelam İlmi
    Şimdi gaybet döneminde yaşıyoruz; bu dönem genel naiplerin dönemidir. Bu dönemde Şia'nın hidayeti gerekli şartları haiz Şia'nın büyük fakih ve alimlerinin üzerinedir. Ama bu dönemde Hz. Mehdi'nin insanların yararlanmaları için niçin bir kitap telif etmediği konusuna gelince bunun çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin:
  • Müslüman gençler Hz. Zeyneb’in (s.a) yaşamını kendilerine nasıl örnek alabilirler?
    7318 Pratik Ahlak
    Yaşamda önemli birini örnek almak ve onun özelliklerine sahip olmak konusunda üç temel mesele vardır, bunlar: 1- Örnek alıncak kimse, 2- Örnek alan kimse (örnek ve model peşinde olan), 3- Örnek alınması gerek şeyler. Hz. Zeynebi (s.a) örnek almak isteyen gençler her şeyden ...

En Çok Okunanlar