Ziyaret
3016
Güncellenme Tarihi: 2011/04/12
Soru Özeti
Malların fiyatını belirlemek İslam yöneticisinin görevlerinden midir?
Soru
Üretim ve ticaret mallarının fiyatını İslam yöneticisi mi belirler, yoksa arz talep ilkesi mi?
Kısa Cevap

İslam'ın iktisadi düzeninde fiyatları arz talep belirler. Ancak çarşı, şer'i olan sabit ve devletin koyduğu değişken hüküm ve kanunlar vasıtasıyla kontrol edilir. Elbette eğer hükümet bazı durumlarda belli bir malın fiyatının belirlenmesinin İslam ve Müslümanların çıkarlarını temin edeceğini teşhis ederse o malın fiyatını belirleyebilir.

Ayrıntılı Cevap

 İslam ekonomisinin ilkelerinden biri iktisadi hürriyettir. Her şahıs İslam'ın belirlediği çerçeve ve sınırları riayet etmek kaydıyla her türlü iktisadi faaliyet yapmakta serbesttir. İslam'a göre iktisadi faaliyetlerde temel ilke hürriyet olmasına rağmen insanın gerçek saadet ve kemale varması için bu özgürlüğün belli bir çerçeve ve sınırları olması gerekir.

Bu tamamen mantıklı ve akıllıca bir tutumdur. Çünkü insan hürriyet sayesinde gereken olgunluğa erişir ve kendisinde olan yetenekleri olduğu gibi ortaya koyabilir. Ancak insanın kendi gerçek çıkarlarını teşhis etmedeki aczi, yalnız yakın geleceğini görmesine ve işin akıbetini unutmasına sebep olan açgözlülüğü yüzünden onun özgürlüğü ilahi hidayetler ve ilkelerle sınırlanmazsa saadeti için gerekli olan yetenek ve imkanlarını yok eder, başkalarına sulta kurmaya çalışır ve dini ve manevi yönlerine darbe vurur. Bu yüzden İslam ne sosyalizm gibi tamamen iktisadi özgürlüğü reddeder ne de kapitalizm gibi kayıtsız şartsız hürriyetle insanın fesat ve yokluğuna sebep olur. Şehit Sadr'ın ifadesiyle İslam orta yolu takip ederek insanın hürriyetine yön vermekte, kötülüklerden arındırarak özgürlüğünü onun hayrı ve maslahatı için vesile kılmaktadır. [1]

Kapitalizm iktisadında fiyatları arz talep sistemi belirlemektedir. Kapitalist ekonomistlere göre, insanlar hiçbir dış gücün hatta devletin denetim ve etkisi olmadan alışveriş yapsalar çarşıdaki arz talep sisteminin etkisi sonucu alıcının beğenisi ve sunucunun kârı en yüksek noktaya çıkar. Kapitalizmin hedefi de en fazla kazanım olduğuna göre bu tür fiyatlar hedefi temin edici olarak tanıtılmaktadır.

İslam'ın iktisadi düzeninde fiyatın belirleyen unsur arz talep güçleri olmasına rağmen bu sistemde çarşı şer'i sabit kanunlar ve devletin koyduğu değişken kanunlar aracılığıyla denetlenmektedir. Elbette hükümet eğer belli bir dönem için bir malın fiyatın belirlenmesinin İslam ve Müslümanların çıkarını temin ettiğini teşhis ederse o mala bir fiyat belirleyebilir.

Fiyatın uygun oluşu da onun İslam ve Müslümanların genel çıkarlarıyla uyum sağlamasına bağlıdır. Buna göre fiyatların ihtikar sonucu yükselmesi veya iç üretime darbe vuracak şekilde hesapsız ithalat sonucu düşmesi asla uygun değildir.[2]

Belli şartlarda İslam yöneticisinin fiyatları belirleyebileceği görüşü bir çok fakih tarafından desteklenmiştir. Örneğin Şeyh Mufit el-Muknia'de[3] Şehid-i Evvel Lüma'de[4] Şehit Sani onun şerhinde, İmam Humeyni Tehriru'l-Vesile'de,[5] Şehit Mustafa Humeyni onun şerhinde,[6] Ayetullah Gölpeygani Şerh-i Vesiletu'n-Necat'ta[7] bu görüşü desteklemişlerdir.[8]



[1] Ustad Hadevi Tehrani, Mekteb ve Nizam-i İktisadi İslam s. 140 -141; İktisaduna, Şehit Muhammed Bakır es-Sadr s. 298

[2] Mekteb ve Nizam-i İktisadi İslam Ustad Hadevi Tehrani s. 207

[3] Şeyh Mufid el-Muknia s. 616

[4] Şehit Sani, Zeynud'din b. Ali b. Ahmed Amuli, er-Ravzatu'l-Bahiyye c. 3 s. 299

[5] İmam Humeyni Tahriru'l-Vesile, c. 1 s. 502; el-Mekasip vel Metacir M. 23

[6] Humeyni Seyyid Mustafa Musavi, Mustened Tahriru'l-Vesile, c. 1 s. 483

[7] İsfahani, Seyyid Ebu'l-Hasan, Vesiletu'n-Necat c. 1 s. 17

[8] İlmi bir mevzu olduğu için bu konuda çeşitli görüşler vardır ve diğer fakihlerin bu konuda görüşleri daha farklıdır. Onlardan bazılarına göre Allah'tan başka masumlar dahil kimsenin fiyatları belirlemeye hakkı yoktur. Bu görüşü Şeyh Tusi, Mebsut kitabında (c. 2 s. 195) ve İbn-i İdris Serair kitabında (c. 2 s. 239) Allame Hilli Tezkire'de (c. 1 s. 585) Şeyh Ansari Mekasipte (c. 4 s. 373) ve Ayetullah Behcet benimsemişlerdir. Ayetullah Behcet Camiu'l-Mesail kitabında şöyle diyor: İhtikarcı devlet tarafından satılmaya emredilir ama kimse ona fiyat belirlemez. Eğer pahalıya satarsa ve diğerlerine zarar verecek olursa, zarar bertaraf olacak şekilde fiyatı azaltması istenir, ama ona fiyat belirlenmez. Çünkü iki tarafından zarar önlenmelidir. Camiu'l-Mesail c. 2, s. 472

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293432 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    184628 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112265 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    107357 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    101377 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99386 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    87930 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82053 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    81337 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73580 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...