Ziyaret
5461
Güncellenme Tarihi: 2011/01/25
Soru Özeti
Acaba hazret Zeynep (a.s.) ve Kerbela esirleri aşuradan sonra kerbelaya döndüler mi? Eğer dönmüşlerse hangi tarihte ve kaç defa?
Soru
Acaba hazret Zeynep (a.s.) ve kerbela esirleri aşuradan sonra kerbelaya döndüler mi? Eğer dönmüşlerse hangi tarihte ve kaç defa?
Kısa Cevap

İmam Hüseyin’in Ehlibeytinin (a.s.) esirler kervanının Kerbelaya döndüğüne inananlar bu dönüşün tarihinde ihtilafa düşmüşlerdir. Âlimlerden bazıları esirlerin Küfe ve Şama gitme zamanını ve hakeza onların Şam’da durmalarını dikkate alarak bu dönüşün birinci arbeinde (kırklık) gerçekleştiğini uzak bir ihtimal olduğunu kabul ederler. Ama âlimlerden bir kısmı da kendilerince getirmiş oldukları delillere göre bu dönüşün birinci arbainde gerçekleşmesinin mümkün olduğunu söylüyorlar.

Ayrıntılı Cevap

İmam Hüseyin’in Ehlibeytinin esirler kervanının kerbelaya döndüğüne inananlar, döndükleri tarih hakkında ihtilafa düşmüşlerdir. Âlimlerden bazıları esirlerin Küfe ve Şama gitme zamanını ve hakeza onların Şam’da durmalarını dikkate alarak bu dönüşün birinci kırkında (arbeinde) gerçekleştiğini uzak bilirler. Ama âlimlerden bir kısmı da kendilerince sunmuş oldukları delillerce bu dönüşün birinci arbainde (kırkında) gerçekleştiğini savunurlar.

Biz burada özet bir şekilde her iki görüşü de tahlil edeceğiz:

  1. Ehlibeytin Birinci Arbeinde Kerbelaya Döndüğünü Savunan Görüşe Yapılan İşkallar:

Merhum Mutahhari bu konu hakkında şöyle diyor: Esirlerin Kerbelaya döndükleri için zikir edilen delillerden birisi Hüsyeni kervanının Cabir b. Abdullah ve Atiye ile mülakata yaptığı olayıdır. Gerçi Cabir’in arbain ünündeki ziyaretinin aslı ki imam Hüseyin’in ilk ziyaretçisi idi, Muteber kitaplarda nakledilmiştir.[1]  Ama Cabir’in esirler kervanıyla karşılaştığı meselesini sadece seyit b. Tavus “el-Luhuf”[2] adlı kitabında nakletmiştir. Şehit Mutahhari konuyla alakalı zikir ettiği delillerden bir başkası da şöyledir ki Şam’ın yolu Kerbeladan olmadığıdır”.[3]

Şeyh Abbas Kumi (rh.a) İmam Hüseyin’in (a.s.) şahadetinden sonraki olayları anlatırken şöyle diyor: “Bazı tarihçiler nakledilmiş oldukları aşağıdaki nakil doğru değildir. Nakil şöyledir: “ehlibeyt (a.s), kafile için kılavuzluk yapandan kılavuzdan onları Kerbela yolundan Medine’ye götürmelerini istemiş, o da kabul etmiş (onları bu yoldan götürmüş ve) kervan Kerbelada Cabir ile mülakat etmiştir”. Zira Hüseyni kervan, asıl mesir ve yoldan hareket ettirilmiş ve bu arada yaklaşık kırk köy ve yerleşim yerler var olmuştur ve Seyit Tavusun “İkbal”[4] adlı kitabında naklettiği nakle göre ehlibeyt (a.s.) yaklaşık bir ay Şam’da kalmıştır. Bu nakli dikkate aldığımızda ehlibeytin kerbelaya döndükleri görüşünün çok uzak bir ihtimal olduğu anlaşılmaktadır. Seyit devamında şöyle yazıyor: Şeyh Mufit[5] ve ibn. Esir[6] ve diğerleri sadece Hüseyni kervanının Şam’dan Medine’ye hareket ettiklerini nakletmişler ama Irak’a yolculuk yaptığını yazmamışlardır. Şeyh Mufit[7], Tusi[8] ve Kafami[9] şöyle demişlerdir: “Ehlibeyt (a.s.) sefer ayının yirmisinde Şam’dan Medine’ye geri döndü ve aynı günde Cabir de ziyaret için Kerbelaya gelmişti”.[10]  

  1. Birinci Arbainde Ehlibeyt (A.S.) Kervanının Kerbela’ya Gittiğini Savunan Kimselerin Delilleri:

Birinci görüşe karşı bazı âlimler esirlerin birinci arbainde Kerbelaya döndüğüne inanmışlardır. Mihrapta şehit olana mihrap şehitlerinden olan Merhum şehit seyit Ali Kazi, “Esirlerin Birinci Arbainde Kerbelaya Döndükleri Hakkında” bir kitap yazmıştır. Konuyla alakalı söz konusu olan bu kitaba müracaat edebilirsiniz.[11] Elbette dikkat edilmesi gerekir ki eğer böyle bir durum söz konusu olmuş ise de bir defasına mahsustur.

 


[1] TABERİ, Omaduddin, “Beşaretl-Mustafa”, Necef: Kitabhanei Hayderiye, 1383, h.k., c. 1, s. 74.

[2] Seyit b. TAVUS, Ali, b. Musa, “el-Luhuf”, Tahran, İntişarati Cihan, 1348, h.ş., s, 196.

[3] MUTAHHARİ, Murtaza, “Mecmuai Asar”, c. 17, s. 79.

[4] Seyit b. TAVUS, Ali, b. Musa, “İkbalul-Amal”, Tahran: Darul-Kutubul-İslamiye, 1367, h.ş., c. 1, s, 589.

[5] MUFİT,  Muhammd b. Muhammed, “el-İrşat”, Kum: Kungrei şeyh Mufit, 1413, h.k, c. 2, s. 122.

[6] İbni ESİR, İzzuddin, “el-Kamil”, c. 4, s. 88.

[7] MUFİT,  Muhammd b. Muhammed, “Mesaru Şia”, Kum: Kungrei şeyh Mufit, 1413, h.k, s. 46.

[8] TUSİ, Muhammed b. Hasan, “Misbahul-Müçtehit”, Beyrut: Müesesei fıkhuş-Şia”, 1411, h.k., c. 1 s. 787. 

[9] KAFAMİ, İbrahim Ali, “el-Misbah”, Kum: İntişarat-i Rezi, 1405, s. 509.

[10] KUMİ, Şeyh Abbas, “Muntahel-Amal”, Kum: İntişarat-i Hicret, 1410, h.k., c. 1, s. 417.

[11] KAZI, Seyit Muhammed Ali, “Tahkiki derbare’i evel arbai-i Hazreti Seyidiş- Şuheda  ve Ziyareti Ferhengi ve irşad-i İslami”, Tahran: Vezareti Ferhengi ve İrşadi İslami, Sazıman Çap ve İntişarat, 1383, h.ş.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam’ın Kehf suresinin son ayetlerini okumaya yönelik ısrarının nedeni nedir?
    17006 Tefsir 2011/03/01
    Hadislerde belirli bir vakitte uyanmak için Kehf suresinin son iki ayetinin okunması tavsiye edilmiştir.[1] Kehf suresini okumaya yönelik İslam’ın ısrarının nedeni nedir diye sorduğunuz sorunun yanıtı bağlamında ise şöyle söylemek gerekir: Buyruklardaki ısrar ve tekit ya farz hüküm ya ...
  • İmam Ali (a.s) zamanında kimler humus toplamakla görevliydi?
    7327 تاريخ بزرگان 2011/11/13
    Müslümanların tamamı, humusun ilahi farzlardan bir tanesi olduğuna inanmış ve bunu herkesin zorunlu olarak kabul etmeleri gerektiğini söylemişlerdir. Bu hükmün, Bedir savaşından sonra bir kanun haline gelerek sürekli uygulanmıştır. Hz. Ali (a.s)’de bu ilahi farzın uygulanmasında Peygamber (s.a.a)’in yanında yer alıp Peygamberle (s.a.a) gerekli işbirliği içinde olan ve Peygamber (s.a.a)’in ...
  • Bakara suresinin 233. ayet ile Ahkaf suresinin 15. ayeti arasında var olan ihtilafın çözümü nasıl mümkündür?
    64166 رضاع 2012/06/10
    Eğer süt verme süresini anlatmaktan maksat vacip olan hükmü belirtmek olmuş olsaydı şu işkâl varit olabilirdi. Zira 9 aylık hamilelik ile 24 ay süt vermenin toplamı 30 ay değil 33 ay olacaktı. Oysaki kuranın söylediğine göre ikisi toplam olarak 30 aydır. Bu süre miktarınca süt vermek vacip ...
  • İslami düşüncenin kapsamlılığıyla ilgili dengeli bir proje sunmak mümkün müdür?
    4932 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    İslam, gönderilmiş olan son ve en mükemmel dindir. Bundan dolayı insan hayatını ilgilendiren bütün toplumsal ve ferdi alanlarda bu dinin yol gösterici olması beklentisi içerisindeyiz. “İslam’da sistematik düşünce teorisi “ İslam dininin kapsamlılığıyla ilgili dengeli bir teoridir. ...
  • Neden Ali (a.s), Hazreti Fatıma’ya yapılan ihanet karşısında sessiz kaldı?
    9208 Fıkıh Tarihi 2011/09/10
    Hz. Fatıma’nın (s.a) zulme ve ihanete uğraması ile Hz. Ali’nin (a.s) yiğitliği ve cesareti arasında hiçbir çelişki yoktur. Çünkü Hz. Ali (a.s) bu durumda ya elini kılıcına götürecek, kendisi ve Ehlibeyt’in haklarının çiğnenmesinin karşısında duracaktı ya da susacak ve gücü miktarınca da İslam’ın başka yönlerden güçlenmesini sağlayacaktı. Bu ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    38600 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir?
    12190 Yeni Kelam İlmi 2007/10/25
    Din toplumun işlerine yön vermek ve insanları eğitmek için ortaya konan, akaid, ahlak, kanun ve kurallardan oluşan sistemden ibarettir. Din, toplumsal hayata yön vermek ve insanları eğitmek gayesini taşıdığından, onun kanun ve kurallarının toplumun gerçek ihtiyaçlarıyla ve toplumsal değişikliklerle uyumlu, insanın özü ve ruhuna uygun olması, onun hak ve doğru ...
  • Raf’ı hadisi nedir?
    4598 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Raf’ı hadisi İslam Peygamberinden (a) rivayet edilen iki hadisin unvanıdır. Birinci hadis, İslam dininde bazı özel durumlarda teklif ve onun gerekliliklerinin ilga edildiğini veya bazı amellerin vaz'i yada teklifi sonuçlarının kaldırıldığını içerir. İkinci hadis, teklif veya bazı hükümlerin, belirli kişileri kapsamadığını ifade eder.
  • Eğer bir kimse abdestini tutmaya güç yetiremiyorsa ve namaz ortasında abdesti bozuluyorsa, bu meselenin hükmü nedir?
    9945 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/03
    Eğer insan hastaysa ve bu yüzden idrarı damla damla geliyorsa veya dışkı veyahut mide yellenmesinin önünü alamıyorsa, bu durumda ya namaz vaktinin başından sonuna dek abdest alma ve namaz kılma miktarınca zaman bulmakta ya da bulmamaktadır. Birinci Durum:Zaman bulduğu vakit namazı kılmalıdır. Eğer zamanı namazın farz fiilleri ...
  • Hz. Masumların (a.s) fiil ve sözlerinin delil oluşunun ölçüsü ne kadardır?
    3424 ولایت، برترین عبادت 2012/06/16
    İslam’ın muteber delillerinden biri Hz. Peygamber (a.s) ve diğer masumların sünneti olup tüm Müslümanlar için Kur’an ayetleri gibi delil teşkil eder ve sünnet masumun söz, fiil ve tavrı diye üç şekilde yer alır. Hadis ve rivayetlerde belirtilen masumların söz ve konuşmaları “masumun sözü” onların yaptığı amel ve ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293432 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    184628 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112265 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    107357 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    101376 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99386 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    87930 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82053 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    81335 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73580 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...