Gelişmiş Arama
Ziyaret
27511
Güncellenme Tarihi: 2012/04/07
Soru Özeti
Araf suresinin Genel anlamı ve okumasının fazileti nedir?
Soru
Araf suresinin Genel anlamı ve okumasının fazileti nedir?
Kısa Cevap

Araf suresi Mekkede nazil olan surelerden ve iki yüz altı ayete sahiptir.[1] Bu surenin muhtevası ve fazileti hakkında tefsir ve hadis kaynaklarında bazı konular zikreilmiştir. Bizde sorduğunuz soruyu dikkate alarak bu konuyu iki kısımda sunmaya çalışacağız:

  1. Araf suresinin fazileti[2]:

Araf suresinin okunması hakkındaki fazilet ve eserleri bağlamında bazı açıklamalar yapılmıştır. Genellikle uhrevi eserine yöneliktir. Örneğin:

Bir: İslam Peygamberi (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: “Her kim araf suresini okursa Allah onun şeytan arasında bir perde ve engel icat eder ve kıyamet gününde Âdem (a.s.) onun için şefaatçi olur.[3]

İki: İmam sadık (a.s.) şöyle buyurmaktadır: “her kim Araf suresini her ay okursa kıyamet gününde korkusu ve üzüntüsü olmayan kimselerden olacak. Ve eğer her Cuma günü okursa kıyamet gününde hesabı olmayan kimselerden olacaktır”.[4]

Üç: imam Sadık (a.s.) şöyle burmuşlardır: “Bu surede muhkem ayetler bulunmaktadır. Okumasını ve bu hükümleri terk etmeyiniz. Zira kıyamet gününde kıraat edenlere şahadet edeceklerdir”.[5]

Şu gerçeğe dikkat etmek gerekir ki, kuranın kendisi, surelerin veya bazı has ayetlerin okunması için zikredilen sevaplar kesinlikle şu anlamda değildir ki bunların sadece virt şeklinde okunması bu sevapların kazanmasına neden olur. Bilakis zikir edilen sevaplar okuyup kuranın okunması anlaşılması için anlaşılması düşünülmesi için düşünülmesi amel etmek içindir.[6]

  1. Araf suresinin muhtavası:

Bu surude şu konular işlenmiştir:

  1. Araf ashabından (46-48 ayetlerinde) bahis edilmiş, bu nedenle araf ismini almıştır.[7]
  2. Kısa ve muhkem bir şekilde “mebde ve mead” meselesine işaret etmiştir.[8]
  3. İnsanın şahsiyeti ve insanlığını ihya etmek için Adem’in yaratış kısasını oldukça bir önemle beyan etmiştir.[9]
  4. Allahın âdemoğullarından hidayetleri doğrultusunda almış olduğu ahdi ve sözü hatırlatıyor.[10]
  5. Tevhit, adelet ve takvadan sapmış kavimlerin yenilgilerine ve gerçek müminlerin başarılı ve galip gelmelerine işaret etmek amacı doğrultusunda daha önceki kavimlerin bir çoğunun başına gelenlere ve peygamberlerin; “Nuh”, “Lut” ve “Şuayb” gibi peygamberlerin kıssalarını beyan etmiş ve İsrail oğullarının geçmişini ve Hz. Musa’nın Firavunla yaptığı mübarezeyi açıklayarak son bulmuştur.[11]
  6. Sonunda tekrar “mebde ve mead” meselesine dönüyor ve böylece başlangıcıyla sonu tek konuda birleştirerek bitiriyor.[12]

 


[1] Kuranın sureleri Mekkede nazil olduğu itibaiyle mekki ve medinede nazil olduğu itibariyle medeni deniliyor. Bunun sınırını belirtmek noktasında iki farklı görüş var olmaktadır. Ama manası hakkında üç görüş meşhurdur: a) mekki; Peygamber (s.a.a.) Mekkeden Medinye hicret etmeden önce nazil olan sure veya ayetlere mekki denilir, hicretten sonra nazil olan ayet ve surelere de medeni denilir. Hata eğer Mekke fethinden sonra mekkede veya peygamber (s.a.a.) yoluculuk amaçlı Medine’den çıkıp Medine’nin dışında yollarda nazil olmuş olsun. b) Mekkede nazil olan sure ve ayetler hicretten sonra olsa bile Mekki’dir. Medine’de nazil olan ayet ve sureler medenidir. Buna binaen Mekke ve Medine dışında yani yolculukta peygambere nazil olan ayet ve sureler ne mekki ve ne medenidir. c) Mekke halkına hitaben nazil olana ayet ve sureler mekki, Medine halkına hitaben nazil olmuş olan ayet ve surelerde medenidir. (bkz. Halebi, Ali Asgar, “aşınayi ba ulumi kuran”, Tahran: baskı, 4, Neşri Asatir, 1374, ş., s. 108-109; syuti, Celaluddin, “el-itkan fi ulumi’l kuran”, baskı, 2, Beyrut: darul kutubil Arabi, 1421 h.k.,  c. 1, s. 81-84).       

[2] Bkz., nemaye; “sevab-i kıraati surehayı kuranı”, sual 872 (sayt: 1021).

[3] Taberisi, Fazl b. Hasan, “Mecmaul beyan fi Tefsiril Kuran”, Mukadime: Muhammed Cevad Belagi, baskı, 3, Tahran: intişarat-i nasır husru, 1372, c. 4, s. 608. 

[4] Şeyh-i Saduk, Muhammed b. Ali, “sevabul amal ve ikabul amal”, baskı, 2, Kum: daruş- Şerif er-rezi linneşr, 1406, kameri, s. 106.

[5] Taberisi, Fazl b. Hasan, “Mecmaul beyan fi Tefsiril Kuran”, Tercüme: Tahkik; Rıza Sıtude, baskı, 1, Tahran: intişarat ferahani, 1360,  c. 9, s. 41. 

[6] Mekarım-i Şirazi, Nasır, “Tefsiri Numune”, baskı, 1, Tahran: darul kitabul islamiye, 1374, şemsi, c. 1, s. 59 – 60.

[7] Karşi, seyit Ali Ekber, “Tefsiri Ahsenul Hadis”, baskı, 3, Tahran: bunyadi biset, 1377, şemsi, c. 3, s. 357.

[8] Mekarım-i Şirazi, Nasır, “Tefsiri Numune”, baskı, 1, Tahran: darul kitabul islamiye, 1374, şemsi, c. 6, s. 75.

[9] A.g.e.,

[10] A.g.e.: Tabatabai, seyit Muhammed Hüseyin, “el-mizan”, baskı, 5, Kum: defteri intişarati İslami, 1417, kameri, c. 8, s. 6.

[11] A.g.e., Kıraeti Muhsin, “Tefsiri Nur”, baskı, 11, Tahran: merkei ferhengi nvsıhdd hc kuran, 1383, şemsi, c. 4, s. 15.

[12] A.g.e.,

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Tefsir-i bi-Rey ile entelektüelsel bir görüşten (güvenir (müvassak) haber-i vahit) yararlanarak yapılan tefsir arasında fark nedir?
    4311 شیعه و قرآن 2012/07/21
    Bazı ilimlerin Kur’anla irtibatı öyle bir şekildedir ki onlar olmaksızın Kur’an ayetlerini tefsir ve tahlil etmek imkansızdır. Sarf ilmi, nahiv ilmi, meani, beyan lügat vb. ilimler gibi. Dolayısıyla müfessir olan bir kimse Kur’anın daha iyi anlaşılması için etkili olan ilimlerde uzman olmalıdır. Kur’anı kerimde “am-has, mutlak-mukayet, nasih-mensuh” ...
  • Şirketin hisse parasıyla ev alınırsa ona humus gelir mi?
    1865 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/17
    Hisseler kazancın gelirinden alınmışsa ona humus gelir; ancak yıl içinde alınıp, satılsa ve onun satış parasıyla kişinin örfteki şanına uygun tarzda ihtiyaç duyduğu bir ev temin edilirse humus gelmez. ...
  • A’alem olmayan taklit mercii tarafından fetvanın sadır olması, A’alem olan merciler konumuna zülüm ve insafsızlık etmiş olunmaz mı?
    1884 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ayetullah el-Uzma Hadevi Tahrani’nin cevabı şöyledir: Her ne kadar mukallitlerin (taklitçilerin) A’aleme taklit etmeleri gerekiyor ise de, bütün şartlara (cami-uş şerait) sahip olan her müçtehit fetva verebilir. Elbette A’alem olan bir kimsenin anlamı şudur: onun ve diğer merciler arasında fetva ihtilafı olduğunda onun diğer mercilerden ...
  • Maliki Eşter'in oğlu İbrahim Eşter nerede ve nasıl öldü? Muhtar'ın şehadetinden sonra durumu ne oldu?
    12305 خونخواهان حسین ع 2014/05/18
    İbrahim b. Eşter Ehlibeytin sahabe ve dostlarından idi. O, kendi taifesinde önemli bir yere sahipti ve kendisinden cesur, çalışkan ve fasih bir şair olarak söz edilmiştir. Siffin savaşında babası Malik ile birlikte müminlerin önderi Hz. Ali’nin (a.s) ordusunda yer almış ve Muhtar’ın kıyamında onun ordusunun komutanlarından olmuştur. ...
  • İslam, cinsel ilişki için yer ve zamanı belirlemiş midir?
    45638 Pratik Ahlak 2011/11/21
    İslam, insan yaşamının bütün yönlerine bu cümleden cinsel ilişki konusunda adaplar koymuştur. Bu adapların bireyin ve toplumun sağlığında, kadın ve erkeğin ruh ve bedeninde, çocuk sahibi olmada ve çocuğun yaşamasında, sevginin artmasında vs. şeylerde etkileri vardır. Rivayetlerde ilişkinin mutlaka yatakta olması konusunda herhangi bir şey gelmemişse de ...
  • Hicr suresi 91. ayetteki bölenlerden Allah’ın kasti nedir?
    5115 Tefsir 2010/11/27
    Bu ayet-i şerifede yer alan “el-muktesimin” kavramı bölen ve bölücüler anlamındadır. Bu ayetin nüzul sebebinin ne olduğu ve kimler hakkında nazil olduğu hususunda ise tefsirlerde birkaç ihtimal beyan edilmiştir. 1. Hac aylarında yolculara Muhammed adındaki bir şahsın bir takım iddiaları olduğunu ve kesinlikle kendisinin sözlerini dinlememelerini ...
  • Amerika ve İngiltere müşrik sayılır mı? Onlar müşriklerden uzak olma merasiminin içine girer mi?
    3720 حج و عمره 2012/06/16
    Müşrik, Allah-u Teâlâ için ortak ve eş gözeten kimseye denir. Hıristiyanlar teslise (bağımsız olarak üç şeye tapmak) inanır. Bazı Yahudiler de Uzeyr’i Allah’ın oğlu bilir. Bu her iki husus da ilahi zatta terkibe neden olur. Hâlbuki Allah’ta terkip bulunmaz ve o tam, kâmil ve yalın bir varlığa ...
  • Ojeli tırnakla cenabet guslü alınabilir mi?
    4514 Suyun Ulaşmasını Engelleyen Şeyler 2012/06/09
    Abdest ve guslün şartlarından biri suyun abdest ve gusül azalarına ulaşmasına engel olacak bir şeyin olmamasıdır.[1] Bu açıdan abdestle gusül arasında bir fark yoktur. Buna göre engel teşkil edecek şeyi gusülden önce gidermek gerekir. Giderildiğine emin olmadan gusül alınırsa o gusül batıldır.
  • Ehlisünnet’in görüşünü dikkate alarak Şia fıkhına göre yolculukta namazı kasır etmek ruhsat mıdır yoksa vacip midir?
    4499 Namaz 2012/06/10
    Kesin ve tartışmasız olan şu ki beş vakit namaz ilkin iki rekâtlı şeklinde teşri ve farz kılınmıştır. Şunda da şüphe yok ki ikametgahta (haderde/ kendi memleketi ve vatanında) kılınan namazlara ikişer rekât izafe edilmiştir. Şu halde zihinlere takılan soru şu: Yolculukta kılınan namazlara da iki rekât izafe ...
  • 'Allah'ın halifesi' ile 'Rabbin halifesi' arasında ki fark nedir?
    4564 Tefsir 2009/04/08
    Bakara suresinin 31. ayeti insanın halife seçilmesinin sırrını, onun bütün ilahi isimleri bilmesine bağlıyor ve buyuruyor: 'Adem'e bütün isimleri öğretti.' Bütün bu isimleri kendisinde toplayan ve onların cilvesi olan tek isim 'Allah' lafzıdır. (Dolayısıyla) İnsan Allah'ın halifesidir, Rabbin halifesi değil; zira Rab, Esma-i İlahi'den biri ve ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    230302 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    152591 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    80876 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    79929 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    74934 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    68992 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    64312 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    62158 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    59298 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    55946 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...

Linkler