Gelişmiş Arama
Ziyaret
51
Güncellenme Tarihi: 2015/01/11
Soru Özeti
» ‘Ayetleri muhkem kitap’ «كِتابٌ أُحْكِمَتْ آياتُهُ» ‘Müteşabih kitap’ Kuranın bu şekilde zıt kavramlarla tabir edilmesi nasıl tefsir edilebilir? «مِنْهُ آياتٌ مُحْكَماتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتابِ وَ أُخَرُ مُتَشابِهاتٌ» “Onun (Kur\'an\'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müşabihtir.” Ayeti kerimesiyle bu tabirler çelişmez mi?
Soru
Allah Teala Zumer suresinin 23’üncü ayetinde şöyle buyuruyor: «اللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ الْحَديثِ كِتاباً مُتَشابِهاً مَثانِی...» “Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi.” ve aynı şekilde Hud süresinin ilk ayetinde de şöyle buyurmaktadır: «الر كِتابٌ أُحْكِمَتْ آياتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكيمٍ خَبير» “Elif Lâm Râ. (Bu Kuran) hikmet sahibi ve hakkıyla haberdar olan (Allah) tarafından ayetleri, muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. İlk ayette bütün kitap müteşabih vasfıyla tanıtılmakta ikinci ayette ise bütün kitap muhkem vasfıyla tanıtılmaktadır. Üçüncü olarak Ali-imran suresinin 7’inci bu ayetlere eklenecek olursa :«مِنْهُ آياتٌ مُحْكَماتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتابِ وَ أُخَرُ مُتَشابِهاتٌ» “Onun (Kur\'an\'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müşabihtir.” Bu üç ayetten nasıl bir çıkarım ve netice elde edilebilir? Acaba bir çelişki söz konusu değil midir?
Kısa Cevap

 Tefsir kitaplarında[1] «اللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ الْحَديثِ كِتاباً مُتَشابِهاً...» Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer, bir Kitap halinde indirdi.[2] Ayetinde geçen «مُتَشابِهاً» ’müteşabih’ kelimesini benzer ve açık olmayan anlamlarında tercüme ve tefsir edilmiştir.

Söz konusu olan ayetin tefsirinde müfessirlerin çoğu şöyle bir açıklama yapmaktadırlar: ”Kuran’ı Kerim’in bütün ayetlerini anlamlarının doğruluğu, muhkem oluşu, hak batıl ayrımı ilkesinde olmaları, fasih, belagat üzere olma ve derin anlamlar taşıma noktasında   birdirler.”[3] Bazı müfessirler ise ayette geçen ‘müteşabih’ kelimesinden  kastın Kuran’ın bütün ayetlerinin diğer semavi kitaplarla  benzerliği yani Allah katından nüzul olması olarak açıklamışlardır.[4]

«الر كِتابٌ أُحْكِمَتْ آياتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكيمٍ خَبير» “Elif Lâm Râ. (Bu Kuran) hikmet sahibi ve hakkıyla haberdar olan (Allah) tarafından ayetleri, muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır.”[5]  Ayeti kerimesinde geçen «أحْكِمَت» ’muhkem’ kelimesi için bazı müfessirler[6] şöyle açıklama yapmışlardır: «أحْكِمَت» ’muhkem’ kelimesi «إحکام» ’bütün’ anlamında ve ‘tafsil’ kelimesinin zıttı olarak ayrı ayrı olmayan  tek parça anlamındadır. Diğer bazı müfessirler[7] ise  «إحکام» sağlam ve kanıt anlamında Zayıflık ve bozulma kelimelerinin zıddı olarak değerlendirmişlerdir.

Netice olarak Kuran’ı Kerimde ki her ayet Hakk ve İslam Peygamberi Muhammed Mustafa (s.a.a)’in nübüvveti için delil, burhan, kanıt ve hüccet konumundadır.

«مِنْهُ آياتٌ مُحْكَماتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتابِ وَ أُخَرُ مُتَشابِهاتٌ» “Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müşabihtir.”[8] Ayeti kerimesinde geçen «محکم»، kelimesi müteşabih kelimesinin zıddı olarak benzeri müşabihi olmayan yalnız bir manası olan anlamındadır.[9] Bu ayeti kerimede  « مُتَشابِهاتٌ» ise kelimenin birden fazla anlamı olma ihtimali sebebiyle yalnız bir manaya delaletinin açık olmaması anlamında gelmiştir.[10]

Doğal olarak birinci ve ikinci ayette geçen muhkem ve müteşabih kelimeleriyle üçüncü ayette geçen muhkem ve müteşabih kelimelerinin arasında bir çelişki ve anlam kargaşası bulunmamaktadır. Bu üç ayet bir birleriyle çelişmezler.

 

 

 

 

[1] Tayyip, Abdul’huseyin, etib’ul-beyan fi tefsir’ul-Kuran, 11.c, 303.s, intişarat İslami, tahran, 2.bk, 1378; Mekarim Şirazi, Nasır, El’emsel fi tefsir Kitabullah’ul-mizan, 15.c, 64.s, medrese İmam Ali bin Ebitalib (a.s), kum, 1421.h.

[2] Zumer/23.

[3] Tabatabai, Seyit Muhammed Hüseyin, El’mizan fi tefsir’ul-Kuran, 2.c, 1083.s, merkez intişarat defter tebliğat İslami, kum, 1.bk, 1418.

[4] Etib’ul-beyan fi tefsir’ul-Kuran, 11.c, 303.s.

[5] Hud/1.

[6] El’mizan fi tefsir’ul-Kuran, 2.c, 1083.s.

[7] Etib’ul-beyan fi tefsir’ul-Kuran, 7.c, 3.s.

[8] Ali-İmran/7.

[9] Cisas, Ahmed bin. Ali, Ahkam’ul-Kuran, 2.c, 281.s, dar’u ehya-i et-tiras’ul-arabi, Beyrut, 1405.h.

[10] Aynısı: 1.c, 191.s

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    295050 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    186642 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112903 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    108858 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    102492 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99590 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    89411 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82750 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    82426 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73737 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...