Gelişmiş Arama
Ziyaret
301
Güncellenme Tarihi: 2013/11/25
Soru Özeti
Hergün tövbe edebilir miyiz?
Soru
Hergün tövbe edebilir miyiz?
Kısa Cevap

Tövbe İslam dininde ve semavi dinlerde önemli, temel konulardan olup teveccüh edilen bir öğretidir. Arifler ve Evliyanın nazarında da özel bir yeri bulunmaktadır.

Her fırsatta tövbe faydalı olmakla birlikte belkide gereklidirde. Zira insan zahiren günah işlememiş olsa bile her an şeytani vesveseler ve insanı Allah’ı yad etmekten alı koyan düşüncelerle karşı karşıyadır. Hatta böyle bir durumda olmasa dahi Hak tealayı, onun sıfatlarını ve feyzini tanımak ve marifeti üzere olma noktasında gaflette ve kusurludur. Bütün bu noksanlıklardan insanın beraat yolu tövbe olması hasebiyle her fırsatta tövbe doğru ve yerinde bir ameldir. İşte bu yüzden Evliya her an  tövbe halindeydiler.

İmam Sadık (a.s)’dan şöyle nakledilir:

 « كَانَ رَسُولُ اللَّهِ (ص) يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ فِي كُلِّ يَوْمٍ سَبْعِينَ مَرَّةً، فَقُلْتُ أَ كَانَ يَقُولُ- أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَ أَتُوبُ إِلَيْهِ، قَالَ لَا وَ لَكِنْ كَانَ يَقُولُ- أَتُوبُ إِلَى اللَّهِ‏ .....‏»

“Allah Resulü her gün yetmiş defa tövbe ederdi. (Ravi: ‘Esteğfirullah ve etubu ileyh’ mi derdi?) Hayır Allah Resulü  ‘Etubu ilallah’ derdi...”[1]

Dil bilimciler tövbe kelimesini günahtan geri dönüş olarak mana etmeleriyle birlikte; ayan olduğu üzere Allah Resulleri ve vasileri hakkında bu anlamı taşımaz. Zira bu Hazretler günahtan ve yanlıştan masumdurlar.

Bir rivayette şöyle geçmektedir: «‏ كان‏ رسول‏ اللّه‏ (ص)‏ يتوب‏ الى اللّه ص فى كل يوم سبعين مرة من غير ذنب»

” Allah Resulü (s.a.a) hergün günah işlemediği halde yetmiş defa tövbe ederdi.”[2]

 Öyleyse Peygamberlerin ve vasilerinin tövbesi bu maddi dünya ya ve bedene düşmüş olmaları yeme, içme, uyuma gibi fiziksel ihtiyaçlarla uğraşmak zorunda oldukları içindir. Doğal olarak bu uğraşılar bazen onları direkt olarak Hakkın tecellilerini müşahede etmekten ve onda gark olmaktan alıkoymaktaydı. Sahip oldukları makamda daim’ul zikir olmalarını bir an bile olsa mani olmaktaydı. Bu durum onların tövbe ve istiğfar etmelerine yol açmaktaydı.

 Zira bu konuyu irfan ehli şu çümleyle açıklar:

 «حسنات الابرار سیئات المقربین»  ”Ebrarların sevapları mukarrep olanlara günah gelir.”[3]

Bu açıklamalar ışığında söylenmesi geren söz; hergün değil bir anlamda her an insan tövbe halinde olmalıdır. Bu tövbe dönüş arzusunu ve Hakka yakınlaşma isteğidir. Hatta insan murakabe ederek hiçbir günah işlememiş olsa dahi insanın dünya işleriyle uğraşması Hak Teala’dan gaflet etmesine yol açmaktadır. Bu miktar duyarsızlık bile insanın dönüş ve yakınlaşma arzusu taşıması için yeter. Buda ancak insanın tövbe etmesiyle muhakkak olur.

Bu konuda daha fazla bilgi için şu cevapları inceleyebilirsiniz:

Günahtan tövbe ederek Allah’ın mahbubu olmak, 3704

Çok günah ve gerçek tövbe, 4675

 

 

[1] Kuleyni, Muhammet bin yakup, Kafi, 2.c, istiğfar babı, 438.s, dar ul-kutup ul-islamiye, tahran, 4.bk, 1407.h.

[2] Usul-u sitte’te eşer, 158.s, dar uş-şebesteri li’l-metbuaat, kum, 1.bk, 1363.şemsi.

[3] Neraki, Muhammet mehdi, Cami us-Saadat, 2.c, 246-234.s, ismailiyan, kum, 1368.şemsi; Neraki, Molla ahmet, Mirac us-Saadet, 532-527.s, İntişaraat emin ve reşidi, tahran.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam şeriatı kemal ve kuşatıcılığa ermeyle tebliğsel nübüvvete değil, teşriî nübüvvete son vermiştir. Bu nedenle tebliğsel nübüvvetin sona ermesi nasıl açıklanabilir?
    3149 Eski Kelam İlmi 2011/09/21
    Belirtilen şüphenin reddinde iki noktaya dikkat edilmelidir: Birinci nokta: Geçen ümmetlerde tebliğsel nübüvvetin yenilenmesinin felsefesi, o dönemdeki ümmetlerin özelliklerinden kaynaklanıyordu. Tebliğsel peygamberler, insanın henüz kendi zamanının şeriatını tebliğ edecek gücü taşımadığı ve kendi şeriatı hakkında tahlil ve çözümleme yapabilecek kabiliyetten yoksun olduğu bir dönemde gelmekteydiler. O dönemdeki insan akıl ...
  • Akli Burhan ile Fıkhi Kıyas arasındaki fark nedir?
    7641 Düzenler 2012/11/01
    Fakihler nezdinde kıyas ıstılahı, mantık ve felsefedeki “temsil” (analoji) ıstılahıyla aynıdır. ” kıyas ve temsilden maksat birinci şeyin hükmünü ikinci bir şeye, iki şeyde nitelik benzerlik olduğundan dolayı sirayet etmektir. Burhan, mantık ilminde “kıyas” türlerinden bir ıstılahtır ki yakini mukaddimelerden (öncül) oluşur ve verdiği netice ...
  • Malların fiyatını belirlemek İslam yöneticisinin görevlerinden midir?
    3156 Ekonımi Felsefesi 2011/04/12
    İslam'ın iktisadi düzeninde fiyatları arz talep belirler. Ancak çarşı, şer'i olan sabit ve devletin koyduğu değişken hüküm ve kanunlar vasıtasıyla kontrol edilir. Elbette eğer hükümet bazı durumlarda belli bir malın fiyatının belirlenmesinin İslam ve Müslümanların çıkarlarını temin edeceğini teşhis ederse o malın fiyatını belirleyebilir. ...
  • Kardeşlik akdi okuyarak bir namahremle kardeş veya bacı olunabilir mi? Ve ortaya çıkan bu mahremiyetten sonra evlenme imkanı olur mu?
    4306 Teorik Ahlak 2009/06/16
    İslamda kardeşlik ve bacılık doğuracak bir akid yoktur. Mahremiyet için yanlızca evlilik akdi vardır ve o da geçici ve daimi olmak üzere iki şekildedir. Bu akdin de doğru olması için baba ya da velisinin iznin gerekliliği gibi bazı şartları vardır.
  • Cuma namazı nasıl kılınır?
    671 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/11
    Cuma namazı edası vacip olan ve cemaatle yerine getirilen ibadetlerden biridir. Fazileti hakkında Kuran’ı kerimde bu isimle bir surenin var olması açıklayıcı olacaktır. Cuma namazının hamt ve sena ile başlayan iki hutbesi vardır. Cemaat imamı bu hutbelerde halkı ilahi takvaya davet etmelidir. Hutbelerden sonra sabah namazında ki ...
  • Acaba fakihler Cuma namazının seçmeli farz olduğu konusunda görüş birliğine ulaşmışlar mıdır?
    528 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/11
    Cuma namazı, masum imamın fiziki huzurunun olduğu, diğer şartların imkânı ve takiye gerektirecek bir durum olmadığı taktirde hükmü aşikardır. (Yani farzdır) Gaybet döneminde çeşitli hükümler Cuma namazı hakkında beyan edilmiştir. Bu görüşlerden en meşhur olanının “Cuma namazı seçmeli farz” olduğu söylenebilir. Hatta bazı fakihler Cuma namazının seçmeli ...
  • İsm-i A’zam, Kerrubin, Tis’a Ayat, Tabut-i Şehadet vb. gibi deyimlerin açıklamasını yapabilir misiniz?
    5650 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/06/16
    İsm-i A’zam’ı ve diğer yüce ve derin manaları içeren ‘Semat’ ya da ‘Şebbur’ duası meşhur irfani dualardandır. Semat duasının bazı bölümleri hakkında özetle şöye diyebiliriz: Bu duada Allah’ın İsm-i A’zam’ına, Peygamberlere ve Allah’ın peygamberiyle konuştuğu, vahyettiği mukaddes yerlere yemin verilmiş veya dua edilmiştir. Duanın cümle ...
  • Tekvini velayet nedir? Tekvini velayet ile Masum İmamlar arasındaki irtibat nedir?
    639 ولایت، برترین عبادت 2019/02/20
    “Velayet” kelimesi arapça bir kavram olup kök anlam olarak sözlükte “birbirini takip etmek,bir şey diğerinin ardı sıra gelmek ,aralarında mesafe olmaksızın bir şeye yakın olmak” anlamındadır. Bu bağlamda sevgi, bağlılık, yardım, nusret, uyum, egemenlik, rehberlik ve sorumlu anlamlarında kullanılmıştır. “Tekvini velayet” ise varlık alemindeki mahlukat üzerinde egemenlik ...
  • Adsız şehitleri şehirlerin içine ve genel yerlere defnetmek saygısızlığa sebep olmuyor mu?
    3388 Eski Kelam İlmi 2011/11/22
    Harem, kapsam manasında olup yer ve zaman kapsamlarını içerir ve onun masumların (a.s) kabrine özgü olduğunun şerî ve örfî bir delili bulunmamaktadır. Bu nedenle, şehitlerin mezarı için bu kavramdan istifade etmenin şerî bir engeli yoktur. Ancak halkın genelinin saygısızlık olarak değerlendiği yerlere şehitlerin defnedilmesi saygısızlık sayılabilir. Bu husus da ...
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    3333 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...

En Çok Okunanlar