Gelişmiş Arama
Ziyaret
7180
Güncellenme Tarihi: 2010/07/05
Soru Özeti
Hz. Ali’nin (a.s) Araplara yönelik “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili için sizinle savaşacaklardır.” diye buyurduğu hadisin senedi nasıldır?
Soru
Bir süre önce dergilerin birinde aşağıdaki hadise rastladım. Size göre bu hadisin bir senedi var mıdır? İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Taneyi yaran ve yaratıkları yaratan Allah’a yemin olsun ki Müslüman olmaları için kendilerine kılıç çektiğiniz gibi, onlar (İranlılar) da sizi İslam dinine geri döndürmek için sizinle savaşacaklardır.”
Kısa Cevap

Hz. Ali’nin (a.s) Farslar hakkında Araplara yönelik “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili için sizinle savaşacaklardır.” diye buyurduğu anlamda rivayet kaynaklarında bir takım rivayetler mevcuttur. Bu rivayet senet açısında güvenilirdir.

Ayrıntılı Cevap

Hiçbir rivayet kaynağında zikrettiğiniz metine rastlanmamıştır. Ama bu anlamı veren bir rivayet mevcuttur. Bu rivayet Korbu’l-Esnad kitabında yer almaktadır. Korbu’l-Esnad kitabında İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen ve onun da babaları (a.s) aracılığıyla naklettiği rivayete göre Hz. Ali (a.s) Farslar hakkında şöyle buyurmuştur: “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili (tefsir ve batın) için sizinle savaşacaklardır.”[1] Bu rivayetin senedi bağlamında ilk önce hatırlatmalıyız ki rivayetlerin itibarı, onlara konu olan mevzular gözetilerek incelenir; akait usulleriyle ilgili rivayetler kesinlikle muhtelif ve güvenilir silsileler yoluyla rivayet edilmiş olmalıdır. Oysaki fıkhî rivayetler sadece muteber bir senet silsilesi taşıması halinde güvenilir sayılır ve uygulanması gerekir. Sizin rivayetinizin içeriğini taşıyan rivayetler ne itikat usullerinden ve ne de amelî hükümlerden sayıldığından, itibarları genellikle inceleme konusu olmaz. Ama cevap sıfatıyla söylenebilecek olan şudur: Korbu’l-Esnad kitabı Allame Meclisi’nin Bihar’ın mukaddimesinde söylediği üzere alimler arasında muteber ve meşhur olan bir kitaptır.[2] Onun müellifi olan Hemirî de Şia’nın muteber ve büyük ravilerindendir. Rivayetin senedi Hemirî’den sonra kısa olup Hasan b. Zarif ve Hüseyin b. Alavan’ı kapsamaktadır. Hasan b. Zarif’i Şia’nın rical kitaplarında güvenilir olarak tanıtmışlardır.[3] Ancak Hüseyin b. Alavan hakkında ihtilaf vardır. Bu ihtilaf onun hakkında gelen şu tabirden kaynaklanmaktadır: “Şia değildir, kardeşinin lakabı Eba Muhammed’tir ve o güvenilirdir.” Tabirden (güvenilirdir)[4] tam olarak kastedilenin Hüseyin b. Alavan’ın kendisi mi yoksa kardeşinin mi olduğu belli olmadığından onun itibarı hakkında şüphe oluşmuştur. Ama merhum Ayetullah Hoyî onu muteber bilmekte ve şöyle demektedir: Rical kitaplarında böyle tabirler çok olup söz konusu asıl ravinin itibarına delalet eder.[5] Korbu’l-Esnad’taki birçok rivayet bu senetle nakledildiği hasebiyle de bu rivayet senet açısından muteber ve güvenilirdir.      



[1]. (و عنه [عن الحسن بن ظریف عن ابن علوان ]عن جعفر عن ابیه عن علی (ع)قال فی فارس ضربتموهم علی تنزیله و لا تنقضی الدنیا حتی یضربوکم علی تأویله.) Hasan b. Zarif, İbn-i Alavan aktardığına göre İmam Sadık (a.s) babaları vasıtasıyla Ali’den (a.s) şöyle nakletmiştir: “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili (tefsir ve batın) için sizinle savaşacaklardır.”

[2] Biharu’l-Envar, c. 1, s. 27.

[3] Ricalu’n-Necaşi, s. 61; el-Hulase, s. 43.

[4] Ricalu’n-Necaşi, s. 52.

[5] Mucem-i Rical-i Hadis, c.4, s. 383.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar