Gelişmiş Arama
Ziyaret
12957
Güncellenme Tarihi: 2011/01/31
Soru Özeti
Acaba Allah, kendisinin yok ve imha edemeyeceği bir varlık türünü yaratabilir mi?
Soru
Acaba Allah, kendisinin yok ve imha edemeyeceği bir varlık türünü yaratabilir mi?
Kısa Cevap

Allahın kudreti her ne kadar kapsamlı ise de ama tahakkuk bulma kabiliyetine sahip ve mümkün olan şeylere taalluk eder. Bu nedenle zati itibariyle mümteni (imkansız) veya zati olarak mümteni ve muhal değil ama mümteni ve muhal olan durumları gerektirecek şeylere taalluk etmiyor. Oysaki Allah, kendisinin yaratmış olduğu bir şeyi yok edememesi muhaldir. Zira Allahın yaratmış olduğu şey “mümkünü’l-vücut” ise yok olma kabiliyetine sahiptir. Eğer yok edilme imkânına sahip değilse o zaman “vecibu’l-vücut” olması gerekir. Bu da muhaldir. Zira bunun gereksinimi şudur ki söz konusu olan şey Allahın ortağı olmuş olsun. Oysaki böyle bir şeyin tasavvuru bile çelişkilerin içtima ettiğini gösterir. Şöyle ki: tek bir şey (Allahın şeriki) Allahın ortağı olması itibariyle “vacibu’l-vücut” olması lazım, Allahın mahlûku olduğu cihetiyle de bu şey “mümkünü’l-vücut” olması gerekmektedir. Zira soruda ortaya atılan faraziye şudur ki söz konusu olan şey Allahın yaratmış olduğu bir şey olmasıdır.   

Ayrıntılı Cevap

Kudret, zati ihtiyar ve istek esasınca bir fiili icat ve gerçekleştirmekten ibarettir.[1]

Allahın zati sıfatlarından birisi onun, sonsuz ve sınırsız kudret sahibi olmasıdır. Bunun delili yaratılıştaki itkanlık, muhkemlik ve göz kamaştırıcı düzen ve nazımdır. Zira fiilin (yaratılışın) özne ve failin (yaratıcı) varlığına delalet ettiği gibi fiilin (yaratıkların) nitelikleri de failin ve öznenin (yaratıcının) niteliklerine delalet eder. Sanat ve yaratıklar muhkemlik ve itkan ve güzelliklere sahip oldukları vakit yaratıcının ilim ve kudretine de delalet eder. Zira eğer Allah böyle bir kudret ve güce sahip olmamış olsaydı böyleli düzene sahip ve göz kamaştırıcı çok dakik nitelik ve niceliklere sahip olan bu varlıkları yaratamazdı.[2]

Kuranı kerimde şöyle okumaktayız: “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz”.[3] Bu ayeti kerime Allahın gökyüzünün ve yeryüzünün yaratılışındaki büyük kudretine ve hakeza insanın sonsuz ve sınırsız olan bu ilahi kudret ve yetenek hakkındaki marifetine işaret etmektedir.

İmam Ali (a.s.) “ayet ve yaratıkları onun kudretine delildir”.[4] Hakeza şöyle buyuruyor. “Allah u Teâlâ kendi kudretiyle varlıkları yarattı”.[5] Allahın kudretinin kapsamlılığı genel, mutlak ve sınırsızdır.  Kuranı kerimin ayetleri de bu sınırsızlığa delalet etmektedir. “Allah her şeye gücü yetendir”.[6]

Ama Allahın sahip olduğu kudretinin sınırsızlığı ve kapsamlılığı, tahakkuk bulması olanaklı ve mümkün olan şeylere taalluk eder. Bu nedenle zati itibariyle mümteni (imkansız) veya zati olarak mümteni ve muhal değil ama mümteni ve muhal olanları gerektirecek şeylere taalluk etmiyor. Zira bu durumda olanlar, “şey” ve “mümkün” dairesine girmiyor. Dolayısıyla ilahi kudrete muteallak olmuyor. Netice itibariyle bu durumların tahakkuk olmaya olanaklı olmamaları onlardaki kabiliyetsizlikten ve onlardaki kusur ve sorundan kaynaklanıyor fail ve öznenin kusurlu olduğuna delil değildir.[7]  Başka bir ifadeyle bu durumlar mümteni ve muhal olduklarından dolayı vücudu kabul etme istidadına sahip değildirler.

Buna binaen yukarıdaki açıklamaları dikkate alarak sorulan sorunun cevabında şöyle diyoruz:

  1. Allah, kendisinin yaratmış olduğu bir şeyi yok edememesi muhaldir. Zira Allahın yaratmış olduğu şey “mümkünü’l-vücut” ise yok olma kabiliyetine sahiptir. Eğer yok edilme imkânına sahip değilse o zaman “vecibu’l-vücut” olması gerekir. Bu da muhaldir. Zira bunun gereksinimi şudur ki Allahın ortağı var olmuş olmasıdır. Oysaki böyle bir şeyin tasavvuru çelişkilerin içtima etmiş olması gerektirmektedir. Şöyle ki: tek bir şey (Allahın şeriki) hem “vacibu’l-vücut” olması gerekmektedir, Allahın ortağı olması itibariyle, hem “mümkünü’l-vücut” olması lazımdır, Allahın mahlûku olduğu cihetiyle. Zira soruda ortaya atılan faraziye şudur ki söz konusu olan şey Allah yaratığı olmuş olmasıdır. [8]    
  2. Allahın yok edemeyeceği bir şeyin yaratılması mümteni ve muhal şeylerdendir. Zira söz konu olan şey ilahi kudretin alanına girecek kabiliyetine sahip bile değildir. Oysaki Allahın kudret ve gücü mümkün ve olanaklı olan şeylere taalluk eder. Bu nedenle buradaki sorun kabilin (yaratılması istenilen şeyin) kabiliyet ve istidadından kaynaklanmaktadır. Fail ve öznenin (yaratıcının) kabiliyetinden kaynaklanmıyor. Yani bu şeyin (yaratılması istenen) kendisi yaratılmaya kabil değildir Allahın onu yaratamayacağından kaynaklanmıyor.

Konuyla alakalı daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki indekslere bakabilirsiniz:

1 . «نشانه های قدرت خدا»؛ سؤال 9508 (سایت: 9485)

2. «قدرت الاهی و اسباب و مسببات»؛ سؤال 25279 (سایت: 7471)

3. «رابطۀ ممکن الوجود و ممکن العدم بالذات با ممکن بالذات»؛ سؤال 19037 (سایت: 18495)

 


[1] SUBHANİ, Cafer, “Muhaderatun fil, İlahiyat”, tahlis: RABANİ GÜLPAYGANİ, Ali, Kum: Baskı, 7, Neşri Müesesei İmam Sadık, (a.s.), 1425 kameri, s. 101.

[2] A.g.e., s. 103; MUHAMMED RIZAYİ, Muhammed, “İlahiyat Felsefi”, baskı, 1, Çapı Kuds, intişarati defteri Tebliğati İslami Havze-i Kum, 1383, şemsi, s. 163.

[3] Talak, 12.

[4] KÜLEYNİ, “el-Kafi”, Tahran: Darul- Kutubul İslamiye, 1365, c. 1, s. 139.

[5] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharul-Envar”, Beyrut/Lübnan: Müesesei el-Vefa, 1404, kameri, c. 4, s. 248; “Nehcül Balaga”, Kum: intişarati Darul-Hicre, s. 39.

[6] Bakare, 20.

[7] MUHAMMED RIZAYİ, Muhammed, “İlahiyat Felsefi”, baskı, 1, Çapı Kuds, intişarati defteri Tebliğati İslami Havze-i Kum, 1383, şemsi, s. 163-164.

[8] SUBHANİ, Cafer, “Muhaderatun fil, İlahiyat”, tahlis: RABANİ GÜLPAYGANİ, Ali, Kum: Baskı, 7, Neşri Müesesei İmam Sadık, (a.s.), 1425 kameri, s. 105-106.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar