Gelişmiş Arama
Ziyaret
45036
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Allah Samet’tir cümlesindeki Samet kelimesinin manası nedir?
Soru
Allah Samet’tir cümlesindeki Samet kelimesinin manası nedir?
Kısa Cevap

Sözlükler, rivayetler ve müfessirlerin sözlerinde Samet kavramı hakkında birçok anlam zikredilmiştir; bu yüzden bu kısa makalede her üç gruptan bir takım numuneler aktaracağız:

A. Ragıp Müfredatta şöyle demektedir: Samet efendi ve büyüklük manasında olup büyük işlerin yapılması için kendisine müracaat edilendir. Bazıları da şöyle demiştir: Samet içi boş olmayan aksine dolu olan şey anlamındadır.[1]

B. İmam Hüseyin (a.s) bir hadiste Samet için beş mana belirtmiştir:

1. Samet büyüklük ve efendiliğin zirvesinde olan kimsedir.

2. Samet daima ezeli ve ebedi olan zata denir.

3. Samet içinde boşluk olmayan varlıktır ve içi boş olmayan şey manasındadır.

4. Samet yemeyen ve içmeyen kimseye denir.

5. Samet uyumayan kimsedir.[2]

Bir diğer rivayette ise Samet’in kendi zatıyla kaim olan ve bir başkasına ihtiyaç duymayan kimse olduğu belirtilmiştir.[3] İmam Ali bin Hüseyin’den  (a.s) şöyle nakledilmiştir: Samet ortağı olmayan ve bir şeyi korumada problem taşımayan ve hiçbir şeyin kendisinden gizli kalmadığı kimsedir.[4]

Aynı şekilde nakledildiği üzere Basra halkı İmam Hüseyin’e (a.s) bir mektup yollar ve kendisinden Samet’in manasını sorarlar. İmam kendilerine verdiği cevapta şöyle buyurur: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Kur’an hakkında bilginiz olmadan tartışma ve mücadeleye girmeyin; çünkü ben ceddim Allah Resulünden (a.s) şöyle buyurduğunu duydum: Herkim bilgisi olmaksızın söz söylerse, ateşte kendisi için belirlenmiş yere oturması gerekir. Yüce Allah kendisi Samet’i tefsir etmiştir: O doğmamış, doğrulmamış ve O’nun bir benzeri yoktur.   Evet, Samet olan Allah hiçbir şeyden meydana gelmemiş, bir şeyde bulunmamakta ve hiçbir şey üzerinde yer almamaktadır. O eşyaları yaratandır. Her şeyi kendi gücüyle yaratmıştır. Yok olmak için yarattığı şey yine O’nun iradesiyle yok olur ve beka için yarattığı şey de O’nun ilmiyle baki kalır. İşte bu Samet olan Allah’tır.[5] Samet hakkındaki rivayetlerde belirtilen manalar göz önünde bulundurulduğunda onların tümünün bir hakikate döndüğü hatırlatılmalıdır ve o hakikat hiçbir şeye ihtiyaç duymayan büyüklük ve efendiliktir. Her şey ona ihtiyaç duymaktadır.

C. Allame Tabatabai şöyle demektedir: Allah’ın Samet olmasının manası şudur: Her şey zat, etki ve sıfatlarında Allah’ muhtaçtır ve O her şeyin nihai maksadıdır. Samet kelimesinin manasının kökü kastetmek veya güvenerek kastetmek anlamındadır. Arapçada “Semedehu, Yesmidihu, Semeden” söylendiği vakit bunun manası “nasara ve yensuru” babında filan şahsa güvenerek ona kastetti veya filan şeyi kastetti manasındadır. Bazı müfessirler sıfat olan bu kelimeyi değişik manalarda tefsir etmişlerdir ve onların çoğu ihtiyaçlarını gidermek için her taraftan kendisine müracaat edilen efendi ve büyük varlık manasına dönmektedir. Bahse konu olan ayette bu mutlak bir şekilde geldiği için belirtilen anlamı vermektedir. O halde Yüce Allah, evrendeki tüm varlıkların bütün ihtiyaçlarında kendisine yöneldikleri efendi ve yüce varlıktır.  Evet, Yüce Allah her şeyin yaratıcısı olduğundan ve varlık sahibi olan her şey varlığını O’ndan aldığından, şey olarak adlandırılan her şey kendi zatî sıfatları ve etkilerinde Allah’a muhtaçtır. Hakeza ihtiyaçlarını gidermede O’na yönelir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmuştur: “أَلا لَهُ الْخَلْقُ وَ الْأَمْرُ[6] ve aynı şekilde mutlak olarak şöyle buyurmuştur: “وَ أَنَّ إِلى‏ رَبِّكَ الْمُنْتَهى[7] o halde Yüce Allah varlık âleminde tasavvur edilen her ihtiyaçta Samet’tir; yani bir şeyi isteyen herhangi bir varlığın son hedefi O’dur ve onun ihtiyacının giderilmesi ancak Allah vesilesi iledir. Buradan anlaşıldığı üzere Samet kelimesinin başına elif ve lam gelmişse bu özgünlük ifadesinde bulunmak içindir ve sadece Yüce Allah’ın mutlak anlamda Samet olduğunu yansıtmaktadır. “Ahad” kelimesinde ise elif ve lam kullanılmamıştır; çünkü bu kelime ifade ettiği özel anlam itibari ile Yüce Allah dışında hiçbir varlık için kullanılamaz. O halde elif ve lam kullanılarak birliğin yüce Allah’a özgü kılınmasının ifade edilmesine gerek duyulmamış veya ahdedilmiş birliğin yansıtılmasına gerek kalmamıştır.[8]   

 


[1] Ragıbı İsfahani, Müfredatı Elfazı Kur’an, c: 1, s: 492, Vajei “Samet”; Sehahu’l Lugat, Mecmeu’l Bahreyn, Cevamiu’l Cami’i, Gamusu Kur’an, Nihaye-i İbni Kesir…

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, c: 3, s: 223, Müessesei El- Vefa, Beyrut, 1409 h.k.

[3]  a.g.e.

[4] a.g.e.

[5] Hürr’ü, Amuli, Vesailı’ş Şia, c: 27, s: 189, Müessesei A’lul Beyt (a.s), Kum 1409 h.k.

[6] “Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir..” A’raf Suresi, 42

[7]  “Şüphesiz en son varış Rabbinedir.” Necm Suresi, 42

[8] Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, El- Mizan fi Tefsiri’l Kur’an, c: 20, s. 388 – 389, Defteri intişaratı İslami, Kum, çapı pencum, 1417 h.k.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hangi bilimsel kanıtlar ile ayın yarılması ispat edilmiştir?
    36408 Tefsir
    Uzay araştırmacılarının araştırmaları ve keşifleri göz önünde bulundurulduğunda bu sorunun cevabı fazla zor değildir; zira keşifler şöyle demektedir: Böyle bir şey muhal olmamakla birlikte defalarca örnekleri gözlemlenmiştir. Uzay araştırmaları merkezi “Nasa” ayın ikiye ayrıldığını ve ardından bu iki yarığın birbiriyle birleştiğini rapor etmiştir. Amerika baskılı Arapça yayınlanan ...
  • Allah’ın insan yaşamı üzerindeki rolü nedir?
    5196 انسان و خدا
    Allah’ın bütün yaratılış aleminde ve insanların yaşamındaki rolü ilahi hikmete göredir ve Onun iradesi, varlık aleminde ilahi sünnetlerle her an uygulanmaktadır. ...
  • Niçin Hz. Muhammed’e Emin diyorlardı?
    28269 تاريخ بزرگان
    Emin, hainin karşısında yer alır; yani emanete hıyanet etmeyen ve halkın güvendiği ve itimat ettiği anlamına gelir.Halk arasında Peygamber (s.a.a)’in gençlik dönemindeki ferdi ve toplumsal ahlaki temelleri Emin ve güvenilir unvanında tanınmasından ötürü ona “Emin” diyorlardı.İslam Peygamberi (s.a.a)’nin, hem vahiy konusunda Allah-u Teâlâ’nın itimat etmesi hem de halkın ...
  • Cude’nin Hz. Hasan’dan (a.s) olma bir evladı var mıydı?
    14183 تاريخ بزرگان
    Cude, Eş’as b. Kays Kindi’nin kızıdır. Eşas, İslam’ın ilk yıllarındaki meşhur şahıslardan olup o dönemin tehlikeli münafıklarından sayılmaktaydı. Belazeri’nin yazdığına göre Cude babasının hilesiyle İmam Hasan Mücteba (a.s) ile evlenmiştir.[1] Bir rivayette İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Eşas, Müminlerin ...
  • Misali soyut varlıkların bir hacim ve mekânı var mıdır?
    5661 عالم مثال
    Her ne kadar boyut ve şekillere sahip olsalar da misal âlemindeki mevcut suretler ve hayali şekillerin maddi mekânları olduğuna inanılamaz; çünkü her varlığın hükümleri kendisine özgüdür ve varlıklara isnat edilen hükümler onların tahakkuk ettikleri kapsama tabidir. Eğer onların tahakkuk ettiği kapsam zihni ise hükümleri de zihni olur. ...
  • Acaba hac kurbanını Mina’nın dışında, başka bir yerde kesmek mümkün müdür?
    4178 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Taklit Mercilerinin Fetvaları:Ayetullah Fazıl Lenkerani:Hayır; kurban kesimi haccın farz amellerindendir ve hac döneminde,  Mina’da veya Mina’nın çevresinde bu gün hacıların kurbanlarını kesmeleri için hazırlanan mezbahalarda kesilmelidir.
  • Aristo ilahi peygamberlerden miydi?
    13768 تاريخ بزرگان
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Müslüman (Muslim) sözcüğünün anlamı nedir?
    61921 Tefsir
    Kuran-ı Kerim’de Müslüman Allah Teala’nın emirleri karşısında mutlak bir teslimiyet içinde olan kişi anlamına gelir. Müslüman olmak kâmil halisane bir tevhit inancına sarılmayı ve her türlü şirk ve ikili tapınmadan uzak durmayı gerektirir. İşte bu yüzden Kuran-ı Kerim, Hz. İbrahim’i (a.s), Müslüman olarak tanıtmaktadır.
  • Hangi ayet tevhidin kısımlarını içermektedir? Tevhidin kısımları nelerdir?
    12920 Eski Kelam İlmi
     Tevhit konusu, Kuranî ve dinî kavramlar içinde en derin ve geniş konulardandır. Çünkü tevhidin çeşitleri ve mertebeleri vardır. Bu yüzden Kuran’da tevhit konusu birçok sure ve ayette genişçe ve derin olarak işlenmiştir. Kuran’ın bu üslup ve tarzı temel kavramlardadır. Bugün bu üslup, Kuran’ın konusal ...
  • Abdest alırken kolları dirseklerin dışından mı yıkamak gerekiyor yoksa iç tarafından mı?
    3965 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Abdest alırken yapılması gerek şey sağ ve sol kolların dirseklerden parmak uçlarına kadar her tarafının yıkanmasıdır. Ama erkeklerin dirseklerin dışından, kadınlarında diseklerin içinden başlaması müstehaptır.[1]-[2]

En Çok Okunanlar