Gelişmiş Arama
Ziyaret
48899
Güncellenme Tarihi: 2012/02/14
Soru Özeti
‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark nedir?
Soru
‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark nedir?
Kısa Cevap

Bazı rivayetlerde ‘Ya Hu’ ‘Ya Men La Huve İlla Hu’ zikirinin İsm-i A’zam olduğu belirtilmiştir. Kur’an’da gelen ‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark gerçekte ‘Allah’ ile ‘Huve’ arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Huve’den (O) maksat Allah’ın her zaman gaybda olan, tanınmayan ve vasfedilmeyen sıfatıdır. Allah’tan maksat ise zatın bütün celal ve cemal sıfatlarıdır. ‘La İlahe İllallah’ denildiği zaman bunun manası ‘Bütün sıfatları kendisinde toplayan Allah’tan başka bir ilah yoktur’ demektir. Ancak bu mana ‘Zat, her sıfatın dışındadır.’ yönüne işaret etmeden yapılan manadır. Huve denildiği zaman ise Allah kastedilmektedir (İhlas suresi), yani Allah’ın sıfatları ile zatı birdir.

Ayrıntılı Cevap

Kur’an-ı Kerim buyuruyor: ‘Huvellahullezi La İlahe İlla Huve’ (O, bir Allah'tır ki ondan başka ilah yoktur).[1] Arapça terkibi açısından Huve zamir olsa da Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Ama bu ismin manası nedir?

Bir sıfat kemal sıfatı olsa, onu Allah’a nisbet verdiğimizde isime dönüşür. Örneğin, ilimi zata nispet versek alim olur. O zamanda isim olur, yani ilim sıfattır, alimde isim; Kudret sıfattır, Kadir isim; Rahmet sıfattır, Rahman ve Rahim isim. Buna göre Huve ‘Allah’ın ismidir.’ dediğimizde hangisi sıfattır, hangisi isimdir?

Sıfat olan, mutlak gayb’da olandır. Mutlak gayb’da olmak ne demektir? Yani hiç bir varlığın zatının künhüne ihata etmesi ve zatının künhünü bilmesi mümkün değildir. Ancak buradan ‘Allah’ı tanımak’ ortaya çıkar ki Allah’ı tanımanın da aşamaları vardır. Zatın künhünü tanımak, yani Allahı öyle tanımak ki bu tanımanın ötesinde başka tanımanın olmaması meselesi ise başka bir meseledir. Bu da Allah’ın zatına mahsustur. Hatta alemin ilk arifi olan Resulullah (s.a.a) bile ‘Seni hakkıyla tanıyamadık’[2] diye buyurmaktadır. Bu cümle Huve’nin manasıdır. Yani ‘Sen’ öyle bir mertebedesin ki, benim için ne kadar ‘Sen’ olsanda yine de onun bir mertebesi Huve’dir. Yani hiç kimsenin Allah’ın zatını ihata etmesi mümkün değildir. Bu yüzden O’na ‘Gaybu’l-Guyub’ (bütün gaybların gaybı) denmektedir. Bu da ‘Allah’ın zatından başka hiç bir varlık O’na ulaşamaz ve Onu ihata edemez’ cihetine işarettir: ‘Allahım! Seni ne kadar övsemde, senin layık olduğun şekilde övmeye gücüm yetmez. Sen öyle birisin ki ancak kendin kendini vasfedebilirsin.’ İşte budur Huve’nin isim olmasının manası.[3]

La İlahe İllallah, denildiği zaman, yani Allah’tan başka (zatın bütün celal ve cemal sıfatlarını toplayandan başka) ilah yoktur demektir. Ancak bu Zat, her zaman tanınmayan olarak kalacaktır.



[1] -Haşr/23

[2] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.66, s.292, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1409

[3] -Mutahhari, Murteza, Aşinay-ı Ba Kur’an, c.6, s.186-187, Sadra, Tahran, 14. Baskı, HŞ. 1378.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar