Gelişmiş Arama
Ziyaret
5882
Güncellenme Tarihi: 2010/09/06
Soru Özeti
İslam hükümlerini sormak uzmanlık gerektirir mi?
Soru
Bazı zamanlar âlimlerden soru soruyoruz. Sorunun cevabını bilmediğimiz veya özel bir konu hakkında soru sorduğumuz için rahatsızlık duyduklarını bize yansıtıyorlar. Onlar Farsça ve Arapça bilmediğimiz ve uzmanlık derslerine katılmadığımız için hadisleri okumaya ve tahlil etmeye hakkımız olmadığını ve sadece uzman sıfatıyla kendilerinin yanına gelebileceğimizi söylemekteler. Bu adilce midir? İslam ve Allah hiç kimseye apaçık doğruları bilme ve düşünme gücü vermemiş midir? Bu tür âlimler insanları (dostça ve karşılıklı anlaşmayla) İslam’a doğru yönlendirmemekte ve İslam’dan uzaklaştırmaktadırlar.
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

İslam hüküm ve ilimlerini bilme ve öğrenmenin derinlik açısından değişik düzey ve mertebeleri vardır.

A) Yüzeysel bilgi ve genel bilgilenme: Amelî, ahlakî ve inançsal hüküm, adap ve buyrukları öğrenmek gibi.

B) Delilli Bilme: Ahlakî, İnançsal ve amelî fıkhî delilleri öğrenmek gibi.

C) Amelî, ahlakî ve inançsal hükümlerin felsefe ve hikmetini bilmek.

İlk merhale (yüzeysel bilgi ve genel bilgilenme) düzeyinde öğrenmek ve sormak her bireyin görevidir. Buna cevap vermek de âlimlere farzdır. Ama ikinci ve üçüncü merhaleler düzeyinde öğrenmek gerekli ilmî ve teknik maharetleri kazanmadan ve lazım olan araçları hazırlamadan iyi bir netice vermez ve bazılarının nezdinde vakit telef etmek olarak telaki edilebilir. Tıpkı uzmanlık isteyen tıbbî meseleler hakkında bilgisi olmayan bireylerin bir doktoru herhangi bir hastalığın uzmanlık isteyen delillerini açıklamaya mecbur kılma girişimleri gibi. Böyle bir durumda doğal olarak soru sorulan doktor ve soru soran bireyin vaktinin telef olmasından başka bir netice hâsıl olmayacaktır. Fıkıh ve içtihat ilimlerindeki gerekli maharetlerin ne olduğunu öğrenmek için şu soruların yanıtlarına müracaat ediniz: 1077. Soru (Site: 1235), İndeks: Fetva Vermenin Temelleri ve Delilleri; 66. Soru (Site: 307), İndeks: Kur’an ve İçtihat; 7791. Soru (Site: 7897) , İndeks: Bazı Müçtehitlerin Bir takım Müşterek Konulardaki İhtilafları.

Din âlimleri her zaman kitap yazıp basarak ve soru ve cevap oturumları düzenleyerek vb. muhatapların bilgi düzeyini yükseltmeye ve belirtilen alanda İslamî ahlak ve güler yüzle soruları yanıtlamaya çalışmışlardır. Bu iddiamızın delil ve tanığı ikinci ve üçüncü merhale düzeyini de kapsayan soruları yanıtlamak için değerli din âlimleri tarafından internet eksenli değişik sitelerin faaliyete geçirilmesidir.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar