Gelişmiş Arama
Ziyaret
105054
Güncellenme Tarihi: 2011/08/14
Soru Özeti
Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
Soru
Bazı isimler hakkında bilgim azdır. Örneğin Fatime sözcüğünün Peygamer'in yegane kızının ismi olduğunu herkes biliyor. Bu kelimenin kendine has özgün bir anlamı olduğu da malumdur. Sizden sormak isteğim Fatime'nin anlamını dakik olarak açıklamanız ve Peygamber'in niçin kızı için bu ismi seçtiği hakkında bilgi vermenizdir?
Kısa Cevap

 İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.

Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı içermesi ve sahibinin bir takim özelliklerini bildirmesi doğaldır.

Fatime sözcüğü fetame kökünden türemiştir. Fateme kopmak ve ayrılmak anlamındadır. Bu konuda elimize ulaşan hadisler bu değerli kadının her türlü kötülük ve pislikten uzak olduğunu ve yine onun ve gerçek dostlarının cehennem ateşinden uzak olduklarını bildirmek için bu ismin ona verildiğidir.

Ayrıntılı Cevap

Bu soruyu iki yönden incelemek mümkündür?

1- Çeşitli kişiler için seçilen isimler hatta peygamberler ve önderlerin çocuklarının ismi bile olsa her zaman o isimleri taşıyan kişilerin kişiliğini gösterecek bir yapıya sahip olması veya en azından belli bir sebepten dolayı seçilmiş olması mı gerekir mi?

2- Resulullah'ın kızı Fatime'nin isminin Fatime oluşunun özel bir sebebi var mı? Bu isim neye işarettir?

 Birinci soruyla ilgili olarak şunu hatırlatmak gerekir ki din önderlerinden gelen emirlere göre çocuk için güzel bir isim seçmek ona yapılan ilk iyiliktir.[i] Açıktır ki çeşitli istek ve eğilimlere sahip olan baba ve anneler farklı isimler seçerler. İslam dini bu konuda çeşitli tavsiyelere sahip olsa da bunlar yükümlülük getirici zorunlu emirler türünden değildir. Kişiler, şirki andıran ve değerlere ters düşen bir içeriği olmaması kaydıyla istedikleri ismi kendi çocuklarına ad olarak seçebilirler.[ii] Nitekim İslam Peygamberi İslam'ın yayılmasına müteakip İslam'ı kabul eden bütün dostlarının ismini değiştirme ve onların imanlarını gösteren yeni isimler onlara koyma siyasetine sahip değildi. Peygamber'in yarenleri arasında Ammar, Musab ve Mıkdad gibi dini bir içeriğe sahip olmayan isimleri taşıyanların olması bu gerçeği teyit etmektedir. Elbette Peygamber'in şirke dalalet eden veya kötü bir anlam taşıyan isimleri değiştirdiğine dair bir çok rivayet vardır.[iii] Ancak kişilerin bu konuda serbest olmalarına rağmen güzel manaları içeren uygun isimler koymaları ve din önderlerinin bu konuyla ilgili tavsiyelerine dikkat etmeleri iyi ve beğenilir bir tutumdur. Bu konuyla ilgili bir tavsiyeyi aşağıda aktarıyoruz:

İmam Muhammed Bakır'ın (a.s) şöyle dediği nakledilmiştir:

En doğru isim kulluğu bildiren isimlerdir ve bunların en güzeli de peygamberlerin isimleridir.[iv]

Yapılan açıklama ad koyma konusunda kısa ve genel bir açıklama idi. Ama sizin de değindiğiniz gibi Allah Teala tarafından seçildiği ve Peygamber'e ilham edildiği hadislerde yer alan "Fatime" ve buna benzer isimlerin özel bir konumu olması gerekir. Bu tür isimler bir yönden sahibinin şahsiyetinin önemli bir boyutunu gösterecek şekilde olmalıdır. Elbette bu, o ismin sadece o kişiye ait olması ve başkalarının o ismi kullanmalarının yasak olmasını gerekemez.

Fatime ismi "fetame" kökününden türemiştir ve sözcük anlamı kopan ve ayrılandır.[v]

Peygamber'in kızının bu isimle isimlendirildiğinin sebebine gelince bu konuda çeşitli hadisler rivayet edilmiştir. Onlardan her biri bunun delillerinin bir boyutunu ele almıştır. Bunların arasında bir çelişki de söz konusu değildir. Bilginiz için bu konuyla ilgili rivayetlerden bazılarını aktarıyoruz:

A. Yunus b. Zebyan nakleder: İmam Cafer Sadık (a.s) benden "Fatime'nin tefsirinin nedir? diye sordu. Ben "Kendiniz tefsir edin dedim. Şöyle buyurdu: "Fatime her türlü kötülük ve pislikten koparılmıştır. (Futimet mineşşer) Eğer Hz. Ali onunla evlenmeseydi yaratılışın başlangıcından o güne kadar var olan insanlar arasında onunla eş değere sahip olan ve onunla evlenmeye layık olacak bir kimse bulunmazdı."[vi]

B. İmam Rıza'nın (a.s) babaları vasıtasıyla Resulullah'tan (s.a.a) şöyle aktardığı nakledilir: "Kızımın ismini bu yüzden Fatma koydum ki Allah onu ve dostlarını cehennem ateşinden koparmıştır." (uzaklaştırmıştır).[vii]

B. İmam Muhammed Bakır'ın (a.s) şöyle dediği nakledilmiştir: Fatime dünyaya geldiğinde Allah bir meleğe vahy etti ki Fatime ismini Peygamber'in dilene salıver. Sonra Yüce Allah Fatime'ye hitap ederek şöyle buyurdu: "Ben seni ilimle eğittim ve her türlü kötülükten kopardım."[viii] ve…

Son olarak Resulullah (s.a.a) kızı Fatime (a.s) hem Ehl-i sünnet hem de Şia'nın aktardığı delillere göre Peygamber'in vücudunun bir parçasıdır ve ona eziyet Resulullah'a eziyet sayılır.[ix] Böyle bir makama sahip olan Fatime'nin onun manevi şahsiyetini gösteren bir isme layık olduğu bu isimle onun kişiliğinin insanlar tarafından daha iyi anlaşılacağından bu ismin Yüce Allah tarafından seçilip ona verildiğine inanıyoruz.



[i] Hur Amili, Muhammed b. Hasan, Vesailu'ş-Şia, c. 21 s. 288-289, Alulbeyt kurumu yay. Kum, H. 1409

[ii] ade.

[iii] ade s. 390 Hadis: 27379

[iv] ade, s. 391, Hadis: 27381

[v] İbn-i Menzur, Lisanu'l-Arab, c. 12, s. 454

[vi] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu'l-Envar, c. 43 s. 10 el-Vefa yay. Beyrut, H. 1404

[vii] ade, s. 12 Hadis: 4

[viii] ade, s. 13 Hadis: 9

[ix] Sahih-i Buhari, c. 4 s. 219, Daru'l-Fikr, Beyrut, H. 1401

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Zamanın İmamının (a.c) annesi Rum padişahının torunu muydu?
    7645 تاريخ بزرگان 2011/04/21
    Hadislerin ve tarihin naklettiği üzere İmam Zamanın (a.c) annesinin asıl adı “Melike”’dir. Melike, baba tarafından Rum kayserinin oğlu Yaşua’nın kızına ve anne tarafından da İsa’nın (a.s) vâsii olan Şamun b. Hamun b. Sefa’nın torunlarına ulaşmaktadır. ...
  • Kerbela esirleri ne zaman Şam’a hareket ettiler?
    6751 تاريخ بزرگان 2009/02/22
    Tarih ve Maktel kitaplarının yazdığına göre Kerbela esirleri, Muharremin on birinci günü Kerbela’dan hareket edip Muharremin on ikisinde Kufe’ye vardılar. Muharremin on dokuzunda da Kufe’den hareket edip, Safer ayının birinci günü Şam’a vardılar.[1]
  • Müstekbir dünyanın kadına ve kadının özgürlüğüne bakış açısı nasıldır?
    8706 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/12
    Günümüzde kadınların özgürlüğü konusu batıda, en önemli toplumsal meselelerden biri konumundadır. Kadın tarih boyunca erkek egemenliği altında olmuştur. Kadın her zaman, sosyal ve bireysel haklarının çiğnendiği bir toplumda yaşamıştır. Hatta bazı toplumlarda ona, aşağılık bir yaratık olarak bakarlardı. Ancak aydınlanma döneminde batılı kadınlar, batıdaki sosyal değişimlerle paralel ...
  • Mübarek Tekvir suresindeki yıldızların ‘kuvviret’ ve ‘inkederet’ olmalarının manası.
    8090 Tefsir 2011/04/28
    Kuvviret, dürülmek, toplanmak, atılmak veya kararmak manalarına gelmektedir. Buradaki maksat Güneşin ışığının sönmesi, kararması ve onun hacminin küçülmesi demektir. Aynı şekilde ‘inkederet’ kelimesi ‘inkidar’ kökünden olup düşmek ve dağılmak demektir. Yine kararmak ve karanlık demek olan ‘küdüret’ten de gelmektedir. Dolayısıyla ayetin manası şöyle olur: Kıyamete yakın zamanda yıldızlar ...
  • İnsan kendi çocuğuna Muhammed Mehdi ismini takabilir mi?
    12442 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/21
    Bu soruyu cevaplandırmak için iki noktaya dikkat etmek gerek:1-   Hadislerimiz bizi İmam-ı Zamanı (a.f.) Muhammed ismiyle zikir etmekten men ediyor; ama bu yasaklık hiçbir halette Muhammed ismini kollanamazsınız, hatta kendi ...
  • Ağlal ne demektir?
    7841 Tefsir 2011/11/12
    “Ğıll”ın çoğulu olan “Ağlal” kelimesi lügatte mahkûmların boynuna, eline takılan demir tasma, kelepçe ve zincir anlamınadır.[1]Kur’nı kerimde Araf suresinin 157. Ayeti olmak üzere dört yerde “ağlal” kelimesi zikredilmiştir: Âraf suresinin 157. Ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı ...
  • Hızlı bir şekilde günah vesvesesinin önü nasıl alılabilir?
    7712 Pratik Ahlak 2011/08/03
    Günah vesvesesi günah gibi bir tür hastalıktır ve ondan kurtuluşun (başka her hastalık gibi) önlem ve tedavi diye iki merhalesi vardır. Günah vesvesesini önleme merhalesinde insanın Allah ile irtibatını takviye ederek ve Ehli Beyte (a.s) tevessülde bulunarak sürekli olarak günah vesvesesinin altyapısını ortadan kaldırabileceğine dikkat edilmelidir. Hakeza günahların kötü ...
  • İbn-i Arabi’nin Zamanın İmamı Hz. Mehdi (a.s) hakkında ki görüşü nedir?
    49692 تاريخ بزرگان 2010/04/07
    İbn-i Arabi’nin eserlerini incelediğimizde onun Hz. Mehdi (a.s) hakkındaki inancı ortaya çıkar. Ahir-uz zamanda zuhur edecek Hz. Mehdi’nin (a.s) asker ve komutanları hakkında Fütuhat-ı Mekkiyye’nin 366. babında şöyle yazar: “Allah’ın yeryüzünde yaşayan ve zuhur edecek halifesi vardır. Onun zuhuru dünya zulüm ve kötülükle dolduğu zaman gerçekleşecek ve ...
  • Kalbi selimden maksat nedir?
    15765 Pratik İrfan 2012/04/07
    ''Selim'' sözcüğü ''silm'' ve ''selamet'' kökünden gelir. Zahiri ve batini afetlerden uzak olmak anlamı verir. İmam Sadık (a) bu kelimenin manası hakkında şöyle buyurmuştur: “Selim kalp, Rabbıyla mulakat ederken rabbi dışında hiçbir şey kendisinde barındırılmış olmayan kalptir”. Kur'an mufessirleri ''kalbi selim'' hakkında muhtelif yorumlar yapmışlardır ...
  • bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
    7255 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir: 1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?

En Çok Okunanlar