Gelişmiş Arama
Ziyaret
23352
Güncellenme Tarihi: 2009/07/04
Soru Özeti
Niçin bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliği ile eşittir?
Soru
Niçin bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliği ile eşittir?
Kısa Cevap

Yüce Allah tarafında insanlar için belirlenen kanunlar yaratılış âlemi, evrenin gerçekleri ve insanın yaratılışı ile uyum içindedir. Kadının yaratılışı erkeğin yaratılış ve yapısı ile farklı olduğu için Bu iki varlığın görev ve hükümleri de farklıdır. Bu görevlerden biri mahkemede şahitlik yapmaktır Bu görev hislerin etkisinde kalınmadan ve gerçeklere uygun şekilde yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Ancak bu şekilde kimsenin hakkı zayi olmaz. Buna nazaran kadının bazı konularda şahitliği kabul edilmez Nitekim bazı durumlarda da erkeklerin şahitliği geçersizdir. Bazı durumlarda da iki kadının şahitliği bir erkek yerine geçerli sayılır…

Üstelik şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki şahitlik bir görev ve sorumluluktur, bir hak değildir. Buna göre eğer birilerinin şahitliği mahkemede kabul edilmiyorsa bu onların görev ve sorumluluklarının az olduğunu gösterir haklarının çiğnendiğini değil.

Ayrıntılı Cevap

Bazı noktaları dikkate almak bizlerin gerçeği anlamamız için yardımcı olur.

1- İslam’ın belirlediği hak ve cezalarda kadın ve erkek birbirleriyle farklıdırlar. Örneğin bir erkek mürtet olursa onun cezası öldürülmektir. Ancak bir kadın mürtet olursa cezası öldürülmek değildir. Yine İslam, erkeğe yüklediği bir takım vazife ve görevleri kadınlara yüklememiştir. Bu farkların delili de onların yapı ve yaratılış yönünden farklı olmalarıdır. Çünkü kadın ve erkeğin ahlak yapıları, his ve duyguları birbirinden faklıdır. Buna göre Allah’ın kadından isteği yükümlülük erkeğe nazaran farklıdır. Yüce Allah kadını bir hedef ve erkeği daha farklı bir hedef ve görev için yaratmıştır. Bu ikisi aynı türden olmalarına rağmen birbirinden yapı olarak farklıdırlar. Buna göre adalet bunların yükümlülük ve görevlerinin birbirinden farklı olmasını gerektirir.

2- İslam açısından şahitlik etmek bir seçkinlik ölçüsü olarak değerlendirilmemektedir. Bu ancak bir görev ve sorumluluktan ibarettir. İslam bu görevi insanların aralarındaki ihtilaflardan iyice haberleri olan kimselerin üzerine koymuştur. Bu yüzden Kur’an şahitliği gizlemeyi haram kılmıştır.[1]

Buna göre bir kimsenin şahitliği mahkemede kabul edilmese bu onun sorumluluğunun az olduğu anlamına gelir hakkının zayi olduğunu ifade etmez.

3- Şahitlik etmek görevi erkek ve kadının ruh yapısı ve üstlendiği rol ile doğrudan ilişkilidir. Bu onlardan birinin kâmil ve diğerinin eksik olduğunu göstermez. Çünkü kadınları ilgilendiren konularda erkeklerin şahitliği geçerli değildir ve bu iş kadınlara aittir. Buna karşılık bazı konularda da kadınlardan şahitlik görevi kaldırılmış ve bu yükümlülük erkeklere bırakılmıştır. Bazı durumlarda da iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine eşdeğer kılınmıştır.

Bütün bu kanunlar hikmete dayalıdır. Ve yasama sistemiyle yaratılış sistemi arasındaki bir uyumu ifade eder. Çünkü yasama sistemi yaratılış sistemiyle ve varlıkların doğasıyla çelişki içinde olursa bu kanun değerli bir kanun olarak kabul edilmez. Bir yasama sisteminin değer ve gücü onun yaratılış nizamında yer alan varlıkların varlık kapasiteleriyle uyum içinde olmasına bağlıdır.

Yaratılış sisteminde erkek ve kadın arasında birkaç yönden birçok farklılıklar vardır:

1- Organlar bakımından: Erkek ve kadınlar bütün organları yönünden birbirlerinden farklıdırlar. İster cinsel ve türeme organları olsun isterse diğer organlar yönünden.

Vücutta tüy çıkması, derinin altındaki yağ oranı, derinin yapısı ve zarifliği, kemiklerin hacmi, kemikleri oluşturan maddeler, kasların büyüklüğü, bilek gücü, beyinin geometrik şekli, hacmi ve ağırlığı, kalbin hacmi, atışı, tansiyon, vücudun ısısı, bir dakikada gerçekleşen solunum sayısı, boy, kilo, ses özellikleri, kandaki akyuvarların ve alyuvarların sayısı, akciğerin kapasite ve hacmi kısacası her şeyde hatta bedendeki bir tüyde bile kadın ve erkek birbirlerinden faklıdırlar.[2]

2- Hisler, eğilimler ve ahlak yapısı yönünden:

Ruhbilimcilerin verdikleri bilgilere göre sevgi, edilgin davranışlar ve hissi tutumlar kadınların özelliklerinden sayılır. Buna mukabil bağımsızlık, rekabet, sultacılık egemenlik ve şiddet erkeklerin özellikleri arasında sayılır.[3]

Yine muhabbet dolu bir yüreğe sahip olmak, aşırı duygusallık, cilvecilik, süslenme, güzel elbise ve ziynetler düşkünlük kadınların özelliklerindendir.[4]

Kadın taklitçilikte modaya uymakta, ağlama ve gülmede kadından daha ileridir.[5]

Kadınlar daha fazla duygusal oldukları için duygusal sahnelere karşı daha fazla etkilenir ve heyecana kapılırlar.[6]

Yaratılış sahasındaki bu fark ve özellikler nazara alındığında yasama alanında da işin sağlamlığı ve insanların haklarının zayi olmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Burada üç faraziye söz konusu olabilir:

1- Kadınlarda his ve duyguların ağırlık bastığı, heyecanların unutkanlığa yol açtığı ve kadınların daha çabuk bir şeye güvendikleri ve çabuk etkilendikleri için kadınların şahitliğini her alanda geçersiz ilan edilmesi.

Bu yöntem bazı hakların zayi olmasın yol açabilir çünkü bazı konular kadınlara mahsus olduğundan onları kadınlar daha iyi bilebilir ve şahitlik edebilirler.

2- Her alanda kadının şahitlik yönünden erkek gibi kabul edilmesi.

Bu yöntem de yukarıda açıklanan deliller yüzünden yargının sağlamlığına kuşku getirir ve halkın haklarının zayi olmasına yol açar.

3- Orta yol: Allah insanları yaratmıştır ve onların bütün özellik ve sırlarından haberdardır. Buna göre de Allah insan haklarıyla ilgili konularda kadınların şahitliğini geçerli bilmiş ancak işi sağlama bağlamak için iki kadının şahitliğini bir erkeğin şahitliği ile eşdeğer kabul etmiştir. İşte yaratılış sistemi ve adalete uygun olan bu yol İslam’ın kabul ettiği yöntem ve kanundur.



[1] Bakara: 283

[2] Paknejad, Seyid Reza, Evvelin Daneşgah ve Aherin peyamber, c. 19 s. 280- 293

[3] Revanşinasi Rüşd, c. 1 s. 330 Semt yayınları

[4] Paknejad, Ade s. 281

[5] Ade, s. 295

[6] Kitab-i Nekd, S. 12 s. 59

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar