Gelişmiş Arama
Ziyaret
8892
Güncellenme Tarihi: 2009/07/08
Soru Özeti
İslam göre namahrem kadın ve erkeğin tokalaşmasının hükmü nedir?
Soru
İngiltere’de ki bir çok resmi ve gayri resmi işlerde ya da hastanede hasta yanına gittiğinizde hal hatır sormak için veya görüştüğünüz kişiden ayrıldığınızda size ellerini uzatıp tokalaşmak istiyorlar. Bunun hükmü nedir?
Kısa Cevap

İnsanın namahreme karşı olan tutumu fesat ya da fesada düşme korkusu olmayacak şekilde olmalıdır.[1]

 

Namahrem kadın ve erkeğin bedensel temasları ve birbirleriyle tokalaşmaları hususunda değerli taklit mercileri genel olarak şöyle buyuruyorlar: “Namahremle tokalaşırken elde eldiven, elbise gibi bir engel olmazsa ve mecbur da kalınmazsa caiz değildir.”

 

Örneğin İmam Humeyni şöyle buyuruyor: “Erkeğin namahrem kadının bedenine hatta eline ve yüzüne el sürmesi caiz değildir; ancak arada eldiven gibi bir şey varsa, kötü kastı da yoksa ve el de sıkılmazsa el sürmenin sakıncası yoktur. Kadının da namahrem erkeğe dokunması aynı hükmü taşımaktadır.”

 

Yine tedavi etmek, boğulmaktan ve yanmaktan kurtarmak[2] gibi zaruretler icap ettiğinde erkeğin kadını, kadının da erkeğe dokunmasının sakıncası yoktur; ancak bu dokunmalar zaruret miktarını aşmamalıdır.”[3]

 

Sorduğunuz soruya göre sizin için her hangi bir zaruret söz konusu değildir. Bu yüzden tokalaşma durumunda kalırsanız eldiven gibi bir şey arada olsun ki günaha düşmeyesiniz.



[1] -Tevzih-ul Mesail-i Meraci', c.2, Mesele: 2442; yine aynı kaynak, s.809, ikinci sual; Mesail-i Cedid, c.1, s.137-138

[2] - Daha fazla bilgi için bkz: Tevzih-ul Mesail (İmam Humeyni), c.2, s.929, soru:36-37; Cami-ul Mesail, (Ayetullah Fazıl), c.1, 1717. mesele; Ecvibet-ul İstiftaat (Farsça), s.290, soru: 1310

[3] - İmam Humeyni, Necat-ul İbadat, s.364, mesele: 23-24

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Rad suresinin 31. Ayetin “Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır” açıklaması nasıldır benim için açıklar mısınız?
    10696 Tefsir 2012/02/15
    Şu ayetten “kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır” maksadın ne olduğu konusunda müfessirler tarafından iki görüş ortaya atılmıştır:1-
  • Şii fakihleri arasında doğu kızıllığının gitmesine riayet etmenin gerekliliğine muhalefet edenlerin delilleri nelerdir?
    7574 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/06/16
    Doğu kızıllığı gökte görünen kırmızı ışığa denir. Fıkıhta iki doğu kızıllığından bahsedilmiştir: 1. Güneşin batması esnasında görünen doğu kızıllığı. 2. Güneşin doğuşu esnasında görünen doğu kızıllığı. Akşam namazı vaktinin belirlenmesinde doğu kızıllığının gitmesi konusu rivayetlerde zikredilmiştir. Doğu kızıllığının gitmesinden maksat, batıda ...
  • Hikmet ve bilimi her bilim sahibinden öğrenebilir miyiz?
    5753 Hadis 2010/04/29
    İnsan her zaman için hakka karşı teslimiyet içinde olmalıdır. Eğer akli ve dini ölçüler gereğince bir sözün ve delilin doğruluğu insana ispat odlumu o sözü söyleyenin kim olduğuna bakmadan kabul etmelidir. Ancak şu da açıktır ki insanın kendi ilmine inanan ve yaşantılarında ondan yararlanan kimselerden ilim öğrenmesi ...
  • Lütfen Hz. Yusuf kıssasındaki önemli noktaları açıklar mısınız?
    42228 Masumların Siresi 2010/11/08
    Kur’an’daki en güzel kıssa olarak nitelendirilen Hz. Yusuf (a.s) kıssası ders, ibret ve şahsi, ahlakî, içtimai ve ailevî erdemleri içermektedir. Bu erdemlerden bazıları şunlardır: 1. İnsanları Allah’a doğru çağırma yolunda Peygamberlerin ifa ettikleri rolü ve çektikleri sıkıntıyı tanımak
  • Edepsizliğin tedavi yolu nedir?
    10048 Pratik Ahlak 2012/07/24
    Edep küçük, büyük, tanıdık ve yabancılardan oluşan etrafımızdaki bireylere karşı özel ve ölçülü davranışa denir ve bu güzel bir terbiyeden kaynaklanır. Akıllıca yaşamak, konuşmada metanet sahibi olmak ve davranışlarda vakar sergilemek edebin göstergesidir. Akılsızlık, çirkin söz, kötü konuşma, sert huy, çirkin söz, küfretmek ve hakaret, hafiflik, inatçılık ...
  • Şeytanın İmam Ali’ye (a.s) alakası ve sevgisi var mıydı?
    14981 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yapılan araştırmaların neticesinde hadis kaynaklarında hatta büyük ariflerin irfan kitaplarındaki aşk ve sevgiyle ilgili bölümlerde bile sorudaki ifadelerle Şeytanın İmam Ali’ye (a.s) sevgi duyması hakkında her hangi bir rivayete rastlanmamıştır. Bu türden başka rivayetler olsa da onlarda şeytanın sapkınlığına özellikle vurgu yapılmıştır. Yine bir rivayette İmam Bakır ...
  • Müslümanlar neden biribirleriyle musafaha ederler?
    9024 Pratik Ahlak 2011/07/14
    Müfaala kipinden olup iki kişi arasında gerçekleşen musafaha, el vermek manasına gelmektedir. Birisi ‘Safehtuhu’ derse bu ‘Elimin içi onun elinin içine değdi’ anlamına gelir. Musafahatun, birbirine el vermek, ellerin içini biribirine değdirmek, demektir. Selam vermek ve tokalaşmak güzel davranışın örneğidir. İslam Peygamberi (s.a.a) ve Masum ...
  • Bizzat varlığı mümkün olan şey ve bizzat yokluğu mümkün olan şey ile bizzat mümkün olan şey arasındaki ilişki nedir?
    10712 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Bizzat varlığı mümkün olan şey ve bizzat yokluğu mümkün olan şey, bizzat mümkün olan şeyin ta kendisidir. Başka bir tabirle, bizzat mümkün olan her şey, bizzat yokluğu ve bizzat varlığı mümkün olan şeydir. Yani bizzat varlığı ve yokluğu mümkün olan şeyler, bizzat mümkün olan şey için bir sikkenin iki ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    6137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Hindistan ve Osmanlı İslamının teorik mukayesesi.
    7357 Fıkıh Tarihi 2010/12/04
    Osmanlı İslamıyla Hind İslamını değerlendirip mukayese etmek için bu iki ülkeye nüfuz eden ve hakim olan mezhebi bilmek gerekir. Osmanlıya (hicri 7. asırdan 10. asıra kadar) hakim olan fıkhi mezhep Ehl-i Sünnetin dört mezhebinden biri olan Hanefi mezhebidir. Ancak onlar itikatta Eş’ari mezhebine mensuptular. Hanefi ...

En Çok Okunanlar