Gelişmiş Arama
Ziyaret
13148
Güncellenme Tarihi: 2012/07/24
Soru Özeti
Oburluk nedir ve onun manevi açıdan ruhtaki etkileri nelerdir?
Soru
Oburluk nedir ve onun manevi açıdan ruhtaki etkileri nelerdir?
Kısa Cevap

Yaratılış düzeninde “beslenmek” yaşamak gayesiyle güç elde etmek ve yüce Allah’a kulluk etmek için bir araçtır. Genel olarak bir vesiledir. Yaşam beslenmek için bir araç değildir ve başka bir ifadeyle yaşamın araç olması ve beslenmenin hedef olması diye bir şey söz konusu olamaz. İslam’ın beslenmek hakkındaki kılavuzluklarından biri oburluktan yüz çevirmek ve az yemeye yönelmektir. Hadislerde oburluk sert bir şekilde yerilmiştir. Masumların rivayetlerinden elde edildiği kadarıyla oburluk, ihtiyaç haddinden fazla yemek ve içmeye denir. Hadisler esasınca bu oburluk şöyle açıklanabilir: Oburluk, insanın hem cisimsel ataletine ve hem de rahat bir şekilde nefes alamamasına ve de zor ve problemli bir şekilde bir iş veya ibadeti yapabileceği tarzda yemek yemesi veya su ve benzeri şeyleri içmesidir. Böyle bir şey insanda gerçekleştiği vakit insan aç olmadan yemek yer ve yemek yemeye veya içmeye başladığında da son merhaleye dek bu yemeyi ve içmeyi sürdürür ve karnını doldurur. Gerçekte oburluk olumsuz eserleri ve zararları kanalıyla tanınabilir ve tanımlanabilir. Hadisler açısından oburluk ibadette atalet, kalp nurunun yok olması ve az namaz kılmak gibi olumsuz eserler meydana getirir.  

Ayrıntılı Cevap

Yeme ve içmede sağlık kurallarına riayet etmek; sağlık, mutluluk ve ömrün uzun olmasının en önemli etkenlerinden sayılır. Eğer insanlar ne yemeleri, ne kadar yemeleri, nasıl yemeleri gerektiğini bilir ve bu bilgileri uygularlarsa, kuşkusuz toplumdaki hastalıkların çoğu ortadan kalkacak ve insan yaşam zevki ve mutluluğunu tadacaktır. Yaratılış düzeninde “beslenmek”, yaşamak gayesiyle güç elde etmek ve yüce Allah’a kulluk etmek için bir araçtır. Genel olarak bir vesiledir. Beslenmek, yemek için bir araç ve vesile değildir. İslam’ın bu husustaki tavsiyeleri önemli ve değerlidir. Bu konu hakkında iki noktaya dikkat etmek önem taşımaktadır:

A. İslam’ın yemek hakkındaki tavsiyeleri, sadece beden sağlığını güvenceye almaz, insan cisim ve ruhunun sağlığını da garantiler.

B. Akıl ve bilimin yaratılışın tüm sırlarını bilmemesi nedeniyle, bugünkü bilim açısından İslam’ın bazı tavsiyelerinin hikmetinin meçhul kalması doğaldır, ancak bu husus söz konusu tavsiyelerin delilsiz oluşu anlamına gelmez. Nitekim İslam hükümlerinin bazılarının felsefesi geçmişte bilinmiyordu, lakin bugün bilim onların sırrını keşfetmiştir. Tavsiyelerden biri oburluktan sakınmak ve az yemeye yönelmektir. Oburluk hadisler açısından sert bir şekilde yerilmiştir. Masumların rivayetlerinden anlaşıldığı kadarıyla oburluk, ihtiyaç haddinden fazla yemek ve içmek ve aşırılığa kaçmaktır. Hadisler esasınca, oburluk insanın hem cisimsel ataletine neden olacak ve hem de rahat bir şekilde nefes alamayacak şekilde yemek yemesi veya su ve benzeri şeyleri içmesi tarzında açıklanabilir. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer oburluk yapılırsa nefes yolu tıkanır.”[1] İnsan oburluk ederse zorlukla ve problemli bir şekilde bir işi veya ibadeti yapar. Böyle bir şey insanda gerçekleştiğinde insan acıkmadan yer ve yemeye ve içmeye başladığında da son merhaleye dek yemek yemeyi ve içmeyi sürdürür ve karnını doldurur. Gerçekte oburluk olumsuz eserleri ve zararları kanalıyla tanınabilir ve tanımlanabilir. Burada hadisler esasınca oburluğun bazı manevi ve cismi olumsuz eserleri açıklanacaktır:

1. İmam Ali (a.s) bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Oburluk ve fazla uyumak insan bedenini bozar ve insan için zarar ve ziyan getirir.”[2]

2. Oburluk ağır ve çok harcamaları peşinden getirir. Bir hadiste şöyle buyrulmaktadır: “Oburun sağlığı bozuk ve işi ağır ve meşakkatlidir.”[3]

3. Oburluk kalbin katılaşması ve şehvetin harekete geçmesine neden olur. İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir hadiste şöyle okumaktayız: “Müminin kalbi için oburluktan daha zararlı olan bir şey yoktur. Oburluk iki şeye neden olur: Kalbin katılaşması ve şehvetin harekete geçmesi.”[4]

4. Oburluk insanın az namaz kılmasına neden olur. Allah Resulü’nden (s.a.a) nakledilen bir hadiste Hz. İsa’nın (a.s) kavmi İsrail oğullarına şöyle buyurduğu belirtilmiştir: “Oburluk etmeyin. Her kim oburluk ederse çok uyur. Her kim çok uyursa namazı azalır ve her kimin namazı azalırsa, kendisi gafillerden yazılır.”[5]

5. Oburluk ibadetlerde atalet ve isteksizliğe neden olur. Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: “Oburluktan sakının. Oburluk bedeni bozar, hastalığı miras bırakır ve ibadette atalete neden olur.”[6]

6. Dolu karın Allah nezdinde menfurdur. Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: “Allah nezdinde dolu karından daha menfur bir şey yoktur.”[7]

7. Oburluk kalbin nuraniyetini yok eder. Allah Resulü (s.a.a), İmam Ali’ye (a.s) verdiği bir nasihatte kalbin nuraniyetini gideren unsurlardan biri olarak oburluğu dile getirmiştir.[8]

Özetle oburluk hadislerde sert bir şekilde yerilmiştir. Oburluk sağlığı bozar ve değişik cisimsel ve ruhsal hastalıklar için bir altyapı oluşturur. Oburluk nefsin özünü tahrip eder, takvayı zedeler, zekânın hicabı olur ve kalbi katı ve siyah kılar.  

 


[1] MekarimŞirazi, Nasır, tercümeyi güya ve şerhi fişordeberNehcü’lBelağa, ba tercüme: Aştiyani, Muhammed Rıza, ve İmami, Muhammed Cafer, c. 3, s. 249, şumare 108, İntişaratıMetbuatiyi Hedef, Kum, çapı evvel.

[2] Muhaddis Nuri, Müstedrekü’lVesail, c. 5, s. 119, hadis sevvum, Müessese-i A’lulBeyt, Kum, 1408 h.k.

[3] Temimi Amedi, Abdu’lVahid bin Muhammed, Gureru’l Hikem, s. 360, hadis 8168, İntişaratı defteri tebligatı İslami Kum, 1366 h.ş.

[4] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 63, s. 337, hadis 33, Müessesetu El- Vefa Beyrut, Lübnan, 1404 h.k.

[5] Veram bin EbiFeras, Mecmuayı Veram, c. 1, s. 47, İntişaratıMektebetu’l Fakih, Kum.

[6] Biharu’lEnvar, c. 59, s. 266.

[7] Amuli, Hürr, Vesailu’ş Şia, c. 25, s. 24, hadis 31049, Müessese-i A’lulBeyt, Kum, 1409h.k.

[8] Vesailu’ş Şia, c. 24, s. 244, hadis 30447.

 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahmet ismi İncil’in neresinde gelmiştir?
    24943 Eski Kelam İlmi 2011/11/12
    Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur: Kur’an, İncil’de İslam Peygamber’inin (s.a.a) müjdeleyici olduğunu söylüyorsa, tahrif edilmiş İncil’i değil, Hz. İsa’nın (a.s) getirdiği incili kastetmektedir. Elbette tahrif edilmiş hali hazırdaki İncil’de de, bu meseleye işaret edilmesi dikkate değer bir konudur.Hz. Mesih (a.s), “Farkilit”ın geleceği müjdesini vermişti. Bu kelime ...
  • Eğer Yüce Allah Peygamber ve kullarına iyyake nabudu ve iyyake nestain demelerini buyurmuşsa, neden “kul” (söyle) kelimesi zikredilmemiştir?
    9276 Tefsir 2011/12/18
    Kuşkusuz Yüce Allah ibadet ve namazlarında istifade etmeleri için bu ayeti kullarına nazil etmiştir. Elbette benzer durumlarda genel olarak “kul” (söyle) ve “kulu” (söyleyiniz) gibi kelimler de cümle başında yer almaktadır. Ama Arap edebiyatını ve tüm dillerdeki mevcut diyalogları incelemeyle, kesin karine ve delillerin bulunması ve onların ...
  • Hadis külliyatında ‘israiliyat’ denilen bir kavram geçmektedir. Ehlibeyt mektebi kaynaklarında İsrailiyat’ın konumu ve itibarını açıklar mısınız?
    3396 2020/09/05
    İslam uleması ‘israiliyat’ kavramını İslami olmayan, özelliklede hicri ilk yüzyıl içerisinde Yahudi ve Hristiyanların İslam dinine sokmaya çalıştıkları inançlar, efsaneler ve hurafelerin tamamı için kullanmaktadır.Bu kelime ilk başta Yahudilerin İslam dinine sokmaya çalıştıkları hadisler için telaffuz edilmekteydi. Ama gerçekte bu kavram biraz daha geniş ...
  • basiret gözüyle Allah-ı görmek, kalp ile Allah-ı müşahede etmekle aynı mıdır?
    13449 Pratik İrfan 2010/12/18
    Hazreti Ali'nin (a.s.) kelamında söz konusu olan basiret gözü ile Allah-ı müşahede etme meselsi kelam ilmince Allah-ı görme meselesiyle ilgili bir konudur. Bu konuyla ilgili hak ve doğru olan görüşe göre kalbi rüyet ve tecelliden farklı olan gözsel rüyet hak Teâlâ hakkında imkânsızdır. Ama Allah ile buluşmak ...
  • Muhammed b. Osman Ömri’nin İmam-ı Zaman’ı (a.c) hac mevsiminde gördüğü iddiası doğru mudur?
    6183 Eski Kelam İlmi 2011/07/21
    Her ne kadar böyle bir iddiada bulunan kimseden kabul edilmesi mümkün olmasa da İmam-ı Zaman’ı (a.s) gıyap döneminde görmek esasen kesin ve makbul bir husustur. Hz. Hüccet’in (a.s) ikinci naibi halk ile İmam arasında irtibatı sağlayan vasıta olması nedeniyle, kuşkusuz küçük gıyap döneminde bu görüşme ...
  • Ayakların üstünü mesetme konusunu hadisler ile ispatlayınız?
    7591 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    “Vesailu’ş - Ş,a” gibi Şia’nın Muteber Kitaplarında İmamlardan (a.s.) nakledilmiş olan hadislere baktığımızda abdest alınırken başın ön kısmının ve ayakların üstünün Mes edilmesinin vacip olduğunu görürüz. Keza hadislerden istifade ediliyor ki ayaklar Mes edilirken sağ ve sol sırasını dikkate alarak ayakların parmaklarından başlayarak ayaklarda var olan çıkıntıya ...
  • Acaba fakihler Cuma namazının seçmeli farz olduğu konusunda görüş birliğine ulaşmışlar mıdır?
    3294 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/11
    Cuma namazı, masum imamın fiziki huzurunun olduğu, diğer şartların imkânı ve takiye gerektirecek bir durum olmadığı taktirde hükmü aşikardır. (Yani farzdır) Gaybet döneminde çeşitli hükümler Cuma namazı hakkında beyan edilmiştir. Bu görüşlerden en meşhur olanının “Cuma namazı seçmeli farz” olduğu söylenebilir. Hatta bazı fakihler Cuma namazının seçmeli ...
  • Mersiye okuyucuların her yıl mersiyelerine ekledikleri yeni şeylerin sakıncası yok mudur?
    8088 تاريخ بزرگان 2009/01/29
    Aşura kıyamı ve Kerbela tarihinin iki sayfası vardır: Biri yiğitlik ve iftiharla dolu nurlu ve beyaz bir sayfa, diğeri benzersiz veya eşine az rastlanır bir cinayetin işlendiği bir facia oluşu. Bu yüzden Kerbela’da meydana gelen musibetleri imkansız ve akla aykırı olarak algılamamak gerekir. ...
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6913 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Kimler İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halindedirler?
    12383 Eski Kelam İlmi 2012/10/24
    İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halinde olmanın teorik temelleri ve bunun değişik türleri kendi yerinde incelenmelidir. Bununla birlikte Şia ulemasının bazı muteber kitaplarında Mukaddes-i Erdebili, Seyit Bahru’l-Ulum, Seyit b. Tavus ve başka birçok büyük şahsiyetin görüşmeleri belirtilmiştir. Aynı şekilde birçok birey de İmam-ı Zaman (a.c.f) ile özel ...

En Çok Okunanlar