Gelişmiş Arama
Ziyaret
4450
Güncellenme Tarihi: 2014/09/15
Soru Özeti
Şia’nın ortaya çıkış tarihi hangi dönemde vuku bulmuştur?
Soru
Şia’nın ortaya çıkış tarihi hangi dönemde vuku bulmuştur?
Kısa Cevap
Şia’nın ortaya çıkış tarihi hakkında tarihciler tarafından çeşitli görüşler ortaya atılmıştır.[1] İmamiye Şia’sının görüşü şudur: Şia’nın ilk tohumlarını Allah Teala Kuran’ı Kerim’de ekmiş, İslam Peygamberi (s.a.a) risaleti döneminde onu hadisleri ve açıklamalarıyla sulamış kökleşmesini sağlamıştır.[2] Şia’nın ‘şecere tayyibe’si Allah Resulü (s.a.a) döneminde meyvesini vermiştir. işte bu yüzden Allah Resulü (s.a.a) zamanında bazı sahabeler bu ünvanla tanınmaktaydılar. Örneğin: Ebuzer gaffari, Mikdad bn esved ve Selman Farsi.
Sahabeden seçkin bir grup İslam peygamberi (s.a.a) döneminde imamet, velayet ve İmam Ali (a.s)’ın hilafeti hakkında nazil olan ayetler ve rivayetleri derk edince Allah Resulünden sonra onun imam olduğuna ve İslam dünyasının idaresinin ona bırakıldığına inanmışlardır. Bu seçkin sahabeler İmam Ali (a.s)’a  derin sevgi beslemekteydiler ve o dönemde bile ‘Ali Şiası’ olarak tanınmışlardı. İbni Haldun bu konuda şöyle yazıyor: ‘Bir grup sahabe Ali Şiası idi ve onu hilafete diğerlerinden daha layık görüyorlardı.[3]
Bu düzlemde şöyle bir ifade’de geçmektedir: “Sahabenin büyüklerinden bir grup Ali (a.s)’ın dostları olarak Allah Resulü’nün döneminde tanınmışlardı. Ezcümle Selman Farsi ki şöyle demekteydi: ‘Biz Allah Resulüyle biatlaştık Müslümanların hayrına mücadele edeceğimize vede Ali bin. Ebutalib’e ve dostlarına iktida edeceğimize dair.’ Ebi Said Haderi ise şöyle diyordu: Ümmet beş şeye emrolundu dördünü yerine getirdiler birini terk ettiler. Ondan neyi terk ettikleri sorulduğunda ise şöyle cevap verdi: Ali bin Ebutalib’in velayeti. Tekrar soruldu acaba velayet diğer dört emir gibi vacip midir? Cevap ta şöyle dedi: Tabiki. Diğerleri  Ebuzer Gaffari, Huzeyfe bin. Yeman, Zi Şehadeteyn Huzeyme bin sabit, Ebi Eyyüp Ensari, Halid bin Said bin As ve Kays bin Said bin İbad.”[4]
Rivayete göre ‘Şia’ ünvanını İslam peygamberi (s.a.a)’nin kendisi hayattayken Emir’el-Müminin Ali (a.s)’ın takipcilerine eta etmiştir. Hz. Ali bin Ebutalib’e işaret ederek buyurmuştur:
«وَ الَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، إِنَّ هَذَا وَ شِيعَتَهُ لَهُمُ الْفَائِزُونَ يَوْمَ الْقِيَامَة» “Canım elinde olana ant olsun, Gerçektende bu (Ali) ve onun Şiaları kıyamet gününde kurtuluşa erenlerdir.[5]
Bu konuda daha fazla bilgi edinmek ve konunun açıklığa kavuşması için araştırma yapabileceğiniz linkler:
Şia’nın Tarifi, 6976.
Şia’nın Hakkaniyeti, 1523.
 
 

[1] Bu konudaki görüşlerden haberdar olmak için: Rızvani, Ali Asker, Şia Şinasi ve Pasoh be Şubehat, 1.c, 39-41.s, tahran, naşrı meşer,2.bk, 1384.ş; Şia’nın temel fırkaları, 922.
[2] Tabatabai, Syit Muhammet Hüseyin, Eş’Şia Fi’l-İslam, 21.s, beyrut, beytul katip, 1.bk, 1999.m; Subhani, Cafer, Ela Akaid’iş-Şia’tul-İmamiye, 17-18.s, Kum, Muesse’tu İmam Sadık (a.s); Hekim, Seyit Muhammet Bakır, El-İmamiye ve Ehlelbeyt En-nezeriye ve’l-İstidlal, 267.s, Kum, el-Merkez’ul-İslamiye el-Muasir, 1.bk, 1424.k.
[3] İbni Haldun, Abdurrahman bin Muhammet, Divan’ul-Mubteda ve’l-haber fi Tarih’il-Arap ve’l-barbar ve min Asiruhum min zevi’şan’ul-ekber(İbni Haldun Tarihi),tahkik, Şecade, Halil, 3.c, 215.s, beyrut, dar’ul-Fikir, 2.bk, 1408.k.
[4] Kürd Ali, Hattat’uş-Şam, 5.c, 251.s, Muhammet bin Abdurrezzak, demeşk, Mektebe’tun-nuriye, 3.bk, 1403.k.
[5] İbni ugede kufi, Ahmet bin Muhammet, Fezail’i Emir’ul-Müminin (a.s), Muhakkık, Hırzıddin, Abdurrezzak, muhammet Hüseyin, 219.s, Kum, delil ma, 1.bk, 1424.k; Şeyh Tusi, Muhammet bin hasan, El’emali, 251.s, Kum, Dar’us-segafe, 1.bk, 1414.k.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar