Gelişmiş Arama
Ziyaret
3796
Güncellenme Tarihi: 2011/04/12
Soru Özeti
Malların fiyatını belirlemek İslam yöneticisinin görevlerinden midir?
Soru
Üretim ve ticaret mallarının fiyatını İslam yöneticisi mi belirler, yoksa arz talep ilkesi mi?
Kısa Cevap

İslam'ın iktisadi düzeninde fiyatları arz talep belirler. Ancak çarşı, şer'i olan sabit ve devletin koyduğu değişken hüküm ve kanunlar vasıtasıyla kontrol edilir. Elbette eğer hükümet bazı durumlarda belli bir malın fiyatının belirlenmesinin İslam ve Müslümanların çıkarlarını temin edeceğini teşhis ederse o malın fiyatını belirleyebilir.

Ayrıntılı Cevap

 İslam ekonomisinin ilkelerinden biri iktisadi hürriyettir. Her şahıs İslam'ın belirlediği çerçeve ve sınırları riayet etmek kaydıyla her türlü iktisadi faaliyet yapmakta serbesttir. İslam'a göre iktisadi faaliyetlerde temel ilke hürriyet olmasına rağmen insanın gerçek saadet ve kemale varması için bu özgürlüğün belli bir çerçeve ve sınırları olması gerekir.

Bu tamamen mantıklı ve akıllıca bir tutumdur. Çünkü insan hürriyet sayesinde gereken olgunluğa erişir ve kendisinde olan yetenekleri olduğu gibi ortaya koyabilir. Ancak insanın kendi gerçek çıkarlarını teşhis etmedeki aczi, yalnız yakın geleceğini görmesine ve işin akıbetini unutmasına sebep olan açgözlülüğü yüzünden onun özgürlüğü ilahi hidayetler ve ilkelerle sınırlanmazsa saadeti için gerekli olan yetenek ve imkanlarını yok eder, başkalarına sulta kurmaya çalışır ve dini ve manevi yönlerine darbe vurur. Bu yüzden İslam ne sosyalizm gibi tamamen iktisadi özgürlüğü reddeder ne de kapitalizm gibi kayıtsız şartsız hürriyetle insanın fesat ve yokluğuna sebep olur. Şehit Sadr'ın ifadesiyle İslam orta yolu takip ederek insanın hürriyetine yön vermekte, kötülüklerden arındırarak özgürlüğünü onun hayrı ve maslahatı için vesile kılmaktadır. [1]

Kapitalizm iktisadında fiyatları arz talep sistemi belirlemektedir. Kapitalist ekonomistlere göre, insanlar hiçbir dış gücün hatta devletin denetim ve etkisi olmadan alışveriş yapsalar çarşıdaki arz talep sisteminin etkisi sonucu alıcının beğenisi ve sunucunun kârı en yüksek noktaya çıkar. Kapitalizmin hedefi de en fazla kazanım olduğuna göre bu tür fiyatlar hedefi temin edici olarak tanıtılmaktadır.

İslam'ın iktisadi düzeninde fiyatın belirleyen unsur arz talep güçleri olmasına rağmen bu sistemde çarşı şer'i sabit kanunlar ve devletin koyduğu değişken kanunlar aracılığıyla denetlenmektedir. Elbette hükümet eğer belli bir dönem için bir malın fiyatın belirlenmesinin İslam ve Müslümanların çıkarını temin ettiğini teşhis ederse o mala bir fiyat belirleyebilir.

Fiyatın uygun oluşu da onun İslam ve Müslümanların genel çıkarlarıyla uyum sağlamasına bağlıdır. Buna göre fiyatların ihtikar sonucu yükselmesi veya iç üretime darbe vuracak şekilde hesapsız ithalat sonucu düşmesi asla uygun değildir.[2]

Belli şartlarda İslam yöneticisinin fiyatları belirleyebileceği görüşü bir çok fakih tarafından desteklenmiştir. Örneğin Şeyh Mufit el-Muknia'de[3] Şehid-i Evvel Lüma'de[4] Şehit Sani onun şerhinde, İmam Humeyni Tehriru'l-Vesile'de,[5] Şehit Mustafa Humeyni onun şerhinde,[6] Ayetullah Gölpeygani Şerh-i Vesiletu'n-Necat'ta[7] bu görüşü desteklemişlerdir.[8]



[1] Ustad Hadevi Tehrani, Mekteb ve Nizam-i İktisadi İslam s. 140 -141; İktisaduna, Şehit Muhammed Bakır es-Sadr s. 298

[2] Mekteb ve Nizam-i İktisadi İslam Ustad Hadevi Tehrani s. 207

[3] Şeyh Mufid el-Muknia s. 616

[4] Şehit Sani, Zeynud'din b. Ali b. Ahmed Amuli, er-Ravzatu'l-Bahiyye c. 3 s. 299

[5] İmam Humeyni Tahriru'l-Vesile, c. 1 s. 502; el-Mekasip vel Metacir M. 23

[6] Humeyni Seyyid Mustafa Musavi, Mustened Tahriru'l-Vesile, c. 1 s. 483

[7] İsfahani, Seyyid Ebu'l-Hasan, Vesiletu'n-Necat c. 1 s. 17

[8] İlmi bir mevzu olduğu için bu konuda çeşitli görüşler vardır ve diğer fakihlerin bu konuda görüşleri daha farklıdır. Onlardan bazılarına göre Allah'tan başka masumlar dahil kimsenin fiyatları belirlemeye hakkı yoktur. Bu görüşü Şeyh Tusi, Mebsut kitabında (c. 2 s. 195) ve İbn-i İdris Serair kitabında (c. 2 s. 239) Allame Hilli Tezkire'de (c. 1 s. 585) Şeyh Ansari Mekasipte (c. 4 s. 373) ve Ayetullah Behcet benimsemişlerdir. Ayetullah Behcet Camiu'l-Mesail kitabında şöyle diyor: İhtikarcı devlet tarafından satılmaya emredilir ama kimse ona fiyat belirlemez. Eğer pahalıya satarsa ve diğerlerine zarar verecek olursa, zarar bertaraf olacak şekilde fiyatı azaltması istenir, ama ona fiyat belirlenmez. Çünkü iki tarafından zarar önlenmelidir. Camiu'l-Mesail c. 2, s. 472

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ben üniversitede antrenörlük bölümü okuyan bir gencim ..1.sınıf ikindi dönem de dans ve ritim diye bir dersimiz var ve bayan erkek dans etmemizi istiyor hoca. Ben bu işi yapmayı istemiyorum ama okulu bitirebilmem için o dersi verip geçmem lazım ne yapmam gerekiyor?
    4805 Öğretim Ortamlarında Karma Durum
    1. Her ne kadar İslam fıkhında ıstırar ve icbar durumunda yükümlülüğü kaldırmak için bir takım usul ve kaideler olsa da üniversitedeki dersleri geçmek harama bulaşmak için gerçek bir ıstırar ve gerekçeli bir özür sayılmamaktadır. Dolayısıyla, bu hususta fıkıhçılar, bu amelin haram olduğunu ve belirtilen ortamın terk edilmesi ...
  • İslam’ın içermiş olduğu programlar kaç kısımdır?
    3800 Düzenler
    İslam Allahın en kâmil ve en son dini olma unvanıyla bütün insanların hidayetini ve dünyayı idare etmeyi üstlendiğini hak olarak iddia etmekte ve insanın sosyal ve bireysel olmak üzere tüm boyutlarını kapsayacak programlara sahiptir. Bu programları farklı perspektiflerden kısımlandırılması mümkündür. Bir perspektiften İslam’ın kapsadığı programları bireysel ve ...
  • Filozof ve mütekellimlerin perspektifinden dirilişin niteliği ve ispat delilleri nedir?
    6176 Eski Kelam İlmi
    Diriliş insanın öldükten sonra kalkmasıdır. İnsan yeniden dirilmekte ve yeni bir hayatta amellerinin hesabı görülmektedir. Bu inanç genel itibariyle ve detaylarından sarf-ı nazar etmeyle tüm mütekellim ve ilahi filozofların üzerinde ittifak ettiği bir görüştür ve her Müslüman Kur’an’a göre ona inanmaktadır. Ama onun niteliği bağlamında İslam’da dirilişin cismanî olduğuna ...
  • arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
    5052 Kur’anî İlimler
    Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki ...
  • Karz-ul hasene ev kredisi hesabına humus gelir mi?
    5188 Tasarruf Humusu
    Sorunuz büyük taklit mercilerinin bürolarına gönderildi ve şimdiye kadar elimize geçen cevaplar şunlardır:Hz. Ayetullah el-Uzma Hamanaei: Söz konusu meblağın gelirinizden olan miktarına humus gelir, humus yılı başında onun beşte birini vermelisiniz.  Hz. Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi: Humusunu vermemişseniz, geri kalana humus gelir. ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesi nedir?
    9072 Eski Kelam İlmi
    İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesini anlamak için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir:1. Kur’an değişik ayetlerde yüce insanlar ve din evliyalarının erdem ve ulvî sıfatlarını diri tutmayı vurgulamıştır.2. Yüce şahsiyetli Şia imamları (a.s) Kerbela hadisesini diri tutmak için matem merasimleri düzenlemeyi, ağlamayı ve ağlatmayı, şairlerin mersiye ...
  • Neden Allah boşanmadan çok nefret etmektedir?
    7035 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi
    Boşanma ve evlilik arasında bir karşıtlık bulunduğundan, Allah’ın boşanmadan nefret etmesinin nedenini öğrenmek için, ilkönce evliliğin önemi açıklanmalıdır.[1] Yüce Allah Kur’an’da insanların çift yaratılmasını huzur ve sükûnet sağlayan ilahi ayet ve nişanelerden saymıştır.[2] Masumların (a.s) rivayetlerinde de evlilik büyük bir öneme ...
  • İnsanın zatının kaynağı nedir ve bunun davranışlardaki etkisi nasıldır?
    5736 Yeni Kelam İlmi
    Hikmet-i Mütealiye’ye göre zatlar önce belirsiz bir şekilde vardırlar, sonra maddi var oluşla belirlenmektedirler. Ondan sonrada bireysel bir varlığa sahıp olurlar.İnsanın zatı, onun ortaya çıkışının başlangıcından itibaren onunla beraber olup maddi ve manevi boyutlarını kapsamaktadır. Genellikle maddi ...
  • kaşların olduğu yerde dövme yapmak abdesti batıl ediyor mu?
    3991 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    aşağıdaki cevaplar müçtehitlerin defterlerinden alınmıştır. Ayetullah Hameney’nin defteri: (yapılan dövme) abdest ve gusül alırken suya engel oluyorsa, kaldırılması gerekir. Ama eğer dövme işlemi derinin dibinde yapılmış ise, abdeste zararı yoktur.Ayetullah Mekarım Şirazi’nin defteri: abdeste mani değildir.
  • Eğer ben fakirsem zekât beni de kapsar mı? Ben zekât parasını fakir bir dostuma verebilir miyim? Zekâtı Müslüman olmayan bir ferde verebilir miyim?
    4141 Zekât Ve Sadaka
    Fakir sözlükte omurilik kemiği kırılmış kimseye denir. Miskin (çaresiz) de fakir manasına gelir, ancak miskinin gerçekte durumu fakirden daha kötüdür.[1] Şer’i ıstılahta da fakir bir yıllık giderini karşılayamayan kimseye denir. Bir arsası olan veya yıllık giderini temin edebilecek bir sermayesi olan kimse fakir sayılmaz.

En Çok Okunanlar