Gelişmiş Arama
Ziyaret
83
Güncellenme Tarihi: 2014/10/25
Soru Özeti
Acaba Şia mezhebinden Sünni mezhebine geçmek caiz mi?
Soru
Acaba Şia mezhebinden Sünni mezhebine geçmek caiz mi? Eğer caiz değilse hükmü nedir ve bu hükmün dayanağı ve kaynağı nedir?
Kısa Cevap
 Esasen din ve inanç insanın akıl ve mantık yoluyla hakikati araştırması ve araması sonucu kendi seçimiyledir. İnsan temel inançlarında araştırma yapmalı ve hakikate ulaştıktan sonra onu seçmelidir. Din ve mezhep insana büyüklerinden miras kalmaz. Buna binaen dinin temel inançlarında taklit caiz değildir.[1] Zira din, mezhep ve inanç insanın içinden gelen ve kalbi bir kabullenmedir. Doğal olarak bireyin kendisi seçim yapmalı bir miras olarak kabul etmemelidir. Ama bu yolda yaşanabilecek her türlü sapma insanı ebedi bir felakete sürükler. İşte bu yüzden kendinize dini liderler seçerken mümkün mertebe dikkatli ve özenli olmalı Allah Teâlâ’dan bu yolda size yardım etmesini talep etmelisiniz. Kuran’ı Kerim şöyle buyuruyor: “ O gün herkes kendi İmamı ile çağrılacaktır”.[2] Bu temel çerçevesinde kıyamet günü her insan dünya hayatında İmamı ve önderi bildiği ve amelde uyduğu insanın safında yer alacaktır.
Bu dünyada bir önder ile takipçileri arasındaki bağ ahret hayatında kâmil bir şekilde açığa çıkacaktır.  Kurtuluş ehli olan ve azap ehli olan gruplar ayan olacaktır.  Her çağda ve zamanda Peygamberler ve onların halifelerini önder edinenler ahrette de bu mübarek insanlarla birlikte olacaklar. Şeytanı ve onun zorba ve zalim halifelerini önder seçenlerde ahrette onlarla birlikte olacaklardır. Kuran’ı Kerim İmanlar ve önderleri iki guruba ayırarak bizlere tanıtmaktadır. Bir gurup nur ve hidayet önderleri; bu insanları “Emrimize hidayet eden İmamlar”[3] olarak zikretmektedir. Bu gurup insanları Allah’a davet etmekte ve sonuç olarak ta takipçilerini kendileriyle birlikte cennete ve İlahi rızaya ulaştıralar. Diğer gurup ise ateşin ve cehennemin imamları önderleridir. Kuran’ı Kerim bunlardan “Ateşe davet eden İmamlar”[4] olarak bahsetmektedir. Bu cehennemlikler takipçilerini ve halkı kendileriyle birlikte cehenneme doğru götürmektedirler. Akıllı insan düşünerek, bütün cabasını ve azmini ortaya koyarak hakiki İmam ve önderleri tanımalı ve onların takipçisi olmalıdır. Körü körüne takipçilerini cehenneme taşıyan önderlerin arkalarından hareket etmemelidir.  Zira hem Sünni hem de Şia kaynaklarında nakledilen hadiste İslam Peygamberi şöyle buyuruyor: “Kim kendi zamanının imamını tanımadan ve ona marifet elde etmeden ölürse İslam dini üzere dünyadan göçmemiş; aksine cahiliyet üzere ölmüştür.[5]
Yapılan açıklamalar dikkate alındığında; eğer birisi araştırma ve incelemeler sonucunda kesin bir şekilde başka bir mektebin Şia mektebine üstün olduğuna kanaat getirirse. İster bu mektep İslam iddiasında bulunsun isterse de Müslümanların dışında bir yapı olsun; soru sormaya hacet duymadan zihin dünyasının derinliklerinde üstün gördüğü mektebe yönelir ve onu kabul eder. Fert anlamakta zorluk çekse de bizler açık bir şekilde Şia inancının temellerinin sağlamlığı nedeniyle araştırma ve inceleme ehli hiçbir ferdin bu inançtan yüz çevirmeyeceğinden eminiz. Bu konuda daha fazla bilgi için aşağıdaki dizinlere başvurabilirsiniz:
Şia’nın üstünlüğünün delilleri, 222 (bölüm: 1406).
Şia mektebinin özellikleri ve seçkin yönleri, 287 (bölüm: 2483).
İslam mezheplerinin ortaya çıkış sebepleri, 192 (bölüm:4463).
“Ümmetin fırkalara ayrılması” hadisinin incelemesi, 5997 (bölüm:6747).
 
 

[1] Tevzuh’ul-Mesail (el’Mehşi’il-İmam Humeyni), 1.c, 11.s.
[2] İsra/71.
[3] Secde/24
[4] Kasas/41
[5] Meclisi, Muhammet Bakır, Bihar’ul-Envar, 51.c, 160.s, dar’ul-vefa, Beyrut, 1404.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    284476 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    172068 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    108368 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    101270 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    97747 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    95721 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    79036 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    78544 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    76614 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    72395 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler