Ziyaret
415
Güncellenme Tarihi: 2012/11/11
Soru Özeti
Nasıl Resulü Ekrem (s.a.a)’i rüyada görebiliriz?
Soru
Resulü Ekrem (s.a.a)’ı rüyamda görmek ve hayatımda ki en büyük aşkı tatmak istiyorum bunun için ne yapmam gerekir?
Kısa Cevap
Mefatih’ul-Cenan adlı eserde evliyayı rüyada görmek için tavsiye edilen ameller ve zikirler beyan edilmiştir. Ama teveccüh etmek gerekir bu yollar tek başına istediğimiz şahsı görmek için yeterli sebep değildir. Yani bu amelleri ve zikirleri yerine getiren herkes Resulü Ekrem’i (s.a.a) rüyasında görecek diye bir şey yoktur. Bu hadise insanın günahı terk etmesine, farzları yerine getirmesine ve gönül sefasına da bağlıdır. İşte bütün bu etmenler bir araya geldiğinde Resulü Ekrem’i (s.a.a) rüyada görmek mümkün olacaktır.
Ayrıntılı Cevap
 Sorunuzun cevabına geçmeden önce rüyanın ne olduğuna ve çeşitlerine kısaca değinmemiz gerinde olacaktır.
Bilim insanları rüyanın mahiyeti üzerine uzun ve ayrıntılı araştırmalar yapmışlardır. Bir kısmı, rüyayı insanın beyninden bedenin diğer organlarına kanın intikali bilmektedir. Sonuçta bu eylemi fiziksel etmenlerle bağlamaktadırlar.
Bir kısım, diğer bilim insanlarına göre ise bedenimizin gerçekleştirdiği aşırı fiziksel faaliyetler bedenimizde bir çeşit toksin birikmesine yol açmaktadır. Bu toksin sinir sistemimiz üzerinde etki ederek rüya halinin insanda meydan gelmesine yol açtığına inanmaktadır. Bu toksinin ayrışıp bedende cezp olana kadar rüya haletinin sürdüğünü savunmaktadır. Sonuçta bu eylemi kimyasal etmenlere bağlı bilmektedirler.
Bazı bilim insanları ise rüya için sinirsel etmenleri sebep görmektedir. Bu görüşe göre beynin içinde özel bir sinir sistemi mevcuttur ve insan hareketlerinin kaynağı konumundadır. Aşırı yorgunluk yüzünden bu sistem devre dışı kalmakta ve rüya haleti meydana gelmektedir diye açıklama yapmışlardır.
Elbette bu etmenlerin rüya üzerinde icmali bir etkisi olduğunu inkâr etmemekle birlikte bu görüşlerin hiçbirinin rüya hakkında tatmin edici bir cevap veremedikleri aşikârdır.
Günümüz bilim insanlarının rüya hakkında kabul görecek bir açıklama yapmaktan aciz kalmalarının sebebi maddeci düşüncedir. Maalesef ruhun asaletini ve istiklalini kabul etmeden bu konuyu açıklamaya çalışmaktadırlar. Oysaki rüya cismi bir olay olmadan önce ruhani bir vakıadır. Ruhun sahih olarak tanınması gerçekleşmeden bu konuyu açıklamak mümkün değildir.
Kuran’ı Kerim rüya konusunda en dakik açıklamayı yapmıştır. Öyle ki rüyayı  “kabzı ruh” yani bir çeşit ruhun bedenden ayrılması olarak açıklamıştır. Elbette bu tam bir ayrılma değildir.
Bu bağlamda Allah Teâlâ’nın emriyle ruhun ışığı beden üzerinden kaldırılmakta sadece az bir ışın demeti cisme etki etmektedir. Şuur ve idrak işlem dışı kalır. İnsan his ve hareket gücünü kaybeder. Sadece hayatın devamı için zaruri olan kalp atışı, kan dolaşımı, sindirim sistemi ve solunum sistemi faaliyetini sürdürür.[1]
Öyleyse uyku halinde insan beyninin bütün fonksiyonları değil bazı fonksiyonları tatil olur.[2] İşte bu sebepten ötürü rivayetlerde uykudan ölümün kardeşi olarak tabir edilir.[3]
Muvahhitlerin önderi İmam Ali (a.s)’dan nakledilen bir hadiste hazret şöyle buyuruyor: “Uyku, ölüm cinsinden olup dertlerden ve açılardan rahata kavuşma kaynağıdır.”[4]
Rüya çeşitli kısımlara ayrılır. Genel olarak üç bölüme ayırabiliriz. İlki net ve açık olan tabire ihtiyacı olmayan rüyalar. İkincisi karmaşık rüyalar, zor veya imkânsız olduğu için tabiri yapılamayan rüyalar. Üçüncüsü ise nefsin temsil ve hikâye ile tasarrufta bulunduğu rüyalar. İşte bu rüyaların tabiri yapılır.[5]
Bu mukaddemeden sonra ifade etmemiz gerekir ki insan uykusunda misal âleminde ve akıl âleminde seyir ederek aziz zatların huzuruna müşerref olursa. Yani uykuya saldıktan sonra misal âlemi ve akıl âlemine teveccüh ederse zira uyku onların türündendir. Kendi kapasitesi ve yeteneği ölçüsünde bu âlemlerin hakikatini müşahede eder.[6]  Eğer şehit Mutahhari gibi büyüklerin hatıratında böyle şereflere nail olduğunu görmekteysek[7] bunda şaşılacak bir şey yoktur.
Ama birkaç noktaya dikkatinizi çekmek isteriz:
Evvela insanların hepsi rüyada kendi istediklerini rüya âleminde görme yetisine sahip değildir.
Saniyen Mefatih’ul-Cenan[8] adlı eserde Resulü Ekrem’i (s.a.a) rüyada görmek için tavsiye edilen ameller[9] ve zikirlerin etkisi olmakla birlikte teveccüh etmek gerekir bu yollar tek başına istediğimiz şahsı görmek için yeterli sebep değildir. Yani bu amelleri ve zikirleri yerine getiren herkes Resulü Ekrem’i (s.a.a) rüyasında görecek diye bir şey yoktur. Bu hadise insanın günahı terk etmesine, farzları yerine getirmesine ve gönül sefasına da bağlıdır. İşte bütün bu etmenler bir araya geldiğinde Resulü Ekrem’i (s.a.a) rüyada görmek mümkün olacaktır.
Belki de siz bütün bu amelleri yerine getirip maksadınıza ulaşamayabilirsiniz de. Allah Teâlâ başka mükâfatlar size verebilir.  Zira Allah Resulünü görme arzusu da bunun için yapılan amellerde genellikle sünnet zikirlerdir. Allah katında mükâfatı olan şeylerdir.
Son olarak Resulü Ekrem (s.a.a)’ı rüyada görmek bu amellere ve zikirlere has değildir. Başka yollarla bunu başarmak mümkündür. Örneğin Evliyaya tevessül etmek gibi. Ayetullah Maraşi Necefi ’nin hatıratlarında şöyle buyurduğu yazılmaktadır:  “ Bir gece uykuya dalmadan önce evliyayı rüyamda görebilmek için tevessül ettim.” Muvahhitlerin önderi İmam Ali (a.s)’ı rüyasında görür. Şehriyarın meşhur şiiri “Ali Ey Rabbin Rahmeti” olayı bu geçe yaşanmıştır.[10]
 
 

[1] Tefsir numune, 19.c, 482-483.s.
[2] Mekarim Şirazi, Nasır, Mead ve Cehan pes ez merg, 385.s.
[3] "النوم اخو الموت", Evali’lil-Ala, 4.h, 73.s.
[4] "النوم راحة من الم و ملائمة الموت", Gurer’ul-Hikem, 1461.h.
[5] Tercüme El’mizan, 11.c, 372.s.
İslam Peygamberinden nakledilen hadiste şöyle geçer: “ Rüya üç çeşittir: Allah Teâlâ’dan bir müjde; Nefsin konuşması; Şeytanın meydana getirdiği korku.”, Kenz’ul-Ummal, 41385.
"الرویا الثلاثه: فبشری من الله و حدیث النفس و تخویف الشیطان"
İmam Sadık (a.s)’dan nakledilen bir rivayette hazretin şöyle buyurduğu nakledilir: “Ne zaman Kul günah işlemeye heveslenirse Allah Teâla kulun hayrını isterse ona korkunç bir rüya gösterir ki heveslendiği günahtan vazgeçsin. İhtisas, 24.s,
"اذ كان العبد علی معصیه الله عز و جل و اراد الله به خیرا اراه فی منامه رویا تروعه و فینزجرها عن تلك المعصیه"
[6] Daha fazla bilgi için müracaat ediniz: Tercüme El’Mizan, 11.c, 366-373.s.
[7] Üstat Mutahhari ’nin eşi naklediyor: Bir gece üstat yataktan fırladı ve hızlı hızlı nefes alıyordu. Ben ne olduğunu sordum. Şöyle dedi: “Rüyamda İmam Humeyni hazretleriyle birlikte Allah Resulü ’nün huzuruna gidiyorduk. Allah Resulüne, İmam Humeyni’ sizin torununuz Ey Resulullah dedim. Daha sonra Allah Resulü İmam Humeyni’yle kucaklaştı ve yüzünü bana döndü. Beni Kucağına aldı ve dudaklarını dudaklarımın üzerinde koydu. Henüz dudaklarım o sıcaklığı hissediyor. Zannedersem hayatımda önemli bir olay olacak.” Bu olaydan üç gün sonra Üstat Mutahhari şehit edildi.
[8] Haşiye Mefatih’ul-Cenan, Bagiha’tus-Salihat.
[9] Şems, Leyl, Kadir, Kafirun, İhlas, Nas, Felak surelerini okumak.  Daha sonra 100 defa İhlas suresini okuyup 100 defa salavat getirip sağ tarafa uzanmak.
[10] Seburi, Hüseyin, Şehriyarma, 1381.bk.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    3452 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Eğer birisi ramazan ayında tutmamış orucunu bir sonraki ramazan ayına kadar kaza etmezse hükmü nedir?
    3291 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2015/09/14
    sorunuzun üç sureti var: biz mercii taklitlerin görüşlerini dikkati nazarda tutarak sorununuzun her bir suretini ayrı ayrı cevaplandırırız. Bir: eğer hastalıktan ötürü orucunu tutmamış ve hastalığı bir sonraki ramazana kadar devam etmişse, tutmamış oruçlarının kazası farz değildir ve her gün yerine yaklaşık on sir (750 gram) denkliğinde ...
  • Yok olmak mümkün mü?
    6265 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/08/25
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Acaba ahırı zamanda İran’dan kıyam yapılacak şeklinde olan hadisi şerif muteber midir?
    6831 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/14
    Şia ve Ehli Sünnet kaynaklarının tamamı şu noktada ittifak etmişlerdir: İmam Zaman’ın (a.s) zuhuru gerçekleşmeden önce onun zuhuru için ortam hazırlayacak bir kıyam gerçekleşecektir. Bu kıyamda, İran’dan siyah bayraklı ordu İmam’ın hükümranlığının mukaddimelerini hazırlayanlardır.[1]
  • Neden kuranı kerimde, İsmail de İshak gibi hazreti İbrahim’in çocuğu olmasına rağmen onlardan ayrı zikir edilmiş? Neden Allah u teala İbrahim, İshak ve Yakup için “ulil eydi vel – ebsar” demiş ve ama İsmail, Yesa ve Zal – Kif (Zülkif) hakkında “minel ahyar” demiş?
    3453 Tefsir 2015/05/21
    Allah u Teâlâ bu ayetlerde hazreti İbrahim, ishak ve Yakub’u (a.s.) birlikte, ama İsmaili (a.s.) ki oda İbrahim’in (a.s.) bir diğer çocuğudur ayrı metih ve övüyor. Müfessirlerin çoğu hazreti İsmail’in (a.s.) neden babasından ve kardeşinden ayrı zikir edildiği noktasında her hangi bir beyanda bulunmamışlardır. Sadece ...
  • Hz. Peygamber, Ebu Leheb’e ile sıla-i rahimde bulunuyor muydu?
    8498 Masumların Siresi 2012/02/18
    Sıla-i rahim, akrabalar ile irtibatı sağlayan amele denir. Bunun İslam açısından önemi, kâfir akrabalar ile dahi irtibatın kesilmesinin yasaklanmış olması derecesindedir. Elbette kâfir akrabalar inatçı olur ve İslam’a darbe vurma niyeti taşırsa, İslam onlara sıla-i rahimde bulunmayı yasaklamıştır. Bu yüzden Tebbet suresi, Ebu Lehep ve eşi hakkında nazil olmuş ...
  • Masumların (Allah’ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?
    6274 Eski Kelam İlmi 2007/08/23
    Dört ana kaynağa yani Kur’an’a, sünnete, akıla ve icmaya dayanarak Masumların velayet hakkına sahip oldukları isbatlanabilir.Şia bilginlerinin bu konuda görüşbirliğine sahip olduklarında hiçbir kuşku yoktur. Bunu diğer mezhap bilginleri de kabul etmektedirler.Akli (rasyaonal) delile gelince bazıları “lutüf delili”ni toplumun ...
  • Mısır Müslümanları Ali’ye (a.s) inanıyorlar mı?
    8149 تاريخ بزرگان 2012/07/25
    Mısır, İslam dünyasının önemli merkezlerinden birisidir ve Mısır halkının, Ehli Beyt’e (a.s) karşı özel bir sevgisi vardır. İran’ın Mısır Kültür Ataşesi Dr. Zamani bu konuda şunları söylüyor: Bu ülke insanlarının tamamını Ehli Beyt (a.s) ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) aşığı olarak tanıtmak mümkündür. Onlar Ehli Beyt’i (a.s) çok ...
  • Kutsal kitapta teslis mevcut mudur?
    4198 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Tarihçilerin geneli, kutsal kitabın hiçbir yerde açıkça teslisi beyan etmediği hususunda ortak görüş taşımaktadır. İlyade Ansiklopedisi teslis hakkında şöyle yazmaktadır: … Kutsal kitapta teslisi ispat eden bir ayet bulmak kilise için ciddi bir krize yol açmıştır. Bununla birlikte bazı Hıristiyanlar kutsal kitaptan kendi görüşlerince teslisi beyan eden bir takım ...
  • Mümin karı ve koca ölümden sonra da birlikte yaşayacaklar mıdır?
    22393 Eski Kelam İlmi 2011/05/21
    İnsanın ahiretteki yaşam şeklinin tüm detayları, masum zatlar (a.s) dışında hiç kimse için malum değildir. Bununla birlikte erkek ve kadın arasındaki evlilik ilişki ve sözleşmesi dünya hayatıyla ilgilidir ve mümin kadınlar ahirette de dünyadaki eşleriyle yaşama mecburiyetinde değildir. Elbette isterlerse onlarla yaşayabilirler. Aynı şekilde bu dünyada kocası bulunmayan veya ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    294022 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    185711 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112612 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    107959 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    102017 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99457 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    88766 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82385 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    81930 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73663 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...