Gelişmiş Arama
Ziyaret
9918
Güncellenme Tarihi: 2014/05/19
Soru Özeti
Acaba Kuran’ı Kerim’de açıkça karaborsacılığa değinilmiş midir?
Soru
Acaba Kuran’ı Kerim’de açıkça karaborsacılığa değinilmiş midir?
Kısa Cevap
Kuran’ı Kerim’de karaborsacılık terimi açıkça ifade edilmiş olmasa da karaborsacılıkla ilgili olan ve aynı sonucu doğuran meseleler beyan edilmiştir. Hileli satış ve stokçuluk açıkça beyan edilmiştir. Başka bir ifadeyle stokçuluğun yasaklanması, stokçunun melun ve suçlu tanıtılması gerçekte karaborsacılığın men edilmesi ve kınanmasıdır. Zira stokçunun temel gıda ürünlerini depolarda saklamakta amacı halkın zora düşmesi, talebin artması ve fiyatların yükselmesidir.
Kuran’ı Kerimde karaborsacılık teriminin açıkça tasrih edilmeme sebebi Kuran’ın yöntemsel olarak genel çerçeveyi beyan ettiği ve bunun açıklamasının müfessirlerine yani Masum İmamlarına bırakılmış olması olabilir. Masum İmamlar İslam dinin hakikatlerini beyan ederken ezcümle karaborsacılıktan sakınılması gerektiğini özellikle vurgulamışlardır. Elbette Kuran’ı Kerim ticaret için belirlediği çerçeve karaborsacılığın önünü alma noktasında oldukça etkin bir çözüm yolu sunmaktadır. Örneğin Kuran hırsı, tamahı, zulmü, stokçuluğu ve malı değersizleştirmeyi kınamış insafa ve adalete davet etmiştir.
Ayrıntılı Cevap
 Kuran’ı Kerim’de karaborsacılık terimi açıkça ifade edilmiş olmasa da karaborsacılıkla ilgili olan ve aynı sonucu doğuran meseleler beyan edilmiştir. Hileli satış ve stokçuluk açıkça beyan edilmiştir.
Buna göre söze hileli satışla ilgili ayet ve rivayetlerden faydalanarak devam edeceğiz. Böylelikle söz konusu soruya cevap vermiş olalım.
İfade etmek isteriz karaborsacılık, hileli satış ve stokçuluk özü itibariyle bir başkasının malını dalavere yoluyla elde etmede rolü olan suçlardandır. Bu suçlar ya özü itibariyle ya da itibar ve anlaşma türü hasebiyle fasittirler. Karaborsacılık dalavere yol açtığı için özü itibariyle fasit bir suçtur. Zira insan fıtratı buna karşı çıkmakta ve aklıselim onu kötü bilmektedir. İşte bu yüzden hem şeriat hem örf onu kınamakta, yasaklamakta ve cezayı müstahak bilmektedir.
Kuran’ı Kerim’de hileli satış açıkça ve tekrar tekrar şiddetle kınanmış ve bu suça karşılık dünyevi ceza olarak “Medyen” şehrinin yerle bir ve halkının yok olması tanıtılmıştır.
Kuran’ı Kerim’de bazı surelerde ve ayetlerde hileli satış şöyle geçmektedir:
  1. Mutaffifin suresine tartıda hile yapanlar adı verilmiştir. “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. Yoksa onlar, büyük bir günde diriltileceklerini sanmıyor mu? İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı günde.”[1]
  2. İsra suresi:  İsra suresi: " وَ أَوْفُوا الْكَيْلَ إِذا كِلْتُمْ وَ زِنُوا بِالْقِسْطاسِ الْمُسْتَقيمِ ذلِكَ خَيْرٌ وَ أَحْسَنُ تَأْويلا"[2]
      Ölçtüğünüz vakit tam ölçün ve doğru terazi ile tartın, bu hem hayırlı hem de akıbetçe daha    güzeldir.
  1. Rahman suresi: "والسماء رفعها و وضع الميزان. الا تطغوافي الميزان. واقيموا الوزن بالقسط ولاتخسروا الميزان" [3] “Göğü yükseltti ve mizanı koydu. Ölçüde haddi aşmayın. Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.”
  2. Araf suresi: Bu surede Allah Teâlâ Medyan ahalisi olan Şuayb’in kavmine hitap ederek şöyle buyuruyor: “Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.”[4]
  3. Hud suresinde: Bu surede de Allah Teala Medyen halkının hikayesine, Şuayb peygambere karşı yakışıksız davranışlarına ve başlarına gelen korkunç sona değinerek hileli satış hakkında şöyle buyuruyor:  
"وَ إِلى‏ مَدْيَنَ أَخاهُمْ شُعَيْباً قالَ يا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ ما لَكُمْ مِنْ إِلهٍ غَيْرُهُ وَ لا تَنْقُصُوا الْمِكْيالَ وَ الْميزانَ إِنِّي أَراكُمْ بِخَيْرٍ وَ إِنِّي أَخافُ عَلَيْكُمْ عَذابَ يَوْمٍ مُحيطٍ"
“Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi hayır(bolluk) içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."[5]
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Ben sizi refah içinde görüyorum ama adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum. Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle üzere tam ve eksiksiz yapın. İnsanların haklarını çiğnemeyin. Bu işinizle yeryüzünde fesadı yaymayın. Allah’ın emir ve yasaklarına itaat ederek hilesiz satış yapmanızdan size kalacak olan daha fazla hayır bereketin sağlanması olacaktır. Eğer inanan iseniz; ben sizin başınıza bekçi değilim, Allah sizlerin halini gören ve bilendir. Ben sadece bir uyarıcıyım.[6]
  1. Enam suresinde "واوفوا الكيل و الميزان بالقسط" [7] Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Allah Teâlâ bu surede kullarına haram kıldığı şeyleri saymaktadır. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.  Yetimin malına el uzatmayın ve aşırıya gitmeyin. Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. Son olarak ta ölçü ve tartının doğru olması ve hileli satıştan uzak durmak.
Burada dikkate değer olan nokta şudur ki hileli satışı büyük günahların yanında sayması bu konunun önemini açığa çıkarmaktadır.
İfade etmek isteriz ki karaborsacılığın direkt ve açıkça Kuran’ı Kerimde beyan edilmiş olmamasının sebebini birkaç nüktede açıklamak mümkündür.
Evvela sizlerin de bildiği gibi Kuran’ı Kerimin konuları beyan yöntemi genel olarak meseleyi açıklamak ayrıntıları Onun müfessiri olan Ehlibeyt (a.s)’a bırakmaktır. Kuran’ı Kerimde açıklanmamış veya genel çerçevenin belirtildiği konuların ayrıntılı beyanı sünnetin uhdesine bırakılmıştır. Karaborsacılık konusu da bu konulardan olup hükmünü açıklamak Ehlibeyt (a.s)’ın beyanına bırakılmıştır. Örneğin İmam Cafer Sadık (a.s) desturuyla girişilen ticaret hadisesinde böyle bir olay vuku bulmuştur.[8]  Bu yöntemin Kuran’ı Kerim’in Kapsayıcı oluşuyla hiçbir çelişki taşımaz. Kuran’ı Kerim’in insanoğlunun kıyamet gününe kadar ihtiyaç duyduğu her şey Kuran’ı Kerim de gelmiş olup İslam Peygamberine hepsi açıklanmıştır. Ama bundan anlaşılması gereken Kuran’ın matematik, coğrafya ve… bütün bilimlerin ayrıntılarıyla açıklandığı büyük bir Ansiklopedi olduğu değildir. Bilakis Kuran temel ve genel kanunların açıklandığı bir kitaptır. Örneğin: vergi, hukuk, Ticaret kanunu, kira, anlaşma gibi işlem kanunları veya kamu yasaları açıklanmıştır. Örneğin kısas, had… Genel yasalar örneğin namaz, oruç, haç, abdest gusül vb… bütün bunlar Kuran’da gelmiş ama ayrıntılarının beyanı Masum İmamlara bırakılmıştır.
Saniyen Kuran’ın nazil olduğu zamanda fiyatların belirlendiği ve tespit edildi bir kurum ve merkez bulunmamaktaydı. Ürünlerin kıymetini o küçük ve sınırlı alanda var olan arz talep ilişkisi belirlemekteydi. Kuran’ı Kerim’in insanoğlunun bütün ihtiyaçlarına cevap veren ve her konunun hükmünün açıklandığı bir kitap olduğu göz önünde bulunduracak olursak. Bizlerin ele aldığı hileli satış konusu açık ve net bir şekilde incelenmiş olup defalarca üzerine basa basa ayıplanarak bu işin yok edici, kötü sonuçları tanıtılmıştır. Hileli satış ve karaborsa satışta ana mekanizmanın ürün ile fiyatı arasında denge ve ölçü faktörünün ortadan kaldırılması olduğu aşikardır. Zira hileli satış tayin edilen ölçüden daha az ürüne karşılık o ölçüye tayin edilen karşılığı almak karaborsa ise tayin edilen ölçüye karşılık tayin edilen karşılıktan fazlasını almaktır. Bu durumda toplumda yaygın olan alışveriş tarzı ve zamanın gereklilikleri göz önünde bulundurularak toplumun maslahatı ve aklın hükmü üzere aynı hukuki mantaliteyi taşıdıklarına hükmedilir. Hileli satış için geçerli olan ahkam karaborsacılık içinde tatbik edilir.
Salisen bütün bunları bir kenara bırakacak olsak dahi Kuran ticaret babında ahlaki boyutta bir çerçeve beyan etmiştir. Bu öngörü karaborsacılığın engellenmesinde önemli bir çözüm yolu bizlere sunmaktadır. Bu ahlaki çerçeve örneğin: tamah ve hırstan uzak olma, zulme razı gelmeme, stokçuluk yapmama, indirim yapma, insaf sahibi olma ve… aynı şekilde stokçuluğun yasaklandığı ve stokçunun[9] melun ve haksız sayıldığı deliller gerçekte karaborsacılığın ayıplandığı ve men edildiği yargılardır. Zira stokçunun temel gıda ürünlerini stok yapmaktaki kastı arzı azaltıp talebi çoğaltmak ve insanları zora sokarak ürünün fiyatını yükseltmektir. Gerçekte stokçuluk karaborsacılığın hazırlığı ve mukaddemesidir.
 

[1] بسم الله الرحمن الرحيم . ويل للمطففين الذين اذا اكتالوا علي الناس يستوفون. و اذا كالو هم او وزنو هم يخسرون. الا يظن اولئك انهم مبعوثون. ليوم عظيم. يوم يقوم الناس لرب العالمين.
[2] İsra,35.
[3] Rahman, 7-9.
[4] Araf, 85.
[5] Hud, 84.
[6] Medyen halkı hadisesi hakkında hud suresinin 84-95 ayetlerine müracaat edebilirsiniz.
[7] Enam, 125.
[8] Şehit Mutahari, Dastan rastan, Rivayet edilir ki: İmam Sadık (a.s)’ın bakımını üslendiği insanların sayısı artığı için geçim için ihtiyaç duyduğu harcamalarda artmıştı. İmam Sadık (a.s) ticaret ve alışveriş yoluyla ev halkının geçim ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelir elde etmeye karar verdi. Hazret bin dinar hazırlayacak “Musadif” adında çalışanına şöyle buyurdu: “Bu bin dinarı al ticarete ve Mısıra gitmeye kendini hazırla dedi.” Musadif’in kafilesi Mısıra yaklaştığı sırada Mısır’dan ticaretten dönen başka bir kafileyle karşılaştı.  Birbirleriyle sohbet edip piyasanın durumundan haberdar oldular. Sohbet sırasında son zamanlarda Musadif ve arkadaşlarının satmak istedikleri ürünün Mısır piyasasında az bulunduğu için fiyatının yükseldiği ve arzın fazla olduğunu öğrendiler. Ezkaza bu ürün temel gıda ürünlerinden olup halk ne pahasına olursa olsun almak zorunda olduğu bir üründü. Mal sahipleri şansın kapılarını çaldığını düşünüp bu sevinçli haber üzerine birbirleriyle ahdederek yüzde yüz kardan aşağı bu ürünü satmamayı kararlaştırdılar. Aldıkları karar üzere Mısıra girer girmez karaborsa oluşturdular. Mallarını da bütün masraflar dahil iki katı karına sattılar.
Musadif bin dinar net kar ile Medine’ye döndü. Her birinde bin dinar olan iki çantayı İmam Sadık (a.s)’ın önüne koydu.
İmam Sadık (a.s) bunlar nedir diye sordu. Musadif bu çantaların birinde sizin bana verdiğiniz sermaye diğerinde ise sermayeye eşit olan elde edilen net kardır dedi.
İmam Sadık (a.s) bu kazan çok fazladır anlat bakalım nasıl oldu da siz bu kadar kazanç elde edebildiniz diye sordu? Musadif ise başlarından geçen hadiseyi anlatmaya koyuldu Mısır yakınlarında götürdükleri ürünün piyasada az bulunduğu ve arzın yüksek olduğunu öğrendiklerini ve yol arkadaşlarıyla bu malı yüzde yüz net kardan aşağıya satmamaya anlaştıklarını ve böylede yaptıklarını anlattı.
İmam Sadık (a.s) fesuphanallah siz ne yaptınız?! Halka karşı karaborsa yapacağınıza dair ahit leştiniz?! Yüzde yüz net kardan aşağıya sermaye eşit kazanca satacağınıza dair yemin mi ettiniz?! Hayır ben böyle bir kazancı ve ticareti kesinlikle kabul edemem diye buyurdu… .
 
[9] Vesail’uş-Şia, 17.c, 424.s, "عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ع قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص الْجَالِبُ مَرْزُوقٌ وَ الْمُحْتَكِرُ مَلْعُونٌ"، daha fazla bilgi için Vesail’uş-Şia da stokçuluk hakkında geçen hadislere müracaat edebilirsiniz; Vesail’uş-Şia, 17.c, 27.bab, Müslümanların temel ihtiyaçlarında stokçuluğun haram oluşu; بَابُ تَحْرِيمِ الِاحْتِكَارِ عِنْدَ ضَرُورَةِ الْمُسْلِمِين.‏
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar