Gelişmiş Arama
Ziyaret
8506
Güncellenme Tarihi: 2011/12/07
Soru Özeti
Nenden rüya âleminde bazı kimselerin iç dünyaları havyalar şeklinde gösterilmiş, bu rüya ve günahtan dolayı tövbe ettikten sonra yüce makamlara ulaşmışlardır?
Soru
Bazı kaynaklarda bazı insanların gençliklerinde günah ile meşgul, daha sonraları Allah’ın nuru kalplerine tecelli etmiş ve mümin oldukları yazılmaktadır. İmam Hüseyin’in (a.s.) azat ettiklerinden “Resul-i Türk” bunlardan bir örnektir.
(Açıklama: Tövbeden önce birisi “Resul-i Türk’ü rüya âleminde İmam Hüseyin’in çadırlarının bekçiliğini yapıp yabancı olan kimselerinin o çadırlara yaklaşmalarını engelleyen bir köpek şeklinde gördüğü meşhurdur. Bu rüyanın anlatılması onun ruhunda büyük bir değişikliğin gerçekleşmesine neden oluyor. Tövbe eder ve tövbeden sonra yüksek manevi makamlara ulaşıyor).
Ama soru şudur: Neden Hz. Hüseyin “Resulü türkü” evinin kapısının köpeği olarak kabul etti. Maksadım neden onu köpek şeklinde kabul etti, insan makamı yüce değil midir, öyle ise neden İmam onu rüya âleminde köpek şeklinde evinin kapısının bekçisi olarak kabul etti? Bu büyükler arasında ve kendi arkadaşlarımın arasında da meşhurdur. Elbette ben Resul-i Türk’ün sevdikleriyle irtibatlıyım ve “azad şudei imam Hüseyin”i de okumuşumdur?
Kısa Cevap

Bazı rivayetlere göre birçok insanın batını ve iç dünyaları insan değildir. İnsanların işlemiş oldukları bazı eylemleri onların iç dünyasını değiştiriyor ve hayvanlar şekline sokar. İçki içmek bu eylemlerden bir tanesidir. İçki insanın iç ve ruh âlemini köpek şekline soka bilir. Soruda da işaret edildiği gibi İmam Hüseyin (a.s.) onun iç dünyasını değiştirmemişti belki onun kendi eylemleri onun iç dünyasını değiştirmişti. İmam (a.s.) ise onun gerçek suretini yani iç dünyasını gösterdi. Eğer onun hakkında o rüya görünmemiş olsaydı o tövbe etmezdi. Tövbe ettikten sonra artık onun iç âlemi tamamen insan oldu.

Ayrıntılı Cevap

Kur’anı kerimde şöyle okumaktayız: “Ve izelvuhuşu Huşiret = Yaban hayatı yaşayan (vahşiler) haşir olundukları vakit[1] Müfessirler bu ayetin tefsirinde iki tefsir beyan etmişlerdir: Birincisi vahşi hayvanlar kısas almak ve insanların işlemiş oldukları eylemlere şahitlik yapmak için haşir olundukları vakit, ikincisi: insanlar hayvanlar şeklinde haşir olundukları vakit[2] şeklinde tefsir etmişlerdir.   

Yine kuranı kerim şeyle buyurmaktadır: “Felemma atev amma nühu anhü kulna lehüm kunu kiradetem hasiin= onlar yasakladıklarımız şeyleri yerine getirdikleri vakit onlara “aşağılık maymunlar olun” dedik”.[3] Bu ayeti kemreye göre İsrail oğullarının bir kısmı Allah’ın cumartesi gününde balık avlanmalarını yasaklamıştı ki onlardan bir kısmı bu yasaklığa uymadılar, dolayısıyla Allah u Teâlâ onları Maymuna tebdil etti.

Bu ayete göre insanın bazı eylemleri onun zahirinin ya batınının insan şeklinden çıkıp hayvan şekline girmesine neden oluverirler.

İnsanın batınının değişeceği hakkında birçok rivayetler vardır. Burada bir kaçına işaret edeceğiz:

1-    Ebu Besir İmam Bakıra (a.s.) hacılar ne kadar çoktur, onların ses çığlıkları her tarafı sarmış dedi. İmam buyurdu: Ses çığlıkları çoktur ama hacı olan kimseler ne kadar azdır. Sözümün doğru olduğunu kendi gözlerinle görmek istiyor musun? Bu esnada mübarek ellerini gözlerimin üzerinden çekti ve bir dua okuyarak şöyle buyurdu: şimdi hacılara bak! (Ebu Besir diyor): O esnada baktım insanların ekseriyetini maymun ve domuz şeklinde gördüm. Mümin ise onların için zifiri gecenin ortasında parlayan yıldızlar şeklinde uzaktan görülüyordu.[4]

2-    Ashaplarımızdan bir kısmı Sehl b. Ziyaddan, Sehl b. Ziyad ibni Ebi Necrandan, Ziyad ibni Ebi Necran da Müsennel-i Hayattan, Müsennel-i Hayatta Kamil – Tammar’dan naklederek şöyle diyor: Aba Caferden (a.s.) işittim şöyle buyurdu: “Mümünler hariç insanların tümü hayvandırlar bu cümleyi üç defa tekrarladı, Mümin ise yabancıdır. Bunu da üç defa tekrarladı”.[5]

3-    Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurdu: “Ümmetim içinde hasf ile kazf zahir olacak (gerçekleşecektir). Yani yerin dibine gömülme ve gökyüzünden belalar nazil olacaktır. (Günümüzde normal duruma gelmiş olan bombardımanlar gibi). Bu musibetler ne zaman gerçekleşecek? Diye soruluyor. Dedi: Lehv ve lehiv aletlerinden yararlanması, sanatçı kadınlar ve sarhoş edecek içkiler aleni olduğunda. Allaha yemin ederim ümmetimden bazı kimseler isyan, itaatsizlikten ve oyun oynadıklarında ötürü maymun ve domuz şekline girecek haliyle sabah ve akşamlanıyorlar. Haramı helal bildikleri, sanatçı kadınları kendileri için yetiştirdiği, içki içtikleri, faiz aldıkları ve ipek elbiseler giydikleri için bu gerçekleşecektir.[6]

Bu rivayette bazı amellerin insanın batınını değiştireceğini ispatlıyor. Buna binaen buraya kadar ayetler ve rivayetlerce bazı insanların iç dünyaları işleyecekleri günah nedeniyle hayvana tebdil olacağı açıklanmış oldu.

Ama hakkında soru sorulan kişinin rüya âleminde gösterilmiş olması bağlamında şunu söyleriz: Bu kişi devamlı içki içerdi ama muharrem ayında imam Hüseyin hatırası ve onun ihtiramını korumak için içkiyi terk ediyor ve içmiyor. Devamlı içki içmek de insanın iç âlemini değiştiriyor. Bu insanın işlemiş olduğu amelin etkisidir.

Buna binaen İmam Hüseyin (a.s.) onun içini değiştirmedi, belki o kendi işlemiş olduğu ameliyle iç âlemini şekillendirdi.

Ama imam Hüseyin (a.s.) insanın değerli ve üstün olduğu halde neden onun bu suçundan perdeyi kenara itti ve onun iç âlemini açığa çıkardı? Sorusunun cevabında şunu demek lazım: İmam bu emel ile şunu tefhim ettirmek istemiştir ki kendin işlemiş olduğun amellerinden ötürü iç âlemini şekillendirdiğin halde ama biz senin işlemiş olduğun ameli bile boşa çıkarmayacağız. İmama sığınan böyleli bir kimsenin bile yanlış yaptığından dolayı kimsenin ona ihanet etmesine müsaade etmeyeceğiz. İşte bu imamların kerim ve yüce olduklarını göstermektedir. İkinci olarak eğer imam onun bu sahneyi göstermemiş olsaydı o değişmeyecekti. Üçüncü olarak imam onun geleceğinin ne olacağını ve nasıl bir cevher olduğunu biliyordu. Bunun için işlemiş olduğu bu işiyle onu tutması gereken yola sevk etti. Tövbeden sonra hiçbir azarlama yoktur. İslam peygamberi buyurduğu gibi: “Günahtan tövbe eden bir kimse günahı olmayan bir kimse gibidir”.[7]   

Ama neden onu köpek şeklinde kabul etti sorusuna gelince şunu söylemek lazım: O köpek şeklinde idi. İmam da onu kabul etti. Elbette muharrem ayında içini şarap içmekten alı koymuş ve başkalarını da bu amelden nehiy ediyordu. Böyleli birisini köpek olarak hareminin bekçiliğini yapmasını kabul ediyor. O muharremin saygısını korudu. O bu ameliyle Hz. Hüseyin’e karşı olan vefakârlığını gösterdi. Ama tövbe ettikten sonra onun iç dünyası artık köpek değil, belki en güzel insani şeklini aldı. Allah u Teâlâ bizi de o hazretin gerçek muhipleri olarak haşir etsin.



[1] Tekvir 5.

[2] Nahcivani, Nimetullah b. Mahmut, “El-Fevatihu’l - İlahiye Ve El – Mefatihu’l - Gaybiye”, Daru Rukabi Lin-Neşr, c. 2, s. 487.

[3] Araf, 166

[4] “biharul envar”, Müessesetul-vefa”, 1404, Beyrut, c. 27, s. 30.

[5] “elkafi”, c. 2, s. 242, (bab: fi kılletil adedil müminin).

[6] “mevaizu imaman (a.s.)”, tercüme edilmiş biharın yedinci cildi, 24. Bölümü imam Sadıkın öğütleri, intş. s. 248.

[7] “vesailu-şia”, müesesei alul beyt, 1409, c. 16, s. 75.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar