Gelişmiş Arama
Ziyaret
8906
Güncellenme Tarihi: 2010/02/06
Soru Özeti
İmam Hüseyin (a.s) ve ashabı suları az olmasına rağmen Aşura günü nasıl gusül aldılar?
Soru
Tarih kitaplarında, İmam Hüseyin (a.s)'ın ashabıyla beraber sabah namazını kılıp ordusunu düzene koyduğu anlatıldıktan sonra şöyle denilmiştir: İmam (a.s), çadır kurulması emrini vermiş ve temizlik malzemeleri istemiş, onu bir kaba koymalarını emretmiş, sonra çadıra gitmiş, bedeninde ki istenmeyen tüyleri hamam otuyla gidermiştir.' Hatta devamında: 'Ashabından iki kişi İmam (a.s)'dan sonra çadıra çabuk girmek için biribiriyle yarışıyorlardı.' diye yazmaktalar
Bazıları İmam (a.s)'ın orada şehadet guslü aldığını söylüyorlar. Ancak şehadet guslü almak için hamam otuna gerek olmadığını biliyoruz.
Böyle bir temizliğin yapıldığına Abdurrahman b. Abdurabbih ile Bureyr b. Huzeyri'l Hemedani'nin arasında geçen şu konuşma delil olabilir: Bureyr, Abdurrahmanla şaka yapıyordu. Abdurrahman ona dedi ki: Şimdi şaka yapma zamanı değil. Bureyr dedi ki: Vallahi, kavmim gençlikte ve yaşlılıkta boş konuşmayı sevmediğimi bilir. Ama önümde olan ve müjde verildiğim şeyden dolayı mutluyum. Andolsun Allah'a bizimle cennet hurileri arasında ki uzaklık onların (Ömer b. Saad'ın ordusunun) kılıçlarını bizim üzerimize indirecekleri zamana kadardır.'
Her neyse, sebep o kadar önemli değil ve bu durum İmam (a.s) ve ashabını ilgilendiren bir şeydir. Ancak insanın kafasına takılan soru şudur: İmam Hüseyin (a.s)'ın matem meclislerinde anlatılan İmam (a.s)'ın çadırında yeterli miktarda suyun olmadığıdır. Bununla tarih kitaplarında yazılanlar biribirini tutmuyor. Bu tezat teşkil etmiyor mu? Ben bunu İbn-i Esir Cezri'nin (öl. 630 h.) eseri olan el-Kamil fi't Tarih, (c.3, s.418, Beyrut baskısı, 1987, Daru'l Kutubi'l İlmiye) kitabından aktardım.
Bu olayı anlatan diğer bazı kaynaklar da şunlardır:
-Makteli'l Hüseyin ve Vakidi'nin 'Tabakat' (c.5) adlı eseri
-Tarih-i Taberi (Muhammed b. Ceriri't Taberi, 224-310 h.k.), c.5, s.422 ve 423, ikinci baskı, Kahire, 1967, Daru'l Maarif
-el-Bidaye ve'n-Nihaye (İbn-i Kesir), c.11, s.534, birinci baskı, Dar-u Hicr, 1998
-Sire-i Ma'suman (Seyyid Muhsin Cebel Amuli), Ali Hücceti Kirmani'nin Farsça tercümesi, c.4, s.152, vs. kaynaklar
Bunlar, en azından Aşura sabahına kadar su sıkıntısı olmadığını, yeterli derecede su olduğunu bu yüzden en azından İmam (a.s) ve iki ashabının temizlik yaptığını gösteriyor. Eğer matem meclislerinde söylendiği gibi su sorunu yaşayacakları ihtimali vermiş olsalardı çocukların susuzluk çekmemesi için yanlarına bol miktarda su alırlardı.
Bu tezadı nasıl açıklayabilirsiniz?
Kısa Cevap

İmam Hüseyin (a.s)'ın Ehl-i Beyt'i ve ashabının susuzluğuna ait rivayetlerle İmam (a.s) ve ashabının Aşura sabahı gusül, abdest ve temizlik yaptıklarına dair olan rivayetler hakkında söylemek gerekir ki, İmam (a.s)'ın kafilesinin suya ulaşmaması için muhasaraya alındığı ve İmam Hüseyin (a.s)'ın şehadet anında susuz olduğu kesin olan bir şeydir. Tarih kitaplarında bunun dışında gelen şeyler kesin olmayıp senetlerinde tamamen sorun var ve güvenilmezdirler.

Rivayetlerin senetlerindeki sorunu bir tarafa bırakıp, tarihlerde yazılanların hepsini ele alacak olursak birkaç noktaya dikkat çekmek gerekir:

1-İmam (a.s) ve ashabı kesin olarak şehid olacaklarını biliyorlar ve kendilerini şehadete hazırlıyorlardı. Bu yüzden İmam (a.s) bu şehadetin en güzel şekilde gerçekleşmesini, en küçük ayrıntısının bile kutsiyet ve temizlik deryasında olmasını istiyordu. Gusül ise hem dış temizlik ve paklıktır, hem de iç ve manevi temizliğe zemine hazırlamaktadır. Ayrıca bilmek gerekir ki (bizim adetlerimizin aksine) gusül almak için çok su kullanmaya gerek yoktur. İnsan çok az suyla da gusül alabilir.

2- Zaman ilerledikçe hem hava ısınıyordu, hem de düşman, su konusunda ki muhasara ve zorluğunu artırıyordu. Buna göre diyebiliriz ki: İmam (a.s) gusül ve temizliğe emir verdiği zaman suya ulaşmak mümkündü. Ama düşmanın baskısı ve havanın sıcaklığı arttıkça öğlenden sonra büyük bir susuzluk baş gösterdi.

3-Gusül alınan su, içilemeyen su olabilirdi.

Bu yüzden iki gruba ait rivayetler kabul edilebilir rivayetler olabilirler.

Ayrıntılı Cevap

İmam Hüseyin (a.s) ve ashabının susuzluğu ve suya ulaşmalarının engellenmesi hakkında bize ulaşan rivayetler

şöyledir:

1-Hemen hemen bütün tarihi nakiller İmam (a.s)'ın şehadetinden yaklaşık üç gün önce suya ulaşmalarının engellendiğini yazıyor. İbn-i Ziyad, Ömer b. Saad'a Hüseyin b. Ali (a.s)'ın suya ulaşmasına engel olmasını emrini verdi.Ömer b. Saad'da Amr b. Haccac'ı beş yüz askerle su yolunu kapatmakla görevlendirdi. Rivayete göre bu engelleme İmam (a.s) ve ashabının şehadetinden üç gün önce başlamıştı.[1]

2-Şii[2] ve Sünni[3] tarih kitaplarına, Resulu-u Ekrem (s.a.a)[4] ve Masum İmamlar (a.s)'ın[5] rivayetlerine ve ziyaretnamelere[6] dayanarak İmam Hüseyin (a.s)'ın kesin olarak susuz şehid olduğunu söyleyebiliriz. Mütevatir rivayetler bunu götermektedir.

3-Bir çok nakillerde İmam (a.s)'ın, Ehl-i Beyt ve ashabının Aşura günü susuz oldukları açıkca yazılmıştır. Örneğin:

a) Hz. Ali Ekber şehid olurken babasına şöyle seslendiği rivayet edilir: 'Susuzluk beni öldürdü.'[7]

b) Hz. Abbas'ın, şehid olmadan önce su bulmak ve çocukların susuzluğunu gidermek için meydana gittiği yazılıdır.[8]

c) Hür b. Riyahi, Kufelilere şöyle hitap ediyordu: 'Fıratı, Hüseyin'e, kadınlara, çocuklara ve Ehl-i Beyt'ine yasakladınız; Yahudi, Hıristiyan ve Mecusi ondan su içiyor, domuz ve köpek susuzluğunu gideriyor, oysa Hüseyin'in ashabı ve Ehl-i Beyti susuzluktan baygınlık geçiriyorlar.'[9]

 

Ancak bazı rivayet ve tarih kitaplarında İmam (a.s) ve yaranının muhasara altına alındıkları süre içinde suya ulaşabildikleri de nakledilmiştir. Örneğin:

a) Muhasaranın Hz. Abbas tarafından yarılması: Bir çokları, su yasaklandıktan sonra susuzluk şiddetlenince İmam (a.s), Hz. Abbası bir grupla beraber su getirmeye yolladı. Onlar suyun yanına gelince Amr b. Haccac'ın askerleriyle çatışmaya girdiler. Bu çatışmanın sonucunda çoğu kaynaklar (genellikle Ehl-i Sünnet kaynakları) diyor ki, onlar çadırlara su götürmeyi başardılar.[10]

Fakat Ensabu'l Eşraf, bu olayı aktardıktan sonra şöyle diyor: 'Ömer-i Saad'ın ordusunun engellemesi sonucu onlar İmam'ın karargahına fazla miktarda su götüremedikleri söylenmektedir.'[11]

Mesiru'l Ahzan adlı kitapta da İmam (a.s)'ın ashabı su getirmeye gittiklerinde yanlızca Amr b. Haccac'ın onlara engel olduğunu yazıyor, başka da bir şey yazmıyor.[12]

b) Bazıları naklediyor ki, suya engel olunduktan sonra, İmam (a.s) çadırların arkasına gidip bir kaç yeri kazdı; kazdığı yerlerden su çıktı ve bütün ashabı ondan içip tulumlarını da doldurdular. Ömer Saad bunu duyunca onada engel oldu.[13]

c) İmam ve ashabının gusül ve temizlik yaptığını söyleyen rivayetler: Şeyh Saduk, İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: 'İmam Hüseyin (a.s) (galiba Aşura sabahı) ashabına buyurdu ki: 'Su için, bu sizin elinizdeki son sudur, abdest alın, elbiselerinizi yıkayın ki onlar sizin kefeniniz olacaktır.' Sonra sabah namazını onlarla beraber kıldı.'[14]

 

Yukarıda kısaca getirdiğimiz tarihi kaynaklardan şu sonuçları almaktayız:

1- Ömer Saad'ın ordusunun, İmam (a.s) ve ashabının şehadetinden üç gün önce onların suya ulaşmalarını engellemeye çalıştıkları kesindir. Bu da gösteriyor ki, İmam'ın ashabı şiddetli bir su sıkıntısı çekiyordu ve suya ulaşmak için muhasara süresince savaşmak zorunda kalıyorlardı.

2- Bütün Müslümanlar ve tarihçiler yakinen biliyorlar ki, sıbt-ı peygamber ve cennet gençlerinin efendisi İmam Hüseyin (a.s) susuz şehid oldu ve katı kalpli düşmanlardan hiç biri İmam'ın mübarek ömrünün son anlarında suya ulaşmasına izin vermediler.

3- Tarih kitaplarında gelen diğer rivayetler hakkında kesin bir görüş belirtilemez, zira ne tevatür haddine ulaşmışlar, ne de itina edilecek bir senetleri var. Çünkü ya ravileri arasında ki uzaklık fazladır, ya bazı ravilerin kim olduğu belli değil ya da belli olsa da güvenilir değiller.

Dolayısıyla ne kesin olarak iki-üç gün susuz kaldıklarını söyleyebiliriz, ne de İmam (a.s)'ın hareminde bol miktarda su bulunduğunu.

4- Rivayetlerin senetlerinde ki güvensizlikleri bir kenara bırakır ve tarihi nakillerin tümünü ele almak istersek bir kaç noktaya dikkat çekmemiz gerekir:

a) İmam ve ashabı şehid olacaklarına yakin etmiş ve kendilerini şehadete hazırlıyorlardı. Delil ve karineler de gösteriyor ki: 1) savaşın sonucu İmam ve ashabının şehid olmalarından başka bir şey olamayacaktı, 2) savaşın süresi doğal olarak uzun olamyacaktı, çünkü İmamın ashabının sayısı düşmana göre azdı. Binlerce kişinin yetmiş küsür insanı öldürmesi için fazla zamana ihtiyaç yoktu. Nitekim yaklaşık elli kişinin yani İmam (a.s)'ın ashabının yarısından çoğu Aşura sabahı yapılan ilk saldırıda şehid oldular.[15] Bu yüzden İmam (a.s) bu şehadetin zahiri ve batıni yönden en güzel şekilde gerçekleşmesini, en küçük ayrıntısının bile kutsiyet ve temizlik deryasında olmasını istiyordu. Gusül ise hem dış temizlik ve paklıktır, hem de iç ve manevi temizliğe zemine hazırlamaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki (bizim adetlerimizin aksine) gusül almak için çok su kullanmaya gerek yoktur. İnsan çok az suyla da gusül alabilir.

b) Unutmamak gerekir ki zaman geçtikçe hem düşmanın su konusunda ki[16] muhasara ve zorluğu artıyordu, hem de havanın sıcaklığı. Dolayısıyla İmam ve ashabının suya ulaşması da zorlaşıyordu. Şehadete geç ulaşan daha çok susuzluk çekiyordu. Şöyle bir şey de söyleyebiliriz: İmam (a.s), gusül, temizlik ve elbise yıkamaya emir verdiği zaman su temin etmek mümkündü. Düşmanın baskı ve sınırlaması ve hava sıcaklığı arttıkça öğlenden sonra İmam'ın kafilesi de daha şiddetli bir susuzlukla karşı karşıya kalıyordu.

c) Gusül için kullanılan suların içilemeyen su olma ihtimali de vardır.

 

Bütün bunları göz önüne alındığında rivayetlerde ki tezad bir ölçüye kadar giderilmektedir.



[1] -Tarih-i Taberi, c.5, s.409; el-Bidaye ve'n Nihaye, c.8, s.175; el-Ahbaru't Tival, s.255; Ensabu'l Eşraf, c.3, s.181; Ravzatu'l Vaizin, c.1, s.182; el-İrşad, c.2, s.86; bu manada Keşfu'l Gumme, c.2, s.47'de gelmiştir; A'lamu'l Vera, s.235; el-İmame ve's-Siyase, c.2, s.11'de de gelmiştir.

[2] -el-Luhuf, s.117; Biharu'l Envar, c.45, s.56

[3] -el-Bid'u ve't Tarih, c.6, s.11; el-Ahbaru't Tival, s.258

[4] -Biharu'l Envar, c.44, s.245

[5] -Kamilu'z Ziyarat, s.131; Vesailu'ş-Şia, c.3, s.282 ve c.5, s.278; Müstedrek-il Vesail, c.10, s.237 ve 239

[6] - Kamilu'z Ziyarat, s.151, 168 ve 131

[7] - Biharu'l Envar, c.45, s.43; el-Futuh, c.5, s.115

[8] - Biharu'l Envar, c.45, s.41

[9] - Biharu'l Envar, c.45, s.10; el-İrşad, c.2, s.100; A'lamu'l Vera, s.242; Tarih-i Taberi, c.5, s.428; el-Kamil, c.4, s.65

[10] -Tarih-i Taberi, c.5, s.412; el-Ahbaru't Tival, s.255; el-Futuh, c.5, s.6; Ensabu'l Eşraf, c.3, s.181; Biharu'l Envar, c.44, s.387 ve aynı manada el-İmame ve's-Siyase, c.2, s.11'de de gelmiştir.

[11] -Ensabu'l Eşraf, c.3, s.181

[12] -Mesiru'l Ehzan, s.71

[13] - Biharu'l Envar, c.44, s.387; el-Futuh, c.5, s.91

[14] - Şehy Saduk, el-Emali, s.150

[15] - Biharu'l Envar, c.45, s.12

[16] - Biharu'l Envar, c.44, s.388

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar