Gelişmiş Arama
Ziyaret
6562
Güncellenme Tarihi: 2015/04/16
Soru Özeti
ben kasetlerden ve has şirketlere ait sd.lerden kopyalama yapıyordum. Şirketleri tanımadığımı dikkate alarak onların hakkını nasıl eda edebiliyorum?
Soru
Selamun aleykum: ben geçmiş senelerde kasetlerden ve has şirketlere ait sd.lerden yazılımların kopyalıyordum ve bu işin şeran işkalı olduğunu bilmiyordum. Şimdiki sorum şu: hangi şirketler olduğumu bilmediğimi dikkate alarak söz konusu şirketlerin hakkını nasıl eda edebiliyorum?
Kısa Cevap
Kopyalama ve manevi haklar noktasında değerli mercilerin görüşleri farklıdır.
Ayetullah, İmam Humeyni, Tebrizi, Sistani, ve Safi hazretleri şuna inanmaktadırlar: yazılım türü bir şeyi icat etmek usulen üretkenine hak icat etmiyor ve dolayısıyla sahiplerinden izin almaksızın kopyalamaları ve çoğaltması caizdir.
Ayetullah Hamenei, Behcet, ve Vahit hazretleri şöyle diyorlar: ihtiyati vacip gereğince sahipleri için hak icat ediyor ve dolayısıyla sahibinin izni olmaksızın çoğaltılması ihtiyati vacip gereğince caiz değildir.
Ayetullah Fazıl, Mekarım ve Nuri Hemedani hazretleri yazılım ve her hangi bir programı icat etmek sahibine hak icat ediyor ve dolayısıyla sahibinin izni olmaksızın çoğaltılması caiz değildir.
Bütün bu taklidi mercilerce bu hükümlerde daha önce başkaları tarafından şifresi kırılmış olsun veya ilk defa şahsın kendisi tarafından şifresi kırılmış olsun fark koyulmamışlar.
Elbette eğer yazılım muamele edildiği sırada satıcı (üreten kişi) çoğaltılmamasına dair şart koymuş veya satışı çoğaltılmaması üzerine bina edilmişse ve hakeza: eğer söz konusu program sd.sinin çoğaltılmaması için bir kanun söz konusuysa, bu durumda söz konusu kanuna riayet edilmesi bütün mercilerce gereklidir.[1]  
Her halükarda eğer kopyalama caiz olmadığını farz eder ve kişinin üreten kimseye karşı meşgulü zimme (borçlu) olduğunu farz edersek şunu söylemek gerekir:
İnsanın boynunda borç olur ve borç sahibi belli değil veya kendisine ulaşılmıyorsa malından bir miktarını kendisine borçlu olan kimsenin adına (reddil mezalım/mazlüm hakkı niyetiyle) gerekli şartlara haiz olan müçtehidin izniyle fakirleri verilmesi gerekiyor.[2]  
Genle anlamda başkasının her çeşit hakkı ve malı insanın boynunda var ve sahibi belli olmazsa “meçhulül malik” yani sahibi belli olmayan maldan sayılıyor, dolayısıyla sahibini bulmak için gereken çalışma yapılıp bulunamayacağına dair yese düşerse ihtiyat gereğince hâkimi şer’i izniyle sadaka olarak fakirlere verilsin.[3]
Her halükarda sizin sorunuz mercilerin defterlerinden soruldu ve verdikleri cevap şöyledir:
Ayetullahil Uzma Sistani ve Hamenei hazretleri (damet berakatuhuma)
Eğer kendi şahsi istifaden için yapmışsan işkalı yoktur ve boynunuzda her hangi bir borç söz konusu değildir.
Ayetullahil uzma Safi gülpaygani hazretleri (medde zilluhul ali):
Eğer Sd veya kaset satın alınırken kopyalamaması şart koşulmuşsa şarta muhalefet edilmesi haramdır. Ama eğer şart edilmemişse işkâlı yoktur. Birinci halette (şart edilmiş şarta muhalefet yapılmışsa) de tövbe etmelisin ve borç olarak boynunda bir şey yok.
Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani hazretleri (damet berekatuhu),
Kültürel mahsullerinden izni olmaksızın caiz olmayan şirketler –yani Müslüman şirketler veya İslami ülkelerle karşılıklı olarak bir birinin haklarına riayet edilmesine dair antlaşma yapılmış şirketler - eğer icmalen tanınıyorsa hakları geri verilmelidir.      
Yani eğer örneğin, biliyorsun ki a ve b şirketine borçluysan ve borcunun en az miktarı senin için malum ise onu söz konusu şirkete kavuşturman gerekiyor. Ama eğer şirketler icmalen de olsa tanımıyorsanız ama borç miktarı azda olsa senin için yakini olarak belli ise onu tanımadığın şirketler adına reddi mezalım (zülüm görmüş) unvanıyla sadak ver.
 

[1] Alıntı: soru: 1410 (site: 1430).
[2] Lenkerani, Muhammed Fazıl Muvvehidi, “Risale- Tevdihül Mesail”, s. 542, Kum: sedu çahardehum, 1426, hicri kameri.
[3] 12718 sorudan iktibas.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namaz kılmayan kimseler kesinlikle cehenneme mi gidecektir? Hatta onlar birçok iyi iş yapsalar da cehenneme gidecekler midir?!
    56369 Eski Kelam İlmi 2012/05/03
    Dini öğretilerimiz esasınca namaz, dinsel ameller arasında ilk ibadetsel fiildir. Eğer insanın namazı kabul edilirse, diğer ibadetsel amelleri de kabul edilir! Öte taraftan Kur’an ayetlerinin açıkça belirtmesiyle her kim zerre miktarınca iyi amel işlerse onun karşılığını alacaktır. Bu ayetler uyarınca, ölçme terazisinde hayrın miktarı fazla olacak olursa, ...
  • İmam Humeyni, İmam Hüseyin’e (a.s) ağlamanın, yas tutmanın ve Hüseyni meclisler tertiplemenin on dört asır öncesinden günümüze kadar dinin bekasına sebep olduğuna görüşünde miydi? Ve bunu neye dayanarak söylemekteydi?
    11385 Eski Kelam İlmi 2012/01/05
    İmam Humeyni (r.a) defalarca İmam Hüseyin’in (a.s) İslamı korumak için yaptığı fedakarlığın önemini dile getirmiş, adının ve hatırasının meclislerle, matemlerle vb. şekillerde yaşatılmasının Onun (a.s) yolunun sürdürülmesinde ve sapmalarla mücadele etmekte etkili olduğunu vurgulamıştır. Örneğin bir konuşmasında şöyle buyuruyordu: ‘Bu aşura toplantısının ve alemdeki şehidlerin en büyüğüne matem düzenlenmesinin o ...
  • Nusayrilerin temel inançları nedir? Onların İmamiye Şiası hakkında görüşleri nedir? Şia'nın bu mektep hakkındaki görüşü nedir?
    28026 Eski Kelam İlmi 2010/09/12
    Bugün Suriye ve diğer bazı Müslüman ülkelerde yaşamakta olan Müslüman fırkalardan biri Nusayriye fırkasıdır. Bunlara "Aleviler" de denir. İran'da "Alevilik" hakkında bağımsız bir araştırma yapılmış değildir. Genelde milel ve nihal yazarlarının görüşleri bu hususta kaynak alınır. Ancak bize göre genelde "Aleviler" on iki imam Şiasıdırlar ve Şia'nın inanç temelleri ...
  • Pazar ortamını oluşturanların işi (komisyonculuk) helal midir?
    10113 Emlak Ve Pazarlama 2012/03/14
    Hazreti ayatullah’el uzma Safi Gupayganinin (Allah yüce gölgesini devam ettirsin) defteri: Dolaysız bir şekilde simsarlık yapana yani müstakim bir şekilde alıcıyı (müşteriyi) tanıtan kimseye “cuale” ismi altında para vermenin her hangi bir işkalı yoktur. Ama eğer bu tür şirketler “guld kuvist” şirketler gibi heremsel şeklinde ...
  • Erkek altın saat kullanabilir mi?
    33057 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Boyna altın zincir asmak, altın yüzük takmak ve ele altın kaplama saat takmak gibi altınla süslenmek[1] erkeğe haramdır ve bunlarla namaz kılmak da namazı bozar.[2] Elbette altın saat ve altın zincir sadece ...
  • arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
    8455 Kur’anî İlimler 2011/03/01
    Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    129869 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yaratmada tevhidin manası nedir?
    8010 Eski Kelam İlmi 2012/04/15
    Varlık âleminin yüce Allah dışında hiçbir yaratıcısının olmamasına yaratmada tevhit denir. Mümkün varlıklar, onların eserleri, fiilleri ve hatta insan ve onun tüm icat ve keşifleri hiçbir tartışmaya yer bırakmaksızın Allah’ın yaratıklarıdır. Varlık âleminde bulunan her şey O’nun mahlûkudur. Ama bazıları vasıtasız bir şekilde ve bazıları ise vasıtayladır. ...
  • İslam’ın Tebliğ Yöntemi Nasıldı?
    12879 Masumların Siresi 2011/08/17
    Tebliğ mesaj iletmek anlamındadır. Tüm ilahî peygamberlerin ve özellikle de yüce İslam Peygamberinin misyonu insanları karanlıklardan nura yöneltmek olduğundan, İslam’da tebliğ Allah’ın mesajını kullarına ulaştıran bir vesile olarak çok önemlidir. İslam’da tebliğ yöntemleri sözlü, yazılı ve amelî olarak üç kısma ayrılabilir. Bu her üç kısmın da değişik türleri vardır. ...
  • Nefis, ruh, can, akıl, zihin ve fıtrat arasında nasıl bir ilişki vardır?
    17499 İslam Felsefesi 2010/04/07
    Bazen bu kelimelerden maksat bir şeydir. Hepsi de aynı gerçeğe yani insanın varlığına ve hakikatine işarettir. Bazen de onlardan değişik manalar irade edilir ve her biri nefsin mertebe ve makamlarından birine işaret sayılır. ...

En Çok Okunanlar