Gelişmiş Arama
Ziyaret
21445
Güncellenme Tarihi: 2010/03/09
Soru Özeti
Şia’ya göre Hz. Ali, Ebubekir ve Ömer’e karşı nasıl bir tavır takınmıştır?
Soru
Şia bir yandan Ebubekir ve Ömer’i kabul etmez öte yandan Hz. Ali’nin masum imam olduğuna inanır ve onun adı geçen iki halifeye karşı başkaldırmayıp biat ettiğini söyler.
Buna göre Hz. Ali’nin masum olmaması gerekir çünkü masum olan biri nasıl o ikisine haksiz olmalarına rağmen biat etmiştir. Buna göre Şia o iki halifenin adil, mümin ve sadık olduklarına inanmalıdır. Aksi takdirde kendi imamlarıyla çelişkiye girmiş olurlar.
Kısa Cevap

Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.

Ayrıntılı Cevap

Bu konun açıklık kazanması için şu noktalara dikkat etmek gerekir.

1. Şia halifelere karşı bir çok tenkidi olmakla beraber onların kafir olduğuna hükmetmez. Şia’nın halifeler ve sahabeye karşı tutumunda ölçü Ehl-i Beyt imamlarının onlara karşı tutum ve tavrıdır. Ehl-i Beyt imamları da o zatların hilafet makamını haksız yere işgal ettiklerini beyan etmelerine rağmen onların kafir olduklarını söz konusu etmemişlerdir.[1]

2- Hz. Ali ve diğer Ehl-i Beyt imamları için canlarını bile uğruna feda edecek derecede önem ve öncelik taşıyan konu İslam’ın temelini korumaktan ibaretti. Bu yüzden Hz. Ali (a.s) İslam’ın temeli korunsun diye bazı konularda baştaki halifelere yol göstermiş ve onların müşavere ve danışma taleplerini red etmemiştir. O halifelerin yeni kurulmuş olan İslam devletinin başında yer aldıkları ve diğer yandan Müslümanların iki büyük imparatorluk yani Roma ve İran imparatorlukları tarafında tehdit ve tehlikeyle karşı karşıya bulundukları o dönemin var olan gerçekleriydi bu yüzden İmam Ali (a.s) takındığı tavırlarla içte bir gediğin açılmasını önlemeye çalışmış ve İslam’ın korunmasını sağlamıştır.

3- Soruda “Hz. Ali’nin o iki halifeyi benimsediği ve onlara biat ettiği” ifadeleri yer alır ki bunlar yanlıştır.

Hz. Ali’nin o iki halifeye biat ettiği konusunu Ehl-i Beyt mektebinin kabul ettiği güvenilir kaynaklarda yoktur. Sadece Ali (a.s) zorla camiye götürüldüğü ve zorla elinin halifenin eline sürüldüğü yazılmıştır. Bu ise biat sayılmaz. Elbette Hz Ali (a.s) kanlı bir başkaldırı düzenlememiş ve yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı sabretmeyi gerekli görmüştür.

Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma Zehra hayatta bulunduğu dönemde halifelere karşı daha açık bir şekilde sözlü olarak muhalefetini ortaya koymaktan geri durmamış ama Hz. Fatım’nın şahadetinden sonra o dönemin ağır şartlarını ve Müslümanların içinde bulundukları durumu nazara alarak sabretmeyi ve açıkça muhalefet etmemeyi öngörmüştür. Ancak her fırsatta hilafetin kendisinin hakkı olduğunu ve diğerlerinin bu makamı haksız yere işgal ettiklerini ifade etmekten de geri durmamıştır.

Sonraları kendi hilafeti döneminde bu konuyu daha açık bir şekilde ifade etmiştir Nehcu’l-Belağa’nın üçüncü hutbesi olan ve Şikşikiye diye bilinen hutbesinde bu konuyu net bir şekilde beyan etmiştir.

Bu hutbede uzun bir dönem susmasının sebebine de işaret ederek şöyle demiştir: “Kendi kendime düşündüm acaba bir yardımcısı olmadan yalnız başıma kendi hakkımı almak için kıyam edeyim mi yoksa bu karanlık ve boğucu dönemde sabır mı eydim…[2]

Kısaca Şia Ebubekir ve Ömer’i kafir bilmez ama hilafetlerini de meşru kabul etmez. Hz. Ali (a.s) da onları onaylamamıştır. Sadece İslam ve Müslümanların korunması için onlar görüşüne başvurduklarına görüşünü açıklamaktan geri durmamıştır.[3]



[1] Daha fazla bilgi için bkz. soru 1015’in cevabı

[2] Nehcü’l-Belağa Şikşikiye Hutbesi:

(... وَ طَفِقْتُ أَرْتَئِی بَیْنَ أَنْ أَصُولَ بِیَدٍ جَذَّاءَ أَوْ أَصْبِرَ عَلَى طَخْیَةٍ  عَمْیَاءَ...)

[3] Daha fazla bilgi için bkz. Soru: 512 ve 999.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar