Gelişmiş Arama
Ziyaret
40358
Güncellenme Tarihi: 2012/01/29
Soru Özeti
Takva ne demektir?
Soru
Takva ne demektir?
Kısa Cevap

Takva, insanı yanlış işlere yönelmekten koruyan caydırcı bir güçtür. Tam bir takva, insanı günahlara ve haramlara düşmekten korumanın yanı sıra, şüpheli şeylerdende uzaklaştırır. Takvanın merhaleleri, dalları ve etkileri var ki ayrtıntılı cevap bölümünde onlara değineceğiz.

Ayrıntılı Cevap

Takva kelimesi ‘Veka, Yaki, Vikaye (وقی یقی وقایه)’den gelmiş olup, insanın bir sığınığa girmesi demektir.[1] Dini terimde ise, günahlardan korunmak manasına gelmektedir. Başka bir ifadeyle takva nefsani meleke şeklindeki caydırıcı ve insanın içinde ortaya çıkan içteki bir güç olup, onu şehvetlerin tuğyanından ve yanlış yapmaktan korur. Tam bir takva, insanı günahlara ve haramlara düşmekten korumanın yanı sıra, şüpheli şeylerdende uzaklaştırır.

Ayet ve hadislerde takva için yapılan birçok benzetmeden bazılarını aşağıda örnek olarak getiriyoruz:

1- Azık: Kur’an takvayı azığa benzetmiş ve ona en güzel azık diyerek şöyle buyurmuştur: Azık edinin. Şüphesiz azıkların en hayırlısı takvadır.’[2]

2- Elbise: Kur’an takvayı elbiseye benzeterek ona en güzel elbise demiştir: ‘Takva elbisesi ise daha hayırlıdır’[3]

3- Günah tehlikesi karşısındaki sağlam kale: İmam Ali (a.s) buyuruyor: ‘Ey Allah’ın kulları: Takva sağlam ve fethedilmez bir kaledir.’[4]

4- İmam Ali (a.s) bir başka yerde şöyle buyuruyor: ‘Takva tempolu giden bir binek gibidir. Kontrolü ona binenin elindedir ve onu cennetin ortasına kadar götürür.’[5]

5- Bazı büyükler takvayı dikenlerle dolu bir araziden geçerken eteğini tamamen toplayan ve ayağına veya elbisesine ilişmesin diye temkinle yürüyen kimsenin haline benzetmişlerdir.[6] Bu benzetmeden takvanın insanın bir köşede inzivaya çekilmesi manasına gelmediği, aksine halkın içinde olması, eğer toplum bozuksa kendisini ondan koruması gerektiği anlaşılmaktadır.[7]

İslamda takva, ‘Mebde’ ve ‘Mead’a yani Allah’a ve ahiret gününe inanmanın alameti, insanın fazilet, iftihar ve kişiliğinin ölçüsü olarak kabul edilmiştir.[8]

Kur’an’a göre takva, bulunduğu yere ilim veren ilahi nurdur.[9]

Takvanın Merhaleleri

Bazı alimlere göre takvanın üç merhalesi vardır:

1- Nefsi, sağlam inançlara sahip olarak ebedi azaptan koruma merhalesi.

2- Farzları terketmekte dahil her türlü günahtan uzak kalma merhalesi.

3- İnsanın kalbini haktan uzaklaştıran şeylerden uzak tutma merhalesi. Bu havassın, hatta en has kimselerin takvasıdır.[10]

Takvanın Kısımları

Takvanın çeşitli kısımları vardır. Onlardan birkaçı şunlardır: Mal ve iktisatta takva, cinsellikte ve toplumsal konularda takva, siyesette takva, ahlakta takva vs.

Takvanın Etkileri

Takvanın insan yaşamındaki önemli ve güzel etkilerinden bazıları şunlardır:

1- İnsanın Eğitilmesi: İmam Ali (a.s) buyuruyor: ‘Takva, ruhsal bir haslet ve manevi bir eğitimdir. Onunla insan yetiştirilir.’[11]

2- Sorumluluk Bilinci: Takvalı kimse dini görevlerinin altından kaçmaz ve istekle onları yerine getirir, zorlukları yener.

3- Özgürlük: Takva, insanın Allah’tan başka her türlü kulluktan kurtarır. Takvalı insan şehvetlerinin karşısında dize gelmez, makam ve nefsani isteklere teslim olmaz. Dolayısıyla her türlü helaketten güvende kalır.

4- Ahirette Kurtuluşa Ermek: Takva hidayetin anahtarıdır. Takvalı kimse güzel amelleri ve hidayet yolunda yürümekle dünya saadetinin yanında uhrevi sevaplar da kazanır.   

 



[1] -Ragıb İsfahani, Hasan b. Muhammed, Müfredatun Fi Ğaribi’l-Kur’an, c.1, s.881, ‘Veka’ maddesi, Daru’l-İlm ed-Daru’ş-Şamiyye, Dimeşk, Beyrut, HK.1412.

[2] -Bakara/197

[3] -A’raf/26

[4] -Nehcü’l Belağa, 157. Hutbe.

[5] -Nehcü’l Belağa, 16. Hutbe.

[6] -Ebu’l Fütuh Razi, Hasan b. Ali, Ravzu’l-Cinan ve Ravhu’l-Cenan Fi Tefsiri’l-Kur’an, c.1, s.101, Bonyad-ı Pejuheşha-i İslami Astan-ı Kuds-u Razavi, Meşhed, HK.1408; Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Nümune, c.1, s.80, Daru’l-Kütübü’l İslamiyye, 1. Baskı, Tahran, HŞ.1374.

[7] -Tefsir-i Nümune, c.22, s.204.

[8] -Hucurat/14.

[9] -Bakara/282.

[10] -Tefsir-i Nümune, c.22, s.205; Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c.70, s.136, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, Lübnan, HK.1404

[11] -Nehcü’l Belağa, Muttakiler Hutbesi.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkindi namazının ilk vakti ne zamandır?
    7990 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    İkindi namazının ilk fazilet vakti, bu namazın fazilet vaktinin başlangıcıdır ki o da öğle namazının (fazilet) vaktinden sonradır. Ancak bir de öğle ile ortak vakitleri vardır ki ayrıntılı cevapta açıklanmıştır. ...
  • Ehl-i Sünnet kaynaklarında Hz. Zehra’nın şahadetine delalet eden konular var mıdır?
    15644 Eski Kelam İlmi
    Tarihsel olan bu gerçek canlı bir şekilde tarihsel ve hadissel kitaplarda mahfuz kalmış. İbni Ebu Şeybe, Blazeri, ibni Kutaybe ve… gibi Ehli Sünnet’in büyük şahsiyetleri bu konuyu teyit etmişlerdir. Hz. Zehra’nın (s.a) evine yapılan saygısızlık ve şahadeti hakkında detaylı cevaba müracaat ediniz. ...
  • Farz veya müstehap oruç tutarken dalgınlıkla yemek ve içmek orucu batıl eder mi?
    5928 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Oruçlu kimse bilerek bir şeyi yer ve içerse orucu batıl olur.[1] Bu meselede farz ve müstehap oruç arasında fark yoktur. Ama bilmeden ve dalgınlığına gelerek bir şey yer ve içerse orucu batıl olmaz.[2] ...
  • Neden Şia geçici evliliği (muta) caiz bilmektedir?
    23686 متعه
    Başlangıçta bu meselenin fıkhi konulardan olduğuna ve özel bir alan ve ortamda ilgili uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat etmeliyiz. Burada kısaca konuları beyan edecek ve konunun detaylarını ayrıntılı cevaba bırakacağız. 1. Geçici evlilik, hiçbir evlilik engeli taşımayan, iki tarafın rızasıyla ve belirli bir zamana kadar belirlenmiş bir ...
  • Gaybet döneminde ilahi velayet makamı kime aittir?
    8122 Eski Kelam İlmi
    Gaybet ve Huzur döneminde ilahi teşrii velayet Masum İmam (a.s) tarafından uygulanır. Bu da ya doğrudan masumun kendisi tarafından ya da İmam tarafından belirlenen fakihler tarafından gerçekleşir. Çünkü Allah’ın itaati bize gerekli olduğundan Allah’ın velisinin itaati de Allah’ın itaati sayıldığından o da bize farzdır. Masum İmam’ın ister gaybet ...
  • Yüce Allah Kur’an’da neden “zorlukla birlikte kolaylık vardır” diye buyurmuş ve zorluktan sonra kolaylık vardır diye buyurmamıştır?
    12122 Tefsir
    Ayeti şerifede zorluklara tahammül etmek ile kolaylığa ulaşmak arasında bir tür birliktelik ve irtibat mevcuttur; yani insanın tesadüf eseri ile zorluktan sonra kolaylığa ulaşması diye bir şey söz konusu değildir. Bu yüzden zorluk ve kolaylık arasındaki bu ilişkiyi kavratmak için bu mananın yer aldığı bir kelimeye ihtiyaç ...
  • Kur'an-i Kerim "Açık kitap nazil ettik. Bu ayetteki açık kelimesinden maksat nedir?
    7804 Tefsir
    Açık (mübin) Kur'an'ın bir sıfatıdır. Kur'an'ı bu şekilde vasıflandırmakla onu halka daha fazla tanıtmayı hedef almaktadır. Onun diğer semavi olan ve olmayan kitaplara olan üstünlüğünü açıklıyor. Çünkü hiçbir kitabın emir ve programları Kur'an gibi açık değildir.Kur'an'da sürekli çeşitli ayetlerde bu Kur'an'ı nazil ettiğini açıklaması hidayet nimetini insanlara hatırlatmak içindir.
  • İslam’ın, tenasüh (reenkarnasyon) hakkındaki görüşü nedir?
    9101 Eski Kelam İlmi
    Asırlar önce Hindistan’da, reenkarnasyon görüşü ortaya atılmış ve ruhların defalarca tekrar dünyaya geri dönmesi hakkında dünya çapında bir inanç yaygınlaşmıştır. Bu görüş, asırların geçmesiyle dünyadaki halkların birçoğunun ilgisini çekmiş ve hatta bazıları, mezhebi bir inanç olarak ona bağlanmışlardır. Bu kesintisiz süre içersinde, büyük bilginler ...
  • Müslüman (Muslim) sözcüğünün anlamı nedir?
    65604 Tefsir
    Kuran-ı Kerim’de Müslüman Allah Teala’nın emirleri karşısında mutlak bir teslimiyet içinde olan kişi anlamına gelir. Müslüman olmak kâmil halisane bir tevhit inancına sarılmayı ve her türlü şirk ve ikili tapınmadan uzak durmayı gerektirir. İşte bu yüzden Kuran-ı Kerim, Hz. İbrahim’i (a.s), Müslüman olarak tanıtmaktadır.
  • Acaba taklidi merci olamayan bir kimseye humus ödenebilinir mi?
    5070 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bildiğiniz üzere bazı değerli mercilerin görüşüne göre kendi taklidi mercii olmayan bir başka mercie humus ödeyebilmek için sadece bazı prensipler dairesinde mümkündür. Söz konusu mercilerin değerli görüşleri aşağıda zikrediliyor: Eğer bir kimse imamın (a.f.) payını (humusu) taklit etmediği bir müçtehide vermek istiyor ise bir surette bu izin kendisine veriliyor. ...

En Çok Okunanlar