Gelişmiş Arama
Ziyaret
18280
Güncellenme Tarihi: 2011/08/20
Soru Özeti
Başkasının bostanından izinsiz meyve ve bitki toplamanın hükmü nedir?
Soru
Tarlaya girmeden bir tutam, bitkisel ilaç olan bir bitkiyi toplamak haram mıdır? Eğer toplanmış ise yemenin hükmü nedir?
Kısa Cevap

Söz konusu sorunun cevabında ilk önce fakihlerin bu konu hakkında görüşlerini genel olarak açıkladıktan sonra Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tehrani nin görüşünü takdim edeceğiz.

 Fakihlerin genel görüşleri:

Bir başkasının malından faydalanmak her şekilde olursa olsun mutlaka bu tasarruf o malın sahibinin izni ile olmalıdır. Yalnızca şu durum istisna edilmiştir: İnsanın yolu üzerinde bulunan meyve ağacından oradan geçiş sırasında orada yemek kaydı ile ihtiyaç ve doyma haddini aşmadan faydalanmanın sakıncası yoktur.[1]

Başka bir açıklamada şöyle denilmiştir: İnsan bir yoldan belirli bir maksada ulaşmak için hareket eder yolculuk sırasında meyve ağacına veya ekin tarlalarına rastlarsa ve bu yolu bu meyve ağacı ve tarlaya rastlamak kastıyla seçmemiş ise o meyve ağacından ve tarladan doyana kadar yemenin bir sakıncası yoktur. Ama oradan bir şey alıp götürmesi caiz değildir. İhtiyat gereği sahibinin bu durumdan rahatsız olduğunu bilmemesi gerekir. Bu hüküm meyve ağacının ve tarlanın yol üzerinde olması durumunda geçerlidir. Eğer bostanda olursa ve yemek için bostana girmek gerekiyorsa caiz değildir.[2]

Bazı tabirlerde ağaçtan meyve yemekle tarladan bir şey yemek arasında fark bulunmaktadır.[3]

Hatırlatmak gerekir bu konuda sahih ve muteber rivayetler Vesail-uş Şia kitabının 9.c nin 203-204.s ve 25.c 148.s bulunmaktadır. Özellikle Abdullah ibn. Senan'ın sahih rivayeti ilk sırada nakledilmiştir.

Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tehrani nin görüşünü:

1.     Eğer bitkisel ilaç olan bitki kendi kendine türemiş ise ve onu toplamak o tarlaya girmeyi gerektirmiyorsa zahiren bir sakıncası yoktur. Özellikle de ferdin ona ihtiyacı varsa. Elbette fert kendi kullanımı için toplamalı fazla değil.

2.     Eğer bitkisel ilaç olan bitki kendi kendine türememiş ise onu toplamak o tarlaya girmeyi ve hasar vermeyi gerektirmiyorsa zahiren bir sakıncası yoktur. Elbette fert kendi kullanımı için toplamalı fazlasını değil.

3.     Bu iki durumun dışında toplamak haramdır ve toplayan kişi yükümlülük taşır.

 



[1] İmam Humeyni, İstiftaat, c. 2.s. 510soru:19, Ayetullah Behçet,m. 1644 İnsan yolu üzerindeki meyve ağacından sahibi olsa bile yiyebilir. Ama ağacın ve meyvenin zarar görmesine yol açmamalıdır. Doğru olan o meyveden beraberinde götürmemesidir. Tevzihu'l-Mesail, İmam Humeyni, c, 2 s. 229.

[2] Mecmeul Mesail, Gulpeygani, c, 2 s. 44.

[3] M. 663. یجوز لمن مرّ بشی‏ء من الثمرة فی النخل‏ أو الفواکه الأکل منها إن لم یقصد، بل وقع المرور اتّفاقا. و لا یجوز له الإفساد و لا الأخذ و الخروج به، و لا یحلّ له الأکل أیضا مع القصد. و لو أذن المالک مطلقا، جاز. روى محمّد بن مروان قال: قلت للصادق علیه السّلام: أمرّ بالثمرة فآخذ «4» منها، قال: «کل و لا تحمل» قلت: فإنّهم قد اشتروها، قال: «کل و لا تحمل» قلت: جعلت فداک إنّ التجّار قد اشتروها و نقدوا أموالهم، قال: «اشتروا ما لیس لهم». و عن یونس عن بعض رجاله عن الصادق علیه السّلام، قال: سألته عن‏ الرجل یمرّ بالبستان و قد حیط علیه أو لم یحط، هل یجوز له أن یأکل من ثمره و لیس یحمله على الأکل من ثمره إلّا الشهوة و له ما یغنیه عن الأکل من ثمره؟ و هل له أن یأکل منه من جوع؟ قال: «لا بأس أن یأکل، و لا یحمله و لا یفسده» «1». و هل حکم الزرع ذلک؟ إشکال أقربه: المنع، لما رواه مروک بن عبید عن بعض أصحابنا عن الصادق علیه السّلام، قال: قلت له: الرجل یمرّ على قراح الزرع یأخذ منه السنبلة، قال: «لا» قلت: أیّ شی‏ء سنبلة؟ قال: «لو کان کلّ من یمرّ به یأخذ سنبلة کان لا یبقى منه شی‏ء» «2». و کذا الخضراوات و البقول. و لو منعه المالک، فالوجه: أنّه یحرم علیه التناول مطلقا إلّا مع خوف التلف, Tezkiret-ul Fukaha, c. 12. c. 156.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar