Gelişmiş Arama
Ziyaret
13926
Güncellenme Tarihi: 2011/01/17
Soru Özeti
Erkek karısını dışarıda çalışmaya mecbur edebilir mi?
Soru
Erkek karısını dışarıda çalışmaya mecbur edebilir mi? Kocaya itaat etme açısından ve istemeden de olsa dışarıda çalışırsa bu, kadına sevap kazandırır mı?
Kısa Cevap

Aile düzeninde masrafların karşılanması erkeğin vazifesi olup, erkek bu konuda karısını çalışmaya zorlayamaz. Ama kadın kocasının rızasını kazanmak için yapacağı her işin karşılığında çok sevap alır, ancak yapacağı iş dini kural ve ölçülerle çelişmemelidir.

Ayrıntılı Cevap

Soruya dikkat edersek onun üç bölümden oluştuğunu göreceğiz:

1-Erkek, karısını dışarıda çalışmaya mecbur edebilir mi?

2-Dışarıda çalışmak kadına yakışır mı?

3-Kadın bu konuda kocasına itaat ederse sevap alır mı?

Aşağıda bunları kısaca inceleyeceğiz:

a) Birinci soru için Nisa/34[1] dikkate alındığında göreceğiz ki aile düzeninde erkeğin reis olmasının delillerinden birinin ailenin geçim masraflarını (her durumda) karşılamak erkeğin üzerine olmasıdır. Buna göre diyebiliriz ki, kadının görevi genel olarak Tevzih-ul Mesail’de ve medeni kanunda gelen şeylerle sınırlı olup evin masraflarını karşılamak ve para kazanmak konusunda hiçbir şer’i ve kanuni sorumluğu yoktur. Hatta daha önceden bir serveti var idiyse de onu evin işlerinde harcama mecburiyeti yoktur. Erkekte onu, servetinden harcaması için zorlayamaz. Büyük fakihlerin fetvalarıda bu yöndedir. Örneğin İmam Humeyni (r.a) şöyle buyuruyor: ‘Nafakanın farz olabilmesi için kadının fakir ve muhtaç olmasına gerek yoktur. Hatta kadın zenginde olsa kocası onun nafakasını vermek zorundadır.’[2] İşte İslam hukukunun kadınlara verdiği ayrıcalıklardan biri budur. Bu kanuna göre kadın evlendikten sonra bile, yapacağı işte kocasını gözettiği sürece, sermayesini istediği şekilde idare edebilir. Ve işin dikkat çeken yönü şu ki, erkeğin karısını ev işlerini yapmaya bile zorlama hakkı yoktur. Kadın en şefkatli iş için bile yani çocuğa süt verdiğinde de kocasından ücret alabilir.[3] Bunun kadının şahsiyetine hiçbir hakaret yönü yoktur. Aksine haklar ve görevlerin arasında bir çeşit uygunluk sağlanması için ailede erkeğin yöneticilik hakkına karşılık kadına verilmiş haklardandır. Bu esasa göre dışarıda (hatta evde) çalışmak konusunda kocasına itaat etmesi farz değildir. Nitekim İmam Humeyni (r.a) şöyle buyuruyor: ‘Kadının üzerine farz olmayan işlerde kocasına itaat etmemesi onu naşize (kocasına karşı gelen) konumuna düşürmez. Dolayısıyla kadın, karı koca ilişkisiyle ilgili olmayan eve ait iş ve görevleri yerine getirmezse, örneğin evi süpürmek, dikiş yapmak, yemek pişirmek vb. işleri yapmazsa, hatta su getirmek, yatağı toplamak gibi küçük işleri yapmadığında da naşize olmaz.’[4]

b) İster evli olsun ister bekar, şer’i açıdan kadının dışarıda çalışması konusunda İslam dini her hangi bir engel koymamıştır. Örneğin, Peygamber Efendimizin değerli eşi Hz. Hatice’nin (s.a) serveti olduğunu ve onunla ticaret yaptığını biliyoruz. Bi’setten sonra da bu servetini İslam’ın yayılmasında kullanmıştır. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyuruyor: ‘Hiçbir sermaye Hatice’nin bana verdiği sermaye gibi fayda sağlamamıştır.’[5]

Kadınların toplumsal işlere girmesinde önemli olan şer’i kurallara riayet etmeleri ve iffetlerini korumalarıdır. Bunlara uyulduğu sürece onlarda erkekler gibi dışarıda çalışabilirler.

Mesela Masum İmamlar (a.s) kadınların dışarı çıkmasına engel olmazdılar. Sadece yolun ortasından değilde dikkat çekmemek için yolun kenarından gitmelerini tavsiye ederlerdi.[6]

Peygamberimizin (s.a.a) döneminde de kadınlar dışarı çıkar, hatta daha çok erkeklerin işi olan savaş meydanlarında da bulunurlardı.[7]

Buna göre kadının dışarıda çalışmasının yakışık almayacağını ve bundan sakınması gerektiğini söyleyemeyiz. Hatta bazı işler var ki kadınlar onu erkeklerden daha iyi yaparlar.

c) Yukarıda söylenenler göz önüne alındığında, kadın bu konuda kocasına itaat ederse bundan sevap alacak mı almayacak mı? Her şeyden önce belirtelim ki, İslamın üzerinde önemle durduğu özveri kavramı, insan kendi haklarını göz ardı ettiği zaman mana kazanır. Bu konuda Kur’an’da Ensarı, Muhacirlerin ihtiyaçlarına öncelik verdikleri ve kendi haklarından geçtikleri için öven bir ayet vardır.[8] Ayeti manasına dikkat ettiğimizde Ensarın yaptığının farz ve zorunlu bir şey olmadığını göreceğiz. Onlar ahlaki vicdanlarından dolayı böyle bir özveride bulunmuşlardı.

Hz. Hatice’nin (s.a) servetini Peygamberimize (s.a.a) vermesini de bu doğrultuda değerlendirebiliriz. Peygamberimiz (s.a.a) O’nun vefatından uzun bir süre sonra bile[9] Onu hep hayırla anması, bu mümin kadının kocasına yaptığı maddi yardımlardan dolayı aldığı büyük sevabı göstermektedir.

Buraya kadar söylenenlerden şu sonucu çıkarabiliriz: Aile yaşantısında karı-koca ilişkilerine hakim olan hakların yanı sıra, yerine getirme zorunluluğu olmayan ahlaki ölçülerde vardır. Ancak zorunlu olmasada Allah’a yakın olmak kastıyla yapılan bütün işlerin karşılığında kesinlikle büyük sevaplar alınacaktır. Erkek evin geçimi sağlamak için özellikle zorluklara düştüğü zamanlarda kadının kocasına yardım etmesi, bu ahlaki ölçülerin örneklerindendir. Ama belirtmek gerekir ki, dışarıda çalışmak İslami ve şer’i ölçüler içinde olmalıdır.


[1] -Erkekler kadınlardan üstündür, çünkü Allah onları bir çok şeylerde kadınlardan üstün etmiştir. Çünkü onlar kadınları mallarıyla geçindirir, doyururlar.

[2] -Ruhullah Humeyni, Tahrir-ul Vesile, c.2, s.319, Dar-ul İlm yayınları, Kum, 2. Baskı.

[3] -a.g.e. s.312

[4] -a.g.e. s.305.

[5] -Muhammed Bakır Meclisi, Bihar-ul Envar, c.19, s.63, Müesseset-ül Vefa yayınları, Beyrut, h.k.1404.

[6] -Muhammed b. Ali b. Hüseyin (Şeyh Saduk), Men La Yahduruh-ul Fakih, c.3, s.561, Camiat-ul Müderrisin yayınları, Kum, h.k.1413.

[7] -Örneğin Nesibe adında bir kadın sahabe Peygamberle (s.a.a) birlikte Uhud savaşına katılmış ve orada yaralıları tedavi ediyordu. (Bkz: Muhammed Bakır Meclisi, Bihar-ul Envar, c.20, s.52.)

[8] -Haşr/9 (Ve onların göçmesinden önce yurtlarını hazırlayıp...)

[9] -Şeyh Müfid, el-İfsah Fi’l İmame, s.217, Kongre-i Şeyh Müfid, Kum, h.k.1413.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar