Ziyaret
76
Güncellenme Tarihi: 2019/01/23
Soru Özeti
Acaba iki kızı ikide oğlu olan bir anne eşinin vefatından sonra mirastan kendi payına düşenden erkek evadını mahrum edebilir mi?
Soru
Acaba iki kızı ikide oğlu olan bir anne eşinin vefatından sonra mirastan kendi payına düşenden erkek evadını mahrum edip, mirastan geriye kalan merhum eşine ait olan kısmınıda dört çocuğu arasında eşit paylaştırabilir mi? Böylece fiili olarak büyük erkek çocuğun mirastan hissesi diğerlerine göre en az miktar olacaktır. Çocuklar arasında böyle ayrım yapılmasının Allah teala’nın nazarında bir sakıncası var mıdır?
Kısa Cevap
Sorunuzda birkaç mevzu bahis olan nokta bulunmaktadır. Öncelikle siz miras paylaşımında Allah telala’nın belirlediği ölçünün dışına çıkılmasını istiyorsunuz. Anlaşıldığı kadarıyla bu şekilde siz erkek evlatlarınızın kızlarınızdan daha fazla pay almaktan mahrum etmek ve büyük erkerk evladınızıda sizin mirasınızdan mahrum bırakmak istiyorsunuz.
Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri miras mevzusunun İslam dininin en karmaşık fıkhi konularından biri olduğudur. Hem Kuran’ı kerim’de hemde rivayetlerde oldukca önemli kanunlar ve desturlar beyan edilmiştir. Kesinlikle bu emirlerin kayda alınması gerekir. Miras konsunda mevzu bahis olabilecek bütün olasılıklar cevap:3254, site: 3943 ‘te açıklanmış olup bu adresten inceleyebilirsiniz. Diğer bir taraftan anne ve baba evlatlarını mirastan mahrum bırakamazlar.[1] Soruda geçen şekliyle açık Kuran ayetleri ve Ehlibeyt’den ulaşan rivayetlerde erkek evlatların mirastan hissesi kız evlatların iki katıdır. Anne veya baba bu konuda herhangi bir tasarrufta veya yaptırımda bulunamazlar.  Ama merhum eşin mirasından karısına düşen pay kadının sahip olduğu diğer mallar gibidir. Bu konuda evlatlarının hiçbir yaptırımı ve tasarrufu olamaz. Anne yaşadığı sürece sahip olduğu malın hepsini veya bir kısmını istediği evladına verebilir. Ancak bu bağışın aile arasında ihtilafa ve  evlatlar arasında çatışmaya yol açmamasına özen göstermelidir.
 
 
 
 

[1] Şerri olarak mirastan mahrum bırakma durumlarını ezcümle katletmek gibi cevap: 4023, site: 4918’de bu adresten inceleyebilirsiniz.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293143 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    181738 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    111205 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    105680 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    100097 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99231 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    85570 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    81156 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    80015 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73389 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...