Gelişmiş Arama
Ziyaret
6311
Güncellenme Tarihi: 2010/09/22
Soru Özeti
Anne rızası olmadan Müslüman olmayan bir kızla evlenmenin hükmü nedir?
Soru
Ben İslam dinine bağlı bir gencim ve annemin rızası olmadan (babam vefat etmiştir) evlenmek istediğim bir merhaleye geldim; zira şu ana dek anneme tanıttığım tüm hanımlar kendisi tarafından reddedildi. Şimdi Katolik olan bir hanımla evlenme niyetindeyim ama annem kabul etmemektedir. Bu hanımla evlenmem halinde beni terk edeceğini söyleyerek tehdit etti. Bir taraftan annemin görüşüne saygı duymak ve İslam kanunlarına riayet etmek ve öte taraftan ise bu hanım ile evlenmek istiyorum. Lütfen bu hususta bana kılavuzluk edin.
Kısa Cevap

İslam dini insanların bozulması ve yozlaşmasını önlemek ve ahlakî yozlaşmalardan kaynaklanan problemlerden birey ve toplumu korumak ve aynı şekilde aile müessesesini güçlendirmek için evlenmeyi çok tavsiye etmiştir. Elbette gencin hayatı ve geleceği için karar alabileceği bir erginlik ve rüşt yaşına ermesi de İslam dini tarafından önemsenen bir husustur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır:

1- İslam’ın hayat bahşeden mektebinin evlilik konusu hakkında ilk vurguladığı şey erkek ve kadının birbiriyle denk olmasıdır; yani evlenmek isteyen ve gelecekte anlaşarak ve ihtilaftan uzak ortak bir yaşam kurmayı arzulayan kız ve oğlan karşılıklı dinsel, düşünsel, kültürel, ahlaki vb. ortak özelliklere sahip olmalıdırlar. Allah korusun evlilik hayatı ve çocukların yetiştirilmesinde ihtilafa düşmemeleri için düşünsel ve kültürel açıdan takriben yakın bir düzeyde bulunmalıdırlar. Bu, gençlerin evlenirken dikkat etmeleri, duygulardan uzak bir şekilde düşünceyle mevzunun boyutlarını ölçmeleri ve sonra karar vermeleri gereken bir husustur.

2- Müslüman bir erkeğin ehli kitaptan olmayan gayri Müslüman bir kadın ile evlenmesi tüm İslam fırkalarının görüşüne göre caiz değildir. Ama Müslüman bir erkeğin Hıristiyan ve Yahudi gibi ehli kitaptan olan bir kadınla evlenmesi, Ehli Sünnet fakihlerinin görüşüne göre caizdir. Lakin İmamiye (Ehli Beyt mektebi takipçileri) fakihlerinin bu konu hakkındaki görüşleri farklıdır. Bir grup daimi ve geçici evliliği caiz bilmiş ve bir diğer grup ise men etmiştir. Bir başka grup ise onlar ile geçici evliliğin sakıncasız ama daimi evliliğin yasak olduğunu söylemiştir.[1] Elbette çağdaş fakihler arasında ikinci görüşün bir taraftarı yoktur ve ehli kitaba mensup kadınlar ile geçici evlilik yapmanın caiz oluşu hakkında aralarında bir ihtilaf da müşahede edilmemektedir. Artı, bir grup da daimi evliliği men etmemiştir.[2]

3- Evlenmeden ve mahremiyet akdi okumadan önce bir namahrem kadın veya kız ile yakın bir ilişki kurmak mukaddes İslam şeriatı ölçüleri uyarınca haram ve sakıncalıdır. Elbette erkeğin ileride evlenme niyeti taşıdığı bir kız ile görme ve gelecekteki ortak yaşam hakkında birbirinin düşünce ve görüşlerini öğrenme düzeyinde bir görüşme yapması sakıncasızdır. Ama bunun dışında caiz ve meşru değildir.

4- Oğlanın istediği ve beğendiği bir kızla evlenmesinde oğlanın baba ve annesinin rızası evliliğin meşruiyet şartı değildir. Şart olan şey, kızın babasının rızasıdır ve babası razı olmadığı takdirde nikâh sorunlu hale gelir. Elbette beğendiğiniz hanım ile evlenmede her ne kadar annenizin rızası evlilik akdinin doğruluk şartı olmasa da anne ve babanın rahatsızlığına neden olması durumunda haramdır, lakin bu akdin doğruluğuna da bir zarar vermez.  

5- Müslüman olan ve de İslam hükümleri ve buyruklarına bağlı bir genç olmanız hasebiyle size şu öneride bulunuyoruz: Kızın ailesinin onaylaması halinde onunla mesela altı ay veya bir yıl gibi belirli bir müddet nikâhlanın. Böylece bu müddet zarfında hem o sizinle evlenerek İslam ve hükümlerinden haberdar olacak ve hem de bu zaman zarfında istediğiniz hanım ile daimi evlilik yapmanız için annenizin rızasını alma imkânınız doğacaktır.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki başlıklara müracaat ediniz:

1. Müslüman Olmayan Biriyle Evlenmek, Soru: 1198 (Site: 1201).

2. Ehli Kitap Kadınlarıyla Geçici Evlilik, Soru: 1209 (Site1253).

3. Hıristiyanlar İle Evlenmek, Soru: 826 (Site:885).


[1] Muhammed Cevad Muğniye, el-Fıkh Ala’l-Mezahibi’l-Hamse, s. 47-49.

[2] Tevzihü’l-Mesail Meraci’, s. 397, m. 2397.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam tüm sorunların çözmeye nasıl kadirdir?
    3805 Fıkıh
    İslam’ın hüküm ve buyrukları âlim ve hikmet sahibi Allah tarafından olup insanlığın tüm sorunlarını halletmeye kadirdir. Ama bu, toplumdaki tüm fertlerin İslam’ın buyruklarıyla amel etmesi şartıyla tahakkuk eder. Bugün gençlerin evliliği önünde birçok sorun yer alsa da hem kız, hem oğlan ve hem de tarafların ailelerinin İslam’ın buyruklarına göre ...
  • İmam niçin masum olmalıdır ve imamın masum olduğu nasıl belirlenmelidir?
    8303 Eski Kelam İlmi
    Şia, Ehl-i Sünnet’in aksine, imamın, da masumiyet konusunda peygamberler (s.a.a.) gibi olduğuna inanmaktadır. Bu yüzden İslam Peygamberi ve diğer ilahi peygamberlerin de masum oldukları gibi, imam da hata ve yanlıştan masum olmalıdır.Ama Ehl-i Sünnet, peygamberden sonraki halifeliği, ilahi değil, toplumsal bir makam olarak görmektedirler onlara göre bu makam halk ...
  • Niçin Abdulmuttalib oğlunun adını Abduluzza koymuştur?
    18819 تاريخ بزرگان
    Abdulmuttalibin oğlu Ebu leheb (Haşim oğlu Abdulmuttalib oğlu Abduluzza) künyesi Ebu utbe’dir, Peygamber (s.a.a) efendimizin amcası ve aynı zamanda onun en katı düşmanlarından biridir. Annesi Beni Huzae kabilesinden Lubna ve eşi Harb ibn-i Umeyye’nin kızı ve Ebu süfyanın kız kardeşi, Ümm-i cemil adıyla tanınan Arvi veya Avra’dır. ...
  • Müziğin faydası hakkında bir hadis var mıdır?
    6149 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Sözlük yazarları müziğin tanımı hakkında şöyle demişlerdir: Müzik veya musiki Yunanca Moosika veya Latince Musica kelimesinden alınmıştır. Kökü ise Yunan mitlerindeki “dokuz tür rabbinden” birinin adını taşıyan ve güzel sanatlar hamisi olan Mosa veya Misse’dir. İhvan-ı Sefa risalelerinde müzik şarkı ve müzik yapan da şarkıcı olarak tanıtılmış ve müzik ...
  • Senetleri sahih olan Mütevatir-i Lafzi, Mütevatir-i Manevi ve Mütevatir-i İcmali hadis çeşitlerinin kuralı nedir?
    12478 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü)
    Şii alimleri, bir haberin her tabakasında ki senet silsilesinde ravilerin sayısı ilime neden olacak ve rivayetin Masum’un (a.s) söylediğine yakin haddine ulaştıracak habere mütevatir hadis demekteler. Her tabakada yerine göre kişilerin sayısını farklı saymış ve ravilerin sayısı hakkında belli bir sayı belirtmemişlerdir. Onlara göre ölçü sözün Masumdan çıktığını ...
  • Beyine ile itirafın tezatlaştığı durumda kısasın hükmü nedir?
    4003 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Eğer beyine (iki adil şahit) “a” ismindeki şahıs kasten Zeyd denen şahsı öldürdü şeklinde şahitlik eder ama daha sonra “b” ismindeki bir şahıs gelip Zeyd ismindeki şahsı öldüren benim şeklinde itirafta bulunursa fakihçilerin büyük bir çoğunluğun görüşü şöyledir: Kan sahibi aşağıdaki dört şıktan her hangi birisiyle amel ...
  • İslam dininin kadına bakış açısı nasıldır ve onun için nasıl bir konum belirlemiştir? Onlar tıpkı erkekler gibi midirler?
    20509 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi
    İslam, insanın tekâmülünü hedef edinmiştir. Bu açıdan da kadın ve erkek arasında hiçbir fark yoktur. İslam açısından önemli olan kadınlık veya erkeklik değil, kendini yetiştirme ve Allah’a yakın olmaktır. Kadın ve erkek insanlığın iki temel unsurunu teşkil etmeleri nedeniyle, İslam’da bazen kadından ve bazen de erkekten söz ...
  • Cemkeran Mescidinde kılanan "tahiyat namazı" bütün mescitlerde kılanması matlup olan bir namaz mıdır yoksa Cemkeran Mescidine has bir düstur müdür?
    6924 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Şüphesine itina etmemesi gereken kesirü’ş-şekk, şüphelerinin hiç birisine mi itina etmemelidir?
    4703 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    ‘Kesirü’ş-Şekk’in (Çok Şüphe Edenin) şüphesi yoktur.’ kaidesine göre çok şüphe eden kimse şüphesine itina etmemelidir. Fakihlerin çoğuna göre bu kaide sadece namaza özgü olmayıp, abdest, gusül ve teyemmüm gibi namazın mukeddamatını da kapsarken hac, muameleler, itikatlar gibi terkipli ibadetleri de içine almaktadır. Bu görüşte olanlar ‘Kesirü’ş-Şekkin şüphesi ...
  • Hızlı bir şekilde günah vesvesesinin önü nasıl alılabilir?
    5195 Pratik Ahlak
    Günah vesvesesi günah gibi bir tür hastalıktır ve ondan kurtuluşun (başka her hastalık gibi) önlem ve tedavi diye iki merhalesi vardır. Günah vesvesesini önleme merhalesinde insanın Allah ile irtibatını takviye ederek ve Ehli Beyte (a.s) tevessülde bulunarak sürekli olarak günah vesvesesinin altyapısını ortadan kaldırabileceğine dikkat edilmelidir. Hakeza günahların kötü ...

En Çok Okunanlar